X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Vesayet dönemi kapanıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Vesayet dönemi kapanıyor

  • Giriş Tarihi: 2.7.2014

Başbakan Erdoğan, "Eğer milletim seçerse" diyerek cumhurbaşkanlığının nasıl olacağını anlattı: Devlet ile milleti kucaklaştıran bir cumhurbaşkanı olacağım. Seçilmiş cumhurbaşkanı ve başbakan Türkiye'yi uçurur

Başbakan Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanlığı adaylığını dün ATO Kongre Merkezi'ndeki AK Parti Cumhurbaşkanı Adayı Tanıtım Toplantısı'nda açıkladı. "Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi ile siyasi iktidarın karşısında duracak, halka karşı devleti temsil edecek cumhurbaşkanı seçmiyoruz. Halkın seçtiği, halktan bir cumhurbaşkanı göreve gelecek" diyen Başbakan Erdoğan, cumhurbaşkanlığının milleti temsil eden bir makam haline dönüşmesiyle Türkiye'nin vesayet zincirinin en önemli halkasından kurtulduğunu ifade eden ederek, "Eğer milletim takdir eder ve cumhurbaşkanlığına getirirse, yetkilerini millete karşı değil, millet için kullanan cumhurbaşkanı seçilmiş olacaktır. Görevim süresince tek gayem 77 milyona hizmet üretilmesini sağlamak olacaktır" dedi. İşte Başbakan'ın mesajları:

ALLAH VE MİLLET İÇİN SİYASET:
Biz siyaseti temiz yürekler için yaptık. Vatanı için toprağı için bayrağı için canını veren şehitlerimiz için yaptık. 20 yaşındaki yavrusunu, askere gönderip ay yıldızlı tabut içinde şehit bedeni teslim alan, 'Vatan sağolsun' diyen o kahraman yürekli, anne baba yüreklerini hiçbir zaman unutmadık. Biz siyaseti maden ocaklarında alın teriyle helal rızık kazanma peşindeki işçi kardeşlerimiz için yaptık. Biz siyaseti İstanbul Sultangazi'deki, Ankara Altındağ'daki, Diyarbakır'ın Benusen mahallesindeki Türkiye'nin tüm kenar mahallelerindeki yoksullar için yaptık. Diyarbakır Cezaevi'ndeki işkencelerin, Metris'teki adaletsizliğin hesabını sormak için siyaset yaptık. Başörtülü olduğu için üniversite kapılarından döndürülen, gözü yaşlı kızlarımız için bu siyaseti yaptık. Cezaevinde evladını ziyarete giden Kürtçe'den başka bir dil bilmeyen, evladıyla sadece bakışarak sohbet etmek zorunda kalan anneler için siyaset yaptık. Ortadoğu'da, mağdurlar için Filistin, Mısır, Suriye, Irak, Somali, Afganistan'ın mazlumları için siyaset yaptık. Biz siyaseti Allah için, millet için yaptık.

KUTUPLAŞTIRMADIK:
Bizi sevmeyenleri de sevdik, bize oy vermeyenlere de ayrım yapmaksızın hizmet götürdük. Türk, Kürt, Müslüman, Hıristiyan, Musevi, Sünni, Alevi demedik insana insan olduğu için değer verdik. 780 bin kilometrekareye barışın hâkim olduğu bir Türkiye hayal ettik. Hiçbir zaman kutuplaştıran olmadık. Bize yapılanı başkasına yapmadık. Asimilasyon yoluyla hiç kimseyi kendimize benzetmenin peşinde olmadık.

SİZ KİMSİNİZ DEDİK: Onlar kutuplaştırdılar, biz birleştirmenin mücadelesini verdik. Onlar ayrıştırdılar, biz kardeşliğin mücadelesini verdik. Biz, başı dik bir Türkiye hayal ettik. 200 yıldır özgüveni hırpalanan, hem içeriden hem dışarıdan tartaklanan ve yağmalanan bir Türkiye'den kendi ayakları üzerinde duran bölgesinde ve dünyada "Ben de varım" diyerek iddia sahibi olan bir Türkiye hayal ettik. 200 yıldır sistemli şekilde bizim özgüvenimizi kırmak istediler. Bizi tarihimizden, ecdadımızdan koparmak istediler. Herkesin karşısında elpençe divan durmamızı istediler. İşte biz, siyasi tarihimiz boyunca cesaretle, korkmadan, çekinmeden 'Siz, kimsiniz' sorusunu sorduk. Evet, siz kimsiniz? Bize tepeden bakma, bize kibirle bakma cüretini nereden buluyorsunuz? Size bu hakkı kim veriyor?

ALPARSLAN'IN FATİH'İN MİRASÇISI:
Biz, halkız. Biz, Alparslan'ın, Kılıçarslan'ın, Süleyman Şah'ın, Ertuğrul Gazi'nin, Osman Gazi'nin torunlarıyız. Fatih'in, Kanuni'nin, Yavuz Sultan Selim'in mirasçılarıyız. Gazi Mustafa Kemal'in, Adnan Menderes'in, Turgut Özal'ın, Necmettin Erbakan'ın hatırasını muhafaza edenlerdeniz.

SADECE CUMHURBAŞKANI DEĞİL:
10 Ağustos'ta sadece 12. cumhurbaşkanı seçilmeyecek, 10 Ağustos'ta cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi ile aynı zamanda kara bir dönem, vesayetler dönemi de kapanmış olacak. Siyasi iktidarın karşısında duracak, halka karşı devleti temsil edecek cumhurbaşkanı seçmiyoruz. Halkın seçtiği, halktan bir cumhurbaşkanı göreve gelecek, fark bu. Şu anda çatı ne diyor? Cumhurbaşkanının siyaset dışı olmasını savunuyor. Cumhurbaşkanının siyaset dışı olmasını savunmak, bir defa siyaseti inkâr etmektir. Cumhurbaşkanının siyaset dışından olmasını savunmak, İsmet İnönü'nün, Cemal Gürsel'in yaptığı gibi vesayeti savunmaktır.

VESAYET DÖNEMİ KAPANIYOR:
Eski Türkiye'nin parametreleri ile hareket eden millet karşısında devleti temsil edecek cumhurbaşkanı arayan muhalefet, en başta kendini inkâr ediyor, siyasetin içindeymiş gibi görünüp, siyasetin dışında duruyor. Siyaset dışı bir cumhurbaşkanı ile eski Türkiye'nin ruhunu çağırabileceklerini sanıyorlar. Cumhurbaşkanı tarafsız olsun derken esasen cumhurbaşkanının devletin tarafında, milletin karşısında durmasını istiyorlar. Bu dönem artık kapandı. Millet meseleye el koydu. Meclis'i seçen, hükümeti belirleyen millet, inşallah cumhurbaşkanını da kendi iradesiyle belirleyecek.


BU KARDEŞİNİZ SEÇİLİRSE:
Eğer cumhurbaşkanlığına bu kardeşinizi getirirse devlet ile milleti kucaklaştıran, milletin ve demokrasinin tarafını tutan bir cumhurbaşkanı seçilmiş olacaktır. Halkın seçtiği cumhurbaşkanı herkesin cumhurbaşkanıdır. Yetkilerini millete karşı değil, millet için kullanan cumhurbaşkanıdır. Cumhurbaşkanı, cumhuriyeti, cumhuru ve cumhurun birliğini temsil eder. Kimse kimseyi aldatmasın. Görevi budur. Halk tarafından seçilmesi cumhurbaşkanlığı makamına çok daha güçlü bir demokratik meşruiyet sağlayacak. Bu sayede cumhurbaşkanlığı makamı asıl anlamını bulacaktır. Erkler arasında daha sağlıklı bir denge kurulacaktır. Kamu kurumları da cumhurbaşkanının bu yeni konumuna uygun şekilde hareket edecek, Türkiye'nin geleceği için çok daha verimli çalışacaktır.

#Sayfa#


ÇANKAYA SENEDİ
Başbakan Tayyip Erdoğan konuşmasında, cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda izleyeceği politikalara ilişkin ipuçları verirken, adeta "Çankaya Senedi"ni ilan etti. Erdoğan, ekonomiyi büyütmek, demokrasiyi daha ileri standartlara kavuşturmak, Avrupa Birliği'ne tam üyelik ve kardeşliği yüceltmek için çok daha fazla çalışacaklarını vurguladı. Çözüm sürecinin sekteye uğramasına asla müsaade etmeyeceklerinin altını çizen Erdoğan, "Aynı şekilde paralel devlet yapılanmasıyla mücadele, cumhurbaşkanlığı dönemimizde çok daha güçlü, çok daha koordineli şekilde sürecek. Bu mücadeleden zerre kadar taviz vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Erdoğan, şunları söyledi:

TEK GAYEM 77 MİLYONA HİZMET: Eğer seçilirsek farklı bir cumhurbaşkanlığını ülkemizde ortaya koyacağız. Ekonomiyi büyütmek, demokrasiyi daha ileri standartlara kavuşturmak, Avrupa Birliği'ne tam üye olmak, kardeşliği yüceltmek için çok daha fazla çalışacağız. Bugüne kadar Türkiye'ye, aziz milletimize, istiklalimize, istikbalimize yapılan her türlü saldırıya karşı dik durduk, asla taviz vermedik. Bu mücadelenin aynı şekilde, aynı kararlılıkla hatta daha da güçlü bir şekilde süreceğinden kimsenin endişesi, şüphesi olmasın.

ÇÖZÜM SÜRECİ SÖZÜ: Bizim için cumhurbaşkanlığı bir dinlenme makamı asla olamaz, olmayacaktır. Allah nasip ederse cumhurbaşkanlığımızda da çözüm sürecinin sekteye uğramasına asla müsaade etmeyiz, edemeyiz. Türkiye'nin çözümden, barıştan ve kardeşlikten başka hiçbir seçeneği yoktur.

PARALEL İLE MÜCADELE: Aynı şekilde paralel devlet yapılanmasıyla mücadele, cumhurbaşkanlığı dönemimizde çok daha güçlü, çok daha koordineli şekilde süreceğini özellikle ifade etmek isterim. Milletin birliğinin yanında ulusal güvenliği tehdit eden tüm girişimlere karşı cumhurbaşkanının birincil derecede görevi bulunmaktadır. Paralel devlet yapılanmasına asla müsamaha göstermeyeceğiz. Ülkemizin bağımsızlığını hedef alan bu maşa örgütle en üst düzeyde mücadele etmeye devam edecek. Bu kirli yapıyı hukuk içinde tamamıyla ve hızlıca tasfiye edeceğiz. Zira devletin bütünlüğü, birliği, milletin istikrarının ve milletin refahının teminatıdır.

YENİ ANAYASA VURGUSU: Yargıya ilişkin sorunlar inşallah çok daha hızlı çok daha sağlıklı bir şekilde çözülecek. Türkiye'nin yeni bir anayasaya kavuşması en öncelikli gündem maddelerimiz arasında yerini koruyacak. Türkiye'nin dış politikası, barışçı, yapıcı, diyalog yanlısı tavrı daha da güçlenecek. Soğuk devlet refleksiyle bu şekilde hareket eden, dengeleri gözeten bir Türkiye değil, vicdanıyla karar veren, mazlumların elinden tutan, dünyanın her yerinde zulme karşı sesini yükselten bir Türkiye, halkın seçtiği cumhurbaşkanıyla daha da güçlenecek. Seçilirsek cumhurbaşkanlığımız, devletin ve milletin buluşması, hükümet ile cumhurbaşkanlığının daha uyumlu çalışmasına inşallah vesile olacaktır.

'O BAKIŞLARI 20 YILDIR UNUTMADIM'
Köşk adayı olarak ilk konuşmasını yapan Erdoğan, siyaseti neden yaptığını anlatırken salondakileri duygulandıran bir anısını da anlattı. "1994 seçimleri öncesi birileri, günler öncesinde zaferlerini ilan ederken, biz Allah'ın takdirine inanıyor, milletin takdirinin farklı olduğunu hissediyor, hiç hız kesmeden koşturuyorduk. İstanbul'un yoksul mahallelerinden birindeydik, kalabalığın içinden 7-8 yaşlarında bir kız çocuğu, yanıma geldi. Elinde bir şey vardı, elini uzattı, elini tuttum. 'Bunları annem gönderdi' dedi. 'Annem, seçildikten sonra sakın bizi unutmasın' dedi. İki tane bileziği elime tutuşturdu. Daha ne olduğunu anlayamadan kendisi de o ince bileğindeki oyuncak bileziğini çıkardı, onu da elime tutuşturdu. Sonra da kalabalığın içinde kaybolup gitti. O bilezikler İstanbul'da Büyükşehir Belediye Başkanlığı makamında hep karşımda oldu.

