Elleriyle yıkadığı çocuk cumhurbaşkanı oldu

Giriş Tarihi: 12.8.2014

Kasımpaşa, Erdoğan'ın hikâyesinin başladığı yer... Mahalleden kapı komşusu Müşerref Küçükkiper, "Leğende yıkadığım, elimde büyüyen çocuk cumhurbaşkanı oldu. Birlik Sokak'tan bir cumhurbaşkanı çıktı" dedi

Rize'nin Güneysu ilçesinden Kasımpaşa'ya gelen Deniz İşletmeleri'nde kaptan Ahmet Erdoğan ile ev hanımı Tenzile Erdoğan'ın ilk çocuğu 26 Şubat 1954'te dünyaya geldi. Recep ayıydı. Dedesinin adı da verildi: Recep Tayyip... Karadeniz'den teknelerle gelen usta denizciler ve mavnacıların İstanbul'da yaşamak için ilk adım attıkları yer olan Kasımpaşa, sert mizaçlı, bıçkın delikanlıların yaşadığı bir mahalleydi. Haliç Tersanesi'nde işe giren Karadenizli ailelerin yeni yaşam yerinde, Anadolu kültürüyle yetişen gençlik, Beyoğlu'nun görkemli dünyasına karşı gizli bir tepkiyi de içten içe büyütüyordu. Yıllar sonra Türkiye'nin liderini çıkaran belki de bu gizli gizli büyüyen tepkinin sonucuydu. Recep Tayyip, tozlu sokaklarında kağıt yumaklarından, bez parçalarından yaptığı topla koşturdu. Perşembe Pazarı'nda arkadaşlarıyla rulman arar, bulur ve tornet denilen araçla yokuştan aşağıya kayardı. Çelik-çomak, üç taş, beş taş, dokuz taş, misket, gazoz kapağı, topaç oynardı. Annesinden aldığı unla gazete kağıtlarını yapıştırıp uçurtma uçururdu. Kendi imkanlarıyla oyuncak yapan çocuklarındandı Kasımpaşa'nın. Komşuluk ilişkilerinin çok sıkı olduğu yıllardı. Annesi bir yere gittiğinde karşı komşusu Müşerref Küçükkiper (84), onu kendi çocuklarıyla birlikte alıp leğende bile yıkamıştı. Piyalepaşa İlkokulu'nda eğitimine başladığında okul müdürü ondaki ışığı gördü. Babasını çağırdı ve çocuğunu okutması konusunda telkinde bulundu. İlkokuldan sonra parasız yatılı sınavı kazanarak İmam Hatip Okulu'na kaydoldu. Hayatın zorluklarını da küçük yaşta gördü. Babasından aldığı 2.5 lirayla kartpostal alıp satıyordu. Tatil günlerinde su ve simit satıyordu. O paralarla da kitap alıp ilk kütüphanesini oluşturdu. Osman Yüksel Serdengeçti'nin, Necip Fazıl Kısakürek'in, Mehmet Akif Ersoy'un kitapları hep başucundaydı. Münazara yarışmalarında okulunu iki yıl üst üste birinciliğe taşıyarak vazgeçilmez olmuştu. Katıldığı bir şiir yarışmasında da Mehmet Akif'in 'Zulmü Alkışlayamam' şiiriyle birinci oldu. Erdoğan, o yarışmada bugünün usta seslendirme sanatçısı Parla Şenol'u geride bırakmıştı. Daha çocukken tanıştığı Necip Fazıl ve Mehmet Akif, siyaset hayatı boyunca yoluna ışık tuttu. İmkansızlıklar içinde bile olsa vazgeçmemeyi, doğru noktaları yakalayıp ikna edebilmeyi ilk kez bu zamanlarda tecrübe etti. Bu tecrübeler, siyaset hayatında en büyük yardımcısı olacaktı.

ARKADAŞINA GÖNDER
Elleriyle yıkadığı çocuk cumhurbaşkanı oldu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz