X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Başbakan'dan dünyaya sitem
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Başbakan'dan dünyaya sitem

  • Giriş Tarihi: 7.10.2014 00:56 Güncelleme Tarihi: 7.10.2014 04:34

CNN'in ünlü ismi Christiane Amanpour'un sorularını yanıtlayan Başbakan Davutoğlu, "Suriye'de 'IŞİD'ten öncesi ve IŞİD'ten sonrası' diye bir ayrım yapmamalıyız. Suriye'deki krizin ilk günlerinden şimdiye kadar hiçbir ülke saldırılara, rejimin acımasız saldırılarına ve IŞİD'e karşı Türkiye'nin yaptıklarından daha fazlasını yapmadı. Geçen yıl 10 Ekim'de hükümet kararıyla IŞİD'i terör örgütü ilan ettik" dedi.

ABD'nin Esad rejimine karşı değil, sadece IŞİD'e yönelik hava saldırılarıyla ilgili bir soruya yanıt veren Davutoğlu, "ABD'nin Suriye'deki hava saldırılarının gerekli ancak yeterli değil. Bu hava saldırıları, IŞİD'in engellenmesi için gerekli ancak birleşik bir strateji geliştirmediğimizde ne olacak? IŞİD'i ortadan kaldırdığımızda başka bir örgüt gelebilir" ifadelerini kullandı.

"TAVSİYEMİZİ DİNLESELERDİ..."

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın açıklamalarına değinen Davutoğlu, "Bu, gerçekten de çok haksız bir suçlama. Bizim iki beklentimiz var Christiane: Hakkaniyet ve empati. Öncelikle empati. ABD'nin de Meksika ile sınırı var. Ve her iki tarafta iki devlet var. Tüm sınırı kontrol etmek kolay mı? 1,6 milyon insan (Türkiye'ye) geldi. Bu Washington, Boston ve Atlanta'nın toplam nüfusu. Ne tür riskler ve güçlüklerle karşı karşıya olduğumuzu hayal edebilirsiniz. Ya sınırları kapatacağız böylece hiç kimse gelemeyecek. Bu da bizim kültürümüze ters. Ama sınırımızı kapatsaydık eminiz sert bir dille eleştirilecektik. Türkiye bunu nasıl yapabilir diyeceklerdi. Sınırı açtığınızda ve üç günde 180 bin kişi geldiğinde ise herkesi kontrol etmek çok zor."

Suriye'deki muhalefetle ilgili soruya yanıtlayan Davutoğlu, "Ne yazık ki Suriye'nin dostlarından bu gruba destek gelmedi. Ilımlı muhalefeti, Suriye Ulusal Koalisyonu'nu desteklediğimizi saklamıyoruz. (Müttefiklerimiz ve BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri) tavsiyemizi dinleselerdi, ılımlı muhalefeti korusalar ve destekleselerdi bugün IŞİD gibi büyük bir krizle karşı karşıya olmazdık."

Davutoğlu, Biden ile sorunun çözülüp çözülmediği sorusuna şu yanıtı verdi:

"Bu, bizim için son derece rahatsız ediciydi. Amerikalı dostlarımıza tüm bunları açıkladık. ABD gibi önemli bir müttefikten bir liderin aniden bizi suçlamazı, inanılmaz ve kabul edilemez bir şey. Hemen bunun kabul edilemez olduğunu ve hiç kimsenin (BMGK'nın daimi üyelerinin) yaptığı hatalar yüzünden Türkiye'yli suçlayamayacağını söyledim. Biz, milyonlarca mülteciyi kabul ettik. Dün Biden Erdogan'ı aradığında Kurban Bayramı kutlaması için Cumhurbaşkanı'mızın evindeydim. Şahsen Biden'ın özür dilediğini ve meselenin kapandığını düşünüyorum. Umarım gelecekte hiçbir lider, insani krizi çözmek için bu kadar çok çaba harcayan bir ülkeye bu tür suçlamalar yöneltmez."

"YENİ KABİNE HEM DİNAMİK, HEM DE SON DERECE DENEYİMLİ"

Türkiye'deki gelişmelere de değinen Davutoğlu, "(Kabinede) bazı önemli değişiklikler yaptım. Bakanların sayısında değil, ancak pozisyonunda. Bu benim kendi seçimimdi. Büyük değişiklikler yapmak istemedim çünkü 2015'te yeni bir seçim daha olacak. Devamlılık benim için çok önemli, ancak aynı zamanda kabinede yeni bakanlar var. Yeni kabine, bu anlamda hem dinamik hem de son derece deneyimli. Cumhurbaşkanı ile ilişkilere gelince, Erdogan, artık parti siyasetinin bir parçası değil, artık partinin üyesi değil. Çünkü Anayasa'ya göre istifa etmesi taraf tutmaması gerekiyor. Bu açıdan artık siyasi tartışmanın dışında" diye konuştu.

Başbakan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Halkıma halihazırdaki bir askeri darbenin ürünü olduğu olduğu için yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu söyledim ve söz verdim. Temel değişim devlet-merkezli bir anayasa değil insan haklarının merkezde olduğu bir anayasa. Aslında bu çok ilginç. Ordu, 1990'larda başbakanın pozisyonunu ve gücünü sınırlamak amacıyla cumhurbaşkanını seçilen başbakana karşı çok güçlü kılmış. Varsayımları gelecekte de askeri bir cumhurbaşkanının olmasıydı. Tabii ki sistemin yeniden dengelenmesi gerekiyor. Ancak Türkiye'de yasama, yürütle ve yargı ayrıdır ve Cumhurbaşkanı, bu güçler ayrılığının bir parçası değildir. Benimle Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki uyum, iki arkadaş ve tüm sorumlulukları üstlelenen iki lider olarak devam edecek."

Mustafa Akyol'un New York Times'taki "Davutoğlu'nu Recep Tayyip Erdoğan seçti çünkü belli başlı tüm konularda aynı fikre sahipler. Davutoğlu, ülkenin acı, nefret yüklü siyasi arenasına nazik, kibar ve güleryüzlü kişiliğini getirerek Türkiye'ye yardımcı olabilir" şeklindeki açıklamasının hatırlatılması üzerine Davutoğlu, "Öncelikle bu varsayım yanlış. Aslında birçok açıdan son 3-4 yılda birçok reform yapıldı. Erdoğan'ın otokrat olarak tanımlanması yanlış. Stilime gelince herkesin kendi kişiliği var ve bu bunların birbirene alternatif olduğu anlamına gelmiyor. Aksine bir açıdan tamamlayıcı ve kapsayıcı da olabilirler. Benim kişiliğim, akademik yaşamımdan şimdiye kadar değişmedi ve değişmeyecek" dedi.