99 yıl önce savaştılar şimdi en iyi dostlar...

Giriş Tarihi: 26.4.2014

Yeni Zelandalı ve Avustralyalılar, dedeleri gibi 25 Nisan sabahını Gelibolu'da Şafak Ayini'yle karşıladı. Atatürk'ün mektubuyla hüzünlenen Anzaklar savaştan çıkan barış için hep birlikte dua etti

Çanakkale Savaşları'nda ölen Anzaklar, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'ndaki Anzak Koyu'nda "Şafak Ayini"yle anıldı. Atalarının mezarlarını ziyaret eden Anzaklar, 99 yıl önce 8 bin 700 Avustralyalı ve 2 bin 700 Yeni Zelandalı askerin öldüğü topraklarda, duygusal anlar yaşadı. Programda Türk subaylar, Mustafa Kemal Atatürk'ün 1934'te Anzak anneleri için yazdığı mektubu Türkçe ve İngilizce olarak okudu. "Uzak memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar; burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçikler'le yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar; göz yaşlarınızı dindiriniz, evlatlarınız bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır"cümlelerini duyan Anzak torunları, duygusal anlar yaşadı. Ataları için dua eden ve gözyaşı döken Anzaklar, savaşa katılan ülke çelenklerinin Anzak kaidesine konmasının ardından savaşta ölen askerler için saygı duruşunda bulundu. İstiklal Marşı, Avustralya ve Yeni Zelanda milli marşları eşliğinde bayraklar göndere çekildi. Gruplar, Anzak Koyu'ndaki anmanın ardından Tek Çam (Lone Pine) ve Yeni Zelanda anıtlarındaki törenlere katıldı.

SAYGI VE YAKINLIK

Ayine Yeni Zelanda Genel Valisi Jerry Mateparae, eşi ve beraberindekilerle birlikte katıldı. Törende konuşan Vali Mateparae, "Yeni Zelanda ve Avustralya için Gelibolu aynı zamanda Türkiye ile yeni ve derin bir ilişkiyi şekillendirmiştir. Gelibolu Savaşı'nın karşıt tarafları olarak Türkiye ve Türk halkıyla büyük bir saygı ve yakınlık oluşturduk" dedi. İşte özetle söyledikleri:
100 yıl önce Avrupa uzun süredir anılan "altın yaza" doğru gitti. Hiçkimse o yaz sonunun tarihin en karanlık dönemlerinden birini getireceğini tahmin edemedi. 1. Dünya Savaşı dünyanın üzerine bir gölge gibi düştü ve parçalara ayırdı. Bu sabah 1. Dünya Savaşı'nın 100. yılının eşiğindeyiz. Bir yıl sonra şafak vaktinde burada toplananlar, Gelibolu harekatının başlangıcını anımsayacaklar. Düşünceler, tam olarak 100 yıl önce gözler önüne serilmiş olaylara odaklanacak. Avustralya birliklerinin soğuk, ayaz bir sabah Anzak Koyu'na çıktıkları ve Yeni Zelandalılar'ın öğle sıcağında onları takip ettikleri hayal edilecek. Aynı zamanda şu tepelerde yurtlarını savunmak için kenetlenmiş Türk birliklerinin düşüncelerini ve kahramanlıklarını düşünecekler. Bu yıl 99. yıldönümünde düşüncelerimiz, hayallerimiz, muhtemelen aynı olacak.

TÜRKİYE'YE ÖVGÜ

Yıllar geçtikçe ve yeni tarih yazıldıkça geçmişin mühim olaylarını hatırlamak önemli. Biz savaşı övmüyoruz ancak savaşlarda fedakârlık yapmış kadın ve erkeklere saygı gösteriyoruz. Onlar hizmet ettiler ve bizim ailelerimiz, kendi aileleri için daha iyi bir barış getirmek ve özgürlüklerimizi korumak için sıklıkla evlerinden çok uzakta bazıları hâlâ hizmet ediyor. Anzak ismi ve anlamı o zamanlarda doğdu. Her Anzak Günü, Anzaklar'ı ve 99 yıl önce Gelibolu'da bu savaş alanlarında kurulan arkadaşlıkları düşünüyoruz. Tarihlerimiz, halklarımız ve mutluluğumuz birbirlerine sıkıca bağlı.
Gelibolu'da yalnız değiliz. Hem müttefik hem de Osmanlı tarafındaki diğer birçok ülke o korkunç savaşta insanlarını kaybetti. Yeni Zelanda ve Avustralya için Gelibolu aynı zamanda Türkiye ile yeni ve derin bir ilişkiyi şekillendirmiştir. Gelibolu Savaşı'nın karşıt tarafları olarak Türkiye ve Türk halkıyla büyük bir saygı ve yakınlık oluşturduk.
Her Anzak Günü'nde, Türk hükümeti ve Türk halkı en nazik ev sahipleri. İlk Anzak torunlarına, atalarımızın fedakârlık gösterdikleri topraklardaki savaş deneyimini anma fırsatı veriyorlar. Bunun için burada bulunan, evlerinde ve dünyadaki tüm Yeni Zelandalılar adına sizlere teşekkür ediyorum. Yeni Zelanda'da, bize karşı kahramanca savaşan ve sonrasında güçlü bir dostluk kuran Mustafa Kemal Atatürk'ü anmaktan gurur duyuyoruz. O, savaş sanatında olduğu kadar barış ve ulus inşası sanatında da bir liderdi. Anzaklar daha sonra Lone Pine anıtına giderek buradaki ayine katıldı.

Torunları, 57. Alay şehitlerini unutmadı
Çanakale'de 12 bin kişi, ayine eş zamanlı olarak 99 yıl önce 57. Piyade Alayı'nın geçtiği 8 kilometrelik yolu yürüyüp Conkbayırı'nda tören düzenledi. "Milli Bilinç 57'nci Alay Yürüyüşü"nü Genelkurmay Başkanlığı, Çanakkale Valiliği, Türkiye İzcilik Federasyonu ile Ulusal Öğrenci Konseyi organize etti. Törene Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç ve Çanakkale Valisi Ahmet Çınar katıldı. Federasyonun kampını ziyaret eden Kılıç'a Türk askerinin giydiği başlık (enveriye) verildi, saçına kına sürüldü. Yürüyüşte, askerler tarafından 25 Nisan sabahı yaşananlar canlandırıldı. Tamamı şehit olan 57. Alay askerlerinin izindeki yürüyüşten önce, tıpkı onlar gibi cephe hattı dışında kalan Kocadere köyü yakınlarında sabah namazı kılındı. 57. Alay'ın son aşı olan kırık buğday çorbası içildi. Kılıç, çorbayı izcilere ve üniversitelilere bir süre kendi eliyle dağıttı. Kızılay yetkilileri ise 35 kazanda kaynatılan çorbayı yürüyüşe katılanlara ikram etti.

Öğrenciler temsili sancağı devretti
Yürüyüşün sona erdiği Conkbayırı'nda, Atatürk Anıtı önünde saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Marmara Üniversitesi temsilcileri, geçen yıl teslim aldıkları temsili sancağı, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi'nden gelen gruba verdi. Kılıç, "Biz burada olduğumuz sürece vatanımız, milletimiz ve medeniyetimiz ayakta duracaktır. Milletimiz her zaman her şart altında var olacağını Çanakkale'de haykırmıştır" dedi.
ARKADAŞINA GÖNDER
99 yıl önce savaştılar şimdi en iyi dostlar...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz