X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ali İsmail Korkmaz davasında 3. duruşma
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ali İsmail Korkmaz davasında 3. duruşma

  • Giriş Tarihi: 14.7.2014 10:33 Güncelleme Tarihi: 14.7.2014 14:28

Eskişehir'deki Gezi Parkı olaylarında hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz'ın öldürülmesi ile ilgili 4'ü polis 8 sanığın yargılandığı davaya, Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş da katıldı.

Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 3. duruşmasında tutuklu yargılanan sanıklardan polis memuru Mevlüt S., fırıncı İsmail K., Ramazan K., Muhammet V. ve fırın işçisi Ebubekir H. ile tutuksuz yargılanan polis memurları Şaban G., Hüseyin E. ve Yalçın A. hazır bulundu. ;-

Duruşmaya Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, milletvekilleri İlhan Cihaner, Gökhan Günaydın, Aykut Erdoğdu, Muharrem Işık, Hüseyin Aygün, CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, HDP İstanbul 2. Bölge Milletvekili Sırrı Süreyya Önder de ve Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı adına Ankara Barosu'ndan Avukat Erol Aras da katıldı.

Ali İsmail Korkmaz'ın ağabeyi Gürkan Korkmaz, salonda orta sıralara oturarak duruşmayı takip eden Selahattin Demirtaş ve Sırrı Süreyya Önder'in yanına giderek katılımlarından dolayı teşekkür etti.

Gezi Parkı eylemlerinde hayatını kaybedenlerin aileleri de geldi

Öte yandan Gezi Parkı odaklı eylemlerde hayatını kaybeden Berkin Elvan, Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Ahmet Atakan ve Abdullah Cömert'in de aileleri duruşmaya katılmak için Kayseri'ye geldi.

ANNE EMEL KORKMAZ, OTOPSİ RAPORU OKUNDUĞUNDA FENALAŞTI

Ali İsmail Korkmaz'ın Kayseri'de görülen duruşmasına Uluslararası Af Örgütü gözlemcisi de katılmak için dilekçe verdi.

3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen dava başlamadan önce Uluslar arası Af Örgütü Gözlemcisi Andrea de Ruijeter gözlemci olarak katılmak için dilekçe verdi.

Duruşma sanıkların hazır bulunmasının ardından başladı. Anne Emel Korkmaz, otopsi tutanağı okunduğu sırada gözyaşlarına hakim olamadı. Fenalaşan anne duruşma salonundan çıktı.

Anne Korkmaz: "İnşallah bu halkın sayesinde adalet yerini bulacak ve katiller en ağır biçimde cezalandırılacaktır"

Ali İsmail Korkmaz'ın annesi Emel Korkmaz, "İnşallah bu halkın sayesinde adalet yerini bulacak ve katiller en ağır biçimde cezalandırılacaktır" dedi.

Duruşmaya verilen aranın ardından Anne Korkmaz, Adliye bahçesinde kendilerini destekleyen gruba yaptığı konuşmada, oğlunun öldürülmesine karışanların kimsenin yüzüne bakamayacak hale geleceğini ifade ederek, "Bu ülkede adalet ne kadar var o tartışılır. İnşallah bu halkın sayesinde adalet yerini bulacak ve katiller en ağır biçimde cezalandırılacaktır. Bundan hiç şüphemiz yok" diye konuştu.

Öte yandan Gezi Parkı odaklı eylemlerde hayatını kaybeden Berkin Elvan, Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Ahmet Atakan ve Abdullah Cömert'in de aileleri de yaptıkları açıklamada, adaletin er ya da geç yerini bulacağını kaydetti.

Adliye bahçesindeki grup, sloganlarla ailelere destek verdi.

BİLİRKİŞİ RAPORLARI OKUNDU

Davanın üçüncü duruşmasında, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığından (TİB) gelen telefon görüşmeleri ile olay gününe ait görüntülere yönelik bilirkişi raporları okundu.

TİB raporunda, olay günü Ali İsmail Korkmaz'ın Yunus Emre Caddesi ve Odun Pazarı tarafında 6 görüşme yaptığı baz hareketlerinden Ali İsmail Korkmaz'ın olay yerinde olabileceğinin değerlendirildiği yer aldı.

Korkmaz'ın avukatları tarafından Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan olay gününe ait görüntülere ilişkin bilirkişi raporlarında ise 29 ayrı güvenlik kamerasının görüntülerinin incelendiği belirtildi.

