X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Oyunu fotoğrafla!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Oyunu fotoğrafla!

  • Giriş Tarihi: 8.10.2014

Hâkim Vildan Yeşilyurt, bir dönem içinde yer aldığı paralel yapının gerçek yüzünü aHaber'e anlattı: Hâkim ve savcıları tehdit edip, "Verdiğin oyun fotoğrafını çek" diyorlar. Yargıdan bazı arkadaşlar yaşadıklarını anlatıyor

Erzurum Pasinler Hâkimi Vildan Yeşilyurt, aHaber'de yayımlanan "Yüzde Yüz Siyaset" programında, bir dönem kendisinin de parçası olduğu cemaat ve paralel yapı hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Paralel yapının kendisine mobbing uyguladığını ifade eden Yeşilyurt, yapının YARSAV'ı ele geçirdiğini ve yargıya da "Seçimde verdiğin oyun fotoğrafını çek" diye baskı yaptığını anlattı. Yeşilyurt özetle şunları söyledi:

SORU SORDUM, KÖTÜ OLDUM

Gülen cemaatiyle lisede tanıştım. Erzincan FEM Dershanesi'ne gittim. Daha sonra üniversiteye geldim. Bizim kopuş noktamız, hâkim-savcı evlerinde "Ders çalışıp oralara gireceksiniz" denmesi oldu. Bana "Çok fedakârlık yapacaksınız" dediler, ben de "Daha bizim sınav kazanacağımız belli değil. Neden biz böyle bir adım atıyoruz?" diye sordum. Tabi bu kötü bir soruydu. Anladım, itaatsizlikti. Zaten daha sonra beni istemediler. 3 sene boyunca üniversitede onların evinde kaldım. Bana mobbing uyguladılar. Yani "Çık git buradan" süreciydi. Sınavı çok sıkıntılı bir şekilde kazandım.
Benimle kalan arkadaşlarım sınavı hemen kazandı ama ben gece gündüz çalışıp kazandım. Arkadaşın biri çok yüksek puanla kazandı daha sonra anladım ki soruları vermişler. İnsanlar gece gündüz kurslara gidiyor, bunlar nasıl alıyor bu puanı? Daha sonra sınav iptal oldu bu arkadaşlar o puanları alamadılar. Bir cemaat mensubu geldi ve bizi tehdit etti. "Cemaat yapılanmasını ortaya çıkarırsanız sizi bitiririz" dediler. Bu yapı içinde kalınca kimin cemaatçi olduğunu biliyorsunuz. Daha sonra ben sınavı mülakatta kaybettim. Oysa bütün sorulara cevap vermiştim. "Nasıl olur bu?" diye peşine düştüm. Sonra öğrendim ki arkadaşlarımdan "Cemaatte MİT ajanlığı yaptım" diye sınavı kazanamamışım. Ben Alevi'yim diye almamışlar, cemaat böyle söylemiş. Örneğin maliyecilerin sınavı kazananlar listesini alıyorlar ve arkadaşlara "Bunlardan hangisi mesleğe girmeye uygun, hangisi değil?" diye soruyorlar. Kazananların listesi alınıyor, tek tek eliyorlar. Tehlikeli bir yapı değilseniz sizi neden rahatsız ediyor?
Gelip arkadaşlarımıza "Sen o kadar cemaat evinde kaldın bize vefa borcun var" diyorlar. Söz verdiriyorlar, yemin ettiriyorlar. Benim bir mahkeme başkanı arkadaşım "Yargıtay'ı Danıştay'ı da aldık" diyor. Yani oralarda kalan arkadaşlar, baskı altında. Bana özelden yazanlar var, bu baskıyı oralardan iletiyorlar. Baskı, şantaj ve tehdit var. Cemaat çok stratejiktir. Seni günden güne bezdiriyor. Arkadaşlara "Oyunun fotoğrafını çek" diyorlar.

YARSAV ELE GEÇİRİLDİ

Ellerindeki döküman çok etkili onu kullanıyorlar. Her yerde yapılanmaları var. MİT ajanı diye yaftaladıklarında Erzurum bölge imamıyla konuştum. O zaman savcıydım. "Ben sizinle konuşmaya geldim. Benimle ilgili böyle bir dedikodu var. Ben bundan rahatsızım" dedim. Bana şunu söyledi: "Bazen arkadaşlar kullanılıyor farkında olmuyorlar." Örgüt dini referanslarla çelişiyordu. Yeri geldiğinde "Dini kuralları bir kenara bırakın" diyorlardı. Tanıdığım cemaatçiler YARSAV'a üye oldular. Ben YARSAV'ın cemaat tarafından yıllardır ele geçirildiğini söyledim. Cemaatte seçim diye bir şey yok.
Kazananların listesi cemaat tarafından hazırlanıyor ve o liste sunuluyor. Malesef cemaat algı yönetimini çok iyi yapıyor. "Facebook'a girmek günahtır" diyorlardı. Ama şimdi facebook, twitter dolaşıyorlar. Burada ciddi bir strateji var. Yargıda da imamlar var. Her dönemin ağabeyleri, ablaları var.