Türkiye'nin en iyi haber sitesi

5 maddelik çerçeve

1 İslam' a zarar verilmesine engel olunacak
2 Siviller korunacak, ılımlı muhalifler desteklenecek
3 Sınırdaki mülteci yükü azaltılacak
4 Kürt bölgesi ve ticaret güvenceye alınacak
5 Çözüm süreci riskten arındırılacak

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, IŞİD'e karşı kurulan koalisyona Türkiye'nin de katılacağı sinyali verirken, kara müdahalesi seçeneği de masaya yatırıldı. Türkiye, A Planı olarak uçuşa yasak bölgenin ilanı ile birlikte Suriye sınır hattı boyunca güvenli insani bölge (tampon bölge) oluşturulmasını hedefliyor. ABD ikna edildi ancak, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde uçuşa yasak bölge kararının alınmaması ihtimaline karşı B planı üzerinde de çalışılıyor. Ankara'nın, güncellediği strateji şu 5 eksen üzerine kuruldu:

İSLAM'A ZARAR: IŞİD gibi terör örgütleri barış dini olan İslam'a zarar veriyor. Türkiye ve Müslüman ülkeler sürekli barış ve anti-terörizm mesajları verse de IŞİD gibi örgütler İslam dünyasının imajını zedeliyor. Bu alanda da sorumluluk Müslüman ülkelere düşüyor. Türkiye, İslamofobia'nın en büyük nedenlerinden olan bu tür örgütlerin bertaraf edilmesini amaçlıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu konuda "Dinimizle alakası olmayan bu acımasız uygulamaları kabullenmek mümkün değil. İslam; kardeşliğin, birliğin dinidir. Müslüman olarak elimizden ne geliyorsa yapmamız lazım. Olayın tarafı olmaya namzetiz" ifadelerini kullanmıştı.

SİVİLLERE KALKAN: Türkiye, operasyon sırasında bölgedeki sivillerin hayatlarından büyük endişe duyuyor. Operasyonun içerisinde yer alınarak, istihbarat paylaşımı ve koordinasyonda etkinlik kazanılacak. Böylece gerek sivillerin gerekse Türkiye'ye yakın Sünni aşiretler ile Türkmenlerin korunması için azami hassasiyet gözetilecek. IŞİD hedefleri vurulurken Ankara için önem ve öncelik taşıyan aralarında Kürtlerin de bulunduğu sivillerin zarar görmesinin önüne geçilecek. Ayrıca hava operasyonlarında IŞİD ile birlikte bölgedeki ılımlı muhaliflerin de vurulmasına karşı önlemler alınmış olacak. Özgür Suriye Ordusu'na "eğit-donat" politikası gereği uluslararası destek temin edilecek.

SIĞINMACILARIN İHTİYAÇLARI: Türkiye, uluslararası koalisyonda yer alarak her alanda sorumluluk paylaşımını gündemde tutacak. Koalisyondaki her ülkenin külfet paylaşımına katılması, halen sınırındaki 150 bin Kürt sığınmacı ile Türkiye içinde sayıları 1.5 milyonu bulan Suriyeli'nin ihtiyaçlarının karşılanması konusunda koalisyonun elini taşın altına sokması, uluslararası toplumlun harekete geçmesi sağlanacak.

4- K. IRAK HASSASİYETİ: Türkiye, IŞİD teröründen dolayı en büyük tehdide maruz kalan Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'nin ve Kürt halkının da yanında olmak istiyor. Yakın zamanda gelişen siyasi ve ticari ilişkilerin yanısıra tarihi bağların gereği olarak Kürt Yönetimi'ni bu zor durumda desteklemeyi amaçlıyor. Operasyonlar ile gerek Kuzey Irak'ta gerekse Suriye'nin kuzeyinde büyük tehdit altında olan Kürt, Türkmen ve Arap topluluklarının can güvenliği konusunda sorumluluk üstlenilmiş olunacak. Ayrıca Irak Bölgesel Kürt Yönetimi ile kurulan enerji işbirliği de orta vadede teminat altına alınacak.

