X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "Ben siyaseti at pazarlığı gibi karşılıklı görmem"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"Ben siyaseti at pazarlığı gibi karşılıklı görmem"

  • Giriş Tarihi: 18.7.2014

BBP eski Genel Başkanı Yalçın Topçu'ndan gündeme dair çok çarpıcı açıklamalar geldi.

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici bir açıklama yaptı ve Ekmeleddin İhsanoğlu'nu destekleme kararı aldıklarını söyledi. Siz bu kararı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Benim siyasi ahlakım ve değerlerim bunu gerektirdiği için böyle davrandım ve şimdi de kurucusu olmadığım hiçbir siyasi stratejinin içinde olmam diye de daha önce arkadaşlara söylemiştim. Şimdi bu gelinen noktaya bakılınca BBP niye böyle yaptı, siyasi bir partinin neden böyle bir tavır aldığına benim diyecek bir şeyim yok. #Sayfa#


MUHSİN BAŞKAN MİLLİ İRADEDEN YANA TAVIR ALMIŞTI

28 Şubat döneminde rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu çok açık bir şekilde milli iradeden yana tavır almıştı. Siz en yakın arkadaşlarından biriydiniz. Bugün yaşıyor olsaydı, nasıl bir pozisyon alırdı?

O zamana baktığımız zaman ben divan üyesiydim içten ve dıştan her türlü baskıya rağmen "sandığın sonucu millet iradesidir" diyerek divana destek olmuştuk. Bakanlık, şu, bu falan denmişti. Hiçbirisini de kabul etmemiştik. Şahitleri var. Niye kabul etmedin diye sormuşlardı rahmetli o zaman demişti ki: Ya kardeşim kabul edip işin içine girdiğiniz zaman millet adına eleştiri yapamazsınız. Geliriz desteğimizi veririz millet iradesini engellerseniz doğrusuna doğru yanlışına da yanlış der hiç olmazsa kontrol ederiz. Durum bu. Daha sonra 2007'de Abdullah Gül'ün meselesiydi. Sivas'tan yolda geliyoruz sordular. Gazeteci arkadaşlar Kayseri'nin oralarda duymuşlar. Muhsin başkan; benim gördüğüm millet Abdullah Bey'in cumhurbaşkanı yapılmadığı noktasından hareketle Ak Parti'ye yönelmiş. Her gittiğim yerde Abdullah Gül'ü neden cumhurbaşkanı yapmadı bunlar? diyorlar. Şimdi böyle bir hadiseyle seçim kazanmış bir partinin içerisinde Abdullah Bey var dedi. Sanıyorum ki Abdullah Bey'i açıklayacak şuana kadar açıklamamalarına da hayret ediyorum neden açıklamıyorlar dedi. Ama ben meclise gideceğim ve Abdullah Gül'e oy vereceğim dedi. Abdullah Bey ile konuşulmamıştı Ak Parti ile konuşulmamıştı. Rahmetli böyle davranmıştı. Neticede birçok şey var tabi Muhsin Bey'in yaptığı ettiği ama şimdi bu işler moda olmuş. O öyle yapmış bu böyle yapmış falan diye. Şuanda mevcut duruma bakmak lazım. Tabii ki bunlar bize yol gösterici olmalı. Aynı şeyin içinden gelmiş olan insanlar. Kurucu liderin yaptıklarına bakıp örnek almalı. Siyaset ne yazık ki Türkiye'de böyle ne yapalım. #Sayfa#

Mustafa Destici dün yaptığı açıklamada diyor ki "Komşu coğrafyamızda kan ve gözyaşının sona ermesi için cumhurbaşkanı öncülük yapması gerektiğini'' söylüyor. İhsanoğlu'nun bölge ile ilgili açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yerel seçimlerde de birçok şey söylediler. Neticede sandığa gitti, millet değerlendirdi. Hepsini bir yere koydu. Bir tarafa Tayyip Bey'in söylediklerini koydu. Milletin iradesi Tayyip Bey'in yanında yer aldı. Bu yarım saat içinde adına bile söyleyemedikleri zatı meşrulaştırmak için, arkasında duranlar mutlaka bir takım gerçekleri ortaya koyacaklardır. Koyuyorlar da. Kim nereden bilecek bunu? Millet. Milletin değerlendirmelerini sandıkta göreceğiz ki farkı olacak. Zaten öbür türlü de baktığınız zaman Sayın İhsanoğlu Mısır'daki arbeyi kınamadı. Bulunduğu konum itibariyle atması gereken adımları atamadı. Libya için atamadı, Tunus için atamadı, Fas için atamadı, Suriye için atamadı, Irak için atamadı, Mısır için atamadı, Filistin için atamadı. Hayatta olan şahitler var. İsrailli bir devlet adamı öldüğü zaman gelen beyan üzerine o eski milletvekili onu kınıyor ve diyor ki: Bir gün oruç tutacağım diyor ve tutuyor. Şimdi böyle izleri var. Benim tabii ifade ettiğim gibi CHP başta olmak kaydıyla destek olanlar kendi siyasi kararlarını milletin önünde meşrulaştırmak için bir takım varsayımları öne sürebilirler. Bunların dediğim gibi değerlendirme noktası sandıktır. #Sayfa#


TAYYİP ERDOĞAN'A OY VERECEĞİM

Üç aday var. Peki, sizin tavrınız nedir?

Ben bir misyon adamıyım. Ülke adamıyım. Dava adamıyım. Ben siyaseti at pazarlığı gibi karşılıklı görmem. Şu anda da zaten temsili bir siyaset yapmıyorum. Ben milletin içinden milletten yana, millet değerlerinden yana bir siyaset yapıyorum. Bu çerçeveden hareketle misyonum neyi gerektiriyorsa onu yapacağım. Misyonum neyi gerektirmiş rahmetlinin dediği gibi "herkese her şeye rağmen ben Abdullah Gül'e gideceğim oy vereceğim". Ben de şimdi manzaraya bakıyorum. İçi ve dışı değerlendiriyorum. Bir analiz yapıyorum. Millete bakıyorum. Ben de şimdi 10 Ağustos'ta sandığa gideceğim, Tayyip Bey'e oy vereceğim. Sevenlerimin de beni takip edeceği kanaatini taşıyorum.#Sayfa#

Ekmeleddin İhsanoğlu Türk Solu dergisini tutup havaya kaldırdı. Türk Solu dergisi Muhsin Yazıcıoğlu hayatını kaybettiği zamanda kapağına "İyi bilmezdik" diye manşet atmıştı. Şimdi Türk Solu dergisi İhsanoğlu'nu desteklediği gibi, BBP Genel Başkanı da İhsanoğlu'nu destekliyor. İkisi hangi noktada birleştiler?

İhsanoğlu zafer işaretleri yapıyor, sol dergilere kapak oluyor… Bunları yapıyorlar. Bakın bir kere daha söyleyeyim muhatap benim için çok esaslı bir şeydir. Öyle olur olmaz her şeyle muhatap olacak halim yok. Bunların hepsi millet tarafından değerlendirilecektir. Öbür taraf bunu neden böyle yapıyor? Yapan bir sürü parti var zaten. Bir tane de o eklenmiş. Yaparsa yapar. Netice itibariyle benim böyle bir yerle derdim olsa bırakıp zaten istifa etmezdim. Benim böyle bir derdim yok. #Sayfa#


BÖLGEDE ETKİN BİR CUMHURBAŞKANI İSTENMİYOR

Ekmeleddin İhsanoğlu'nu bir proje olarak, başkalarının önerisi doğrultusunda ortaya atılmış aday gösterildiği iddiasına ne diyorsunuz?

Evet, işte bu nokta önemli. IŞİD diye bir örgüt var. Buna bölgede bu kadar etkinlik kazandıran güçler Türkiye'nin iç politikasını özellikle cumhurbaşkanlığı seçimlerini göz ardı ediyor demek olmaz mı? Türkiye'de siyasetin içinde artık şuanda bir cumhurbaşkanı istenmiyor. Recep Tayyip Erdoğan gibi güçlü bir siyasetçinin cumhurbaşkanı olması demek bölgedeki planlar yerle bir olacak demek. Dolayısıyla Tayyip Bey'in cumhurbaşkanlığını engellemek için her türlü formülü üretiyorlar. Her türlü siyasi atraksiyonu yapıyorlar. Bunları Allah korusun provokasyonlara da dahil edebilirler. Bunları uygulamaya sürebilirler. Yaşananların perde arkasına bakacak olursak ne görünüyor? Değişen öyle ya da böyle küresel güçleri rahatsız eden Türkiye'de bir sürü gelişmeler var. Suyun altından kanal yapıyorsun, havaalanı yapıyorsun, Altay tankı yapıyorsun, Atak helikopterleri yapıyorsun, yukarıda uydularını çoğaltıyorsun, IMF'ye borcunu ödüyorsun, Afrika'da 50 küsur irtibat konsolosu açıyorsun, bölgedeki yakın coğrafyana müdahil oluyorsun. Bütün bunlara baktığınız zaman demek ki Türkiye'de Erdoğan cumhurbaşkanı değil orada protokol bir cumhurbaşkanı olması isteniyor. Mısır'daki darbeye darbe diyemeyen Türkiye'nin cari dış politikasıyla ayrı düşen bir konumdaki buna darbe diyemeyen mecburiyetini ise, aynı mecburiyet halidir diye düşünüyorum ben.