X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Gurur duydum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Gurur duydum

  • Giriş Tarihi: 21.9.2014

Kurtarılan Türkiye'nin Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz: Demek ki benden daha yakın takip ediyorlarmış, her şeyi biliyorlardı. Şahsen devletimle çok gurur duydum

Türkiye'nin Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz, kurtarılmalarının ardından Esenboğa Havalimanı'nda gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı. İnsanın vatanı için katlanamayacağı hiçbir şey olmadığını söyleyen Yılmaz, Türkiye'nin çabaları karşısında gurur duyduğunu belirtti. Türkiye'nin bütün adımları dikkatlice attığını belirten Yılmaz, emeği geçen, kendilerine dua eden herkese teşekkür etti. Öztürk Yılmaz, yaşadıklarını, duygularını şöyle dile getirdi:

HER ŞEYİ BİLİYORLARDI
"102 gün geçti, bugün esaretten kurtulmanın günüydü, çok mutluyuz. Sayın Başbakanımızı aradığımda 'Öztürk hoş geldin' dedi. Demek ki benden daha yakın takip ediyorlarmış, her şeyi biliyorlardı, her şeyi en iyi şekilde takip ettiler. Şahsen devletimle, ülkemle gurur duydum. İnsanın, vatanı için gittiği görevde başına her şey gelebilir. Musul dünyanın en tehlikeli yeri, binlerce insanın öldürüldüğü bir yer, terör olaylarının merkezi. Böyle bir yerde bayrak dalgalandırmak kolay iş değil. Biz de büyük sıkıntılar çektik, ancak insan ülkesi için bunlardan gocunmaz, bunlardan gurur duyar. Ben de ülkem için katlandığım her şeyden gurur duyuyorum."

GÖRÜNTÜLER BİZİ KORKUTMADI
IŞİD militanları tarafından kafası kesilerek öldürülen James Foley, David Haines ve Steven Sotloff'un görüntülerinin kendilerine izletildiğini açıklayan Yılmaz, "Ama bunlar bizi korkutmadı. Korkuyu daha ilk gün yenmiştik" dedi. Yılmaz, dış dünya ile iletişimi nasıl sağladıkları sorusuna ise, "Telefonum olduğu doğru. Ancak onu çok sakladık" cevabını verdi.

UMUTSUZLUĞA KAPILMADIK
"İlk yapmak istediğim şey, çocuklarımı alıp evime gitmek" diyen Öztürk Yılmaz, "Umutsuzluğa kapıldınız mı?" sorusuna, "Hayır. Allah'a inanan insanlar mutsuzluğa kapılmaz. Umutsuzluk diye bir şey olmaz, inanan insanların umutsuzluğu olmaz. İnsan yaşadıkça umudun ışığı da hiçbir zaman sönmez" yanıtını verdi. Gazetecilerin ısrarlı soruları üzerine Yılmaz, "Ailemle 102 gündür görüşmüyorum, şu anda ilk yapmak istediğim şey, çocuklarımı alıp evime gitmek" dedi. Öztürk Yılmaz'ın eşi Özay Yılmaz da "Biz de aynı şeyleri yaşadık 101 gün. Çok şükür kavuştuk" diye konuştu.

KAFASINA SİLAH DAYANDI
Rehinelerden Alptekin Esirgün: Başkonsolos Yılmaz, IŞİD mensuplarının Türkiye adına açıklama yapması yönündeki zorlamalarına karşı koydu. Kafasına silah dayandığı halde yine açıklama yapmadı. Süreci çok iyi yönetti.
Ela bebeğin babası Emin Ercan: Eşimle beraber vatanıma dönme sevinci yaşamak oradaki sıkıntıların hepsini unutturdu
Emniyet görevlisi Alparslan Yel: Orada esirlik hayatı vardı. Müslüman olduğumuz için biraz iyi davrandılar. Yine de o kadar rahat değildik. Orada bir savaş vardı.
#Sayfa#
AİLELER ÇİFTE BAYRAM YAŞADI
Işid tarafından 101 gün önce rehin alınan ve önceki gün Türkiye'ye getirilen konsolosluk görevlilerin aileleri büyük sevinç yaşadı. Irak Şam İslam Devleti tarafından kaçırılan Türkiye'nin Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz'ın (45) babası Şerafettin Yılmaz, oğlunun serbest bırakıldığı haberi üzerine eşiyle birlikte Ankara'ya gitti. Yılmaz emeği geçenlere teşekkür etti.

