X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kürt mücadelesi için Kürtleri katlediyorlar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kürt mücadelesi için Kürtleri katlediyorlar

  • Giriş Tarihi: 20.10.2014
Kürt mücadelesi için Kürtleri katlediyorlar
Kürt mücadelesi için Kürtleri katlediyorlar

Bu ülkede Kürt olmanın bir bedeli vardı. Bazen malınız, bazen canınız heba olabilirdi. Kimliğinizi açıklamak pek kolay olmuyordu. Şimdi Türkiye bu alanda çok büyük adımlar attı. Kürt olmak eskiden ceberrut devletin baskısına neden oluyordu. Bu gün o baskılar ortadan kalktı. Kürtçe konuşmak, Kürt Enstitüler kurmak, özgürce medya yapmak şimdi sorunsuz yapılabiliyor. Fakat Kürtlere baskı bugün devletten gelmiyor, örgütten geliyor. Örgüt kendine biat etmeyen Kürtleri öldürebiliyor. Tıpkı IŞİD terör Örgütü gibi kafalarını kesebiliyor. Bugün bölgede AK Partili bir Kürt iseniz başınıza her şey gelebilir. Örgüt sizin evinizi, işyerinizi yakıp yıkabilir hatta sizi katledebilir de.
Emin Dindar. AK Parti Şırnak Milletvekili. Yüreği yaralı, acılarla dolu soy ismi gibi dindar bir insan. Eskiden devletin gadrine uğrardı, şimdi örgütün zulmüne uğruyor. Örgüt onun ailesinden 3 kişiyi katletti. Sırf AK Partili diye. Dindar'ın içi kan ağlayarak siyaset yapıyor. Bir Kürdün daha gözü yaşlanmasın, içi yanmasın diye... Kocaman yüreği ile yakarıyor, Kürdü öldürmekle kimin mücadelesini veriyorsun diye.
7-8 Ekim Olaylarını AK Parti Şırnak milletvekili Emin Dindar ile konuştuk.

Son yaşanan olayları nasıl değerlendiriyorsunuz. Kobani deniliyor ama sizce olayın arka planında ne var?

Türkiye daha öncesinden Kürt meselesinden dolayı bayağı demokratik adımlar attı. Bundan rahatsız olan çevreler vardır. Belki Türkiye'nin güçlenmesini istemeyenler, içindeki problemi çözmek istemeyenler, Türkiye'nin huzurlu olmasını istemeyenler vardı. Gerek iç gerek dış güçler olsun. Kobani bir bahanedir. Daha önceden biliyorsunuz Uludere Kırkayak'tan 34 insanımızın katledilmesi, bizim kendi uçaklarımızdan atılan bombardımanlarla bu insanlar kaçakçı mıydı örgüt müydü her ne ise sonuçta bizim canımız yandı. 34 vatandaşımız öldü. Bunların yaralarını sarmaya çalışırken Kobani olayları başladı. Bu biterse başka şeyler başlayacak.

Kim yapıyor peki?


İşte mesele bu. Siyasi partiler diyor ki ben yapmıyorum. Mesela Atv'de öldürülen veya şehit edilenlerin aileleri anlatıyor; öyle acı şeyler anlattılar ki, hunharca katledilmişler ki bunlar bizim inançlı insanlarımız. Kürt dediğimiz bizim kardeşlerimiz. Yani ne demek? Her Kobani'den gelen garibanlara et dağıtacak olanı sen linç edeceksin hem de diyeceksin ki bu Kobani için bir yürüyüştür.

7-8 EKİM OLAYLARI BARIŞ SÜRECİNİ HEDEF ALDI

Bu Barış Sürecine yönelik bir operasyon mudur?

Aynen öyle. Barış sürecini baltalamaktır. Çünkü 1,5 senedir artık şehit haberi gelmiyor artık çatışmalar yok. Onun neticeleri gelmeye başladı. Bundan rahatsız olan güçler oluştu. Allah rızası için şunu düşünsene, Kobani'ye kucak açan Türkiye'den başka bir yer var mı? Kaçan insanlar nereye sığındı? Şam'a mı gittiler? Halep'e mi geçtiler? Irak'a mı sığındılar? Veya diğer devletlere mi gittiler? Türkiye'ye sığındılar, Türkiye'ye geldiler. Biz de bunları bir kardeş kabul ettik. Dünde ilk bu Yezidilerle ilgili Şırnak'ın ilçesine giden benim. Onlara kucak açan benim. Dışişleri bakanımızı arayan benim. Midyat'daki terkedilmiş köylerimizi onaran bu insanlar kendilerine yer bulana kadar yardımcı olan benim. Bana bile saldırıda bulundular.

KÜRT MÜCADELESİ İÇİN KÜRTLERİ KATLEDİYORLAR

Şu son durumda Kandil ve HDP başka bir şey söylüyor Abdullah Öcalan müzakereden barış sürecinin devamından yana. Bir ayrışma mı var? Abdullah Öcalan'ın dağ tarafından tasfiye olma durumu mu söz konusu mu?


