X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 77 milyona elimi uzatıyorum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

77 milyona elimi uzatıyorum

  • Giriş Tarihi: 28.8.2014

Kongrede tüm partililerden helallik isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bugün yeni Türkiye'nin doğum günüdür. Bu milletin asla vesayete ihtiyacı yoktur. 77 milyonun her bir ferdine bir kez daha elimi uzatıyorum. Küskünlükleri bir kenara bırakalım

Türkiye'nin 12'nci Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, partisine veda ettiği AK Parti 1. Olağanüstü Kongresi'nde "Yeni Türkiye Manifestosu" konuşması yaptı. "Bugün yeni Türkiye'nin doğum günüdür" diyen Erdoğan, "Türkiye'de topluma rağmenciliğin sonu gelmiştir. Yeni Türkiye, çoğulcu bir Türkiye'dir. Üzerinde uzlaşacağı temel değerler daha çok demokrasi, daha çok özgürlüktür. Milletin vesayete, velayete ihtiyacı yoktur" dedi. Seçilmiş Cumhurbaşkanı, "AK Parti bir tek adam partisi değildir" derken, yeni Genel Başkan Ahmet Davutoğlu'nun da asla bir emanetçi olmadığını dile getirdi. Tayyip Erdoğan tarihi veda konuşmasında şunları söyledi:

MUSTAFA KEMAL'İN VİZYONU:
AK Parti her zaman ilklerin partisi oldu. Türkiye'ye böyle bir ilki, böyle bir reformu kazandırmanın gururunu hep birlikte yaşıyoruz. Bugün değişen, sadece şekildir. Öz değişmiyor. Partimizin yüklendiği misyon, hedef ve ideallerimiz değişmiyor. Bugün, sadece ve sadece isimler değişiyor. AK Parti, 13 yıllık bir siyasi parti olsa da, aslında, asırlar öncesinden başlamış kutlu bir yürüyüşün, kutlu bir davanın mirasını omuzlarında taşıyan bir partidir. Bu harekette Abdülhamit Han'ın dirayeti; Fatih Sultan Mehmet'in kahramanlığı, Osman Gazi'nin basireti; Nurettin Zengi'nin cesareti, Sultan Alparslan'ın imanı vardır. Bu harekette, Gazi Mustafa Kemal'in ufku, vizyonu, hayalleri vardır. Adnan Menderes'in, millet uğruna verilmiş canı vardır. Necmettin Erbakan'ın alın teri, Turgut Özal'ın da emeği vardır. Bu hareket, 14 asır önce Mekke'nin yalçın dağlarına inzal olmuş Allah kelamını, onun alemlere rahmet olarak gönderilmiş nebisini kendisine rehber edinmiş bir harekettir.

HAİNLER SİLİNDİ GİTTİ:
Tarih, davasına ihanet edenlerin onursuzca yok olup gittiğinin örnekleriyle doludur. Onların iftiralarını hiç kimse hatırlamıyor. Okyanus ötesinden gelen telefonlarla istifa edenleri, darbecilerin tehditlerine boyun eğenleri bugün hiç kimse hatırlamıyor. Unutulmaya namzet adaylar da var, onlar da zamanı gelince çöplükteki yerlerini alacak.

ADALET VE KALKINMA MÜCADELESİ:
AK Parti'yi kurduğumuzda, 2 büyük mücadeleyi vermeye azmetmiştik. Birincisi, asırlardır devam eden davamızı değiştirmeye, örselemeye yönelik girişimlere karşı verdiğimiz mücadeleydi. Biz buna adalet mücadelesi dedik. İkincisi de; asırlardır devam eden davamızı yaşatmak ve büyütmek mücadelesiydi. Buna da kalkınma mücadelesi dedik. Hamdolsun bu 2 büyük mücadeleyi de başarıyla bugünlere getirdik.

#Sayfa#


AK PARTİ BİR DÜNYA PARTİSİ:
Siyasetin üzerindeki vesayetleri, tüm direnişlerine rağmen ortadan kaldırdık. Darbe dönemlerinde alanı daraltılan siyasetin önünü açtık, alanını genişlettik. Diller, inançlar, yaşam tarzları üzerindeki kısıtlamaları nihayete erdirdik. Olağanüstü Hal'i biz kaldırdık. Başörtüsü zulmüne biz son verdik. Hayali dahi kurulamayan demokratik reformları biz gerçekleştirdik. AK Parti, sadece kendisine oy verenlere hizmet götüren değil; 77 milyona, 780 bin kilometrekareye; hatta sınırları aşarak, yurtdışındaki Türklere, Türkmenlere, tüm mazlumlara ulaşan bir partidir. Sadece Türkiye değil bir dünya partisidir.

77 MİLYONA MUSAFAHA ELİ:
Başbakan olarak son günümde, AK Parti'nin Genel Başkanı olarak son dakikalarımda, buradan, bizi sevsin ya da sevmesin 77 milyonun her bir ferdine bir kez daha musafaha (tokalaşmak) için elimi uzatıyorum. Biz, sizin yaşam tarzlarınızı, değerlerinizi anlıyoruz. Taleplerinizi, arzularınızı biliyoruz. Sizin de bizi anlamanızı istiyoruz. Nasıl badirelerden geçerek bugünlere geldiğimizi, nasıl dışlandığımızı görmenizi, anlamanızı istiyoruz. Bugün, yeni bir Türkiye kurulurken, eski kırgınlıkları, gerilimleri, kamplaşma ve kutuplaşmaları bir kenara bırakalım diyoruz. Yeni bir sayfa açalım, kırgınlıkları bir kenara bırakalım istiyoruz. AK Parti hükümetleri 77 milyonun hükümetleridir; seçimler ve sandık da millet için her zaman takdirini kullanacağı bir vasıtadır.

CHP'NİN ZARAR VEREN MUHALEFETİ:
Bu noktada, muhalefetin, kendisini yenileme ihtiyacı çok ama çok açıktır. Toplumu kamplara ayırarak, sokaktan medet umarak, Türkiye düşmanı hainlerle işbirliği yaparak muhalefet yapılamayacağı görülmüştür. CHP, kendisini sorgulamalı, parametrelerini artık mutlaka değiştirmelidir. Milletin seçtiği Cumhurbaşkanı'nın yemin törenine katılmayacağız diye açıklama yapıyorlar. Bize ne kaybettirir? Hiçbir şey. Ama size çok şey kaybettirir. Böyle bir muhalefetin, kendi tabanına da, ülkeye de vereceği hiçbir katkı yoktur.

#Sayfa#


TERÖR BİTİNCE MHP DE BİTECEK:
MHP; planı, projesi, alternatif çözüm önerileri olan bir siyasi parti olmak yerine; terör meselesinin beslediği bir parti olmayı tercih etmiştir. Şehit cenazelerini istismar etmiş, terörün varlığını adeta kendi varlığına endekslemiştir. MHP yönetiminin, Çözüm Süreci'ne, terörün sona erdirilmesine karşı çıkmasının sebebi de budur.

HDP TÜRKİYE SİYASETİ YAPMALI:
HDP de, tıpkı MHP gibi, teröre sırtını dayayarak varlık gösteren bir parti olmuştur. Diyarbakır'da feryat eden annelere kulak tıkayarak, sadece kan siyaseti yapılır. HDP de, kan üzerinden yürüttüğü siyaset tarzını terk edip, bir Türkiye partisi olmalıdır.

YENİ TÜRKİYE'NİN DOĞUM GÜNÜ:
Bugün, Türkiye'nin istikbalinin, her zamankinden daha açık, daha aydınlık olduğu gündür. Yeni Türkiye'nin doğum günüdür. Her meselenin çözüm zemini Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir. Artık bunların dışında bir yol, bir yöntem, Türkiye için söz konusu olamaz. Türkiye'de topluma rağmenciliğin sonu gelmiştir. Toplumsal meşruiyet siyasetin ana dayanağıdır. Bundan sonra Türkiye, ancak çoğulculukta uzlaşabilir; belli toplumsal talepleri gayrimeşru ilan ederek, meşruluk zemini dışına iterek bir uzlaşma gerçekleştirilemez. Yeni Türkiye'de makbul ve makbul olmayan vatandaş ayrımı yoktur. Bu milletin vesayete, velayete ihtiyacı asla yoktur.

