X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Başbakan Ahmet Davutoğlu yeni iş güvenliği paketini açıkladı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Başbakan Ahmet Davutoğlu yeni iş güvenliği paketini açıkladı

  • Giriş Tarihi: 12.11.2014 10:52 Güncelleme Tarihi: 12.11.2014 15:52
Başbakan Ahmet Davutoğlu yeni iş güvenliği paketini açıkladı
Başbakan Ahmet Davutoğlu yeni iş güvenliği paketini açıkladı

Başbakan Ahmet Davutoğlu, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini içeren paketi kamuoyuna sundu.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, hükümetin iş kazalarının önüne geçmek için hazırladığı iş güvenliği paketini açıkladı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu Ermenek'teki kaza ile bir kez daha gündeme gelen işçi sağlığı ve iş güvenliği ile madenciliğe ilişkin yeni yasa tasarısını açıkladı.

Başbakan, İş Güvenlik Paketi'ni bu hafta Meclis'e vereceklerini belirtti. Davutoğlu açıklamasında "Değişim üç evreden geçiyor. Zihniyet, insan unsuru ve yaptırım dengesi. Maliyet ve etki analizlerini çok doğru yapmanız gerekiyor" dedi.

Başbakan Davutoğlu, çok tehlikeli işlerde çalışanlara mesleki yeterlilik belgesi alma zorunluluğu, meslek liselerinde iş sağlığı ve güvenliği dersi zorunluluğu ve yapı denetim firmalarına iş güvenliği sağlama zorunluluğu getireceklerini belirterek şantiye şeflerinin aynı zamanda iş güvenliği uzmanı olması gerekeceğini söyledi. Davutoğlu, yaptırımlarda ödül-ceza dengesi getireceklerini, idari para cezalarının artırılacağını belirterek iş kazası olmayan iş yerlerinin ödüllendirileceğini ifade etti ve "İş kazası olmayan firmalar ödüllendirilecek, kaza olan yerler cezalandırılacak" dedi. Rödavans sürelerinin 15 yıldan az olmamak üzere uzatılacağını, özel sektörde rödavans olmayacağını dile getiren Davutoğlu "Kamuda rödavans olacak ancak bütünüyle taşerona devredilemeyecek" dedi. Davutoğlu, "Ölümlü iş kazasında işverenin kusurlu bulunması halinde aldığı cezaya ek olarak iki yıl kamu ihalelerinden men cezası olacak" dedi.

"Yeraltı çalışmalarında hazırlanan planlar üç boyutlu olacak" diyen Başbakan Ahmet Davutoğlu, maden işletme projelerinin elektronik ortamda paylaşılacağını belirtti. Davutoğlu "Madenler iki yoldan yerüstüne bağlanacak, maden ve inşaatlarda iş sağlığı ve güvenliği denetimi görüntülü yapılacak. Medenlerde acil durumlarda çıkış için fosforlu hayat hattı kurulacak. Yılda bir yapılan acil durum plan ve tatbikatları altı ayda bir yapılacak" ifadelerini kullandı.

Kömür madenleri için ayrı bir mevzuat hazırlanacağını belirten Davutoğlu, "Maden şirketleri bir geçiş süreciyle çalışanlara yaşam sigortası yaptıracak. Böylelikle sigorta şirketlerinin de denetime dahil olacak" dedi. Maden sahalarının denetiminin bağımsız denetim kuruluşları tarafından yapılmasını düzenleyeceklerini belirten Davutoğlu, madenin türüne göre ruhsat harçlarını yeniden düzenleyeceklerini, madenlerde devlet hakkı bedelini yeniden düzenleyeceklerini ifade etti.

#Sayfa#

Davutoğlu, "Yasal çerçevedeki eksiklikleri tamamlıyoruz. Ama yasayı çıkarmak yetmiyor, süreç yönetimini hep beraber yapacağız. Önemi olan işçilerimizin bilincinin artırılması ve vatandaş duyarlılığının sağlanması. Yeni düzenlemer her şeyden önce vatandaşın duyarlılığına emanettir" dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, yeni iş güvenliği düzenlemesinde faaliyeti durdurulan işyerinin çalışmaya devam etmesi durumunda işyeri sahibine hapis cezası verileceğini ve bunun para cezasına çevrilemeyeceğini söyledi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Başbakanlık Merkez Bina'da yaptığı basın toplantısında yeni iş güvenliği paketini açıkladı. Açıklaması sonrası gazetecilerinin sorularını cevaplayan Davutoğlu, 'yaptırımlar' konusuna ilişkin bir soruya, "Türk Ceza Kanunu'yla ilgili düzenlemeler daha önceki yasal çerçevelerde zaten yapılmıştı. Ciddi mali ve idari yaptırımlar getiriyoruz. İhtiyaç olması halinde Türk Ceza Kanunu'nda da gerekli düzenlemeler yapılır. Bu düzenlemeler daha yeni yapılan düzenlemelerdi. Bir sonuçlandırmamız lazım. Buna Soma'dan sonra gerekli bazı yasal düzenlemeler o zaman da yapıldı ama en etkili düzenlemeler, TCK'da öngörülen cezalar dışında bir işveren için en caydırıcı hususlardan biri bu konularda tedbiri almamanın getireceği sonuçlar konusunda durdurma cezasıdır ve kamu ihalelerinden men cezalarıdır. Bunlar burada yürütmenin doğrudan alacağı hususlardır. Bir işyeri durduruldu, işveren geldi durdurulan işyerinde devam etti çalışmaya. O durumun tespit edilmesi halinde para cezasına çevrilmeyecek bir hapis cezası verilecek. O da yasal düzenleme içinde yer alacak. Yani, müfettiş durdurdu işi, o gelip durdurulan yerde işleme devam etti, bu mutlaka sadece para cezası değil para cezasına çevrilmeyen hapis cezasına çevrilecek" karşılığını verdi.

Davutoğlu, Maden Yasası'ndaki mevzuat değişikliğine ilişkin ise, "Yürürlük meselesi ise bunun hemen yasalaşması için bu hafta içinde Bakanlar Kurulu'ndan bu şekliyle çıkacak. En kısa zamanda çıkmasıyla birlikte yürürlüğe girecek" dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, hayat sigortalarına ilişkin, "Onun için bir geçiş, kademe koyduk. Tarihlendirmesini yapacağız. Bunun çalışılması lazım. Ancak bunun getireceği fayda, diğer düzenlemelerin tümü kadar önemli, çünkü bu sefer bir özdenetim olacak" dedi.

#Sayfa#

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Başbakanlık Yeni Bina'da düzenlediği basın toplantısında yeni iş güvenliği paketini açıkladı. Açıklaması sonrası gazetecilerinin sorularını cevaplayan Davutoğlu, eğitim, denetim, yaptırım üçgenine ilişkin bir soruya, "Zihniyeti değiştirmeden insanların davranışlarını değiştiremezsiniz. Hangi yasal zorunluluğu getirseniz getirin, zihniyet eğitim ve bilinçlenme yoluyla olur. Her şeyi yapıyoruz ama alanda nihai insan faktörü önemli. İnsan faktörünü kontrol edemediğin zaman kendi haklarını bilmediği zaman hiçbir yasal düzenleme istenilen sonucu getirmiyor. O zaman ne yapacağız? Meslek eğitim alanındaki tecrübesini Milli Eğitim Bakanlığımız, Çalışma Bakanımızla mesleki eğitim kurumunu bünyesinde barındırması dolayısıyla bir beyin tartışması yaşadık. Sonuçta vardığımız husus şu; şu anda mesleki yeterlilik kurumunu da etkin bir şekilde kullanmaya ihtiyacımız var. Bu işçilerin eğitimi ve yeterlilik sertifikandırılmasıyla ilgili husus. Yasa çıktıktan sonra önce işçi sendikalarımızın bunu sahiplenmesi lazım. O yasayı işçilere eğitim olarak verecek olan işçi sendikalarımızdır. İşçi sendikalarımıza da sordum, ne kadar eğitim yaptınız? Yoksa o yasa TBMM'de çıkar, Kızılay'a gitmeden bile unutulur. Bütün işçi sendikalarımızın kendi mensuplarının normal şartlarda da eğitim ve bilinçlendirme çalışması da yapması lazım. Hükümetin vermesi dışında yasal düzenlemelerle ilgili bunun verilmesi lazım. Bu, işverenlerimize karşı bir tutum değildir. İşverenlerimizi aslında teminat altına alan bir tutumdur" cevabını verdi.

