X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Mahçupyan’ın 17 Aralık hatırası Gülen’in vakfını kızdırdı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Mahçupyan’ın 17 Aralık hatırası Gülen’in vakfını kızdırdı

  • Giriş Tarihi: 23.11.2014 13:34 Güncelleme Tarihi: 23.11.2014 14:12
Mahçupyan’ın 17 Aralık hatırası Gülen’in vakfını kızdırdı
Mahçupyan’ın 17 Aralık hatırası Gülen’in vakfını kızdırdı

Akşam yazarı Etyen Mahçupyan bugünkü yazısında kumpas başarısız olunca “17 ve 25 Aralık operasyonu ile ilgimiz yok” yalanına sarılan Gülen hareketine geçtiğimiz Ocak ayında Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın bir toplantısında yaşadığı bir anı ile cevap verdi:

İŞTE ETYEN MAHÇUPYAN'IN GAZETECİLER VE YAZARLAR VAKFI'NI ZOR DURUMDA BIRAKACAK O SATIRLARI:

'DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK, BİR AY İÇİNDE NETİCE ALIRIZ'

Tarih 8 Ocak 2014, yer Mabeyin Restoran. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı üç ayda bir düzenlediği değerlendirme toplantısını yapıyor. Benimle birlikte Zaman gazetesi yazarları Ali Bulaç, Mümtazer Türköne ve Şahin Alpay var. Vakfın yöneticileri yanında tanımadığım bazı misafirler, ayrıca Ergun Özbudun, Fatih Üniversitesi Rektörü Şerif Ali Tekalan ve gazetenin eski yöneticisi Alaattin Kaya da toplantıda. Kabaca yirmi kişiyiz. Herkesin kafasında 17 Aralık sonrasında yaşanmakta olanlar ve olayların nasıl gelişeceği meselesi var. Henüz konuya girilmeden gazeteci arkadaşlarımızdan biri Hizmet mensuplarından birine basitçe 'ne oluyor?' sorusunu yöneltiyor. Cevap aynen şöyle: "Bizde değişen bir şey yok… Bir ay içinde netice alırız." Konuşma sessiz bir ana rastladığı için herkesin duymuş olması beklenir. Cevaptan sonra bir an sessizlik olması da bu cevabın ne anlama geldiğinin hazirun tarafından gayet iyi anlaşıldığının göstergesi olmalı. Herkes bu cevabı verenin gülümseyen yüzüne bakıyor, kimse konuyu sürdürmüyor ve Vakfın gündemine geçiyoruz.

'ANTİDEMOKRATİK GİRİŞİMİN BEDELİNİ KABULLENMEK ZORUNDASINIZ'

Birinci nokta, 17 Aralık dosyalarının içeriği boş olsa da olmasa da, Hizmet hareketinin bu olayı bir darbe girişimi olarak kullandığının sabit olmasıdır. Eğer hükümetin uygulamasındaki antidemokratik unsurlara işaret edilecek ve bunun için toplumdan destek aranacaksa, önce Hizmet hareketi de kendi anti demokratik girişiminin bedelini kabullenmek zorunda. İkinci nokta nifak karşısında sukut edenlerle ilgili… Çünkü Gülen'in söylediği doğruysa Allah onlardan bunun hesabını soracak. Söz konusu toplantıya katılanların yukarıdaki konuşmayı anlamamaları için gerçekten 'aptal' olmaları lazım ki böyle bir varsayım pek gerçekçi olmaz. Psikolojik olarak bu konuşmayı duymamayı, anlamamayı seçmiş olduklarını düşünebiliriz. Ama herhalde duyar duymaz unutmadılar. Eğer bir süre sonra unuttularsa, hiç olmazsa bu unutma anına giden iç hesaplaşmayı hatırlamaları beklenmez mi? Bu kişilerin halen Hizmet camiasında çalışıyor olmalarının onları bu konuyu hatırlamamaya sevk ettiğini de söyleyebiliriz. Bu durumda gerçeği bilmekle birlikte etrafından dolaşmaları birçok kişi için anlaşılır bulunabilir.

'ONLARA FAZLA SATIR AYIRMAYA GEREK YOK!'

Ama tam aksine darbenin 'safsata' olduğunu, Hizmet'in günah keçisi kılınan bir masumiyet abidesi olduğunu söylemeyi sürdürüyor iseler, bunun ahlaki bir karşılığı olduğunu da kabullenmek durumunda olmalılar. Hizmet'e masumiyet atfederek AKP'yi şeytanlaştırmak isteyen Hizmet içi ve çevresi bilim 'kullanıcılarına' ise fazla satır ayırmak gerekmez. Onlar kullandıkları silahla bütünleşme yolunda hızla ilerliyorlar. İnsanın kendini kandırma mahareti arttıkça başkalarını da kandırıyor duygusuna kapılması epeyce çekici ama maalesef hastalıklı ve belki de ölümcül.

CEVAP VERMEDİLER HAKARET ETTİLER

Öte yandan, Mahçupyan'ın bu yazısından sonra Twitter üzerinden hakaretler yağmaya başladı. Paralel medyanın yazarları ve Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın yetkilileri ise Zaman gazetesi eski yazarı Mahçupyan'ın iddialarına cevap vermek yerine hakaret etmeyi, "mahkemede hesaplaşırız" diyerek tehdit etmeyi tercih etti.

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanı Mustafa Yeşil ise Twitter üzerinden yaptığı açıklamada "Mahçupyan'ın mahkemede şahide ihtiyacı olacak.Bulursa tabii..." diyerek Paralel yapıyı eleştirenleri mahkeme ile korkutarak sindirmeye çalıştıklarını, insanların şahit olmaktan bile çekindiklerini adeta itiraf etti.