X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Restorasyon döneminin lideri
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Restorasyon döneminin lideri

  • Giriş Tarihi: 25.8.2014

AK Parti, Erdoğan'ın başbakanlığı ve Genel başkanlığı ile 12 yılı geride bıraktı. Erdoğan gibi karizmatik ve çok etkili bir liderin başbakanlıktan ve parti genel başkanlığından ayrılmasından sonra yerine kim gelirse gelsin aynı ağırlıkta olamayacaktır. Erdoğan gibi bir ikinci lider ne AK Parti çevrelerinde ne de diğer siyasal çevrelerde var. Dolayısı ile AK Parti'de Erdoğan'ın yerine geçecek olan lider farklı bir konsepte, farklı bir siyaset üretecek birisi olmak zorunda.

Genel Kurul öncesinde parti kurullarınca yapılan temayül yoklamalarında Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu ön plana çıktı ve kurultaya onunla gitmeye karar verildi. Ve Türkiye Cumhuriyeti'nin 62. Başbakanı da Davutoğlu olarak belirlenmiş oldu. Peki neden Davutoğlu? Davutoğlu yeni dönemde ne anlam ifade ediyor?

Neden Hoca?

Kriterleri tek tek sıralar isek bugün en net bir şekilde Başbakanlık ve AK Parti Genel başkanlığı için ön plana çıkan ilk isim Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu'dur. Bu hükümet kurulurken başbakanlığın içinde gizli diplomasi yapan öncü kişi idi. Sonra Dışişleri Bakanlığı koltuğuna oturdu. Cumhuriyet hükümetlerinin askeri vesayet altındaki en tipik alanı dış işleri idi. Dış ilişkiler hemen hemen Cumhuriyet tarihinin tartışmasız bütün hükümetlerinde askeri vesayet altında bugüne kadar siyaset üretilen ve uygulanan yerdi. Vesayet sisteminden ilk kurtulan kurumlardan birisi de Davutoğlu sayesinde Dış işleri olmuştur. Davutoğlu'nun entelektüel kapasitesi ve Türkiye'nin önemli rol oynadığı Orta Doğu'da hemen hemen bütün etnik yapıları, hükümet yapılarını ve sosyal yapıları biliyor olması Türkiye'nin Başbakanı için değil bölge için ciddi bir kazançtır.

Restorasyon döneminin yakıcı 3 sorunu ve çözümü

Türkiye'nin önünde 3 tane tarihi sorun ve bu sorunların sonunda bir kavşak var. Bu sorunlardan herhangi birinin çözümlenmemesi durumunda, Türkiye çok ciddi kan kaybedecek ve geri gidecektir. Bu sorunların birincisi Barış Süreci, ikincisi Paralel Devlet yapılanması ile ciddi hatta sıkı mücadele ve bütün bunların sonucu olarak Türkiye sivil, demokratik Anayasa'sını yapması gerekiyor. Türkiye Davutoğlu'nun söylemiyle restorasyon dönemine girmiştir. Sistem bundan sonra bu şekilde daha ileriye gidemez. Mevcut sistem ile Türkiye bir adım daha ileriye gidemeyeceği artık anlaşılmıştır. Dışarıda ve içeride yılların yakıcı Kürt Sorunu ve bürokrasiyi esir almış Paralel Devlet hücreleri ile bir adım ileriye gitmek şöyle dursun Türkiye içeriden çökertilmek istenmiştir. 17 / 25 Aralık bu plan dahilinde yapıldı. Türkiye içeriden çökertilmek istendi. Fakat başaramadılar. Bütün bu sorunlara çözüm üretmek ve aynı zamanda da yeni bir siyasi yaşama hazırlık yapmak gerekiyor. O da yeni, demokratik, sivil ve özgürlükçü Anayasa hazırlamakla mümkün olacaktır. Bu ağır restorasyon görevini parti içinde yapacak çok da isim yoktur. Burada isimleri yarıştırmak gibi bir durum da yok. Ama belki üç dört siyasi lider daha var AK Parti içinde. Hiçbir bu konjoktüre ve bu ağır sorunların çözümünde Erdoğan'ın liderliği ile birlikte eş güdüm halinde çalışması kolay olmayacaktı. Bu yakıcı sorunları çözecek liderin entelektüel kapasitesi hem sağlam olması gerekiyor hem de halkla ciddi organik bağının olması gerekiyor. Davutoğlu Türkiye halkları ile organik bağa sahip olmasının yanı sıra Orta Doğu denilen milletler aleminin içinde yaşayan onlarca çeşit halk ile sıcak bağlar diyaloglar kurabilmiş ender kişilerden biridir. Davutoğlu bazen Sünni ile bazen Kürt bazen de Arap ile bağdaş kurup diyaloglar kurmuş onlara güven verebilmiş bir siyasetçidir.

Sorunlar Entelektüel kapasitesi yüksek liderle aşılabilir

Ahmet Davutoğlu bütün bu zorlukları aşabilecek yetide de karakterde birisidir. Bölge sorunlarında nasıl hiç bıkmadan, gücünde, azminde hiçbir şey azaltmadan nasıl devam edip sonuç almaya çalıştıysa, Türkiye'nin sorunlarını çözebileceği inancı, partinin tamamına yakınında hatta halkın ezici bir çoğunluğunda bu kanaat oluşmuştur. Bu kanaat oluşmamış olsaydı Davutoğlu ismi AK Parti teşkilatlarında ön plana çıkmazdı. Unutmayalım ki, bu lider 10 ay sonra ciddi sınava girecek ve halktan oy isteyip iktidarını devam ettirmesi gerekiyor. Bu olay kişisel tercihler meselesi olamaz ve olamayacaktır da.

100. yılında Ermeni Sorunu


Bütün bu yakıcı sorunların yanında unutmayalım ki 2015 yılında bir Ermeni sorunu var ki; küresel anlamda bir sorun. 2015 yılı Osmanlı Ermenilerinin tehcire tabi tutulmasının 100. yılı. Hatırlanacağı gibi birkaç yıl önce yine bu hükümet döneminde ciddi adımlar atılmış ve orada da mekik gibi diplomasiyi Davutoğlu yapmıştı. Protokoller imzalanmıştı. 23 Nisan tarihinde 24 Nisan'a yönelik açıklama gelecek yılda nelerin olacağının da işareti verilmiş oldu. Fakat çok çetrefilli olan bu siyasi sorunun çözümünü de ancak Davutoğlu gibi birisinin liderliğinde, entelektüel kapasitesinde bir siyasetçi ile çözüme doğru yol alınabilirdi.