Başbakan Davutoğlu, hayat sigortalarına ilişkin, "Onun için bir geçiş, kademe koyduk. Tarihlendirmesini yapacağız. Bunun çalışılması lazım. Ancak bunun getireceği fayda diğer düzenlemelerin tümü kadar önemli. Çünkü bu sefer bir özdenetim olacak. Sadece biz de öyle bir şey var ki bunu yıkmamız lazım; devletin yasalarını delmek doğal hakmış görüldüğü durumlar oluyor. Polisi bir atlatayım emniyet kemerini çıkarırım, zihniyet problemi bu. Bu toplumsal kültürü değiştirmek gerekiyor. Özel bir sigorta şirketi bu işi üstlendiğinde o da ayrı bir denetim yapacak ve ikinci bir denetimle kart kontrolleri artacak ve bir kayıp halinde de adaletsizliklere yol açabilecek devlet yardımı yerine her yere aynı ölçekte yardım yapmamın da bir sınırı var. Hayat sigortası geldiğinde her bir işçi, yine devlet yardım yapabilir ama kayıp olduğu zaman bir gelecek kaygısı olmadan aileyle ilgili bir destek söz konusu olacak. Dolayısıyla bizim için olumlu anlamda radikal bir dönüşüm sürecini beraberinde getirecek. Bu konuda kararlıyız" diye konuştu.

Çalışma Bakanı Çelik, 'İş sağlığı ve güvenliği düzenlemesi ilk kez Türkiye Cumhuriyeti mevzuatına bir müstakil yasa olarak girdi 2012'de. İş sağlığı hizmetini alma ve iş güvenliği uzmanı bulundurma zorunluluğunu 1 Ocak 2014'ten itibaren yürürlüğe koyduk. Bu ne kadar bu alanda yasal mevzuatımızın yeni olduğunu görmemiz açısından son derece önemli. Bütün kesimlere iş sağlığı ve elemanı alma ve bulundurma zorunluluğu getirdik. Şu anda işyerlerini biz 3 kısma ayırdık, tehlikeli, çok tehlikeli ve az tehlikeli. Tehlikeli ve çok tehlikeli iş yeri sayımız 680 bin. 680 bin işyerimiz var, 1 Ocak 2014'ten bu güne 205 bin işyeri iş güvenliği ve sağlığı uzmanından hizmet alımı ile ilgili sözleşme yaptı. 470 bin iş yerinde halen iş güvenliği ve sağlığı uzmanı ile ilgili sözleşme yok" açıklamasında bulundu.
#Sayfa#

İDARİ PARA CEZALARI

İdari para cezalarının sorulması üzerine Başbakan Davutoğlu, "Esas itibarıyla para cezaları konusunda belli kademelendirmelerle aldığımız kararlar var. Planlamalar konusunda tamamıyla süreç yönetimi kontrolü sağlayacak şekilde olacak" diye konuştu.

Enerji Bakanı Yıldız aynı soruya, 'Önemli olan verdiğimiz üretim planlamalarının ne kadar gerçekleştirilebildiği ile ilgili konulardır. Üretim planlamalarını her yıl özel sektörün beyanı, bizim kontrolümüzle beraber denetleyeceğiz' karşılığını verdi.

Başka bir gazetecinin, "Durdurulan bir işyerine işveren izinsiz gelirse ve bu tespit yapılırsa para cezası olmadan hapis cezası dediniz. Bu, ölüm olsun olmasın mı?" sorusuna Davutoğlu, "Bazı madenler var ki zaten bir yükün içinde çalışır, bütünü durdurulmuşsa orada işin hiç başlamaması lazım. Kömürde belli alanlar çalışıyor, sistem devam ediyor. Müfettiş geldi, 'şurada sıkıntı görüyorum, şurada şu düzenlemeyi yapacaksın' diyor ve orada işi durduruyor. Ermenek örneğinden hareket edersek, eğer bu bilgiler saklanmamış olsaydı, müfettiş gelip de 'buradan üste çok yaklaşmışsınız, oradan su basacak durduruyorum' demiş olsaydı, sonra da işveren müfettiş gittikten sonra 'ya müfettiş böyle dedi ama durdurulan işi tekrar başlattı', işte o zaman ölümlü kaza olsun olmasın hapis cezası para cezasına çevrilmeyecek. Burada çok ciddi ceza gelecek, 2,5 yıldan başlayan 5 yıla kadar" cevabını verdi.

#Sayfa#

YAŞAM ODALARI

Bir gazetecinin, "Maden sektöründe dayıbaşılık sisteminin olduğu gözlemlendi. Bu sistem bir yandan da bir madende pürüz oluyor, bunu kapatmak istediğimizde 50 kişi devreye giriyor diye açıklamıştı Sayın Çelik" sorusuna Davutoğlu, "Bir işletme devam ediyor, onun modernize edilmesi gerekiyor. Dayıbaşı diye bir şey zaten statü olarak defakto birisi böyle bir uygulamaya, rödovansı özel sektörde bütünle kaldırdığında zaten böyle bir tabire alan açılmıyor. Dayıbaşı diye bir tabir daha eskiden sistemde işçileri toplayıp getiren, çavuş falan dedikleri. Bu, modern işletmede olmaz. Buna, kesinlikle bu modern yapı içinde zaten hayat alanı olmayacaktır. Oksijen değişim istasyonlarının kurumasını zorunlu hale getirdik. Bu dayıbaşı ve diğer uygulamaların türü yeni modernizasyon ile uygulama bulamayacak konulardır" cevabını verdi.

Bakan Yıldız, 'Siz bir brifing vermiştiniz. Dünyada en modern en fazla teknolojinin uygulandığı ülkeler nereler? Oraların yüksek standartlarını buraya getirmemizle alakalı' sorusu üzerine, 'ABD, Almanya, Rusya, Avustralya ve Kanada bu konuda hem kömür üretiminde bulunan hem de yüksek teknoloji uygulayan. Heyet gitti, yaşam odalarının dünyada tartışıldığını, bir kısım ülkelerin yanaşmadığını gördük. Yaşam odası bu işin tamamı ve direkt çözüm noktası değil, bütün gelişmiş ülkeler olarak söylüyoruz sadece Türkiye olarak değil. Bu maskelerin değişim noktalarının 45 dakikayı geçmeyecek tarzda, sık mesafede yapılmasına dönük uygulamaya geçiyoruz" dedi.

Toplantıda Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz da hazır bulundu.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Yer altı maden işletmelerinde çalışanların kaydı ve kurumlarının eşzamanlı takibi için cip kurulması zorunlu hale getiriliyor. Elektronik irtibatla takip edilecek, nerede bulunuyor, nereye hareket ediliyor. Bunun için de ciddi bir modernizasyona ihtiyaç var" dedi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Başbakanlık Yeni Bina'da düzenlenen basın toplantısında yeni iş güvenliği paketindeki detayları açıkladı. Davutoğlu, yapılan reformlar hakkında bilgi vererek, 'İç güvenlik alanında ciddi yapısal çalışmalara girdik. Bu hafta içinde bu reform paketini Meclisimize sunacağız. İkincisi aşamada, hükümet programı güvenoyu aldığı gün ortaya çıkan asansör kazasından sonra ilk Bakanlar Kurulu'nda iş güvenliği konusunu detaylı şekilde ele aldık. Daha sonra sektör temsilcileri ile biraraya geldik. İş güvenliği konusunda yapılacak çalışmaları geniş bir istişare zemini içinde tamamladık. Bugün ulaştığımız sonuçları sizlerle paylaşacağız. Ermenek'te yaşanan kaza, Yalvaç'ta yaşanan kaza iş kazalarına olan dikkati yoğunlaştırdı. Atılması gereken adımlar konusunda bakanlıklar arası geniş bir istişare yaptık. Son 12 yıllık AK Parti iktidarları zamanında iş güvenliği ve çalışma hayatı ile ilgili yasal düzenlemelerin yapıldığı aşikar" dedi.

