Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Kömür gibi kara

Kömür madeninde yiten 274 can. Her birinin ayrı bir hikâyesi var. Kimi kredi ödüyordu, kimi felçli annesine bakıyordu, kimi de başka iş bulamamıştı. Kimi de yeni evlenmişti. Ne zaman yeter hepsini anlatmaya, ne de yürek dayanır...

Manisa'nın Soma ilçesindeki maden faciasında ölen işçiler arkalarında gözü yaşlı akrabalar ve birbirinden acı hikâyeler bıraktı. İşte o yürek burkan hikâyelerden bazıları:

BENİ NASIL BIRAKTIN: Çankırılı maden mühendisi Burak Karayel, vardiya amiriydi. Aydan Hürsever Karayel'le geçen yıl evlendi. Eşinin ölümüyle yıkılan Karayel, "O beni hiç bırakmazdı, nasıl bıraktı? Ben onsuz hiçbir yere gitmedim o nasıl gitti şimdi?" diye gözyaşı döktü.

BAŞKA İŞ YOKTU: Ölen 89 madencinin yaşadığı Kınık'ta hüzün hâkim. Veysel Arkan'ın (28) 4'ü madenci 9 kardeşi vardı. Babası madenden emekliydi. İş bulamadığından 4 yıl önce madenci oldu. 6 yaşındaki çocuğu yetim kaldı. Kardeşi Soner (19) "Ona babası gibi bakacağım" dedi.

FELÇLİ ANNESİNE BAKIYORDU: Tuncay Şahin (38) Kınık'ta felçli anne ve babasına bakıyordu. 4 çocuğu vardı. 3 ay önce bir bebeği daha oldu. Kızı Ebru (20) Balıkesir Üniversitesi'nde Bilgisayar Programcılığı öğrencisiydi.

KREDİYİ ÖDEYİP BIRAKACAKTI: Nurettin Yıldız (52) emekliydi. Krediyle ev aldı. Borç bitene kadar madende çalışacaktı. Kız kardeşi Fatma Us "Her çıkan cesede 'İnşallah o değildir' diye bakıyorum" dedi.

ÇOCUĞUM ŞEHİT OLDU: Murat Kandemir (28) 2 çocuk babasıydı. Parasızlıktan 5 yıl önce Savaştepe'den geldi. Anne Sevim Kandemir, "Soma'nın madeni yedi çocuğumu. Ben seni oraya tabutla mı gönderdim?" diye ağıtlar yaktı.

KIZININ ÇEYİZİNİ DÜZECEKTİ: Şevket Saban (46), 4 yıl önce aynı madenden emekli olmuştu. Ancak, nişanlanacak kızı için en güzel çeyizi hazırlamak, düğününü en iyi şekilde yapmak istiyordu. Para biriktirmek için tekrar madene döndü.

İKİZLER YAN YANA ÖLDÜ: İsmail ve Süleyman Çata kardeşler (32), tek yumurta ikiziydi. Aynı vardiyada çalışıyorlardı. İki kardeş, aynı yerde askerlik yaptı. 11 yıl önce aynı gün madende işe başladı. 4 yıl önce aynı düğünle evlendiler. Süleyman'ın bir oğlu, İsmail'in tek yumurta ikizleri oldu. Ölüm de onları birbirinden ayırmadı, yan yana sonsuzluğa gittiler.

SUSKUN İNSANLAR DİYARI SOMA
17 Ağustos 1999 depreminden sonra Gölcük'e giden ilk gazetecilerden biriydim. Sokaklarda onlarca insan cesedi vardı. Mezarlıklarda büyük çukurlar kazılıyor, cenazeler toplu halde defnediliyordu. Onca ölüm karşısında insanların tepkisizliği ve Gölcük'ün o sessizliği beni şaşırtmıştı. Bu sabah Soma'da da aynı sessizliğe tanık oldum. Yine ortada onlarca cenaze var, dram var. Ama Soma halkı suskun, ölü yakınları sessiz. Ölümün kanıksanması, çaresizliği ve sıradanlığı... Soma'da, Gölcük'tekinden farklı bir durum daha var. Ölüm burada daha tanıdık bir olgu. Çünkü civarda çok sayıda maden ocağı var ve belli aralıklarla yaşanan kazalarda insanlar ölüyor. Çünkü herkesin bir maden ocağında ölüm hikayesi var. Hastanenin bahçesinde, cesetlerin tutulduğu morg önlerinde ve facianın yaşandığı Eynez'deki maden ocağının önündeki en ciddi hareketlilik, ölenlerin isimlerinin yazılı olduğu kâğıtların bulunduğu yerlerde yaşanıyor. Ölüm listeleri elden ele dolaşıyor. Yakınlarından saatlerdir haber alamayanlar, ölüm listesini, tanıdık birine rastlamamak için dua ederek inceliyor. Belediye hoparlörü hiç susmuyor. Sürekli olarak ölenlerin ismi anons ediliyor. "Maden ocağında meydana gelen kaza neticesinde vefat eden kardeşlerimize rahmet diliyoruz" anonsları yapılıyor. Yakındaki camiden de art arda ölenler için sala veriliyor dualar ediliyor.

ARKADAŞINA GÖNDER
Kömür gibi kara
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz