X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 32 evde bayram
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

32 evde bayram

IŞİD'in serbest bıraktığı 32 şoförün aileleriyle buluşmasında mutluluk gözyaşları döküldü. Zılgıtlar atıldı, davul zurna eşliğinde halaylar çekildi...

Hatay'ın İskenderun Limanı'ndan Musul'un Geyara Termik Santrali'ne akaryakıt taşıyan Türk TIR şoförleri, Mahmur Kampı yakınlarında Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) üyeleri kaçırmıştı. Termik santrali ele geçiren IŞİD, 32 şoförü Irak'ta bilinmeyen bir yere götürürken, yakıt yüklü araçlaraysa el koymuştu. 23 günlük esaret önceki gün noktalandı ve Türk şoförler serbest bırakıldı. Önce Mahmur Kampı'na, oradan Erbil'e götürülen şoförler, THY'nin gönderdiği özel uçakla Şanlıurfa'ya getirildi. Şoförler, evlerine gece yarısı varabildi. Çoğu Şanlıurfa, Şırnak ve Mardinli olan şoförlerin evlerinde bayram sevinci yaşandı. Evlerden sabaha kadar zılgıt, davul zurna sesleri yükseldi, halaylar çekildi, sevinç gözyaşları döküldü. Şoförler haftalar sonra ilk kez yataklarında uyudu.

'KAÇACAKTIM AMA...'
Şoförlerden Şanlıurfalı 8 çocuk babası Mehmet Ceydan'ın ailesi ise iki kurban kesti. Ceydan, kötü muamele görmediklerini ama tutuklu olmanın verdiği psikolojiyle sıkıntı çektiklerini aktardı. Tüm ihtimalleri göze alıp kaçmayı düşündüğü ancak kriz masasıyla yaptığı görüşmeden sonra vazgeçtiğini anlatan Ceydan, "Çok sıcaktı ve stresliydik. Dönmeyi aklımın ucundan bile geçiremiyordum. Yeniden doğmuş gibiyim" dedi.

'ÇOCUĞUMUN NAFAKASI'

Mehmet Sait Çobanoğlu da (28) Mardin'in Kızıltepe ilçesinde zılgıtlarla karşılandı. Evde bayram havası yaşanırken, anne ve babası gözyaşlarına hakim olamadı. Yakınları pompalı tüfekle havaya ateş açtı. Şoförlerden Mustafa Polat ise çocuklarının nafakası için Irak'a gittiğini söyledi. Baba Halef Polat "Oğlumun rehin alındığı bölgeye yakın bir yere yük götürmüştüm. Yükü indirirken oğlumun rehin düştüğünü öğrendim" dedi.

'Şirketin borcu nedeniyle tuttular'

Şoförlerinden 3'ü, Şırnak'ın Silopi ilçesine bağlı Doruklu köyünde ailelerin ve köylülerin sevinç gösterileriyle karşılandı. Şoförler, Şanlıurfa'daki işlemlerinin ardından ilçeye 10 kilometre uzaklıktaki Doruklu köyüne karayoluyla gece yarısı ulaştı. Köy meydanında toplanan kalabalık, şoförleri zılgıtlar ve havai fişekler eşliğinde karşıladı. Bazı köylüler, uzun namlulu silahlarla havaya ateş açtı, şoförler uzun süre omuzlarda taşındı. Ramazan Şimşek, "Tutulduğumuz süre zarfında bir sıkıntımız yoktu. Bize, bağlı olduğumuz şirketin borçları nedeniyle rehin alındığımız söylendi. O borçlara karşılık da zaten araçlarımıza el konuldu. Herhangi bir saldırıya ve kötü muameleye maruz kalmadık." dedi. Servet ve Selahaddin Karakan kardeşler de, dinlendikten sonra tekrar şoförlüğe devam edeceklerini ancak kaçırıldıkları yere tekrar gitmeyi düşünmediklerini söylediler. İki oğluna kavuşmanın sevincini yaşayan baba Selim Karakan ise "Bu gece bizim için en güzel gece. Çocuklarımı tekrar şoförlük yapmasına izin vereceğim ama tehlikeli bölgelere göndermem. İlk defa gitmişlerdi başlarına bu geldi. Ama artık isterse altın getirsinler böyle yerlere göndermem" dedi.

Bir dönüş iki kavuşma

Şanlıurfa'nın Yeşiltepe köyüne dönen Vehbi Demir'i, 2 eşi ve 4 çocuğu karşıladı. Zılgıtların kesilmediği karşılamanın ardından Demir'in yakınları sabaha kadar davul zurna eşliğinde halay çekti. Demir, "Türk ve Müslüman olmamız bizi kurtardı. Yoksa kesin ölmüştük" dedi. 4 ay önce ikinci eşiyle dünyaevine giren Demir, "Allah beni iki eşimle çocuklarıma bağışladı" diye konuştu. Anne Yaze Demir de "Geceleri uyuyamıyordum, hep onu düşünüyordum. Oğlum döndü bu kez de sevinçten uyumadık. Allah devletimizden razı olsun. Bize erken bayram yaşattılar" dedi.

'Telefonları sakladık'

Şanlıurfa'nın Birecik ilçesindeki evlerine kardeşi Hüseyin ile dönen Müslüm Görmez, "Başbakanımız sayesinde kurtulduk. Gizli tuttuğumuz telefonlarla ailelerimizle ve yetkililerle irtibat kurabiliyorduk. Türkiye'deki yayınlar bizi riske atıyordu. Yayın yasağı kurtardı. TV izledikten sonra 'Telefonları çıkarın' diye başımıza silah dayıyorlardı" dedi. Görmez IŞİD'in el koyduğu TIR'ların ekmek tekneleri olduğunu belirtip yardım istedi. Hüseyin Görmez ise Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun 2 günde bir kendilerini aradığını söyledi.

Rehineler için gizli diplomasi

Dışişleri Bakanlığı, IŞİD tarafından alıkonulan Musul Başkonsolosluğu personelinin ülkeye sağ salim dönmesi amacıyla gerekli çalışmaların hassasiyetle sürdürüldüğünü bildirdi. Yapılan açıklamada, kriz merkezine ulaşan bilgi ve destek taleplerinin, eldeki güncel bilgiler ışığında ve Irak'ta devam eden olağanüstü koşullara rağmen ilgili birimlerce süratle cevaplandığı vurgulandı.