Yapılan reformlar hakkında bilgi veren Davutoğlu, her şeyden önce işçi ve işverenlerin zihniyet dönüşümü sürecine girmesi gerektiğine dikkati çekti. Davutoğlu, "Uluslararası ve evrensel standartlardaki çalışma hayatı kurallarını uygulayabilmek için ILO'nun 167 ve 176 sayılı maden ve inşaatlarda iş sağlığı ve güvenliği gibi sözleşmeleri ile ilgili yasal süreci hızlandırdık. Ümit ederiz ki en geç önümüzdeki hafta TBMM'den bu yasal düzenleme geçecek ve ILO'nun 167 ve 176 sayılı sözleşmeleri Türkiye'de uygulanır hale gelecek" diye konuştu.

6 Eylül'den bu yana hemen hemen her Bakanlar Kurulu'nda iş güvenliği konusunun görüşüldüğünü vurgulayan Davutoğlu, "Ne tedbir alınır onun üzerinde sonuca ulaşmaya çalıştım. Birincisi, zihniyet ve eğitim ile ilgili bilinçlendirme, sosyal farkındalık, işçilerimizin ve işverenlerimizin, bu önemli bir alan. İkincisi süreç yönetimi, yani bir madende iş üretimi başladığı andan kapanması ve kapanmasından sonra da geniş bir süreç yönetimi var. Projelendirme, rehabilitasyon var. Bir kriz çıktığında o krize müdahale edebilme kabiliyeti var. Zihniyet meselesi insan faktörü ile ilgili husus. Üçüncüsü de yasal süreç, gerekli kanuni düzenleme. Caydırıcı ve eğitici yaptırımların, onları bir başka olayda dikkatli olmaya sevk eder. Esas itibarıyla bugün size açıklayacağım hususlar bütün bu ana parametrelere hitap eden bir reform paketi. Sadece yasal düzenlemeleri yapalım demekle işi bitirelim demiş olmuyoruz" şeklinde konuştu.
#Sayfa#

İŞ GÜVENLİĞİ KONUSUNDA ALINAN TEDBİRLER

İş güvenliği konusunda genel olarak alınan tedbirleri açıklayan Davutoğlu, "Bir, çok tehlikeli işlerde çalışanları 2 milyon 700 bin çalışanımıza mesleki yeterlilik belgesi alma zorunluluğu getireceğiz. Yani bundan sonra inşaat işçisi diye bir kavramı veya amele şuradan gelen işçiler değil, işçilerimizin profesyonel olarak yaptığı iş ile ilgili mesleki formasyonu, sertifikası olacak. Bu çerçevede meslek liseleriyle üniversitelerin ilgili işçilerimizin mesleki formasyonu sertifikası olacak. Bu çerçevede meslek liseleriyle ilgili bölümlere zorunlu iş sağlığı ve güvenliği dersi koyacağız. Daha eğitimin ilk aşamalarında öğrencilerimiz iş sağlığı ve güvenliği alanında bilinçlendirilecek. Üç, yapı denetim firmalarına iş sağlığı ve güvenliği konusunda sorumluluk getireceğiz. Yapı denetim firmaları işin sadece mekanik kısmıyla ilgilenmeyecekler, iş sağlığı ve güvenliği konusunda da bilinçlenecekler. Dört inşaatlarda şantiye şefi, madenlerde güvenlik uzmanı bulundurma zorunluluğu getireceğiz. Şantiye şefi olacaksınız ama bir de ona diyeceğiz şantiye şefi olacaksınız, iş güvenliği uzmanı olacaksınız aynı zamanda. İş güvenliği uzmanları yine olacak. Şantiye şefi bir işyerine girdiğinde nerelerde iş güvenliği aksamaları olduğunu görecek altyapıya sahip olacağız. Şantiye şefi işin bir an önce bitirilmesine odaklanmayacak, iş güvenliğine de odaklanacak ve bu sertifikaya sahip olmayanlar şantiye şefi olamayacaklar" dedi.

