X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Asansör faciasında takipsizlik kararına itiraz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Asansör faciasında takipsizlik kararına itiraz

  • Giriş Tarihi: 23.10.2014 16:02 Güncelleme Tarihi: 23.10.2014 16:04
Asansör faciasında takipsizlik kararına itiraz
Asansör faciasında takipsizlik kararına itiraz

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, Şişli'de 10 işçinin ölümüyle sonuçlanan asansör kazasına ilişkin yürütülen soruşturmada, aralarında iş adamı Aziz Torun'un da bulunduğu 9 kişi hakkında verilen takipsizlik kararına itiraz edildi.

Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na gelen Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi'ne bağlı bir grup avukat, 5 sayfalık itiraz dilekçesini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na sundu.

Dilekçede, işverenin, işçi sağlığıyla ilgili tüm önlemleri almakla yükümlü olduğu belirtilerek, buna rağmen iş güvenliği tedbirlerinin bilinçli alınmadığı savunuldu.

Denetimler de yeterince yapılmadığı için ölümle veya yaralanmalarla sonuçlanan olaylara davetiye çıkarıldığı aktarılan dilekçede, bunun ceza hukukunda "olası kast" olarak nitelendirildiği kaydedildi.

Ölen işçiler gibi inşaatta ücretli çalışan 25 kişi hakkında dava açıldığı hatırlatılan dilekçede, "Asıl işveren, yani patronlar hakkında takipsizlik kararı verilmiştir. Bu kararın hukuki bir dayanağı ve açıklaması yoktur. Bu karar, hukuka aykırıdır, halkın vicdanını ve adalet duygularını zedelemektedir" denildi.

Dilekçede, haklarında takipsizlik kararı verilen Aziz Torun, Yunus Emre Torun, Mehmet Torun, Lütfi Vardı, Abdülvahit Kaplan, Bektaş Ateş, Tuncel Akarçay, Haluk Okur ve Özmen Özmenoğlu hakkındaki takipsizlik kararının kaldırılması ve bu kişilerle ilgili 10 işçinin ölümüne olası kastla sebep olmak suçundan dava açılması istendi.

ÇHD avukatları adına gazetecilere açıklamalarda bulunan avukat Güray Dağ, iş cinayetlerinin beklenmedik ya da öngörülmedik olaylar olmadığını belirterek, "10 işçinin hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan bu facia da her ne kadar bir iş kazası olarak meşrulaştırılmaya, normalleştirilmeye çalışılsa da kaza değil, cinayettir, katliamdır. İşveren, işi yavaşlattığı, maliyeti arttırdığı gerekçesiyle gerekli önlemleri almamıştır" dedi.