X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hakim: “Bana giren çıkan bir şey yok”
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hakim: “Bana giren çıkan bir şey yok”

  • Giriş Tarihi: 18.11.2014 16:18 Güncelleme Tarihi: 18.11.2014 16:21
Hakim: “Bana giren çıkan bir şey yok”
Hakim: “Bana giren çıkan bir şey yok”

Gezi Parkı olaylarında müvekkillerinin tutuklanmasının ardından nöbetçi mahkeme hâkimi ve bazı görevli polislere hakaret ve görevi yaptırmamak suçundan 5 yıla kadar hapis cezaları istenen 4 avukatın yargılandığı davada mahkeme başkanının "bana giren çıkan bir şey yok' cümlesi, salonda hem gülüşmelere hem de tepkilere neden oldu. Sanıklardan üç kadın avukat da, "Mahkeme başkanının kurmuş olduğu cümleler, erkek egemenliğini kabul etmektedir. Başkanın sözlerinden rahatsız olduk" diyerek mahkeme başkanının reddini istediler. Yanlış anlaşıldığını ve özür dilediğini beyan etmesi üzerine sanıklar, reddi hâkim taleplerini geri çektiler.

'BANA GİREN ÇIKAN BİRŞEY YOK' CÜMLESİ TEPKİYE YOL AÇTI

İstanbul 9.Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün görülen duruşmaya, tutuksuz sanık avukatlar Elif Çalışkan, Tülay Odabaş, Tolga Çakır ve Sevinç Sarıkaya katılırken, bu sanıkları 16 avukat temsil etti. CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da duruşmayı izledi. 4 sanık avukat adına söz alan Ömer Kavili, duruşmaya gelmeyen İstanbul Adliyesi'nde görev yaptıkları bilinen müştekilerle tanıkların, mübaşir vasıtasıyla çağrılmasını, aksi takdirde yargılamaya ara verilmesini istedi. Diğer sanık avukatları da Kavili'nin bu görüşüne katıldıklarını ifade ettiler. Bu taleple ilgili Cumhuriyet Savcısı Murat İnam'ın görüşü alındı. Savcı, sanık avukatlarının bu talebinin reddedilerek savunmalara geçilmesini istedi. Yeniden söz alan Ömer Kavili de müşteki polisleri ve dosyaya adını yazdıran İstanbul Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi Salih Cantürk'ü kast ederek, İçişleri ve Adalet Bakanlığı'na bağlı memurların duruşmada hazır edilmesini istedi. Avukat Kavili, müşteki polisler ile hakimin aynı zamanda İçişleri Bakanlığı'nda kadrolu memurlar olduğunu söyledi. Mahkeme Başkanı Alev Menteş de bu sözlere, 'Hâkimler memur değildir. Onu düzeltelim' diye itiraz edince avukat Kavili, "görevli diyelim o zaman' diye konuştu. Başkan Menteş daha sonra, "Siz de hâkimsiniz, size de geldiği için rahatsız olabilirsiniz. O zaman bakanlık görevlileri diyelim' şeklinde konuştu. Mahkeme Başkanı Kavili'yi cevaben, "Bana giren çıkan bir şey yok" dedi. Başkan Menteş'in bu cevabı duruşma salonunda gülüşmelere ve tepkilere neden oldu. Avukat Kavili de, "Çok erkeksi bir cümle oldu" deyince Mahkeme Başkanı Alev Menteş, "Ben erkeğim. Alt kültürümüzde var" ifadesini kullandı. Avukat Ömer Kavili de, "Ama yıkmamız gereken bir alt kültür' diye konuştu.

HEYETİNİZİ REDDEDİYORUM

Sanık avukat Sevinç Sarıkaya da erkek egemen cümlelerin kendisini rahatsız ettiğini belirterek, "Bir kadın olarak vereceğiniz kararın tarafsız olmayacağını düşünüyorum. Heyetinizi reddediyorum" dedi. Sanık avukat Tülay Odabaş ise, "Müştekilerin de olduğu sırada ifade verdiğimiz sırada belki şikayetlerinden vazgeçecekler. Duruşma salonunda sarf edilen erkek egemen cümleden kadın olarak rencide oldum. Mağduriyetim duruşma salonunda devam etmektedir. Heyetinizin reddini istiyorum" dedi. Sanık avukat Elif Çalışkan da, müştekiler hazır edildikten sonra ifade vermek istediğini kaydetti.

MAHKEME BAŞKANI ÖZÜR DİLEDİ

Bu savunmalar üzerine yeniden konuşan Mahkeme Başkanı Alev Menteş, belirtilen sözlerin erkek egemenliğini ortaya koyacak ve cinsiyet ayrımını çağrıştıracak şekilde sarf edilmediğini anlattı. Başkan Menteş, "Benimle ilgili bir şey değil. Niye rahatsız olayım anlamında söyledim. Yargıcı koruyormuşum gibi oldu. Ben hiçbir zaman o kasıtla hareket etmedim, şaka olsun diye söyledim. Öyle algıladıysanız özür dilerim. Kalben söylüyorum, kalp kırmak istemem. Kastı aşan bir şekilde cümle kurulmuşsa bu sözleri geri alıyorum" dedi. Başkanın özür dilemesinin ardından avukatlar, heyetin reddi talebinden vazgeçti. Mahkeme heyeti ara kararında, usulüne uygun davetiyeye rağmen duruşmaya gelmeyen müşteki polisler Atalay Özdemir ve Ramazan Ekemen'in zorla getirilmesine karar verdi. İddianamede kapatılan İstanbul 22. Sulh Ceza Mahkemesi hâkimi Salih Cantürk'e gıyabında hakaret edildiği iddiası olduğunu belirten heyet, zorla getirilmesi yönündeki talebin reddine karar vererek duruşmayı 5 Mart 2015'e erteledi. Duruşma sonrası adliye kapısında açıklama yapan sanık avukat Tolga Çakır, "Adliyede avukatı sevmeyen, istemeyen ona öcü muamelesi yapan adalet, polisler hakkında dava açmaktan geri durup darp edilen biz avukatlar hakkında dava açmıştır. Kimse korkmasın bizi de korkutmaya çalışmasın. Bu ülkede halk var, halkın avukatları var" dedi.

SANIK AVUKATLARIN 5 YILA KADAR HAPİSLERİ İSTENİYOR

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, İstanbul Barosuna kayıtlı avukatlar Tolga Çakır, Tülay Odabaş, Elif Çalışkan ve Sevinç Sarıkaya'nın, bazı şüphelilerin avukatı sıfatıyla katıldıkları İstanbul 31. Sulh Ceza Mahkemesi'ndeki 8 Temmuz 2013 tarihli sorgulamada verilen tutuklama kararlarının ardından, odasına giden nöbetçi hâkim müşteki Salih Cantürk'ün gıyabında hakaret içeren sözler sarf ettikleri iddia ediliyordu. Avukatların nezarethanede bulunan müvekkillerine parmaklıklar arasından yiyecek poşetini attıkları sırada bunu engellemek isteyen 2 müşteki emniyet görevlisini de basit şekilde yaraladıkları öne sürülen iddianamede, avukatlar Tolga Çakır ve Tülay Odabaş'ın "hakaret" suçundan 1 yıl 2 ay ile 2 yıl 4 ay, diğer avukatlar Elif Çalışkan ve Sevinç Sarıkaya'nın da "hakaret" ile "görevi yaptırmamak için direnme" suçlarından 1 yıl 8 ay 5 yıl 4 ay hapisle cezalandırılması talep edildi.