Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Erdoğan Meclis'te konuştu

Giriş Tarihi: 1.10.2014 15:05 Güncelleme Tarihi: 1.10.2014 16:15

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, halkın oylarıyla seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olarak Yeni Yasama Yılı açılışında TBMM'de konuştu.

Yeni Yasama Yılı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek'in açılış konuşmasıyla başladı.

Çiçek, "Ülkemiz kan ve ateş çemberi içinde huzurlu bir sığınaktır" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclis Genel Kurulu'na girdiğinde AK Parti milletvekilleriyle birlikte CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de ayağa kalkarak karşıladı.

Okunan İstiklal Marşı'nın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını yaptı.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

5. Yasama Yılı'nın ülkemiz, demokrasimiz için hayırlı olmasını diliyor, tüm milletvekillerine ve siyasi partilere başarılar diliyorum.

Doğrudan, halkın oylarıyla seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olarak sizlere hitap etmenin bahtiyarlığını yaşıyorum.

Türkiye Cumhuriyeti hepimizin gurur duyacağı demokratik olgunluğa erişmiştir.

Seçilmiş bir cumhurbaşkanı ve hükümet şu anda olduğu gibi uyum içinde Türkiye'ye hizmet edecektir.

Milletin iradesi son derece şeffaf bir şekilde tecelli etmiştir.

Sandık her meselenin çözüm yeridir, TBMM'ye istikamet çizmek için sandık dışındaki her yol gayri meşrudur.

Son yıllarda yapılan seçimler göstermiştir ki, millet iyi ile doğruyu ayırabilecek makamdır.

Milletimizin asla vasilere ihtiyacı yoktur. Millet anlamaz, millet bilmez yaklaşımlarında bulunanların dönemi kapanmıştır.

Millet nasıl ki, kendisi için vasi ve veli kabul etmiyorsa siyasetin de vesayetten kurtulması gerekmektedir.

Geçmişte sandıktan umudunu kesenler sokaktan medet ummuştur.

Siyaseti ve milli iradeyi tehdit eden terör eylemleri karşısında önce siyasetçilerin durması gerekir.

Güvenlik güçlerine taş fırlatan siyaset anlayışı aslında kendisini küçülten siyaset anlayışıdır.

Demokrasi ve özgürlük ortamı Türkiye'yi güçlendiren mekanizmalar oldu. kaldırılan her yasak topluma huzur verdi.

12 yıl içinde Türkiye ortalama yüzde 5 büyüme hızını yakalamıştır. Türkiye'nin korkarak yakalayacağı hiçbir hedef yoktur.

Bölünme, parçalanma, iç çatışma gibi senaryoların yersiz ve anlamsız olduğu yakın tarihte görülmüştür.

Başörtüsü yasağının kalkması söylendiği gibi infiale yol açmamış toplumun normalleşmesini sağlamıştır.

İsrail'in Gazze'ye saldırısında 16 gazeteci hayatını kaybetmiştir. Bu tepki almazken, Türkiye haksız eleştirilere maruz kalmaktadır.

Çözüm sürecinin sabırla geleceğe taşınması en büyük arzumuzdur.

Çözüm sürecini hazmedemeyen, sabote etmek isteyenler var. Kan lobilerine karşı duyarlı olmalıyız.

Tarih çözüme doğru son derece kararlı şekilde akıyor. Partilerin destek olması tarihi bir sorumluluktur.

Akan kan bizim gençlerimizin kanıdır. Bunu durdurmak yüce Meclis başta olmak üzere herkesin sorumluluğudur.

Yeni Türkiye inşacı, yön gösterici bir kavramdır.

Bundan sonra Türkiye çoğulculukta uzlaşabilir.

Yeni Türkiye'ye bir direnç de söz konusudur. Türkiye'nin yeni sosyolojisi karşısında bu direncin başarı şansı olmadığı kesindir.

Yeni Türkiye'de makbul olan ve olmayan ayrımı yoktur. Bütün vatandaşlar eşittir.

Paralel devlet yapılanması, meşru demokratik siyaseti tahrip etmek istemektedir.

Son iki seçim paralel yapı ve destekçilerinin tasfiyesidir.

İlkesi, kuralı ahlakı olmayan paralel yapı kimseye fayda sağlamaz.

Yargı içinde karanlık bir şebekenin güç kazanmasına asla müsaade edilmeyecektir. İnanıyorum ki yargı mensupları yargıyı teslim alma çabalarına 'dur' diyecektir.

Yeni Anayasa bir an bile geciktirilmeden yapılmalı. Türkiye darbe döneminin prangalarından kurtarılmalıdır.

Türkiye'nin bölgemizdeki hiçbir ülkenin iç işlerine müdahale arzusu yoktur.

Bölgenin huzur ve güveni doğrudan Türkiye'nin huzur ve güvenini ilgilendirmektedir.

Bölgedeki gelişmeler, insanlık dramları karşısında herkes susabilir ama Türkiye'nin böyle bir seçeneği yoktur.

Türkiye oyun kurucu, inisiyatif alan, barış için mücadele eden bir devlet konumuna yükselmiştir.

Büyük devlet sınırlarını dünyaya kapatan bir devlet değildir. Sınırların ötesine gönlünü açabilen, risklerle baş edebilen devlettir.

Alan el Türkiye, artık veren bir el olmuştur.

Avrupa 130 bin Suriyeliyi kabul etti. Türkiye'nin bağrına bastığı mülteci sayısı ise 1,5 milyondur.

Mülteciler için 4 milyar dolar harcadık, bununla gurur duyuyoruz.

Hiçbir terör örgütüne sempatiyle, müsamahayla bakmamız söz konusu olamaz.

Türkiye kendisini kullandıracak bir ülke değildir.

Geçici çözümler, Irak'ı her on yılda bir yapılacak müdahaleyle karşı karşıya olacaktır.

Dünya Beş'ten Büyüktür.

Bölgemizde yeni ve büyük krizler yaşanırken, krizler Müslüman kardeşlerimizi ilgilendirirken kayıtsız kalmamız düşünülemez.

Bölge yeniden şekillenirken Türkiye gelişmelere seyirci kalamaz.

AB'ye tam üyelik hedefi, Türkiye'nin stratejik hedefidir.

Türkiye IMF'ye ağır borç anlaşmaları yaparken, IMF'ye borç verebilecek bir ülke konumuna yükseldi.

Korkutarak, kamplaştırarak yapılan değil kucaklaştırarak yapılan bir siyaset Türkiye'yi hayallerine kavuşturacaktır.


ARKADAŞINA GÖNDER
Erdoğan Meclis'te konuştu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz