X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Bunun sorumlusu hazımsız işveren'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Bunun sorumlusu hazımsız işveren'

  • Giriş Tarihi: 30.10.2014
'Bunun sorumlusu hazımsız işveren'
'Bunun sorumlusu hazımsız işveren'

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yaşanan sorunların bazı işverenlerin işçi güvenliği konusundaki yasal düzenlemeleri hazmedememesinden kaynaklandığını belirterek "Hesabı sorulmalı" dedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Karaman'ın Ermenek ilçesi Güneyyurt beldesinde su baskını sonucu madende mahsur kalan 18 işçinin kurtarılması için yapılan çalışmaları yerinde inceledi. İşçi ve yakınlarını dinleyen Cumhurbaşkanı, incelemelerinin ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. Erdoğan, şunları söyledi:

TÜM İMKANLAR SEFERBER EDİLDİ:
İşçilerimizin çıkartılması için devletimizin tüm imkanları seferber edilmiş durumdadır. Gerek Enerji Bakanımız, gerek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız, gerekse Ulaştırma Bakanımız hemen olay yerine intikal ettiler. Milletvekili arkadaşlarımızla birlikte şu an olay yerinde bütün ailelerle belde sakinleriyle iç içe süreci takip ediyoruz. AFAD, Genelkurmay Başkanlığımız, Kızılay devrede. Mahsur kalan 18 işçimizin çıkartılmaları için son derece dikkatli, sabırlı, kararlı bir çalışma yürütülüyor.

HAZMEDEMEYEN İŞVERENLER:
Ülkemizde madencilikle ilgili yapılan çalışmaların Soma olayından sonra çok daha farklı bir şekilde ele alınmasına yönelik bir dizi yasal düzenleme yapıldı. Bu yasal düzenleme ile birlikte buralarda çalışan işçilerimize çok daha farklı imkanlar getirdik. Fakat bunu hazmeden veya hazmedemeyen işverenler var. İşverenlerin bunu hazmedemeyişinin ne yazık ki bazı sıkıntıları doğuracağı belliydi.

DEVLETİN HESABINI SORMASI GEREKİR:
Her olay sorumluluğumuzu, mükellefiyetimizi devlet olarak daha da artırıyor. Buradaki 180 çalışan işçi acaba bu ocaklarda her türlü hakkını tam manasıyla alabiliyor mu? Sosyal haklarını alabiliyor mu? Ücretlerdeki durumları ne merkezde? Mesai saatini 8 saatten 6 saate indirirken burada bir ağır iş yükü olması hasebiyle bu adımı attık. Ama gelgör ki yine burada edindiğimiz bazı bilgiler bizleri ciddi manada bu işin üzerine daha da farklı gidilmesini ortaya koyuyor. Bu olayın olduğu anda özellikle yemeğin aşağıda yenmesine yönelik baskılar böyle bir sıkıntıyı doğurmuştur. 8 saatten 6 saate inmesi bu tür işveren anlayışını farklı ele almamızın gerektiğini ortaya koyuyor. Bu 6 saat kendisinin orada çalışma olayıdır. Ama siz kalkıp buradaki yemekle ilgili olayı 6 saate yedirmeye kalkarsanız bunun hesabını devletin sorması gerekir. Çünkü siz bu hakkı ondan alamazsınız. Aynı şekilde servise yönelik şikayetler var. Bunlarla ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız gerekli tetkikleri yapıyor.

SORUŞTURMALARDAN NETİCE ALACAĞIZ:
Adli ve idari soruşturma başladı. Süratle bunun takibi ve neticesini almamız gerekiyor ve neticeyi alacağız. Çünkü iş sağlığı ve güvenliği noktasında yapılan düzenlemelerin harfiyen uygulamaya konulması ve özellikle Bakanlığımızın bunu takip ettiğini bilmenizi isterim.

DEZENFORMASYON UYARISI:
Vatandaşlarımızı dezenformasyon yoluyla yanlış bilgilendirenler de oluyor. Bu noktada tüm çalışanlara ve işverenlere, eğer işçi-işveren münasebetlerinin sağlıklı yürümesini istiyorsak bir beldede 'bunu nasıl sömürürüz' anlayışı ile hareket etmeyi doğru bulmayız.

İŞVERENDEN BEKLENTİ:
İşverenlerimizden ve işveren örgütlerimizden bu acı olayların önüne geçecek daha sıkı tedbirler almalarını bekliyoruz. Tabii biz de üzerimize düşen görevleri hassas bir şekilde hükümetimizin takip edeceğine inancım tamdır.