X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İşte Gülen cemaatinin gerçek yüzü
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İşte Gülen cemaatinin gerçek yüzü

  • Giriş Tarihi: 30.4.2014 09:32 Güncelleme Tarihi: 30.4.2014 09:41

A Haber’de yayınlanan Mehmet Ali Önel yönetimindeki Deşifre programına Paralel Yapının tasfiye ettiği 12 polis konuk oldu. Paralel yapının baskılarıyla istifa etmek zorunda bırakıldıklarını anlatan polisler şok açıklamalarda bulundu.

İşte o açıklamalardan satırbaşları:

Eski Polis Memuru Yakup Görmüş: Bazı polisler istemeden de olsa cemaat yapılanmasına girmek zorunda kalıyordu. Bizim gibi bazıları da direniyordu. Bir gün bir arkadaşım görevden döndükten sonra sırf müdüre yaranmak için abdesti olmadığı halde namaz kıldı. Amaç paralel yapının hedefinde olmamak ve onlara hoş görünmekti. Bunun neresinde din, bunun neresi Müslümanlık. Biz kimseye sesimizi duyuramadık. Kimi kime şikayet edeceğimizi bilemedik. Bu yapılanmayı biliyorduk ama kimseye anlatamıyorduk. Cemaat ablalarının toplantısına eşlerimiz davet ediliyordu. Göndermediğimiz için hedef olduk.

"AŞURE DAĞITTIĞIM İÇİN SUÇLANDIM"

Eski Polis Memuru Necmettin Çalışkan: Emniyetteki paralel örgütlenmeyi ilk ben şikayet ettim. Başıma gelmeyen kalmadı. Onlardan hiç korkmadan mücadele ettim. Emniyette aşure dağıttığım için paralel yapı hakkımda Alevilik propagandası yapıyor diye soruşturma başlattı.

Gündüz saat iki civarında iki kişinin silahlı saldırısına uğradım. Saldırıya silahımla karşılık verdim. Beni öldürmek istediler, çatışma sırasında tam 4 şarjör boşalttım. Daha sonra emniyetteki diğer memur arkadaşlarımın ifadesiyle bana meskûn mahalde havaya boş yere ateş ettin diye soruşturma açılıp görevden uzaklaştırıldım. Oysa ki ben o saldırıda ölümden döndüm.

"Peki emniyet içinde size böyle bir kumpas kurulmuş olsa bile savcı ve hakimler sizin hakkınızda göreve dönüş kararı vermedi?" sorusuna eski polis memuru Çalışkan, şöyle yanıt verdi: "Biz başbakan asmış bir milletiz ben kimim ki. Bana kurulan kumpas onların yapacaklarının yanında hafif bile kalır. Cemaat yapılanması bildiğimiz hücre evlerinin yapılanmasının aynısı, o şekilde hareket ediyorlar. İlk başlarda bir ortamda sana bir sırrımız var onu söyleyeceğiz dediler. O sırrın ne olduğunu sorduğumda, Fethullah Gülen'in Mesih olduğunu söylediler. Onun Mesih olduğunu söyleyince oradaki bazı polisler hemen hı hı diye ağlamaya başladılar" diye konuştu.

"MEHDİ EKER'E İFTİRA ATMAMI İSTEDİLER"

Eski Polis Memuru Necmettin Çalışkan: "Paralelciler bana cihattayız her şey caizdir dediler. Tarım Bakanı Mehdi Eker'in uyuşturucu kaçakçısı olduğunu söylemem için bana baskı yaptılar. Sayın bakana çağrıda bulunuyorum, beni mutlaka arasın anlatmam gereken çok önemli şeyler var."

"CEMAAT ABİSİ YAYINA ÇIKTIKTAN SONRA BENİ TEHDİT ETTİ"

Eski Komiser Fatih Mehmet Çolak: Daha önce Deşifre programına konuk olmuştum. Yayından sonra cemaat abisi Almanya'daki iş yerime geldi. Benim STV televizyonuna çıkmamı istedi. İfadelerimi değiştirmemi istedi. Benim cemaati kast etmediğimi söylememi istedi. Bütün cemaat üyelerinin bana beddua ettiğini sonumun Başbakan Erdoğan gibi olacağını söyledi. İki buçuk saat boyunca beni patronumun odasında sorguladı. Beni açıkça tehdit etti. Bu görüşmenin ardından patron beni işten çıkardı. Ben can güvenliğimi sağlayabilmek için Almanya'ya geldim. Eşim doğum yapmak üzere, Şu an ne işim, ne de can güvenliğim var. Bir ay içinde bebeğim olacak. Bu paralel yapının korkusundan memleketimden ayrılıp geldim burada tek odalı bir evde hamallık yaparak geçinmeye çalışıyorum. Ama yine bana rahat vermiyorlar. Şu an benim can güvenliğim yok, yaşam koşullarım çok kötü. Bundan gocunmuyorum. Eğer paralel yapı beni tasfiye etmeseydi şu an emniyet amiri olacaktım.

Eski Polis Memuru Sinan Pehlevan: Paralel Yapının varlığını biz o zaman söylediğimizde kimse bizi ciddiye almadı. Dilekçe verip izne çıkmıştım. Ancak döndüğümde izinsiz izne çıkmaktan soruşturma açıldı ve müstafi sayıldığım için görevden alındığım söylendi. İzin dilekçemi bulamadım. Ne yazık ki dilekçem kaybolmuş, nasıl kaybolduğunu da bilmiyorum. Böylece polislik hayatımı bitirdiler.

"SUDAN SEBEPLERLE POLİSLİK HAYATIMI BİTİRDİLER"

Eski Polis Memuru Volkan Kalkan: Amirim oturduğum masaya gelip silahımı çıkarıp koymamı söyledi. Suçum sadece ihtiyaçlarım nedeniyle borçlanmaktı. Başka hiçbir suçum yoktu. Sudan bir sebeple polislikten atıldım. Oysaki benim birçok takdirnamem var, o şekilde ben işime önem veriyor, görevimi layıkıyla yapmaya çalışıyordum. Ben Kur-an'ı kerimi okuyup ona göre yaşıyordum, namazı kılıp kendimce dinimi yaşıyordum. Onların cemaatine katılmadım. Bana zorla istifa mektubu imzalatıp nezarete attılar. İl Emniyet Müdürüne dilekçem ulaşmış, ardından beni çağırtmış, hatta telsizden anons bile ettirmiş. Ancak benim için bırakıp gitti demişler. Böylece polislik hayatımı bu şekilde bitirdiler. Şimdi bize hakkımızı savunmak için imkân tanıdığınız için Allah sizden razı olsun.

Eski Polis Memuru Birol Mıdık: Paralel yapıya uyum sağlamayan polisler hep yıllarca tasfiye edildi. Cemaate üye olan toplantılara gidenler çok rahat ederken, kim karşı çıkıyorsa istifa ettirilecek noktaya getirildi. Cemaat evli polislerden 150 lira, bekar polislerden 300 lira himmet parası topluyordu. Cemaat ağabeylerinden, ablalarından soruluyordu emniyet. Bizim hiçbirimizin bir suçu yok ve hepimiz meslekten uzaklaştırıldık. Paralel yapıya tabi olmadığımdan beni yıldırmak için psikolojik sorunlarım olduğunu öne sürerek 12 defa akıl hastanesine gönderdiler.

Eski Polis Memuru Atilla Aktin: 19 yıllık polis memuruydum. Evimde yapılan aramada eski yıllardan kalma devletin verdiği ve kullanmadığım çok sayıda mermi vardı. Yıllar içinde birikmişti. Hakkımda çok sayıda mermi bulundurmaktan soruşturma açıldı. Ama asıl neden paralel yapıya karşı çıkan polis arkadaşlarıma destek vermek amacıyla Emniyetsen sendikasının kuruluşunda yer almamdı. Beni o zaman bazı arkadaşlarım uyarmıştı. Sana bu sendikayı cemaatçiler bırakmaz demişlerdi.

"165 BİN LİRA HİMMET VERMEK ZORUNDA KALDIM"

Eski Polis Memuru Ali Bayram: Meslekten atılmamak ve soruşturmaya uğramamak için, paralelci polislere, Bir Kafede 165 bin lira parayı himmet adı altında, rüşvet vermek zorunda kaldım. Benden o 165 bin lirayı alan polislerden biri halen görevde olan Ömer Dörtok'tu.