İncelenen görüntülerde herhangi bir darp eyleminin olmadığı, polis ve eylemciler arasında biber gazı ve kaçışmalar olduğu, Korkmaz'ın yanında kapüşonlu bir arkadaşıyla görüldüğü ifade edildi.

Beşik Otel kameralarına yansıyan görüntülerde ise bir grubun sokak içinde eylemcilere sopalarla vurduğu kaydedildi.

Yapılan incelemelerde Beşik Otel'e ait bir sabit diskin okunamadığı, diskin bulunduğu bölümünde yerinden çıkarma veya tamir amaçlı hırpalanma görüldüğü belirtildi.

Raporda, "Ali İsmail Korkmaz'a vuranların kamera görüntüsünün çözünürlüğünün düşük olması nedeniyle yüzlerinin net olarak belirlenemediği" ifadeleri yer aldı.

Raporların okunmasının ardından duruşmaya 1,5 saat ara verildi.

Korkmaz'ın yakınları ve duruşmaya katılanlar sanıklara tepki gösterdi. Anne Korkmaz, sanıklara yönelik, "Katiller aynı acıyı sizde yaşarsınız inşallah" diyerek tepkisini dile getirdi.

Adliye çevresinde geniş güvenlik önlemi alındı

Öte yandan, dava dolayısıyla sabah erken saatlerden itibaren polis Adliye çevresinde geniş güvenlik önlemi aldı. Polis helikopterinin Adliye üzerinde uçuş yaptığı gözlenirken, çevre illerden gelen takviye polis ekipleri, çeşitli noktalarda görevlendirildi. TOMA'lar ise İl Emniyet Müdürlüğü önünde bekletiliyor.

Kaldırım Caddesi ile Erkilet Bulvarı'nın Adliye kavşağına kadar olan bölümünü trafiğe kapatan polis, 3 farklı arama noktası oluşturdu.

Davayı izlemek için farklı illerden gelen gruplar da İstasyon Mahallesi'ndeki pazar yerinde toplandı.

Buradan Kaldırım Caddesi'ni takip ederek spor tesisleri önündeki arama noktasına kadar sloganlar atarak yürüyen yaklaşık 100 kişilik grup, aranmadan kendileri için ayrılan bölümü geçmek istedi.

Grup temsilcileri ile polis arasındaki görüşmelerin ardından gruptakiler aranmadan içeri alındı.

Bu arada, sırt çantasında hediye paketlerine sarılmış boş gaz bombası kapsülü taşıyan bir gencin alana girmesine polis izin vermedi. Boş kapsüllere el koyan polis daha sonra genci vatandaşlar için ayrılan bölüme aldı.

Demirtaş: "Bu barbarca, vahşice işlenen cinayette suçu olan herkese hakkettiği cezayı vermeli"

Cumhurbaşkanı adayı ve HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Ali İsmail Korkmaz davasının üçüncü duruşmasını bir süre izledikten sonra Kayseri Adliyesi önünde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Ali İsmail Korkmaz'ın öldürülmesinin Türkiye'de son dönemlerde yaşanan en acı olaylarından birisi olduğunu belirten Demirtaş, insanlıktan nasibini almış kişilerin tahammül edemeyeceği, içine sindiremeyeceği bir olay olduğunu söyledi.

Bu olaydan ülke olarak alınması gereken birçok ders olduğunu vurgulayan Demirtaş, şunları kaydetti:

"Kırılan bu insanlık onurunun, onarılmaya muhtaç kamu vicdanının, tek başına yargılama ile ortadan kaldırılamayacağını, telafi edilemeyeceğini düşünüyorum. Yargılamadan ne sonuç çıkar hepimiz göreceğiz. Bugün karar çıkmaz diye düşünüyorum ama asıl telafi edilmesi gereken nefret söylemi ile ötekileştirici, düşmanlaştırıcı bir dille, toplumu birbirine karşı neredeyse linç edecek hale getiren siyasetin dilidir. Kamu vicdanında halen Başbakanın kullandığı dil büyük bir yara olarak duruyor. Aynı kişi bugün Türkiye'nin cumhurbaşkanı adayıdır. Mahkeme elbette ki adil bir karar vermeli. Bu barbarca, vahşice işlenen cinayette suçu olan herkese hakkettiği cezayı vermeli. Ama asıl siyasetin de toplumda açılan bu yaranın giderilmesi noktasında mutlaka onarıcı bir işlev görmesi gerekir. Başbakan'ın özür dilemesi gerekir."

Demirtaş, TRT'nin yayınlarında cumhurbaşkanı adaylarına eşit süre vermediği iddialarına yönelik soruya ise "Bu konudaki eleştirilerimiz üzerine TRT biraz daha politikasını esneterek yayın yapmaya başladı" dedi.

Yayınlarının adil ve eşit bir hale gelmesi gerektiğini belirten Demirtaş, sözlerine şöyle devam etti:

"Başka türlü olursa demokratik bir yarıştan, demokratik bir seçimden söz edilemez. Özel kanalların da bu konuda vicdanlı davranmalarını rica ediyorum. Özel kanallarda belki TRT gibi bir kanun yok ama onların da önünde basın ahlak ilkeleri var. Türkiye'de 3 aday var. 3 adayın da sesinin eşit derecede ulaşması için vicdanlı davranılmasını istiyoruz. Herkes de biliyor ki ben özellikle koltuk sevdası, Çankaya hasretiyle aday olmadım. Türkiye'de sesi duyulmayan, yok sayılan, geniş kesimlerin, işçilerin, emekçilerin, yoksulların, işsizlerin, cebinde ekmek parası olmayanların sesi olmak için aday oldum. Kolunda 700 bin dolarlık saati olanların zaten sesi duyuluyor. Zaten onların kanalları var. Bu nedenle sadece TRT değil, özel kanalların da basın ahlak ilkelerine uygun yayıncılık yapmaları gerekiyor."

Demirtaş, açıklamalarının ardından Adliyeden ayrıldı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ağbaba: "Kayseri değil Fizan'a da gitse bu davayı takip edeceğimizi herkesin bilmesini istiyorum"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Ali İsmail Korkmaz davası ile ilgili "Bu davanın hiçbir zaman peşini bırakmayacağımızı, Kayseri değil Fizan'a da gitse bu davayı takip edeceğimizi herkesin bilmesini istiyorum" dedi.

Üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz'ın, Eskişehir'deki Gezi Parkı odaklı eylemde darbedilerek hayatını kaybettiği iddiasıyla açılan davanın üçüncü duruşmasına katılan Ağbaba, Adliye önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, üçüncü duruşma olmasına rağmen aynı kalabalığın sağlanmış olmasından dolayı mutlu olduklarını ifade etti.

Bu durumun davanın toplumun tüm kesimleri tarafından kabullenilmesi açısından önemli olduğunu belirten Ağbaba, şunları kaydetti:

"Acılarımızı ortaklaştırabildiğimiz sürece bu acılar bir kez daha yaşanmaz. Ali İsmail Korkmaz'ın katilleri yargılanıyor ancak halen gerçek katiller, emri verenler yargılanmıyor. Dün bir gazetede katillerle bir AK Parti milletvekilinin görüşmesi gündeme düştü. Halen bununla ilgili bir gelişme yok. Biz CHP olarak sonuna kadar bu davanın takipçisi olacağız. Ali İsmail Korkmaz'ın hem katillerinin hem de emir verenlerin bu davada hesap vermelerini istiyoruz. Adalet gerçekleşecekse bu dava bir göstergedir. Bu davanın hiçbir zaman peşini bırakmayacağımızı, Kayseri değil Fizan'a da gitse bu davayı takip edeceğimizi herkesin bilmesini istiyorum."

Ali İsmail'in Korkmaz'ın abisi Gürkan Korkmaz da kendilerine destek veren herkese teşekkür etti.

"Bir Ali aldılar bizden, binlerce, milyonlarca Ali verdiler"

Bir sene önce 6 kişilik küçük bir aile olduklarını, şimdi ise milyonları kapsayan büyük bir aile haline geldiklerini ifade eden Korkmaz, şöyle devam etti:

"Biz şehit aileleri olarak birbirimize kenetlendik. Bir Ali aldılar bizden, binlerce, milyonlarca Ali verdiler. Bizim kavgamız artık bizim için değil, bu halk, bu gençler için. Biz zaten bedelimizi ödedik, Ali İsmail'i aldılar artık. Ne kadar çaba sarfedersek edelim, Ali İsmail'i getiremeyeceğiz. Ama bizim kavgamız bundan sonra yeni Ali İsmaillerin, yeni Berkinlerin, yeni Ethemlerin katledilmemesi için. Aydınlık bir gelecek, özgür bir Türkiye, özgür bir dünya isteyen gençlerin düşlerini gerçekleştirmesine bir nebze olsun katkıda bulunmak istiyoruz."