EMANETE İHANET ETMEDİK

Aradan 20 yıl geçti, 7-8 yaşlarındaki o çocuğun gözlerindeki parıltıyı, heyecanı unutamadım. Pınarhisar Cezaevi'nde yatarken karşımda hep o çocuğun bakışları vardı ve o elime tutuşturduğu bilezikler vardı... AK Parti'yi kurarken gözümün önünde o çocuğun gözleri vardı. Ankara'da başbakanlık görevini yüklenirken karşımda hep o masum gözler vardı, attığım her imzada o gözler karşımdaydı. Gece yorgun başımı yastığa koyarken, sabah uyanınca o masum çocuğun gözlerindeki heyecan, o umut, parıltı, o beklenti hep karşımdaydı. Ne o gözleri ne de o gözlerin küçük sahibinin verdiği mesajı bir an olsun aklımdan çıkarmadım. Annesi, 'Seçildikten sonra bizi unutmasın' demişti ya... Allahıma hamd olsun, o büyük emaneti, büyük mesajı hiçbir zaman unutmadık, unutmadım. O bakışları 20 yıldır unutmadım."

#Sayfa#


DÜNYA BÖYLE DUYURDU
AFP: Aylar süren spekülasyonları sona erdiren duyuru yapıldı. Erdoğan ağustostaki seçimlerde cumhurbaşkanlığına aday. Kazanırsa 2019'a kadar görev yapacak.
REUTERS: Erdoğan adaylığını açıkladı. Adaylık, muhalifler tarafından eleştirilirken, destekçileri yıllar süren iktidarın taçlandırılması olarak tanımladı.
AP: Türkiye'nin iktidar partisi, ülkenin doğrudan halk tarafından seçilecek ilk cumhurbaşkanı adayını, binlerce destekçisinin katıldığı bir törenle Recep Tayyip Erdoğan olarak açıkladı.
BBC: Parti içi kurallar nedeniyle önümüzdeki dönem görevi bırakacağını duyuran Erdoğan, cumhurbaşkanlığı için yarışacak.
El Cezire: İktidar partisi, kutlamalar eşliğinde Başbakan Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı adaylığını duyurdu.
New York Times: Erdoğan, Atatürk'ten sonraki en önemli siyasi lider olarak kabul ediliyor.
Washington Post: Türkiye Başbakanı, cumhurbaşkanlığı makamına talip.
Wall Street Journal: Erdoğan, ilk doğrudan cumhurbaşkanlığı seçimleri yarışına girecek.
Le Figaro: Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday oldu. Cumhurbaşkanını ilk kez halk seçecek.
Liberation: 10 ve 24 Ağustos'taki iki turlu ve doğrudan halk oylarıyla belirlenecek cumhurbaşkanlığına Erdoğan adaylığını koydu.

HERKESİN OYUNA TALİBİM
Halkın seçtiği cumhurbaşkanı ve başbakanı, her anlamda Türkiye'yi uçuracak. Bize oy versin ya da vermesin herkesin cumhurbaşkanı olacağımdan kimsenin endişesi olmasın. 10 Ağustos'ta AK Partililerin, CHP, MHP, HDP'ye gönül verenlerin, Meclis içindeki ve dışındaki tüm siyasi görüşlerin oylarına talip olduğumuzu, onların da oylarını alacağıma inanıyorum. Bundan hiç şüphem yok. Görevim süresince tek ama tek gayem 77 milyona hizmet olacaktır. Eğer seçilirsek inşallah farklı bir cumhurbaşkanlığını ülkemizde ortaya koyacağız.

'GENÇLERE ÖZ GÜVEN AŞILADIK'
Başbakan konuşması sırasında gençlere de mesaj vererek şöyle dedi: "Bu ülkenin gençlerine özgüven aşıladık, bu ülkenin çocuklarına aydın bir gelecek umudu aşıladık. Biz, bir çığır açtık. Biz, bir kapıyı araladık. İnşallah, arkamızdan gelen nesiller, bu kapıdan geçecek, kadim medeniyet sancağımızı çok daha yüksek burçlara dikmenin mücadelesini verecekler." Başbakan Erdoğan konuşmasında partisinden ve yol arkadaşlarından da helallik isteyip, "Teşkilatımızın içinde istemeden kırdığımız kardeşlerim varsa af diliyorum. Bu bir veda değil. Bizim için yeni bir başlangıçtır" dedi.

BESMELEYLE ÇIKTI FATİHA İLE BİTİRDİ
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı adaylığı ATO Kongre Salonu'nda 4 bin davetlinin katılımıyla açıklandı. Erdoğan'ı bu tarihi günde ailesi yalnız bırakmadı. AK Parti'nin aday tanıtım programına Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın yanı sıra oğlu Bilal Erdoğan, kızları Sümeyye Erdoğan ile Esra Albayrak ve damadı Berat Albayrak katıldı.
Başbakan Erdoğan'ın miting meydanları ve bazı etkinliklerdeki görüntülerinin yer aldığı, "Dönmem geri senin yolundan" adlı şarkı eşliğinde hazırlanan bir sinevizyon gösterisi yapıldı. Bu sırada Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın duygulandığı görüldü.
Erdoğan konuşmasına Türkçe besmele ile başladı, konuşmasını Fatiha suresinin Türkçe meailini okuyarak bitirdi. Konuşmasından sonra Emine Erdoğan ile birlikte salondaki partilileri selamlayarak salondan ayrıldı.

ATO Kongre Salonu'nun etrafında yoğun güvenlik önlemleri alındı. Kongre ile AK Parti Genel Merkezi arasındaki yaklaşık 100 metrelik Sögütözü Caddesi bayrak, afiş ve Erdoğan'ın fotoğrafları ile süslendi.

#Sayfa#


LOGONUN ANLAMI...
Yol ve yolculuk: Erdoğan'ın hayatı.
Yoldaki kıvrım ve virajlar: Mücadele, davaya adanmışlık ve kararlılık.
Kıvrımlı yol: Erdoğan'ın siyasetteki basamak basamak yükselişi.
Uzun ince bir yol figürü: Erdoğan'ın uzun ince bir yolda gece gündüz davası ve millet sevdası uğrunda çalışması.
Kullanılan font ve harf aralıklarının sıklığı: Türkiye'nin bütünlüğünü, güç birliğini ve kader birliğini temsil ediyor.
Kırmızı renk: Güneşi doğuşunu, yükselişini, sıcaklığı, samimiyeti, gücü ve Türk bayrağının kırmızısını anlatıyor.
Beyaz renk: Barış, kardeşlik, birlik, tevazu ve iyilik vurgulanıyor. İstikrar, devamlılık ve Türk bayrağındaki beyaza da vurgu yapılıyor.
Koyu mavi renk: Büyük harflerle yazılan "Erdoğan" ifadesi gökyüzünün enginliğini, hedeflerin büyüklüğünü, güvenilirliği, saygınlığı, karizmayı ve bağlılığı temsil ediyor.

YÜRÜYÜŞÜN İLK DURAĞI SAMSUN
Salona girenler 3 ayrı kapıdan AK Parti tarafından dağıtılan kimlik tanıtım kartlarını göstererek içeriye alındı, kendilerine ayrılan bölümlere oturdu.
Başbakan, Çankaya Köşkü yürüyüşü için ilk mitingini Ulu Önder Atatük'ün Kurtuluş Savaşı'nı başlattığı Samsun'da yapacak. 5 Temmuz'da Samsun'a bir ziyaret gerçekleştirecek olan Erdoğan, Samsun ve Erzurum mitinglerinin ardından 10 Temmuz'da ise İstanbul'da olacak. Erdoğan'ın 10 Ağustos'taki seçimler için yürüteceği seçim kampanyası ilk olarak İstanbul'da duyurulacak.