5- ÇÖZÜM SÜRECİ KORUNACAK: Kuzey Irak'a yardımın yanı sıra bir önemli hedef de Çözüm Süreci'nin korunması. Kuzey Suriye'deki Kürtlerin güvenliğini sağlama iddiasıyla terör örgütü PKK, Suriye'deki uzantısı PYD ile dayanışma sergiliyor ve silahlamasını artırıyor. PKK bölgede güç kazanırken, örgütün şahin kanadı da Türkiye'nin çözüm sürecini sabote etmeye çabalıyor. Gerek insani yardımlar ve Kürtlerin güvenliği gerekse bölgede sağlanacak alan hakimiyeti ile PKK'nın farklı arayışlarına girmesinin önüne geçilecek.

TEZKERELERE 'RİSK' AYARI
2 Ekim'de TBMM'de görüşülecek tezkerelerde 'tüm terör örgütleri' vurgusu yapılacak. Güvenli bölgeye yönelik tacizler, Türkiye'ye yapılmış sayılacak

Türkiye önümüzdeki hafta yoğun bir "IŞİD ve tezkere" gündemi yaşayacak. New York'taki BM zirvesinden dönen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, hafta başında güvenlik zirvesini toplayacak. Toplantıda, IŞİD'e yönelik mücadele stratejisi ve Meclis'e gönderilecek tezkere masaya yatırılacak. 2 Ekim'de TBMM'de ele alınması beklenen tezkerelerin kapsamı belirlenecek. Hükümetin üstünde çalıştığı tezkerede, Suriye ve Irak'taki terör örgütlerinin isimleri tek tek sayılmayacak. Bunun yerine "bölgeyi istikrarsızlaştıran tüm terör örgütleri" vurgusu tercih edilecek. Böylece bilinenlerin dışında, IŞİD ve benzeri örgütler de ortaya çıktığında Ankara'nın askeri müdahale konusunda eli rahat olacak. Türkiye tüm terörist eylemler karşısında ulusal güvenliğini korumak üzere askeri seçeneği de içerecek şekilde her türlü önlemi alabilecek. Mevcut Irak tezkeresinde, "PKK" ya atıf yapılıyor. Suriye tezkeresinde ise örgüt ismi bulunmuyor." Tezkerelerin kabul edilmesi ile birlikte Türkiye'nin, sınırın Suriye tarafından güvenli insani bölge oluşturulması gündeme gelecek. Suriye'de rejim ya da IŞİD'den kaçan siviller bu tampon bölgede toplanacak. Sığınmacı dalgası, sınır hattında karşılanacak. Başta Kürtler olmak üzere Suriyeli sığınmacıların ülkelerine dönme umudu canlı tutulacak. Türkiye güvenli bölgeyi askeri korumaya almayı planlıyor. Bu da güvenli bölgeye saldırı olması halinde Türkiye'nin anında karşılık vermesi anlamına geliyor.

'BAŞKA ÜLKENİN TOPRAKLARINA GİRİLMEMELİ'
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 2 Ekim'de Meclis'te görüşülecek olan tezkerelerle ilgili "Türk Silahlı Kuvvetlerinin başka ülkenin topraklarına girmesini istemiyoruz" dedi. Bolu'da bazı programlara katılan Kılıçdaroğlu gazetecilerin tezkere ile ilgili sorusunu "İçeriğine bakacağız. Türk Silahlı Kuvvetlerinin başka ülkenin topraklarına girmesini istemiyoruz. Yani sıcak savaşın unsuru olmasını istemeyiz. Bu düşüncemizi de defalarca dile getirdik" diye yanıtladı. Hükümetin IŞİD'e "terör örgütü" diyemediğini öne süren Kılıçdaroğlu, ülkenin itibarının kalmadığını savundu.
ARKADAŞINA GÖNDER
5 maddelik çerçeve
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz