X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Peki üniversite böyle olur mu Mümtaz'er Hocam
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Peki üniversite böyle olur mu Mümtaz'er Hocam

  • Giriş Tarihi: 1.6.2014

Paralel yapının Diyarbakır'daki yuvası haline gelen Dicle Üniversitesi'nde 9 yıl öğretim üyesi olarak çalıştıktan sonra geçen yıl ayrılan Doç. Dr. Hakan Samur, Mümtaz'er Türköne'nin Dicle Üniversitesi'ndeki paralel yapıyı aklamaya çalışan yazısına gönderme yapan bir mektup yazdı. Şu anda Mardin Artuklu Üniversitesi'nde görev yapan Samur, Dicle Üniversitesi'nde olup bitenleri "Peki Üniversite Böyle Olur Mu Mümtaz'er Hocam" diye sorarak bir bir anlattı. Türköne, 29 Mayıs'ta Zaman Gazetesi'ndeki yazısında Dicle Üniversite'sindeki paralel örgütlenmenin kişisel rekabet olduğunu ve devletin yetkilerini zaten kullanan özerk bir üniversite yönetiminin, aynı yetkileri kullanmak için paralel yapı oluşturmasının mantıksız olduğunu savunarak "paralel devlet öyle olur mu?" diye sormuştu. Samur, Türköne'ye hitaben SABAH'a gönderdiği mektubunda "Bilmiyorum başka bir dönemde ya da başka bir üniversitede böylesine yoğun bir kadrolaşma yaşanmış mıdır bu ülkede? Bir üniversite düşünün ki birkaç yılda yüzlerce öğretim elemanı alınmış olsun ve rekor düzeydeki bu alımlar yapılırken liyakate veya ehliyete değil de belirli bir cemaatçi mantığın referansına bakılmış olsun" dedi.Birçok öğretim üyesinin haksızlıklar nedeniyle üniversiteden ayrıldıklarını anlatan Samur, hocaların not karşılığında öğrencilerden para aldıklarını, yüksek fiyatlara kitaplar sattıklarını, haftada 50-60 saat derse giriyormuş gibi yaparak "ceplerini doldurduklarını" anlattı. Samur, mektubunda "Bir üniversite düşünün ki hocalıkla alakası olmayan tiplerle doldurulsun. kendi ceplerini şişirmek Haftada 50-60 saat derse girermiş gibi yapıp ballı bir ek ücret alan, sırf para için lisansüstü programları açıp, doğru dürüst bir ders bile yapmadan peynir ekmek dağıtır gibi diploma dağıtan tipler" dedi.

YÜKSEK MAAŞtAN BAĞIŞ

Cemaate yakın hocalara daha fazla ücretler ödendiğini anlatan Samur "Bir üniversite düşünün ki ilçelere sürgün edilen kişilerin girebilecekleri derslere dışarıdan cemaatçi adamlar getirilerek gereksiz yere yüksek ücretler ödensin. Yine söz gelimi hafta sonu Açık Öğretim sınavlarında hemen yandaki odada oturan "abimize" dört oturum görevi gelirken, size bir ya da iki görev gelsin. Yani o hafta abimiz 4 lira kazanırken, siz bir liraya razı olun. Ha bir de işin şu yönü var; söz konusu abimiz o dört liranın bir lirasını gitsin cemaatine bağışlasın. Hem yine sizden daha fazla kazansın hem de cemaati nezdinde hayır işlemiş olsun" dedi. Samur, mektubunda Türköne'ye şöyle seslendi: Tamam. 29 Mayıs'taki yazınızdaki paralel yapı kavramının sorunlu olduğu tespitinizi kabul edelim. Ancak akademik düşüncenin paralelinde ve onların zararına olarak kendi yapılarını kurmak şeklinde vasıflandırılamaz mı? Hadi paralel kavramı yine de uymadı, paralel yapı böyle olmaz diyelim ama bir üniversite böyle olur mu hocam?...