X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER TBMM'den İsrail'e kınama
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

TBMM'den İsrail'e kınama

  • Giriş Tarihi: 18.7.2014 15:53 Güncelleme Tarihi: 18.7.2014 16:55

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, İsrail'in Gazze'ye saldırısını yayımladığı ortak bildiriyle kınadı.

Komisyon, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları nedeniyle özel gündemle toplandı. Komisyon Başkanı Ayhan Sefer Üstün, İsrail'in, üç gencin ölümünü bahane göstererek, düzenlediği operasyonlarla Filistin'in altyapısını çökertmek, Filistin halkını yok etmek istediğini vurguladı. Üstün, İsrail'in, Gazze'ye yönelik operasyonlarını her zaman kutsal aylara denk getirdiğini ifade etti.

AK Parti Amasya Milletvekili Naci Bostancı, İsrail'in operasyonun bir devlet politikası olduğunu belirterek, "Bu nedenle ortaya konulacak tepkinin Yahudiler'e karşı öfke ve nefrete çevrilmesi yanlıştır" dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Gazze'ye yönelik saldırıları nedeniyle İsrail'in kınadığını, ancak komisyonun IŞİD içinde toplanarak bir kınama metni yayınlaması gerektiğini söyledi. Tanal, İsrail'e yönelik tepki kapsamında İsrail'in elçi ve konsoloslarının istenmeyen adam ilan edilebileceğini kaydetti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, bir yandan İsrail'e tepki gösterildiğini, diğer yandan, İsrail'in güvenliği için kurulan Kürecik'teki füze savunma kalkanının açık tutulduğunu öne sürdü. Ağbaba ayrıca, komisyon üyelerinin Gazze'ye giderek dünya kamuoyunun dikkatini çekebileceğini belirtti.

MHP Ankara Milletvekili Mustafa Erdem, Büyük Ortadoğu Projesi'nin, Kürdistan'ın kurulması ve İsrail'in güvenliğinin sağlanması için oluşturulduğunu, İslam dünyasında yaşananların bundan bağımsız şekilde düşünülemeyeceğini ifade etti. Erdem, bu projenin eş başkanlarının eda bölgede yaşananları vebalinin ortağı olduğunu savundu.

Konuşmaların ardından, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, İsrail'in Gazze'ye saldırısını kınadığı bildiri oy birliği ile kabul edildi.

"Bu zalimce tutumun sona erdirilmesini istiyoruz"

Bildiride, 12 Haziran 2014'te Batı Şeria'da kaybolan 3 İsrailli gencin ölü bulunmasıyla sorumluluğu Hamas'a yükleyen İsrail'in, 7 Temmuz'dan bu yana Gazze'ye düzenlediği hava saldırılarında, aralarında kadın, çocuk ve engellilerin bulunduğu yüzlerce Filistinli'nin yaşamını yitirdiği belirtildi. İsrail Gazze'ye kara harekatı başlatarak yoğun saldırılara giriştiği ifade edildi.

Bu süreçte İsrail'in, kaybolan gençlerin öldürülmesi konusunun aydınlatılması ve faillerin bulunup cezalandırılması için Filistin yetkilileriyle, özellikle suçladığı Gazze ile hiçbir şekilde temas kurmadığı kaydedilen bildiride, "Bunun yerine, abluka altında yaşamlarını sürdürmeye çalışan Filistinliler'i topluca cezalandırmayı tercih etmiş, adeta Gazze'yi yok etmeye yönelik bir saldırının gerekçesini bulmuştur. Hava saldırılarında atılan tonlarca bomba ile yüzlerce Filistinli ölüp, binlercesi yaralanmıştır. En acı olanı ise ölenlerin yüzde 80'inden fazlası çatışmanın hiçbir şekilde tarafı olmayan sivil insanlardır. Öyle ki Gazze sahilinde oyun oynayan 15 çocuğa İsrail donanması tarafından füze atılmış ve yaşları dokuz ile 12 arasında değişen dört çocuk hayatını kaybetmiştir. Kalan çocuklar ise kan ve gözyaşı içinde kaçarak kurtulmuşlardır" denildi.

Bildiride, şu ifadelere yer verildi.

"Oysa yüksek askeri teknolojisiyle, atılan her adımı takip eden İsrail'in, çocukları ve kadınları yanlışlıkla öldürdüğüne inanmak imkansızdır. İsrail, dünyada nüfusun en yoğun olduğu, yani kilometrekareye düşen insan sayısının en çok olduğu Gazze'ye bomba atarak sivillerin ölümünü bilerek ve isteyerek gerçekleştirmektedir.

Nitekim bazı İsrailli politikacıların, Filistinli çocuklar ve anneleri öldürülmeden İsrail için güvenliğin sağlanamayacağı şeklindeki korkunç açıklamaları, sivil ölümlerinin planlı yapıldığını ortaya koymaktadır. İsrail hükümetinin bu acımasız saldırılarının gerisinde ırk ayrımcılığı uygulamalarının bulunduğunu söylemek hiç de güç değildir.

İsrail'in asıl hedefi, açık hava hapishanesi haline getirdiği Filistin'de gruplar arasında sağlanan birliği ortadan kaldırmak ve tüm Filistin'i yok etmektir.

Uluslararası sularda gerçekleştirdiği Mavi Marmara Gemisi saldırısı gibi Gazze saldırıları da İsrail'in insan haklarını çiğnemek için suni gerekçeler ürettiğini ve kendisini evrensel hukuk normlarının dışında gördüğünü ortaya koymaktadır.

Sürmekte olan saldırıların kutsal ramazan ayında gerçekleştirilmesi ve daha önceki saldırılarını da bu ayda gerçekleştirmiş olması, İsrail'in bu zamanı bilinçli seçtiğini ve kutsallara da saygısının bulunmadığını göstermektedir.

İsrail'in acımasız tutumuna karşılık ABD, Avrupa ve İslam ülkelerinin sessiz kalması anlaşılacak bir durum değildir. Özellikle ABD'nin İsrail'in saldırılarını meşrulaştırmaya çalışması ve saldırılar sürerken İsrail'e milyonlarca dolarlık askeri yardımda bulunması korkunç bir trajedidir.

Maalesef saldırılar sona erdiğinde Gazze için geride sadece kan ve gözyaşı değil, çocukların sokakta oyun oynamaya korktuğu bir ülke ve eğitimden sağlığa her alanda temel hak ve özgürlükleri yerle bir edilmiş bir halk kalacaktır.

Diyalog dışındaki yaklaşımların yeni bir şiddet sarmalı doğuracağı ve bunun bitmek bilmeyen yeni nefret tohumları ekeceği unutulmamalıdır.

İsrail'in Filistin'e yönelik gayri insani ve gayri hukuki saldırılarını şiddetle kınıyor, bu zalimce tutumun sona erdirilmesini istiyoruz. Filistin halkının köleleştirildiği bir ateşkes değil, Ortadoğu'ya barış ve huzur getirecek onurlu bir barış anlaşmasının yapılmasını bekliyoruz.

İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu olarak biz, hükümetlerden ve uluslararası kuruluşlardan umudumuzu yitirmiş durumdayız. Buradan dünyanın vicdanlı toplumlarına sesleniyor, onları demokratik ve insani tepkilerini göstermeye davet ediyoruz."