X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Paralel şantaj çetesine baskın
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Paralel şantaj çetesine baskın

Paralel şantaj çetesine baskın
Paralel şantaj çetesine baskın

Edirne ve Tekirdağ merkezli 7 ilde Paralel Yapı mensubu 5'i rütbeli 16 polis gözaltına alındı. Çete, yasadışı dinleme ve şantaj yoluyla işten çıkarttıkları kişilerin yerine kendi adamlarını getirmekle suçlanıyor

Paralel Yapı'nın Edirne ve Tekirdağ'da kurduğu mobbing ve şantaj tezgâhı çökertildi. 2 kentte 2008- 2012 arasında bazı siyasi parti yöneticileriyle belediye ve kamu çalışanlarını yasadışı şekilde dinleyip şantaj yapan, mobbing uygulayıp işten çıkarttırdıkları kişilerin yerine de Paralel Yapı'ya mensup kişileri aldıran, 16 istihbaratçı polis gözaltına alındı. Bu polislerin arasında şube müdürlüğü yapan 5 rütbeli de yer alıyor. İstanbul Cumhuriyet Savcısı Okan Özsoy'un talimatıyla dün sabah Edirne, Tekirdağ, Diyarbakır, Van, Hakkâri, Tunceli ve Antalya'da eşzamanlı operasyon düzenlendi. İstanbul Organize Suçlarla Mücadele ekiplerince yürütülen şafak operasyonunda, 2008-2012 arasında, Edirne ve Tekirdağ'da "yasadışı dinleme", "evrakta sahtecilik" ve "özel hayatın gizliliğini ihlal" suçlamaları kapsamında haklarında yakalama kararı çıkarılan 17 istihbaratçı polisten 16'sı gözaltına alındı. Savcılık tarafından verilen listedeki 1 ismin ise annesinin kalp krizi geçirip hastaneye kaldırılması nedeniyle henüz gözaltına alınamadığı bildirildi.

2 KEZ GÖREVDEN ALINMIŞTI

Gözaltına alınanlar arasında, anılan dönemde Tekirdağ ve Edirne'den 4 istihbarat şube müdürü ile 4 rütbeli polis de yer aldı. Bu isimlerden birinin ise Tekirdağ İstihbarat Şube eski Müdürü Halil Hilal Seyfi olduğu ortaya çıktı. Seyfi, hükümeti devirmeye yönelik 17-25 Aralık operasyonları sonrasında, İçişleri Bakanlığı'nca yürütülen yasadışı dinleme soruşturmasında 2 kez görevden alınıp başka yerlere atanmıştı. Eski müdür Halil Hilal Seyfi'nin de aralarında bulunduğu paralel polislerin 4 yıl boyunca Tekirdağ ve Edirne'de, AK Parti, CHP, MHP yöneticileri ile belediye bürokrat, çalışanları ve kamu personelini yasadışı olarak dinlediği ileri sürüldü. Dinlediği kişilere şantaj ve mobbing uyguladığı belirlenen paralel polislerin, yasadışı dinlemenin yanı sıra evrakta sahtecilik ve özel hayatın gizliliğini ihlalle de suçlandığı bildirildi. Paralel çetenin, açıklarını tespit edip şantaj ve mobbing ile yıldırdıkları kişilerin yerine Gülen örgütüne yakın kişileri işe aldırdıkları kaydedildi.

HUZUREVİNE MOBBİNG
Özellikle Edirne Belediyesi ve Tekirdağ Huzurevi'nde bu yöntem tespit edildi. Paralel kulak çetesinin Tekirdağ Huzurevi müdiresini dinleyip mobbing ve şantajla görevinden uzaklaştırmaya çalıştığı öğrenildi. Çetenin kayıtlar üzerinde oynama yapıp tapeleri değiştirerek aktardığı iddia edildi. Savcı Okan Özsoy tarafından yürütülen soruştrumada haklarında yakalama ve gözaltı kararı çıkan 17 istihbaratçının isimleri şöyle: Halil Hilal Seyfi, Burhan Akyüz, Oktay Gümüş, Vedat Akyüz, Onur Topal, Ülker Selvi, Doğan Yüksel, Erhan Demirtaş, Fatih Atalay, Barış Doğrul, Hüseyin Kütükçüoğlu, Yusuf Engin Güngör, Lütfü Öngün, Ünal Yıldırım, Osman Duru, Nayil Albayrak ve Çetin Onaran.

KÖMÜRCÜ'DEN KUMPAS ŞİKâYETİ

çarptırılan gazeteci Güler Kömürcü, Paralel Yapı'ya yönelik kumpas soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'na verdiği dilekçede, Ergenekon soruşturmasında görev alan emniyet görevlilerinin soruşturulmasını talep etti. HSYK'ya başvuran Kömürcü, eski özel yetkili savcılar Zekeriya Öz, Mehmet Ali Pekgüzel, Nihat Taşkın ile hâkimler Köksal Şengün, Hasan Hüseyin Özese, Sedat Süleyman Haşıloğlu, Hüsnü Çalmuk, Resul Çakır, Hüsnü Yılmaz, Hadi Çağdır, Ali Efendi Peksak, Abdullah Öztürk'ten şikâyetçi oldu. Kömürcü, mahkemenin adli emanette kendisine ait CD olmadığına karar verdiğini, sonra da olmayan CD'ye dayanarak ceza verdiğini dile getirdi.

'HÂKİMLER YARGILANMALI'
paralel kumpas soruşturması yürüten Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başmüfettişi Yunus Nadi Kolukısa, davanın avukatlarından Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Duygun Yarsuvat'ın 'müşteki' sıfatıyla ifadesini aldı. Yarsuvat, davanın ilk yargılamasını yapan eski özel yetkili İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin hakimleri hakkında şikayetçi oldu. Silivri Cezaevi'ndeki yargılamalar sırasında birçok usulsüz ve yasaya aykırı uygulamalarla karşılaştıklarını ifade eden Yarsuvat, savunma haklarının ihlal edildiğini, bunun Anayasa Mahkemesi'nin kararıyla da sabitleştiğini kaydetti. Yarsuvat, hukuksuz uygulamaları nedeniyle eski özel yetkili İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin başkanı Ömer Diken ile üye hakimler Ali Efendi Peksak, Murat Üründü ve Aytekin Özanlı'nın yargılanmalarını talep etti.

ÇETENİN 57 MAĞDURU VAR

Paralel çetenin yasadışı olarak dinleyip şantaj ve mobbing uyguladığı 57 mağdurun olduğu belirlendi. Gözaltına alınan polislerin, aralarında milletvekili, savcı-hakim, siyasetçi, üst düzey bürokrat, belediye başkanı, işadamı, polis müdürü, avukat, siyasi parti yöneticisi, kamu amir ve personeli ile basın mensuplarının da bulunduğu çok sayıda kişiyi sahte belgelerle dinlediği ortaya çıktı. Mağdurlardan 53'ü şikâyetçi oldu. Bir kısmı yasal olan dinlemelerin, "organize suç örgütünü takip etme" bahanesi ile İstanbul'daki mahkemelerden izin alınarak yapıldığı tespit edildi. Kendilerinden olmayan 10 polis müdürünün eş ve çocuklarını bile dinleyen paralel çetenin, bu kişiler hakkında BİMER'e ihbar mektubu yollayıp düzmece şikâyetlerde bulunduğu belirlendi. Dinlemelerin, dönemin Tekirdağ ve Edirne emniyet müdürlerinin bilgisi dahilinde yapıldığı iddia edildi. Dinleme bilgileri ile 20'ye yakın emniyet personelinin yeri değiştirildi.