X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Erdoğan'ın adaylığını Sabah yazarları yorumladı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Erdoğan'ın adaylığını Sabah yazarları yorumladı

  • Giriş Tarihi: 1.7.2014 15:22 Güncelleme Tarihi: 1.7.2014 17:24

Türkiye, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı'na adaylığının açıklanmasına kilitlendi. Peki bundan sonra ne olacak? Erdoğan'ın adaylığı ne anlama geliyor? Türkiye'nin merak ettiği soruları SABAH yazarları cevapladı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti'nin adayı olarak Cumhurbaşkanlığı seçiminde yarışa girmesi tüm dengeleri değiştirdi. SABAH yazarları bundan sonra yaşanacakları yorumladı.

Mehmet Barlas – Sabah Gazetesi Başyazarı

Tayyip Erdoğan, nasıl bir cumhurbaşkanı olacağını konuşmasında çok açık biçimde anlattı. Birincisi, icraat alanına bakarsak, paralel yapıyla mücadele mutlaka devam edecek. Barış süreciyle ilgili gelişmeler hiç ara verilmeden devam edecek. Felsefi açıdan bakacak olursak, artık devlet ve hükümet ayrımı bitiyor. Cumhurbaşkanlığı, devletin halka karşı kullandığı bir araç, vesayet organı olmaktan çıkacak. Bir de çok önemlisi, siyaseti aşağılayanlar, cumhurbaşkanının siyaset dışı olmasını önerenler Tayyip Erdoğan tarafından çok açık biçimde kınandı. Tayyip Erdoğan, halka dayanan demokratik siyasetin yükseltilmesi konusunda uyarısını bir kez daha yaptı. #Sayfa#

Sevilay Yükselir – Sabah Gazetesi Yazarı

Recep Tayyip Erdoğan'ın adaylığı sürpriz olmadı. Beklediğim ve olmasının gerektiğine inandığım bir adaylıktı. Türkiye'de halk oyuyla gelecek bir cumhurbaşkanı olacaktıysa bunun Tayyip Erdoğan olması gerektiğini çok önceden yazmıştım. Bunu hak ettiğini düşünüyorum. Adaylığın bugün açıklanmış olması, cumhurbaşkanı seçiminin ardından siyasetin nasıl şekilleneceğinin doğru bir şekilde okunması için önemliydi.

Erdoğan'ın ilk turda bu seçimi alacağına inanıyorum. Bunu yazdım da, söyledim de. Tayyip Erdoğan zaten halkın yüzde 50 desteğini alan bir isim. Siyaset üstü bir isim. Bunu son seçimde de, ondan öncekilerde de gördük. Bunu söylediğim zaman insanlar belki kızıyor ama bana göre, AK Parti de varlığının büyük bir bölümünü Recep Tayyip Erdoğan'a borçlu. AK Parti demek bana göre, Tayyip Erdoğan demek. İkinci tura kalacağına inanmıyorum. Bunu karşısındaki adaylardan bağımsız olarak söylüyorum. Arkasındaki halk desteğini bildiğim için rahatlıkla Tayyip Erdoğan'ın bunu alacağına inanıyorum. Bu adaylarla birlikte değerlendirince de, çok doğru bir karar. Hayırlı olsun memleketimize.#Sayfa#

Okan Müderrisoğlu - Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi

1. Cumhurbaşkanı…


Yine tarihi bir güne tanıklık ettik. 12. Cumhurbaşkanı'nın adaylık ilanını yerinde izledik. Ve zamanda küçük bir yolculuğa çıktık. 30 Eylül 2012'ye gittik. AK Parti'nin 4. Olağan Büyük Kongresi'ne… AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Tayyip Erdoğan, "Tüzüğümüz gereği, son kez Genel Başkanlığa aday oluyorum. Allah ömür verirse, bu can, bu bedende olursa, inşallah farklı görevler, farklı unvanlar altında, yine bir olacağız, yine beraber olacağız, yine partimizin, yine milletimizin hizmetinde olacağız" demiş ve o gün Çankaya yürüyüşünü başlatmıştı. 21 ay önce verdiği mesaj netti: "Cumhurbaşkanı'nı halkın seçmesini sağlayan referandumun ardından Türkiye'de siyasi sistemde köklü değişiklikler yapılması kaçınılmaz hale geldi. Milletin iradesini en üst düzeyde yansıtacak, kuvvetler ayrımının gerçekten işlediği, güçlü bir yürütme ve bu yürütmeyi denetleyen güçlü bir yasamanın olduğu, sorunlar karşısında hızlı karar alıp uygulayan ve aynı şekilde halka hesap veren, şeffaf bir siyasi sisteme ihtiyacımız var." Erdoğan dün adaylığının resmen açıklanmasının ardından, Cumhurbaşkanlığı için "dinlenme makamı olmayacak", "10 Ağustos'ta sadece 12. Cumhurbaşkanı seçilmeyecek, kara bir dönem, vesayetler dönemi kapanacak" diyerek mesajını güncellemiş oldu. Ve tabii ki 30 Mart 2014. Yani… 7 Şubat MİT krizi ile başlayan, Gezi olayları ile devam eden, 17-25 Aralık siyasete müdahale girişimi ile zirveye çıkan komplo dizisinin bozguna uğratıldığı milat. İşte o tarih Erdoğan için Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunun tamamlanması anlamına geliyordu. 10 Ağustos 2014 ise halkın seçtiği ilk, Türkiye Cumhuriyeti'nin 12. Cumhurbaşkanı'nın halka buluşma tarihi olacak.#Sayfa#

Rasim Ozan Kütahyalı - Sabah Gazetesi Yazarı

Recep Tayyip Erdoğan, bugünden itibaren Türkiye Cumhuriyeti'nin yürütmenin başı anlamında son başbakanıdır ve yine yürütmenin başı anlamında seçilmiş ilk devlet başkanıdır. Türkiye, 1000 yıllık tarihinde ilk kez hür ve adil seçimlerle halkın iradesiyle devlet başkanını seçiyor. Daha önce böyle bir olay Türk tarihinde yok. Ayrıca bugüne yürütme kuvvetinin başı başbakan oldu. Bugünden sonra Anayasa'nın da cumhurbaşkanına verdiği yetkilere dayanarak yürütmenin başı cumhurbaşkanları olacaktır. Türkiye, yarı başkanlık rejimine geçmiştir. Bundan böyle bu rejime uygun, kuvvetler ayrılığını keskinleştiren gerçek anlamda liberal demokrasiyi inşa edecek yeni yasal reformlar yapılmalı. Kısacası; Recep Tayyip Erdoğan, son başbakan ve ilk başkan olarak tarihe geçmiştir. Yeni Türkiye Cumhuriyeti, 11 Ağustos günü resmen ilan edilecektir.#Sayfa#

Fuat Uğur - Köşe Yazarı

Türkiye'yi dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasına katacak olan Çözüm Süreci'nin, bu atılımı başlatan Tayyip Erdoğan'la yürümesi kaçınılmaz. Devletin tüm kurumlarının milli bir konuda yekvücut olması, ancak Erdoğan'ın dinamik Cumhurbaşkanlığında gerçekleşecek gibi görünüyor. Dirayeti, kararlı kişiliği ve önderlik vasfı nedeniyle "Cumhurbaşkanı Erdoğan" hem Türkiye, hem de geniş Ortadoğu coğrafyası bakımından bir şans sayılmalı. Dolayısıyla Erdoğan'ın bugün açıklanan Cumhurbaşkanı adaylığı, dönüştürücülüğü de dikkate alındığı takdirde tüm dünya açısından tarihi bir öneme sahip.#Sayfa#

Meryem Gayberi - Sabah.com.tr Yazarı

Bazılarının Başbakan'ın aday olmayacağı yönündeki iddialarının aksine ben, ilk günden beri kendisinin aday olacağını tahmin ediyordum. Olması gerekiyordu çünkü Başbakan o koltuğu sonuna kadar hak etti. AK Parti, çok ciddi mücadelelerden geçti. Mücadele ede ede demokrasinin oturmasına gayret etti AK Parti. Bugünkü konuşması gayet kuşatıcı bir konuşmaydı. "Herkesin cumhurbaşkanı olacağım" dedi. Aslında Başbakan "Cumhurun başkanı olacağım" diyor. Başkanlık sistemine giden bir yol aslında. Türkiye'de 100 yıllık bir tarih kapanıyor. Eski Türkiye'nin günahlarıyla tek tek yüzleşti son 12 yılda ve yeni bir sayfa açıldı Türkiye'nin. Başbakan Erdoğan, çatı adayın olduğu gibi damdan düşer gibi değil siyasetin içerisinde mücadele ederek geldi bu günlere. Başbakan, MHP, CHP tabanına ve Kürtlere karşı da güzel bir konuşma yaptı. Onların oylarına da talip olduğunu söyledi. İyi olacak diye düşünüyorum, Türkiye yeni bir sürece girdi. İç sorunlarını çözerek, dünya devletleri arasında sözü dinlenen bir Türkiye olacak.#Sayfa#

Hakan Hastaoğlu - Sabah.com.tr Editörü

Başbakan Erdoğan'ın adaylığını açıklamasıyla birlikte 12. Cumhurbaşkanı belli oldu çünkü muhalifleri bile 10 Ağustos'taki seçimde rakiplerine şans tanımıyor. Recep Tayyip Erdoğan'ın halkın seçeceği ilk cumhurbaşkanı olması ise bu ülkenin ezilmiş, haksızlığa uğramış, ötekileştirilmiş çocuklarının zaferidir. Bugün adaylık töreninde yayınlanan belgeselde anlatılan ve Başbakan'ın konuşmasında da vurguladığı mücadele, sadece kendisinin değil bütün Anadolu çocuklarının hikayesidir aslında. İstanbul'da tutunmaya çalışan Rizeli bir ailenin imam hatipli oğlunun siyasi mücadelesinin milyonlarca benzeri yaşandı bu topraklarda. Askeri, ekonomik, bürokratik, sosyal vesayetin insanların hayatında meydana getirdiği darbelerin ne olduğu anlaşılırsa, 17 Aralık'tan sonra Yenikapı'yı dolduran mahşeri kalabalık da anlaşılabilir. Bütün ses kayıtlarına, yolsuzluk iddialarına, emniyet-yargı kumpasına rağmen 30 Mart'ta Recep Tayyip Erdoğan'ın elde ettiği zaferin sırrı da işte bu mücadelede. Tayyip Erdoğan'ın 10 Ağustos'ta Köşk'e çıkışıyla halk da ilk defa gerçek anlamda Çankaya'da temsil edilecek.