"İŞ KAZASI OLAN İŞYERLERİNE EKSTRA İDARİ CEZALAR GETİRECEĞİZ"

Bundan sonra ödül-ceza yaptırımının geldiğini anlatan Davutoğlu, "İş kazası olan işyerlerine ekstra idari cezalar getireceğiz. 3 yıl içinde birçok tehlikeli işyerlerinde işsizlik sigortası primi işveren payını yüzde 2 yerine yüzde 1 olarak tahsis edeceğiz. Hiçbir iş kazası gözükmüyor, her şey kuralına uygun yapılmış, işveren de sorumluluğunu yerine getirmişse işsizlik sigortası primini (kesilen prim) yüzde 2 yerine yüzde 1 olarak tahsis edeceğiz. Aynen takip eden yılda, bir başka işyerinde ölümlü iş kazası meydana gelirse aynı primi yüzde 3 olarak tahsil edeceğiz. Ölümlü iş kazasında da prim yükselecek. Altı, idari para cezalarında ciddi artışlar getireceğiz. Yedi, hiçbir bahaneye fırsat vermemek için iş sağlığı ve güvenliği konusundaki harcamaların kamu ihale sözleşmelerinde yer almasını sağlayacağız" diye konuştu.
#Sayfa#

"ÖZEL SEKTÖRDE RÖDOVANS OLMAYACAK"


Davutoğlu, "Sekiz, rödovans kiralama veya götürü usulü ile ihale edilen işlerde üretim zorlamalarının engellenmesi için uygun planlama yapılacak. Kimse üretim zorlamasında bulunamayacak, bulunursa sözleşmeyi feshedeceğiz. Dokuz, rödovans sürelerini 15 yıldan az olmayacak şekilde uzatacağız. On, kamuda rödovans olacak ancak bütünüyle bir başka taşerona devredemeyecek. Özel sektörde ise rödovans olmayacak. Bir kere kiralama yapıldıktan sonra bütünüyle iş başkasına devredilmeyecek, dolayısıyla biz kamuda kime işi vermişsek muhatabımızı bileceğiz. On bir, standartlara uygun kişisel koruyucu donanım sağlamayan işverene idari para cezası uygulanacak. On iki, acil durdurma halleri müfettişin inisiyatifine bırakılmadan mevzuatta açıkça belirtilecek. Burada müfettişlere güveniyoruz, ancak müfettiş şu eksik diye tespit edebilir, belli alanlarda o sağlanmamışsa iş durdurma otomatik olacak. On üç, işverenin ölümlü iş kazasında kusurlu bulunması halinde TCK'ya göre alacağı cezaya ilave olarak 2 yıl boyunca kamu ihalelerinden men edilecek. Kamu İhale Kurumu sitesinden duyurulacak. İdari olarak, biz de hükümet olarak benim açtığım ihalelere 2 yıl katılamazsın diyeceğiz. Tabiri caizse bir tür sicil olacak" şeklinde konuştu.

Başbakan Davutoğlu, "On dört, yer altı maden işletmelerinde çalışanların kaydı ve kurumlarının eşzamanlı takibi için cip kurulması zorunlu hale getiriliyor. Elektronik irtibatla takip edilecek, nerede bulunuyor, nereye hareket ediliyor. Bunun için de ciddi bir modernizasyona ihtiyaç var. On beş, yer altı çalışmalarında hazırlanan planların 3 boyutlu olması zorunlu hale getirilecek. Kağıt ötesinde zihninizde o madenin çalışma şartlarının 3 boyutlu olması lazım. 3 boyutu maket üzerinde Bakanlar Kurulu'na bilgide bulundu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız. On altı, maden işletme projeleri ile dokümanlar ilgili kurumlarla paylaşılacak. Öyle bir Ermenek kazasında konunun uzmanı olmamakla birlikte, işin ilerleyişi başta biri izin almış, girmiş alana bir bölümü on yıllar önce bitirmiş, sonra devam ediyor, işçi uyarıyor teftişler de yapılıyor. Duvarları örüyor, görünmemesi gereken yerleri kamufle ediyor. Orada iki işçinin kendi arasındaki müzakeresiyle belirlenmeyecek bu. O havzada ne oluyorsa her aşaması günlük bazda işlenecek. Bu bilgiler Maden İşleri Genel Müdürlüğü hem de teftiş tarafından takip edilecek. Enerji ve Çalışma Bakanlığı ile irtibatlanacak. Ankara'daki ilgili müfettiş ve ilgili daire havzadaki değişimi gözlemleyecek" diye konuştu.

#Sayfa#

"YILDA BİR OLAN ACİL PLAN TATBİKATLARI 6 AYDA BİR YAPILACAK"

On yedinci madde olarak maden ve inşaat sektöründe iş sağlığı güvenliği teftişlerinin görüntülü ve fotoğraflı yapılacağını açıklayan Davutoğlu, "Müfettiş gidip de detaylı bir teftiş yapmadan sadece kağıt üzerinden bir şey yapmışsa artık buna imkan olmayacak. Bir önceki ve sonraki teftişte durum nedir, süreci takip edebileceğiz. Kendisi yanındaki elemanla bunun bir kaydını alacak. Hiç kimseye hiçbir ayrımcılık olmadan, suçlu ve kusurlu olan cezalandırılacak. On sekiz, yılda bir olan acil plan tatbikatlarının 6 ayda bir yapılması. Bu da kayda alınacak. Tatbikat yapıldı diye bildirimle yetinilmeyecek. On dokuz, acil çıkışın sağlanması için fosforlu hayat hattı kurulacak. Bir anlamda acil çıkışta nereye doğru yürümesi lazım, panik halinde onun muhakemesini hissetmeden fosforlu hayat hattı kurulacak. Yirmi, madenlerde daha zor şartlarda olduğu için ayrı bir düzenleme yapılacak. Yirmi bir, kömür madenlerine yönelik ayrı bir mevzuat çalışması için arkadaşlara talimat verdim. Kömür madenleri ile ilgili özel bir mevzuata ihtiyaç olduğu anlaşılıyor. İş güvenliği ve madenler ile ilgili üç husus var, Üretim tamamlanmış olanın rehabilite edilmesi, iki işlemekte olan madenlerin modernizasyonu ve az insan çok mekanizasyon esasına göre, üçüncüsü de yeni üretime ulaşacakların standardizasyonu" dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Ruhsat sahiplerinden harç, teminat ve çevre ile uygun teminat adı altında toplanan bedelleri ruhsat bedeli adı altında tek kalemde toplayacağız. Eski yıllık ruhsat harcı uygulamasını kaldıracağız" dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Başbakanlık Yeni Bina'da düzenlenen basın toplantısında yeni iş güvenliği paketindeki detayları açıkladı. Yeni maden kanunuyla ilgili değişikler hakkında bilgi veren Davutoğlu, "Bir, hayat sigortası daha sağlıklı ve daha az maliyetli görülüyor ve bir geçiş süreciyle bütün madenlerde hayat sigortası sistemine geçmeyi düşünüyoruz. Bir kamu denetimi olacak, bir de denetim özel sigorta üzerinden sağlanacak. İki, maden sahalarının denetimi ve faaliyetlerinin izlenilmesinin akredite bağımsız kuruluşlar tarafından yapılması için düzenleme yapacağız. Üç, küçük işletmelerin birleşmesinin ve havza madenciliğinin geliştirilmesini özendireceğiz. Son Ermenek kazasında olduğu gibi işletme ne kadar küçülürse orada kalan rezerv azaldıkça kısa sürede olabilecek maksimum karı elde etmeye çalışıyor ama bir yerde rezerv azaldığında diğer yerde devam etmekte olduğu için daha geniş kapsamlı bakmak mümkün oluyor. Dört, ruhsat karşılığını maden büyüklüğüne göre yeniden değerlendireceğiz. Madenin türüne, bazı madenler var ki piyasa değeri yüksek değil, onların nadir diyeyim onların alacağı yerlerin hepsi düzenlenecek. Beş, devlet hakkı bedelini dünya maden fiyatlarındaki değişimleri dikkate alarak kademeli olarak belirleyeceğiz. Çok düşüyor bedel, devlet hakkı bedelini kaldıramaz hale geliyor madeni alan. Borsadaki iniş çıkışa o madenin uluslararası piyasadaki değerine göre, eğer yükselme varsa devlet hakkı bedeli de yükselecek. Devletin ve kamunun hakkı gözetilecek" dedi.