Eğer gidişat onu gösteriyorsa, böyle çelişkiler olumsuzluklar oluşuyorsa bu sefer Kürk milletinin demokratik hak ve talepleri ayrı olacak. Bu olayları yaratan örgüt ismi ne olursa olsun. Her gün isim değiştirebilir. Bir gün PKK olur bir gün KCK olur bir gün HPG olur. O isim önemli değil. Bu sefer örgütün istekleri veya rutin olayları değişik olur Kürt halkının istekleri değişik olur. Bu sefer ikisi birbirinden ayrışır. Ben Şırnaklı biri olarak Cerrahpaşa'da okurken kimliğimi çıkarmaktan imtina ediyordum. Diyordum ki öğrenci kimliğim çıksa da Cerrahpaşa'da okuduğumu görseler bana zarar vermezler o zaman diye. Şimdi benim Şırnak'ıma üniversite gelmiş kardeşim, benim Şırnak'ıma havaalanı gelmiş güzel kardeşim, benim Şırnak'ımın hastanesi, yolu yapılmaya çalışılıyor her konuda. Ben de Kürdüm benim Kürt kardeşim medyada, gazetede, televizyonda, görsel yayında ama her konuda istediklerini dile getirebilecek, eğitime kadar seçmeli ders getirdi. Üniversitelerde kürsüler konuldu. Bunlar olumlu mu? Yetiyor mu? Yetmiyor. Daha da güzel bir şekilde bu insanlarımıza yardımcı olalım katkıda bulunalım. Ama silah nereye kadar silah? Düşünebiliyor musunuz? Kürt mücadelesi adı altında ölen insanlarımızın kardeşlerimizin sayısına baktığımız zaman altmış bin yetmiş bini geçiyor. Bunu. Yüzde kaçı Kürt biliyor musunuz? %90-95'i Kürt dü. Hem Kürt hakkını savunacaksın hem de Kürt öldüreceksin. Böyle bir şey olur mu?

OLAYLARDAN SONRA MÜSLÜMAN KÜRTLER SOKAĞA ÇIKMAYA ÇEKİNİYOR

Son yaşananlardan sonra Kürt vatandaşların örgüte ya da HDP'ye bakışlarında bir farklılaşma olduğunu düşünüyor musunuz?


Elbette oldu. İnançlı Kürt kardeşlerimizi küstürdüler. Sakal bırakan insanlara suçlu gözüyle bakıp onları katletmek olur mu? Namaz kılan insanlara bu gözle bakıp yaptılar. Çünkü taban olarak da HDP'ye oy veren PKK'ya da destek veren eğer vatandaşsa halksa Kürt milleti dindardır. Sen dine karşı gelmekle dindarları küstürmekle bir yere varamazsın. Kim yaptıysa bu son olayları siyasi örgütte eğer ben yapmadım diyorsa bunun da faillerini bulabilmelidirler. Aynı şekilde bizim güvenlik güçlerimizin de vazifesidir. Çünkü bu olacak şey değildir. Bir Müslüman kardeşim artık evden çıkmaktan çekiniyor, imtina ediyor. Düşünebiliyor musunuz? Kim bizim orada insanlarımızı öldürmüşse faili meçhul cinayet işlemişse onu yakalatıp içeri attıran bir iktidarımız vardır

Hatip Dicle'nin A Haber televizyonunda bir açıklaması oldu. Fetullah Gülen'in ses kaydını dinledim. Bu konu çok yankı uyandırdı, siz ne düşünüyorsunuz?

Bu sesi kaydı olduysa varsa bunlar çok önemlidir. Yani örgüttür, paraleldir, siyasi partilerdir veya sivil toplum kuruluşlarıdır. Burada herkes ne yaptığını farkına varmalı ve ne söyledilerse kulakları iyi işitmelidir. Hiçbirimiz ortamı germe hakkına sahip değiliz. Hiçbirimiz bu süreci durma veya baltalama hakkına sahip değiliz. Ne demek yani bugün ben Güney Doğu'da inancını yaşayan Kürk vatandaşlarımıza kem gözle bakabilir miyim? Olur mu hiç öyle bir şey?

BARIŞ SÜREÇİ TEHDİT EDİLİYOR

Şuanda barış süreci tehdit altında mıdır?


Barış süreci tehdit altında elbet. Barış sürecini tehdit etmek istiyorlar, sabote etmek istiyorlar. Bunu örgüt diyor ki ben yapmadım, HDP ben yapmadım diyor, Sivil siyaset veya içerideki kişi diyor ki ben yapmadım. Peki kim yaptı? Bunu bulmamız gerekir hep birlikte.

OLAYLARDA SADECE ALMANYA DEĞİL ÇOK ÜLKENİN PARMAĞI VAR

Yabancı ülkelerin özellikle Batı'dan Almanya'nın PKK'ya destek veririz silah veririz açıklaması oldu. Yabancı ülkelerin bu konuda PKK'yı destekleyeceği ya da bu olayların çıkmasına vesile olabileceğini düşünüyor musunuz?


Sadece Almanya olsa gam yemem bence birden fazla devletler bu işin içine parmağını sokmuş. Çünkü bugün Kobani dediğimiz yer insanların şuanda bile yaşayamadığı ortamdır. Sadece hayalet şehir demektir. Bu hayalet şehirdeki çatışmalar Türkiye'nin içerisini ilgilendiren noktası nedir? Bugün Kobani'de kaçan insanlara biz koridor açmadık mı? Bağrımıza basmadık mı? Evlerimizi paylaşmadık mı? Ekmeğimizi paylaşmadık mı? Bizim insanlık yönümüzü bize zaaf olarak gösterip saldırmak çok yanlış bir şeydir. İnancımızı zaaf olarak gösterip saldırmak çok yanlış bir şeydir. Bugün Güneydoğu'daki bütün Ak Parti teşkilatları tehdit altında. Ak Parti'nin teşkilatlarına saldırıda bulunmaktalar. Gecen gece saat 01.00'de Ak Parti Cizre teşkilatlarına molotof kokteyli atılmış ve yakmaya çalışmışlar. Peki sen o teşkilatın tabelasını yakarken, o binanın içindeki insanları yakmaya çalışırken hangi haktan bahsediyorsun? Hangi demokratik ortamdan bahsediyorsun? Hangi Kürt hakkından bahsediyorsun? Yani Cizre'de yaşayan benim Ak Partili il başkanım ve ailesi Kürt değil mi? Diyarbakır'daki il başkanlarım ilçe başkanlarım Kürt değil mi? Şırnak'takiler Kürt değil mi? Yani illa ki ötekileştirmek mecburiyetinde mi kalacağız birbirimizi? Kaos ortamı yaratmak hiç kimsenin lehine değildir. Kürtlerin lehine hiç değildir. İnançlı kesimin aleyhinedir. Kürdüm deyip Kürtlerin haklarını savunan her örgütün aleyhinedir. Kimsenin lehine değildir.

EVLADI KATLEDİLEN BABA İNTİKAM İSTEMİYOR

Örgütün sol sosyalist kimliği İslam karşıtlığına neden oluyor mu?


Hayır bakınız halk Müslümandır. Yani örgüt ne olursa olsun üst düzeye hangi fikre mensup olursa olsun, sosyalist olabilir başka bir fikre sahip olsun ama halk Müslümandır. Müslüman olan halkı sen karşına aldığın zaman bir yere varamazsın. Bugün İsrail kendine göre haklı veya haksız bir mücadele veriyorsa kendi içindeki dindar kesimimi öldürüyor? Öyle bir şey yok ki. Herkes kendi içindeki benim gibi düşünmeyen insanları da kucaklayarak bir yere varabilir. Şimdi ben benim gibi düşünmeyen insanları yani Ak Partili olmayan insanları ötekileştirmem mi gerekir? Bu kötü bir zihniyettir. Çok kötü bir imaj bırakıldı bu olaylarda ve kimin burada negatif bir parmağı varsa ben inanıyorum ki halk bunun hesabını soracaktır. Ama bunu sandıkta soracaktır. Adalet önünde sunacaktır. Düşünebiliyor musunuz siz katledilen linç edilen evladı öldürülen ve kendisi yaralı olan babanın televizyon ekranlarında şunu söylüyordu: "ben devletimden istiyorum bu yanlış yapanı bulsun ve cezalandırsın". İntikam demiyor. Ben gerçekten bu insanın feryadına karşı hürmet ettim, saygı duydum. Onun ellerinden öperim Allah onun acısını dindirsin. Allah ona başka acı da göstermesin. Ne ona ne kimseye.

DEMOKRATİKLEŞME İLE ÇÖZÜM BULACAĞIZ

Hükümet kısa süre önce bir plan hazırladı. Dağdan inişe ve onların toplama kazandırılmasına kadar detaylar var. Şubat - Mart ayında bunların hepsi yapılacak. 7-8 Ekim provokasyonlar ortaya çıkarsa süreç tehlikeye girer mi?

Biz Ak Partili olarak demokratikleşmeye adım atmışız. Bu sürecin devam etmesinden yanayız. Bozucu taraf olmayacağız. Her şeye rağmen sürecin devam etmesinden yanayız. Çünkü halk bunu istiyor, demokratikleşmeyi istiyor. Sürecin rahat bırakılmasını istiyor. Silahın bırakılmasını terkedilmesini istiyor. Sadece susturulmasını değil çünkü bugün silah sustuktan sonra yarın tekrar sıkabiliyorsan bu olmaz. Silah bırakılmalı terkedilmeli ama bu demek değil ki Kürtlerin demokratik hakları göz ardı edilsin, bu demek değildir ki demokratikleşme olmasın, bu demek değildir ki insanı hakları verilmesin. Hayır. Kürdün bütün haklarının verilmesinden yanayız. Ama silahın bırakılması ve terkedilmesinden yanayız. Ben bu kanaatteyim her şeye rağmen demokratikleşme devam edecek.