X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Madenin sahibi ocaktan habersiz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Madenin sahibi ocaktan habersiz

  • Giriş Tarihi: 12.11.2014
Madenin sahibi ocaktan habersiz
Madenin sahibi ocaktan habersiz

Ermenek'teki madenin sahibi Saffet Uyar: Eski ocağa denk gelindiğinden haberim yoktu. Parasızlıktan sondaj makinesini alamadım. Sondajın gerektiğini bilmiyordum

Karaman'ın Ermenek ilçesindeki kömür ocağında işçilerin mahsur kalmasıyla ilgili "Bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme" suçundan tutuklanan maden işletmecisi Saffet Uyar ile madenin İşletme Müdürü Yavuz Özsoy'un ifadeleri ortaya çıktı. Uyar, 2009'da Has Şeker Mandencilik'i kurarak maden sanabsında çalışmaya başladığını belirterek, eski imalat haritalarının kendilerine verilmediğini söyledi.. Bu haritaların Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nde (MİGEM) bulunabileceğini bilmediğini dile getiren Uyar, "Çalışma alanını harita olmadığından tespit edemiyordum, bu nedenle çalışmaya devam ettim. Denetçiler de haritanın olduğunu söylemediler" diye konuştu.

SONDAJ MAKİNESİ ALAMADIM

MİGEM'in raporu sonucu eksiklikleri girdirmek için sondaj makinesi için fiyat araştırması yaptığını ancak ekonomik nedenlerle alamadığını belirten Uyar şunları söyledi: "Makinenin çok pahalı olması üzerine Abdullah Özbey ile görüşme yaptım. Özbey, bana Cenne İşletmesi için 'bir tane alalım herkes kullansın' dedi. Diğer şirketlerde olduğunu bilseydim, alır kullanırdım ama bilmiyordum. Ocağa bir kez su geldiğini teknik personelden öğrendim, diğerinden haberim yok. Personel suyu boşaltarak çalışmaya devam etmiştir. Eski maden ocağına çalışma sırasında denk gelindiğini ve sonradan kapatıldığını görmedim, duymadım. Maden üstünde sondaj yapmıştır ancak maden içerisinde kontrol sondajı yapmamız gerektiğini bilmiyordum. İddia edildiği gibi eski maden ocağıyla şu an çalıştığımız maden sahasını gösteren imalat haritasının çakıştırılmış ve tek bir harita haline getirilmiş şeklini almadım. Olay öncesi ocakta suyun aktığını ya da kömürün ıslak olduğunu, kayma meydana geldiğini bu nedenle tahkimat yapılamadığını bilmiyorum."

'OLAYIN NEDENİ İHMAL'
Özsoy ise ifadesinde şunları söyledi: "Şirkette çalışmaya başladıktan sonra 2010'un ikinci ya da üçüncü ayında çalışma yapılan kömür, komple sızıntı verince su olabileceği düşüncesiyle işçileri çıkardım. Kendim sondaj yaparak ocaktan ayrıldım. Üç saat sonra girdiğimde suyun dolduğunu tespit ettim. Suyu çekip içeri girdiğimde buranın Azim Uyar'ın diye bilinen baca çalışmasının olduğu alanı tespit ettim. Orayı kapattım. 2011'in sonlarında sızıntı gelmeye başlayınca sondaj yaptım ve suyu boşalttım. Sonra yine aynı şekilde Azim Uyarı'ın yapmış olduğu bacaya vardık. Olay ihmalkarlıktan kaynaklanmakta. Bu saha bana teslim edilirken ruhsatta gösterilen alanın içini belirten imalat haritası da ekli bir şekilde verilmiş olsaydı ya da çalışma sırasında bu harita elimizde bulunsaydı bu olay meydana gelmeyebilirdi. Sondaj makinesi olsa bile bu olay olacaktı. Çünkü eski ocak içinde çalıştığımızı bilmiyorduk. Oğlum bana 'baba sen katil misin?' diye soruyor. Ben katil değilim. Ruhsatı verirken imalat haritaları vermeyen ya da bu haritaları temin etmeyen kişiler sorumludur."

TUTUKLAMAYA İTİRAZ ETMEYECEK
Saffet Uyar'ın, "Önemli olan benim değil mahsur kalan 16 kişinin çıkması" diyerek tutuklama kararına itiraz etmeyeceği öğrenildi. Uyar'ın avukatı Şeref Han, "Bu kazanın daha öncekiler gibi sonuçlanmaması lazım. Bu kazanın, bundan sonra Türkiye'deki hiçbir kazanın bu şekilde, bu kadar kolay olmaması ve bu kazadan kaynaklanan sorumluluğu herkesin üstlenmesi ve gereğini yapması lazım" diye konuştu

'KOVUŞTURMAYA YER YOK' KARARINA İTİRAZ
Manisa'nın Soma'daki maden faciasına ilişkin yürütülen soruşturmada, madeni işleten şirketin bağlı bulunduğu holdingin yönetim kurulu başkanı Alp Gürkan ile Ege Linyit İşletmeleri Müessesesi Müdür Yardımcısı Ali Ulu'nun da aralarında bulunduğu 40 kişi hakkında verilen "kovuşturmaya yer olmadığı" kararına itiraz edildi. Manisa'nın Soma ilçesindeki maden faciasında yaşamını yitiren işçilerin yakınlarından Aynur Ayla ve Aslı Yıldırım, avukatları Manisa Barosu Başkanı Zeynel Balkız aracılığıyla verilen dilekçede Alp Gürkan'ın, işi bizzat yönettiği belirtilerek itiraz etti.