X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Baro seçimlerinde büyük yarış
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Baro seçimlerinde büyük yarış

  • Giriş Tarihi: 15.10.2014 02:04 Güncelleme Tarihi: 23.11.2015 11:52
Baro seçimlerinde büyük yarış
Baro seçimlerinde büyük yarış

HSYK seçimlerinden sonra şimdi gözler bu hafta sonu gerçekleştirilecek baro seçimlerine çevrildi. İstanbul Barosu'nda Hukukun Üstünlüğü Platformu adayı Avukat Abdullah Arar ile İstanbul Baro Başkanı Ümit Kocasakal arasında kıyasıya bir yarış başladı.

30 binden fazla üyesi ile ülkemizin en büyük barosu olan İstanbul Barosu'nda 18-19 Ekim tarihlerinde genel kurul ve seçim var. Seçimde 5-6 ayrı başkan adayı ve liste yarışacak. Seçim öncesi çalışmalarda iki adayın öne çıktığı görüldü. Bunlardan biri mevcut başkan Ümit Kocasakal diğeri ise Avukat Abdullah Arar. Biz de Abdullah Arar ile Türkiye'deki avukatların sorunlarını, baroların durumunu, hukuk-siyaset ilişkisini konuştuk. Abdullah Arar, seçimlere Hukukun Üstünlüğü Platformunun adayı olarak giriyor. 1987 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuş. Yüksek lisansını da aynı üniversitede "Tek Senet ve Avrupa Parlamentosu" isimli tez ile AB Hukuki Yapısı alanında yapmış.

HEDEFİMİZ HESAP VEREBİLİR BİR BARO!

Seçim kampanyanızın ve adaylık manifestonuzun temel kavramlarından biri "yeni baro" şeklinde öne çıkıyor. İstanbul Barosunun "eski" olan nesi var?

Biz "yeni baro" derken İstanbul Barosunun Barolar Birliğinin mevcut yönetiminin statükocu, gelişime direnen, ihtiyaçlara cevap verecek vizyon ve misyon yokluğuna karşı yeni bir paradigma ortaya koyuyoruz. Yani, avukatlık, yargı ve adalet sorunlarından başka her şeyle meşgul olup, kendi tabirleri ile "barodan öte" ve "savaş kabinesi" kurmayı hedefleyen anlayış yerine; avukatlar için ve halk için şeffaf, çoğulcu, denetlenebilir, hesap verebilir bir baro hedefimizin adıdır "yeni baro".

Önceki seçimde avukatlar Ümit Kocasakal'ı neden desteklemişti, bu seçim size neden destek vermeliler? İstanbullu avukatlara ne vaat ediyorsunuz?

Sayın Kocasakal ve arkadaşları maalesef içi boş ama üslubu sert bir söylem ve algı operasyonu ile yönetime geldi. Ancak iki yıl yönetim kurulu üyeliği, iki dönem yani 4 yıl da başkanlık yaptığı süreçte avukatın hiçbir sorunu çözülmediği gibi, yeni sorunlarla muhatap kaldık. Onların avukat diye bir dertleri olmadı, yine olmayacak. Biz ise saygıdeğer meslektaşlarımızla hem kitapçık olarak hem de sosyal medyada "yeni baro" sayfalarında, bir ekip ile geniş bir çalışma halinde mevcut baro ve yeni baroya ilişkin tüm projelerimizi paylaştık, paylaşmaya devam ediyoruz.

SEÇKİNCİ VE JAKOBEN ANLAYIŞA SON VERECEĞİZ

Bir de "sosyal baro" diyorsunuz. Baronun halka açılması hoş bir ifade ama bu mümkün mü, nasıl olacak?