#Sayfa#


TASFİYE OLDULAR:
Türkiye'nin yaşadığı son 2 seçim, bir anlamda paralel yapının ve destekçilerinin siyaseten tasfiyesi olmuştur. Siyasetin önündeki mesele, bu yapıyı hukuken de tasfiye etmektir. Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun hem siyasete, hem de halkın doğrudan seçtiği Cumhurbaşkanı'na karşı, son derece nezaketsiz tavırları, eski Türkiye'nin bir alışkanlığıdır.

HUKUK HAŞHAŞİLERE BIRAKILAMAZ:
Hukuk sistemi, bir avuç haşhaşinin şantajına mahkûm bırakılamaz. Kime çalıştığı, kimin çıkarları adına ülkesine ihanet ettiği artık belli olan Pensilvanya, hukuk sistemine talimat veremez. Türkiye Cumhuriyeti'nin hukuk sistemi, Hasan Sabbah benzeri tehlikeli meczupların oyuncağı asla olamaz. Vatansever hâkim ve savcılar, inanıyorum ki aralarındaki haşhaşileri temizleyecek, hukuk sistemi üzerindeki gölgeleri kaldıracaklardır.

EMANETÇİ BAŞBAKAN DEĞİL:
Şahsım da bu yeni süreçte, Davutoğlu kardeşime her aşamada katkı sunacağım. Şunu açıkça ifade ediyorum. O bir emanetçi değildir. AK Parti, bir tek adam partisi olmadı ve olmayacak. Partimizde sadece ve sadece Genel Başkan'ın ismi değişiyor. Heyecanımız, hedeflerimiz aynı.

#Sayfa#


DAVUTOĞLU'NDAN BEKLENTİLER:
Yeni genel başkanımızdan teşkilatımızın da, Türkiye'nin de beklentileri var. Teşkilatı derhal kucaklayarak, yarından itibaren, 2015 seçimlerinin hazırlıklarını başlatacak. 2015 seçimleri bizim için son derece önemli. Yeni bir anayasa yapacak çoğunluk 2015 seçimlerinde hedefimiz olacak. Ekonomide istikrar ve güven devam edecek. Aktif, barışçı dış politikamız devam edecek. Paralel yapıyla mücadele hız kesmeden devam edecek.

AK PARTİ 5'İNCİ ÇOCUĞUMDU:
Artık vedanın ve ayrılığın vaktidir. Bu veda ve bu ayrılık, sadece yeni bir başlangıç içindir. AK Parti, adeta benim bir çocuğumdu. Bir kez de burada, beşinci çocuğum olan AK Parti nedeniyle zaman zaman ihmal etmek zorunda kaldığım çocuklarımdan helallik diliyorum. Onların annelerinden, eşimden, helallik diliyorum. Kadroların kurulmasından balkon konuşmalarına, şarkılarından ezgilerine kadar her aşamada partimle teşkilatımla oldum. Her zorluğa sizlerle birlikte göğüs gerdik. Partimizi öyle bir yere taşıdık ki, Türkiye'nin kaderiyle, AK Parti'nin kaderini adeta özdeş hale getirdik. AK Parti'yi, Filistin başta olmak üzere, yeryüzündeki tüm mazlumların umudu konumuna yükselttik. Allah, hepinizden razı olsun. Tek tek her birinizden helallik diliyorum. Ben de her birinize hakkımı helal ediyorum.

'PARALEL YAPIYA KARŞI MÜCADELE BOYNUMUN BORCU'
Eski Türkiye'nin bir başka aktörü de paralel yapıdır. CHP ve MHP'nin bu yapıyla işbirliği yapmaları, hem eski Türkiye özlemlerinin, hem de bürokratik vesayette aynı istikamete bakıyor olmalarının sonucudur.
Cumhurbaşkanlığı makamı, yeni hükümetimiz ve siyaset kurumu; vatanına ihanet eden bu paralel yapıyla, aynı zamanda bürokratik vesayetle kararlı ve cesur şekilde mücadeleyi sürdürecektir. Yeni Türkiye'de, çetelere prim verilmeyecektir.

Lütfen, mensubu oldukları yapıya ilişkin sorular sorsunlar. Pensilvanya'daki, 'Hizmet' diyerek, eğitim diyerek yola çıkan bir yapının, MİT'e neden kastettiğini, Türkiye Cumhuriyeti'nin en başarılı hükümetine neden darbe girişiminde bulunduğunu, CHP ile MHP, HDP ile neden işbirliği yaptığını sorgulasınlar. Bu sorgulamayı yaparlarsa, inanıyorum ki yanlışı görecekler. Paralel yapının tabanındaki kardeşlerimizle kardeşliğimizi yeniden tesis etsin diye dua ediyorum.

#Sayfa#


İHANET CEZASIZ KALMAYACAK
Bugün bu kongrede seçilecek yeni Başbakan'ın, paralel devlet yapısı ile mücadelede son derece kararlı, azimli ve cesur olacağına yürekten inanıyorum. Esasen, yeni Genel Başkan'ın ve Başbakan'ın seçilmesinde, birçok kriterin yanında, paralel yapıya karşı duruşu da etkili olmuştur. İhanet, cezasını alacaktır. Cumhurbaşkanlığı makamında, bu ihanetin hesabını sormak da boynumun borcudur.

2 MESAJ: SÜREKLİLİK VE YENİ TÜRKİYE
AK Parti olağanüstü kongresinin bundan sonra neler olacağına ilişkin AK Parti'ye, siyasi aktörlere ve topluma verdiği önemli mesajları var. Nasıl bir Türkiye arzu edildiği, yeni Türkiye'nin nasıl kurgulanacağı, Köşk- Başbakanlık ilişkilerinin nasıl şekilleneceğine ilişkin ipuçları hem Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hem de Genel Başkan Davutoğlu'nun konuşmalarında yer aldı. Kongrenin en güçlü mesajı yeni Türkiye'ye ilişkin... Bu kongre yeni Türkiye'nin inşası için bir milat olarak görülüyor. Erdoğan'ın kafasında, tüm toplumsal kesimleri kuşatan, dışlanmış hisseden herkesin içinde yer bulacağı bir ülke var. "Biz sizi anlıyoruz, siz de bizi anlayın" mesajı yeni Türkiye'nin anahtar cümlesi. Erdoğan bunun için çalışmaya, aktif siyasetin içinde olmaya, liderliğe devam edecek. Nitekim Davutoğlu da "veda değil vefa kongresi" dedi. "Süreklilik" kongrenin verdiği en güçlü ikinci mesaj. Yeni Türkiye ile AK Parti'nin geçmiş 12 yılı arasında bir kopukluk yok. Geçmiş 12 yıl "restorasyon", bundan sonrası "inşa süreci" olarak görülüyor. Şüphesiz bu süreklilik Davutoğlu'nu "belirlenen politikaları sürdüren emanetçi" yapmayacak. Kongrede bunun da yanıtı verildi. Erdoğan "Emanetçi olmayacak" dedi. Öte yandan Ahmet Davutoğlu uyumsuzluk bekleyenlere "Heveslenmesinler" dedi. Bunun sebebi Erdoğan ile Davutoğlu'nun temel meselelerde fikir ayrılığı yaşamamaları. Ne Mısır darbesi ne Suriye krizi ne de Gezi olaylarında fikir ayrılığı yaşadılar. Özellikle paralel yapıyla mücadelede kararlılık mesajları önemliydi. Seçilmiş Cumhurbaşkanı ve Başbakan sinerjisinin bu tür temel konularda Türkiye'ye kazandıracağı çok şey var.

'ASLA BİR VEDA DEĞİL'
Tayyip Erdoğan, Arena Spor Salonu dışındaki partililere seslenirken, "Bu asla bir veda değil, bu da bir Fatiha'dır, yeni bir milattır. İnşallah bundan sonra da seçmiş olduğunuz ilk cumhurun başkanı olarak aranızda olacağım" dedi.

ZÜBEYDE YALÇIN, MEHMET ALİ BERBER, EDA IŞIK, AHMET TOPAL, YAHYA BOSTAN