X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Seçim kurulu değil sansür mahkemesi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Seçim kurulu değil sansür mahkemesi

  • Giriş Tarihi: 11.4.2014

YSK, Paralel Yapı'nın darbe ve vesayet girişimlerine karşı direnen Turkuvaz Medya Grubu'nu hedef almayı sürdürüyor. YSK, yıldırmak için aHaber'e 17 yayın durdurma cezası daha verdi

Yeni Türkiye'de, değişime direnen köhne kurumların işbirliğiyle, aHaber'e yayın tarihinin en ağır cezalarından biri verildi. Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) raporlarının da etkisiyle seçim sürecinde milletin sesi olan Turkuvaz Yayın Grubu'na bağlı aHaber'e 17 yayın durdurma cezası daha verdi. Daha önceki 28 cezayla beraber, yayın durdurma cezası 45'e ulaştı. Seçim sürecinde miting yayınlamak, sabah programlarında gazeteleri ekranda okumak, vatandaşa yasaklarla ilgili yorumunu sormak gibi komik gerekçelerle verilen cezalar, medya tarihine kara bir leke olarak düştü. Paralel yapının ve onlarla beraber hareket eden menfaat gruplarının yayın organlarına en ufak bir ceza kesildiğinde ortalığı ayağa kaldıran basın kuruluşları ise söz konusu cezalar Turkuvaz Yayın Grubu'na kesildiğinde sus pus oldu. Amerikan şirketleri Twitter ve YouTube için "özgürlük" kampanyası açanlar, Seçim Kurulu gibi değil "Sansür Kurulu" gibi çalışan YSK'nın vesayetçi tutumu karşısında ses bile çıkarmadı. Soğuk savaş dönemindeki tek parti uygulamalarına rahmet okutan zihniyete tepki yağdı. Her kesimden insan "Sansüre hayır" dedi.

HABER YERİNE BELGESEL

17 ve 25 Aralık 2013'te hükümete yönelik darbe girişimine karşı demokrasiden yana tavır alan ve seçim döneminde örnek yayınlar yapan aHaber'e verilen ceza 'insafsız' olarak değerlendirildi. YSK, vatandaşlara çözüm sürecinin yarattığı iklimin sorulmasını, 17 ve 25 Aralık'taki kirli operasyona ilişkin sorular yöneltilmesine bile taktı ve aHaber'i "siyasi partiler arasında fırsat eşitliği ilkesini ihlal ettiği" iddiasıyla cezalandırdı. Oysa bu yayınların hiçbirinin seçim dönemi yasakları ile ilgisi olmadığı gibi bir partinin politikalarının anlatılması da söz konusu değildi.

RTÜK DE SORUMLU

YSK, RTÜK raporları üzerine Başbakan Erdoğan'ın katıldığı programa dahi ceza verdi. Cezalar nedeniyle aHaber, günün en çok yayın izlenen saatlerinde (11.00, 14.00, 17.00) belgesel yayını yapmak zorunda kalacak. Anayasa'ya göre YSK kararlarına itiraz yolu kapalı olduğu için, tek taraflı bu işleme karşı yargıya başvurulamayacak. YSK, hesap verebilir ve denetlenebilir konumda olmamanın avantajı ile sansürcü zihniyeti canlı tutabilecek.

"YSK'DA DÜZENLEME ŞART"
YSK'nın, sansür kararlarına siyasetçilerden sert tepki geldi. YSK'nın, özel yayın kuruluşlarına yargı denetimine tabi olmayan cezalar vermesini yanlış bulanlar, şu değerlendirmeleri yaptılar:
Mehdi Eker (Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı): Anayasa Mahkemesi Twitter kararını verirken özgürlük için verdiği söyledi. Söz konusu ifade özgürlüğü ise burada denge gözetilmeli. Kantarın topuzu kaçtı.
Faruk Çelik (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı): Ben şahsen geneli itibarıyla şu anda gerekçesini bilemiyorum, hangi gerekçelere dayanılarak yapıldığını ama bu konularda basın özgürlüğü esas olmalı."
Cevdet Yılmaz (Kalkınma Bakanı): İfade hürriyetinin olduğu bir Türkiye'de YSK'nın bu kararını doğru bulmuyorum.
Salim Uslu (TBMM İdare Amiri): Haber alma özgürlüğü engelleniyor. Çifte standart söz konusu.
Şamil Tayyar (AK Parti Milletvekili): YSK Yüksek Sansür Kurulu'na dönüştü. Ve medya üzerinde baskı kurma çabasına girdi. Yüksek Sansür Kurulu yetkilerini aşarak siyaset ve medya üzerinde yeni bir vesayet oluşturmuştur. Yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç var.
Erdoğan Toprak (CHP Genel Başkan Yardımcısı): Demokrasilerde ve hukuk devletinde basın ve medya özgür olmalıdır. Her türlü yasaklamaya, toplumun, halkın haber alma hakkına yönelik yasakların hiçbir sağlıklı sonuç üretmeyeceğini düşünüyorum.
Cengiz Özdemir (Türk Medya İcra Kurulu Başkanı): Haber yayını yapan kanalları cezalandırmak izleyenleri cezalandırmaktır. Yaşananları baştan aşağı incelediğimizde bu ceza uygulayan kuruluşlar yeniden incelemeye alınmalı. Daha adil bir yönetim anlayışı oluşturulmalı.
Mehmet Ali Önel (Deşifre Programı Yapımcısı): Bu ceza değil sansürdür. İnsaf ölçüsü kaçmış, hukuki bir altyapısı yok. 17 Aralık Darbe sürecine karşı duran, ifşa eden, yayın kuruluşudur. Biz bunun cezasını gördük. Bizim yayınlarımız siyasi değildi. Uluslararası güçlerin baskısı altında başka bir noktaya evrilmeye başladığını görüyorum.
Can Okanar (aHaber Spikeri): Bu kısıtlamalar TRT'nin tek kanallı döneminden kalma.
Mukadder Başeğmez (Eski Milletvekili): Bu bir kafa koparmadır. Zıvanadan çıkılmıştır. Bu tamamen kutsal devlet anlayışı ve devlet yayıncılığı döneminden kalma bir anlayıştır.
Turgay Olcayto (Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı): Halkın bilgi edinme hakkı elinden alınıyor. aHaber de 45 yayın durdurma gibi, çok önemli bir rakam, yayından men ediliyor. Önümüzde yine seçimler var. Bu tür yasaklarla o seçimlere girilirse demokratik sonuç beklemek de hayal.

GEREKÇE DE DOĞRU DEĞİL
YSK'nın, 30 Mart yerel seçimleri öncesinde yapılan yayınlarda yanlı yayın yapıldığı iddiası da gerçekleri yansıtmıyor. Seçim dönemi boyunca tüm partilerin başkan adayları ve temsilcileri birçok kez aHaber ekranlarından vatandaşlara seslendi. Parti miting ve konuşmaları da aynı şekilde haber bültenleri ve canlı bağlantılar aracılığıyla aktarıldı. Ayrıca tüm partilerin adayları da programlara konuk edildi.