X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yasakçılıkta Naziler'i geçtiler
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yasakçılıkta Naziler'i geçtiler

  • Giriş Tarihi: 4.6.2014

Said Alpsoy "Paralelciler 'abi'lerinden izin almadan kitap yazamaz. Yazılmamış kitabı yasaklamak Naziler'in bile aklına gelmedi" dedi

Gülen örgütünde yıllarca futbol camiasının imamlığı başta olmak üzere birçok görevde bulunup 17 Aralık'la birlikte yollarını ayıran Said Alpsoy, çarpıcı açıklamalarını sürdürdü. A Haber'de Zeynep Bayramoğlu'nun sunduğu Kadraj programına katılan Alpsoy, 17 Aralık sürecinin paralel yapılanmanın faşist ruhunu ortaya çıkardığını söyledi. Alpsoy, "17 Aralık süreci paralel yapılanmanın o güne kadar içinde saklı kalmış faşizan ruhunun artık hiçbir şekilde bastırılamayacağının gizlenemeyeceğinin bir biçimde dışavurumudur. Ben bunun tamamen bir ilahi plan olduğuna inanıyorum" dedi.

KİTAP DÜŞMANLIĞI

Paralel yapının yasakçı zihniyetine de dikkat çeken Alpsoy, "Paralel Yapı'nın mensupları bağlı olduğu abilerinden izin almadan kitap yazamıyor. Bu kitap düşmanlığında yakın tarihte bildiğimiz Naziler vardı. Bunlar da kitapları toplayıp yaktılar, ama kitabın henüz yazılmamışken yazılmasının yasaklanmasını Naziler bile akıl edemedi, yasaklayamadı. Stalin döneminde komünistler bile yapamadı, ama Paralel Yapı yaptı" diye konuştu.

'HAKAN ŞÜKÜR İLE İRTİBATLIYDIK'
Alpsoy, kamuoyunda merak edilen futbol imamlığı ile ilgili ise şunları söyledi: "Süper Lig'deki paralel yapılanma ile irtibatlı futbolcu arkadaşlarla ilgilendiğim tarihte o futbolcuların resmi görevli imamı vardı. Benimki spontane gelişti, paralel yapılanma jargonuyla tam yerine oturacak tabiriyle hizmet abisiydim. 1999'dan 2003'e kadar bu görevde bulundum. O dönemde Hakan Şükür ile de irtibatımız oldu. Daha başka arkadaşlar da vardı. Önümüzdeki günlerde kendilerinin de 'biz böyleydik' diye isimlerini ifşa etmelerini isterim. Süper lig futbolcularından emir kipinde hiçbir şey istenmiyordu. Bunlar paralel yapılanmanın topluma karşı vitrini, reklam yüzünü oluşturan unsurlar olarak kabul edildiğinden 'şu kadar çıkartıp para vereceksin mutlaka şu işi şu şekilde yapacaksın' tarzında zorlamaya dayalı emir kipinde bir şey kesinlikle söz konusu değildi. Bu arkadaşlar çevrelerinden etkilenerek para desteğinde bulunuyorlardı. Fakat bu yukarından gelen zorlamaya, teşvike dayalı değildi."