#Sayfa#

"YILLIK RUHSAT HARCI UYGULAMASINI KALDIRACAĞIZ"


Başbakan Davutoğlu, "Altı, ruhsat sahiplerinden harç, teminat ve çevre ile uygun teminat adı altında toplanan bedelleri ruhsat bedeli adı altında tek kalemde toplayacağız. Eski yıllık ruhsat harcı uygulamasını kaldıracağız. Yedi, ruhsat bedelinin bir kısmı, faaliyeti biten, devam eden maden ocaklarında rehabilite ve modernazisyonuna ilişkin düzenleme yapacağız. Ruhsat bedellerinin belli miktarını, oranını belirleyeceğiz, buna bakacağız. Maliye Bakanlığı'nın bütçe sistematiği içinde bunun karşılığı olan bir bütçe oluşturulacak. Ruhsat bedellerinin yüzde 25'ini diyelim ayırdık, Maliye Bakanlığı'nda bir fon içinde bunu tuttuk. Bir maden daha önce rehabilite edilmemişse devlet orayı gidip rehabilite edecek kapatacak, işvereni borçlandıracak. Bu mesele işverenin maddi durumuna, öncelik sıralamasına, ekonomik planlamasını bağlı olmayacak" ifadelerini kullandı.

"KÜÇÜK İŞLETMELERE DEVLET HAKKI KONUSUNDA KOLAYLIK SAĞLANACAK"


Küçük işletmelere devlet hakkı konusunda kolaylık sağlanmasını sekizinci madde olarak açıklayan Davutoğlu, "Dokuz, maden arama çalışmaları için teşvik mekanizmaları oluşturacağız. Maden arama konusunda maden arama şirketlerinin, maden arama milli kapasitesinin artırılmasına çalışacağız. Maden arama şirketlerini daha profesyonel, kapasitesi yüksek hale getireceğiz. On, maden işletme ruhsat talebi sırasında maliyetler şartı getireceğiz, işletme aramış, işletme talep ediyor. On bir, maden işletme projelerinin yüksek standartlarda hazırlanması, içerik ve uygulamasının izlenmesi ile ilgili düzenlemeleri yapacağız. On iki, maden işletmelerinde görev alacak teknik personelin niteliklerini yükseltmeye yönelik düzenlemeler yapılacak" dedi.

Başbakan Davutoğlu, konuşmasında şunları kaydetti:
"Yaklaşık 2 aydır ilgili bakanlıklarımızla, konuyu bilen uzmanlarımızla kapsamlı bir değerlendirme sonrasında yasal düzenleme, takiben uygulamaya konulacak yönetmeliklerle tanzim etmeyi düşünüyoruz. Yasayı çıkarmak yetmiyor, yasayı çıkardıktan sonra o yasanın etkin uygulamaları için süreç yönetimini yöneteceğiz. Bu süreç yönetimini bir sürekliliğe bağlayarak, Ankara'daki bir kontrol sistemini de devreye sokan, çift makaslı bir denetimi devreye getireceğiz. Bu sosyal farkındalık, zihniyet, eğitim dönüşümüne rağmen aşırı hırstan kaynaklanan, bir an önce en fazla karı edeyim diyerek işçilerimizin hayatı riske edilmişse ciddi yaptırımlar getireceğiz. Hükümet olarak bizim göstereceğimiz gayret, çıkaracağımız yasalar kadar önemli olan husus işçi sendikalarımızın bunlara sahip çıkması ve vatandaşlarımızı bilinçlendirmesi. Kaza olduktan sonra hepimiz duyarlı oluruz ama önemli olan o kaza olmadan bu duyarlılığın gösterilmesi. Bu yasa dolayısıyla bu yeni düzenlemeler vatandaşımızın duyarlılığı ve vicdanına emanettir. Hükümet olarak tek bir vatandaşımızın can güvenliği milyarlarca dolar gelirden daha önemlidir. Her gittiğimiz kayıplarda bunu o vatandaşlarla kucaklaştığımızda yüreğimizde, gönlümüzde hissediyoruz."