X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Derin Devlet'in terör örgütü
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Derin Devlet'in terör örgütü

  • Giriş Tarihi: 4.4.2014

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 16 bin 798 sayfalık kararında Ergenekon'un 'Türk Gladyosu' olduğuna ve Türkiye'de ilk kez bir 'derin yapı'nın cezalandırıldığına vurgu yapıldı

Ergenekon davasında gerekçeli karar, yaklaşık 8 ay sonra açıklandı. 16 bin 798 sayfalık gerekçeli kararda, NATO ülkelerinde Gladio, Kılıç, Rüzgârgülü, Koyun Postu, Kontgerilla, Süper NATO isimleriyle örgütlenen 'derin yapı'nın Türkiye'de Ergenekon adını aldığı kaydedildi. Ergenekon sanıklarının Türkiye'de darbe girişimlerinde bulunduğu ifade edilen kararda, Türkiye'de ilk kez 'derin yapı'nın yargı önüne çıkarıldığı, sadece tetikçiler veya alk tabaka örgüt üyelerinin değil, yönetenlerin de yargılanarak cezalandırıldığı belirtildi. Yapılanmanın, hiyerarşik ilişkilere sahip, çok gizli ve profesyonel bir örgütlenmeye sahip olduğunu ifade edilen kararda, yapının varlığını her türlü dezenformasyon yöntemiyle gizlediği kaydedildi. 5 Ağustos 2013'te karara bağlanan ve aralarında emekli Org. İlker Başbuğ, CHP milletvekilleri Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Danıştay saldırısı faili Alparslan Arslan'ın da aralarında bulunduğu 275 sanıklı davanın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce hazırlanan gerekçeli kararı dün UYAP'a yüklendi. 16 bin 798 sayfalık karar 3 kitap halinde hazırlandı. 1. Kitap'ta olaylar, iddialar ve savunmalar, 2. Kitap'ta deliller, 3. Kitap'ta ise sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi yer aldı. Kararda ana başlıklar özetle şöyle:

TÜRK GLADYOSU: ERGENEKON

Yargılama sonunda Ergenekon diye bir örgüt olduğu, bu örgütün yapısı, eylemleri ve belgeleri dikkate alındığında mevcut yasalara göre silahlı bir terör örgütü özelliği taşıdığı sonucuna varıldı.
Bu silahlı terör örgütü, bir derin devlet yani Gladyo/Kontrgerilla yapılanması.
Esas olarak TSK içinde yasadışı olarak oluşturulup faaliyet gösterdi.
Mensupları arasında asker-sivil toplumun her kesim ve statüsünden insanlar var.
Türkiye'de adına 'derin devlet' de denilen Kontrgerilla örgütünün varlığı, Başbakan Bülent Ecevit dahil birçok kişi tarafından kamuoyuna duyurulmuştur.
NATO'ya bağlı devletlerde Kontgerilla denilen gizli örgütlenmelere her devletin tarih ve kültürüne göre değişik adlar verildi. İtalya'da "Gladio", Fransa'da "Rüzgârgülü", Yunanistan'da "Koyun Postu", Belçika'da "Kılıç" ismiyle örgütlendi.
Ergenekon ile ilgili olan örgüt belgeleri özel bir önem arz etmektedir. Örgütün felsefesi, iç işleyişi, teşkilatlanması, PKK gibi terör örgütleriyle ilişkisi ve sair özellikleri bu belgeler kapsamında daha iyi anlaşılmaktadır.
Tüm örgüt belge içerikleri incelendiğinde her yönüyle bir terör örgütü ile karşı karşıya kalındığı açıkça görülmektedir.

DARBE PLANLARI

AK Parti hükümetine karşı Sarıkız, Ayışığı, Yakamoz, Eldiven darbe planları çerçevesinde hükümeti cebren ıskata veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs edildi.
Zamanın Deniz Kuvvetleri Komutanı'nın (Özden Örnek) tuttuğu günlükler ile sanık Mustafa Balbay' ın tuttuğu dijital not/günlük mahiyetindeki çalışmalar suç içeren eylemlerin anlaşılmasına katkıda bulundu.

'BİZE O KARARI SAVUNAMAZSINIZ'
Emekli Org. İlker Başbuğ, dün Sincan cezaevindeki MHP milletvekili Engin Alan'ı ziyaret etti. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nun da eşlik ettiği Başbuğ, çıkışta gerekçeli kararla ilgili şunları söyledi: Ben Özel Yetkili Mahkeme'nin 5 Ağustos 2013 günü vermiş olduğu kararı ciddiye almadım. Savunma da yapmadım. Hele hele bugün Türkiye'de bu ÖYM'lerde süregelen davaların kumpas olduğu ve bu kumpası yapanların polisler, savcılar, yargıçlar olduğunun söylenildiği bir ortamda bana ne düşündüğümü sormayın. Ciddiye almıyorum. Sayın mahkeme üyeleri 16 bin değil 116 bin sayfa da gerekçe yazsanız bize o kararı savunamazsınız.

BAŞBUĞ TERÖRİST DEĞİL 'TERÖR SUÇLUSU'
Sanıklar tarafından 'Bir genelkurmay başkanından (İlker Başbuğ) nasıl terörist olur' söylemleriyle oluşturulan bir algı söz konusu olmuştur. 'Terörist' kelimesi hukuki değil, basın yayın organlarının kullandığı siyasi bir kavramdır. Hukukta 'terör suçlusu' kavramı tercih edilir.
Başbuğ, örgütün hiyerarşisinde yönetici olarak yer aldı. Genelkurmay karargahında hükümete karşı kara propaganda yapmak için işletilen bazı internet sitelerinin Başbuğ'dan onay alınarak yayın yaptı.

'DERİN DEVLET İÇİN İLK KEZ CEZALANDIRILDI'
Derin devlet yapılanması hakkında ilk kez bir yargı kararı verilmiştir.
Bugüne kadar hesap sorulamaması örgütün gücünü ortaya koyar.
Sanıkların işlediği sabit görülen suçların en önemlisi, 'cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etme' suçudur.
Bugüne kadar yasama ve yürütmeye karşı işlenen suçlar cezasız kaldı.
Ergenekon mensupları ülkede bir askeri müdahale veya darbe ortamının oluşmasını istemekte, hatta memleketin kurtuluşu için bunun olmazsa olmaz olduğunu düşünmekte ve yaptıklarını bir Kuva-yı Milliye Harekatı olarak değerlendirmektedirler. Dosyada bu tür yüzlerce delil mevcuttur.
Ergenekon davası, demokratikleşme için katkı sağlayacaktır.
Her davada görülebilecek hatalar büyütüldü.

'ECEVİT-ERDOĞAN HÜKÜMETLERİ HEDEFLERİNDEYDİ'
Örgüt 57. Bülent Ecevit Hükümeti'ni ve 58. Abdullah Gül ile 59. Recep Tayyip Erdoğan hükümetlerini hedef alan faaliyetlerini yoğunlaştırdı.
İlk dönemde hükümetin başında olan Ecevit, görevinden el çektirilmeye zorlandı.
Danıştay ve Cumhuriyet gazetesine saldırılar örgütün ikinci dönemi.
AK Parti kapatma davasında da bazı sanıkların aktif faaliyetleri oldu.
Danıştay saldırısı öncesi STK ile hükümetin görevleri engellenmek istendi.
Örgüt üyeleri arasında sınırlı iletişim olduğu tespit edildi.
Örgütün bazı hücrelerine ulaşılamadı. Bu hücreler için soruşturma devam etmeli. Örgütün bir hücresine Susurluk davasında rastlanmıştır. Susurluk hükümlülerinin Ergenekon sanıklarıyla girift bir ilişkisi olduğu saptandı.