'Sosyal Baro'dan bahsederken iki hususu ifade ediyoruz. Birincisi avukat için sosyal baro, diğeri de halk için sosyal baro. Bu da aslında mevcut baro ve barolar birliğinin avukatlardan ve halktan uzak, kapalı devre çalışan bir örgütlü azınlık tarafından yönetildiğine dikkat çekmek için yaptığımız vurgudur. Sayın Kocasakal ve Sayın Feyzioğlu'nun temsil ettikleri anlayış ile mümkün değil, zaten onlar avukata "avukat da olsanız bir şey bilmezsiniz" diyen, halka da "yönetimden, hukuktan, adaletten ne anlarsınız" diyen bir seçkinci jakoben anlayışın sözcüleri. Sosyal baro mümkün ve hem avukat hem de halk için zorunlu. Nasıl olacağını gene "görüşlerimiz ve projelerimiz" başlığı ile detaylıca paylaştık. Baroyu halka ve avukatlara açacağız, sosyal yönü güçlü yeni bir baro oluşturacağız.



Avukat deyince aklımıza savunma ve özgürlük gelmeli değil mi? İstanbul Barosu geçtiğimiz yıllarda pek çok konuda özgürlük karşıtı işler, açıklamalar yaptı. Avukatlar rahatsız olmuyor mu bu olanlardan?

Yaşayageldiğimiz siyasi-sosyal gerilim ve ötekileştirme sürecinin baroda da maalesef makes bulduğunu görüyoruz. Aslında mevcut yönetime oy veren meslektaşlar da rahatsız tabii. O kadar ki bu rahatsızlığı, Sayın Kocasakal ve -onların tabiri ile- politbüro da gördüğü için önseçim bile yapmaya cesaretleri yok. Dediğim gibi onlar avukata tepeden bakan, efendilik yapan bir anlayışı temsil ediyor. Mevcut yönetimdeki meslektaşlarımız maalesef katılım ve projelere yeteri kadar duyarlı olmadılar; onların özgürlük, savuma, hak adalet derdi hiç olmadı, yine olmayacak. Bu yüzden bizim birinci hedefimiz meslektaşlarımızın kendilerine, mesleklerine, can yakıcı yargı ve adalet sorunlarına duyarlı olmalarını sağlamak, buna bağlı olarak da somut, uygulanabilir projeler ile yeni bir yönetim oluşturmak. Bu defa birlikte başaracağımıza inanıyoruz. Hedefimiz değişimi İstanbul'dan başlatmak.

YASAKÇI DEĞİL ÖZGÜRLÜKÇÜ BARO!

Avukatlara yönelik bir de anket yaptığınızı gördük. Ne istiyor avukatlar? Ankete yansıyan sonuçlardan biraz bahseder misiniz?

Evet, bir anket çalışması başlattık. 32 bin avukata bu anketi mail ve cep mesajı ile ulaştırdık. Anketten amacımız, başta meslektaşlarımız ve hukuk camiası ile halkımızın mesleğimizi ve baroları nasıl gördüklerini doğru tespit etmektir. Kısa sürede ağırlıklı olarak meslektaşlarımız olmak üzere her kesimden gelen cevapların ortak yönü, mevcut durumun sürdürülebilir olmadığını gösteriyor. Avukatların itibarının düzeltilmesi yönünde talepler var. Ayrıca baronun toplumsal sorunların çözümünde destekleyici bir rol üstlenmesini isteyenler var. Baronu yasakçı değil özgürlükçü olması isteniyor. Toplumun hak, mahkemeler, adliye ve benzer konularda bilgisinin arttırılmasına yönelik projeler üretilmesini isteyenler var. Anketten aldığımız veriler bizim yeni baro hedefimizin doğru bir çözüm olduğu gösteriyor.

Siz ve ekibiniz seçilirseniz ne değişecek baroda?

Önce zihniyet değişecek; tarz, usul ve muhteva değişecek. Baro, küçük ve örgütlü bir grubun değil avukatların olacak. Baro şeffaf hale gelecek ve denetlenebilir olacak.

Seçime katılım nasıl olur, ilgi fazla mı?

Sanıyorum geçen seçime nazaran daha yüksek bir katılım olacaktır. Ben avukat arkadaşlarımızın hepsini genel kurula ve seçime bekliyorum. Bize güç versinler. Yeni bir baro mümkün, onu da biz oluşturacağız.

İsa Tatlıcan - Sabah.com.tr