KAÇIRILDI, KIZI OLDU

Konsolosluk görevlilerinden özel harekât polisi Ömer Çil'in Hatay'daki ailesi de sevinç yaşadı. Ömer Çil'in eşi Hanife Çil ise, "Kocamın kaçırıldığı gün doğum yaptım. Kaçırıldığı bir ay boyunca bana söylenmedi, saklandı. Kocamı görmeyeli 9 ay oldu. Çok özledim. Evine dönmesini bekliyorum" diye konuştu.

"KURBAN KESECEĞİM"
Konsoloslukta görevli özel harekatçı Tayfun Yaman'ın Aydın'daki baba ocağında da sevinç var. Anne Gülten Yaman (55), haberi aldıklarında önce büyük bir şok ardından da büyük bir sevinç yaşadığını söyledi. Yaman, "Burunları kanamadan ülkemize geldiler. Allah herkesten razı olsun. Oğlumun serbest kaldığını televizyondan öğrendim. Oğlumla telefonla görüştüm. Çok ama çok mutluyum" dedi. Eşinin Ankara'ya gittiğini söyleyen Gülten Yaman, "Oğlumun hasretinden yanıyorum. Gelsin kurban keseceğim" diye konuştu.

ÇİFTE DÜĞÜN VAR
Türkiye'ye getirilen Musul'daki konsolosluk görevlilerinden özel harekatçı Ali Durmuş'un kaçırıldığı hafta oğlunun düğününün yapılacağı, kaçırma olayı nedeniyle düğünün ertelendiği öğrenildi. Düğünü ertelenen polis memuru Onur Durmuş ve nişanlısı Ebru, sevinçlerini dedesi ve babannesiyle paylaştı.

EN KÜÇÜK REHİNE

Babası Emin Ercan ve annesi Sümeyye Ercan'la birlikte rehin alındığında 9 aylık olan ve şimdi 1 yaşına giren Ecrin Ela en küçük rehineydi. Ecrin Ela'nın dedesi Nevzat Ercan "İlk günden beri devletimize güveniyorduk. Kimsenin burnu kanamadan çatışma yaşanmadan kurtarıldılar. Torunumuz doğum gününü memleketinde kutlayacak" dedi. Ela bebeğin diğer dedesi Doğan Ertekin ise "Sabırla bekledik. 76 milyon insan bu sevinci yaşıyor" dedi.

FIRTINA GÖREV ŞEHİDİ OLDU
Işid tarafından rehin alınan Türk konsolosluk çalışanları yaşadıklarını SABAH'a anlattı. 1 katlı baraka evlerde tutulduklarını belirten konsolosluk çalışanları, kendileriyle birlikte rehin alınan Fırtına'yı unutmadı. Serbest kalan Türk rehineler, 6 yaşındaki Fırtına isimli dedektör köpeğinin de kendileriyle birlikte rehin tutulduğunu ve bir bombardımanda yaralanarak öldüğünü söyledi. Özel Harekat Polisi Yaşar Dalkılıç, Fırtına'nın da kendileriyle birlikte götürüldüğünü, rehin tutuldukları yerde Fırtına'nın da bulunduğunu söyledi. Fakat kendisinin de başından yaralandığı bir bombardıman sırasında Fırtına'nın da şarapnel parçalarından yaralanarak öldüğünü söyledi.

Erhan ÖZTÜRK - Sırrıberk ARSLAN - Yaser ÇAPAROĞLU - Tarık YILMAZ - Adsız GÜNEBAKAN - Ali ALTUNDAŞ - Ahmet Topal - Ali EKEYILMAZ (SABAH / ANKARA)