X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Davutoğlu, AK Parti Grup Toplantısı'nda konuştu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Davutoğlu, AK Parti Grup Toplantısı'nda konuştu

  • Giriş Tarihi: 25.11.2014 11:55 Güncelleme Tarihi: 25.11.2014 15:25
Davutoğlu, AK Parti Grup Toplantısı'nda konuştu
Davutoğlu, AK Parti Grup Toplantısı'nda konuştu

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Davutoğlu, AK Parti Meclis Grup Toplantısında milletvekillerine hitap etti. İşte Davutoğlu'nun o konuşması

Başbakan Ahmet Davutoğlu grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu, yurt dışı ziyaretlerinde yaptığı görüşmeleri anlattı bir noktaya dikkat çekti.

Devlet Bahçeli'nin konuşmasını değerlendiren Başbakan 'Bahçeli'nin ihanet suçlamasını kendisine iade ediyorum. Bugünkü sözlerini gitsin Tunceli'de o vatan haini dediği 13 bin kişinin torunlarının gözlerinin içine bakarak söylesin' dedi. Kayınvalidesi'ni kaybeden Kılıçdaroğlu'nun acısını paylaşan Başbakan Davutoğlu, 'Kendisi cenaze töreninde bile hakaret içerikli cümleler kurdu ancak ben yaşadığı acı ve muhterem eşinin hürmetine kendisine bugün buradan cevap vermeyeceğim ve kendisi hakkında konuşmayacağım' dedi.

Davutoğlu ''Bahçeli'nin ihanet suçlamasını kendisine iade ediyorum'' - HABERİN VİDEOSU

DUHOK VALİSİ ÖĞRENCİSİ ÇIKTI


Kimsenin topraklarında gözü olmadığını dile getiren Başbakan Davutoğlu, 'Bu topraklar bize yeter. Tek isteğimiz sınırlarımızın dışında da barış olmasıdır' dedi. Duhok ziyaretinde bir sürprizle karşılaşan Davutoğlu şöyle konuştu: İkinci ziyaret ettiğim yer Duhok'a geldim bir kampın üzerinden geçtim ikinci kampta indim. AFAD'ın kampı. Orada bile bizim devletimizin şefkatli elini görüyorsunuz. O dağların arasında beyaz örtülü binlerce insan. Helikopterleri görünce el sallayan çocuklar. Kampa indiğimde güzel bir sürprizle karşılaştım. Duhok Valisi benim 20 yıl önceki öğrencim. Onu da sarılarak gözlerinden öptüm. Malezya'da onu okuturken bir gün inşallah sizler bizim tarihimizi doğunun makus tarihini yeneceksiniz demiştim. Grur duydum hocam diye sarıldı. Ne ben Türk'tüm ne o Kürt'tü hepimiz insandık. Ben hocaydım o talebeydi

İşte o konuşmadan satır başları

Çok yoğun bir 15 gün sonunda tekrar buluştuk.Geçen hafta yurt dışında olduğum için sizlerle görüşememiştik.Öncelikle dün 24 Kasım öğretmenler günüydü. 81 ilden gelen meslektaşlarımla buluştum.Bir kez daha Türkiye'nin her bir köşesinde çalışan öğretmenleri tebrik ediyorum.Bakın milli kavramı sadece 2 bakanlıkta var. Milli savunma ve Milli Eğitim. Bu demektir ki bir ülkenin güvenliği eğitimden geçer.İktidara geldiğimizden beri öğretmen sayımızı 2 kat artırdık ve dün bir müjde daha paylaştık Ocak ayında 15 bin öğretmen daha atayacağız.

Davutoğlu muhterem eşlerine hürmeten kendisinden bahsetmeyeceğim. - HABERİN VİDEOSU


VANDALLARA KARŞI ÖNLEM ALACAĞIZ

İş güvenliği paketini açıklamıştım. Yine bu çerçevede madencilikle ilgili değişiklikleri de içeren bir taslağı TBMM'ye taşıyacağız. Kişisel verilerin korunması gibi çok önemli bişr konuyu bu hafta tartışacağız.İç güvenlik tasarımız dün Meclis'e sunuldu. Buradaki temel amaç insan özgürlüklerini korumak için gerekli güvenlik şartlarının sağlanmasıdır. Devrim mahiyetinde değişiklikler yaşayacağız.Bu düzenleme ile vandallara karşı önlem alınacak.

ÜLKE YAZBOZ TAHTASINA DÖNER

Orta vadeli - 10 yıllık program dediğinizde bütün bunları tasarlayan irade ile bunu gerçekleştiren iradenin aynı olması şarttır. Aksi takdirde ülke yazboz tahtasına döner. Bu kadrolar bu farkı oluşturmaya devam edecekler. Diğer önemli boyut makro ekonomik istikrar. Siyasi istikrar tabi önemli ama makro ekonomi ile güven vermiyorsa ekonomi siyasi istikrar olmaz. O bakımdan biz makro ekonomik istikrarın da teminatıyız. Yine orada muhatap olan gelişmiş ülkelerde de gelişmekte olan ülkelerde de görüş ayrılığı var. Bazı ülkeler dünyada talep arttırımını öne çıkaran görüşler beyan etti.

Öylesine güzel haberler aldık ki ekonomide. Cari işlemler Eylül ayında bir önceki yıla göre 30,8 milyara düştü bu da ilk kez oluyor. Bu da aldığımız tedbirlerin sonuç verdiğini gösteriyor. Şirket sayısının artması ekonomide canlanmanın ve özel sektörün ekonomiye güven duyduğunun göstergesidir. 3. unsur da yapısal reformlar. Biz bunları orada açıkladık. Şimdi de 9'unu açıkladık. Dünyada ne seyrederse seyretsin biz bu milletten güç aldıkça ekonomimiz kalkınmasını sürdürecek insanlık temel taşlarını d okumaya devam edeceğiz. Ayrıca G-20 Zirvesi'nin bizim için önemli yanı gelecek yıl dönem başkanlığını almamız. Bunu da orada liderlerle paylaştım. Burada iki konuya ağırlık vereceğiz. Kobilerin önemi, küresel ekonomideki işsizliğin ortadan kaldırılması için köprü rolü oynayacak bir yapı haline gelmesi. Önümüzdeki dönemde dünyadaki eşitsizlikleri ortadan kaldıran bir dönem yaşayacağız. Artık dünyadaki eşitsizlik piramitini tersine çevirme zamanı gelmiştir. Önümüzdeki yıl da Türkiye dünyanın sesi olmaya kararlıdır. Bu zirvede ayrıca başta Başkan Obama olmak üzere pek çoğu ile bir araya geldik. Suriye, Irak bağlamında ve bölgedeki kanaatleri değerlendirme fırsatı buldum ve insani çağrımızı sürdürdük.

Haydar Abadi ile defalarca bir araya geldim. Gece 12 civarında sarılarak ayrıldım. Bizim görmek istediğimiz tablo bu. Eğer, Irak'ta olduğu gibi Kürt Cumhurbaşkanı, Şii Başbakan, Sünni Başbakan Yardımcısı siyasi parti grup liderleri yanyana resim verdiğinde bizim özlediğimiz tablo ortaya çıkıyor. Zalimin karşısında her zaman durduk ve durmaya devam ediyoruz.

MÜLTECİ DEĞİL, HIZLI TREN GİDİP GELECEKTİ

Irak'ın İstikrarı Türkiye'nin istikrarı için önemlidir. Oranın refahı Türkiye'nin refahı için önemlidir. Erbil'den gece 02:30'da Bağdat'a indim. Emin olun her yerde Kayseri gibi Bursa gibi bizim şirketlerin dolu olduğu sokaklardan geçtim. Erbil'de indiğinizi bilmeseniz emin olun Türkiye'de bir sokaktan geçtiğinizi düşünürsünüz. Özlediğimiz istediğimiz bu. Beşar Esat bizi dinleseydi Halep de böyle olacaktı. Eğer kendi halkına savaş açmasaydı Gaziantep ile Halep arasında mülteci değil hızlı tren gidip gelecekti. Bunun programını yapmıştık. 4 Yıldır o güzel şehri vuran hesap sorulacak. Bir gün Suriye ayağa kalkacak, Halep hesap soracak. Biz o gün yine ortak kabine toplantısını tekrar yapacağız. Suriye'yi ne Irak'ı ne de diğer ülkeleri IŞİD'e de Esad benzeri terörlere de teslim etmeyeceğiz.

İki önemli görüşme daha yaptım. 90'lı yıllarda bizim PKK'ya verdiğimiz mücadelede TSK ile omuz omuza çarpışmıştı bu peşmergeler şimdi de Irak Savunma sisteminin bir parçasıdır. Bu dostlarımıza Kuzey Irak'ın güvenliği ve IŞİD'e karşı bölgenin güvenliği için TSK'nın eğitim verdiği yeri ziyaret ettim.

NE BEN TÜRK'TÜM, NE O KÜRT'TÜ

Oradaki subaylarımızın hepsini tek tek tebrik ediyorum. Bizim kimsenin toprağında gözümüz yok. Bu topraklar bize yeter. Tek isteğimiz sınırlarımızın dışında da barış olmasıdır. İkinci ziyaret ettiğim yer Duhok'a geldim bir kampın üzerinden geçtim ikinci kampta indim. AFAD'ın kampı. Orada bile bizim devletimizin şefkatli elini görüyorsunuz. O dağların arasında beyaz örtülü binlerce insan. Helikopterleri görünce el sallayan çocuklar. Kampa indiğimde güzel bir sürprizle karşılaştım. Duhok Valisi benim 20 yıl önceki öğrencim. Onu da sarılarak gözlerinden öptüm. Malezya'da onu okuturken bir gün inşallah sizler bizim tarihimizi doğunun makus tarihini yeneceksiniz demiştim. Grur duydum hocam diye sarıldı. Ne ben Türk'tüm ne o Kürt'tü hepimiz insandık. Ben hocaydım o talebeydi.

GERİDE KALACAK DOSTLUK VE KARDEŞLİK OLMALI

Cuma namazına Erbil'in büyük bir camiine gitmiştik. Hocaefendi bizim geldiğimizi duymuş 3 dil birden anlattı hutbeyi. Yunus Emre'nin dizelerini okudu sevelim sevilelim. İşte bizim istediğimiz bu. Horasan'ın Yunus Emre'nin güzel Türkçe'sini bir kürt hoca Erbil'de okuyorsa işte barışın yolu budur. Dilleri yasaklayarak baskıları arttırarak psikolojik bariyerleri tırmandırarak kimse bu dünyada kalamaz. Yunus'un da dediği gibi kimse bu dünyada kalamaz geride kalacak sadece dostluk olmalı, kardeşlik olmalı. Çıkınca herkesle kucaklaştık. Konya'da mıydım Erzurum'da mı anlayamadım neredeyse.

IŞİD İLE MÜCADELE VERİYORUZ

IŞİD boşluktan doğmadı. IŞİD'i doğuran şartlar kalkmadıkça IŞİD gider başka birşey gelir. Suriye'de insanlık dışı suçlara karşı da aynı tavrın alınması lazım.

AKDENİZ'İ KİMSE BİZE KAPATAMAZ

Hepimizin istediği bu. Özellikle Kıbrıs bağlamında Doğu Aakdeniz'deki gelişmeleri de ele aldık. Tekrar burada bu kürsüden Kıbrıs Rum Yönetimi'ne de çağrıda bulunuyorum. Müzakere görüşmelerini hızlandırsınlar. Şunu da zihinlerinden çıkarsınlar. Müzakere iyi niyetle giderse iyi niyetli muhatap bulurlar. Kıbrıs'ın güneyinde Türklerinde hakkının olduğu alanlardaki kaynakları tekellerine almaya kalkarlarsa buna izin vermeyiz. Onlar sondaj yapacaksa bizim Barbaros gemimiz de orada durur durur durur. Akdeniz'i bize kimse kapatamaz. Bir an önce barış istiyoruz. İki toplumlu barışı temin ederlerse bizde barışı sağlarız. 2004 Yılında iyi niyetimizi gösterdik tekrar gösteririz. Ama kimse bizim emrivakilere gözümüzü kapatacağımızı düşünmesin.

TUNCELİ YADA DERSİM

Patnos, Erzincan ve Dersim ziyaretlerini yaptım. Bu sıralama bile tasavvur ediniz. 4 Gün içinde Bağdat, Erbil, İstanbul, Patnos, Erzincan, Tunceli ya da Dersim. Ne derseniz deyin bizim vatanımızın her yeri bizim mührümüzü taşıyan vatanımız. Patnos'ta 6-7 Ekim olaylarında belediye binasını yaktılar yerle bir ettiler. Patnos Belediye Başkanı'nı arayıp şunu söylemiştim. İlk sizi ziyaret edeceğim ve yalnız olmadığınızı göstermek üzere size geleceğiz dedim. Patnos'ta büyük bir muhabbetle karşılandık. İstanbul'dan gelişim biraz gecikmesine rağmen bizi heyecanla bekleyen kardeşlerimi bir kez daha buradan selamlıyorum.

KİMSE ÖNÜMÜZDE DİZ ÇÖKMEYECEK

Erzincan Sivas hızlı trenini de en kısa sürede çalışmaları hızlandıracağız. Erzincan'dan Dersim'e Tunceli'ye geçtim. Orada çok anlamlı beni de yürekten etkileyen bir karşılama oldu. Ağrı Dağı'nın Torosların selamını Munzur'a götürdük. Bundan rahatsız olanlar oldu olacaklar. Onlar siyasetlerini bir bölgeye munhasıran yaparlar. Buradan meydan okuyorum diğer siyasi liderler de 1 gün içinde bu üç yere ziyarette bulunsunlar görelim. Bu ziyaretin ç izgisine bakın Bağdat'ta Sünni Şii Arap, Kürt Türkmen hepsiyle buluştuk. Patnos'ta Sünni Kürt kardeşlerimizle buluştuk. Erzincan'da sünni ve alevi türkmen kardeşlerimizle buluştuk, Tunceli'de kürt ve alevi kardeşlerimizle buluştuk. Birini diğerine düşman etmek isteyenler olduğu için söylüyorum. Hiç birinin gözünde nefret kin husumet görmedim. Hepsinin gözü ışıl ışıldı. Şimdi ben, bu toprakkların çocuğu olarak inancım mezhebim kökenim ne olursa olsun bu kardeşlerimizin hangisine başka bir niyet ve gözle bakabilirim? Nasıl birinin acısını diğerinin acısıyla yarıştırırız? Hepsi bizim kardeşimizdir. Cemevine yaptığımz ziyarette beni karşılaşan ve gönlünü sofrasını açan herkese selam ediyorum. Hepimiz Hazreti Ali'nin feyzinden feyz alırsak sadece aramızda muhabbet olacaktır. Herkes neye inanıyorsa neyi düşünüyorsa açıkça konuşsun. Kimse kimseyi korkutamaz. Yeni Türkiye'nin felsefesi herkesin aziz ve eşrefi mahlukat olduğu gerçeğidir. Onun için orada resimlere yansıdığını sonradan gördüm. Bir alevi dedesi gözü yaşlı olmayan tek kişi görmedim. Elimi öpmeye kalktı ne haddime. Müsaade etmedim. Bundan sonra 62. hükümet programında ve kongrede dediğimiz gibi kimse devletin önünde diz çökmeyecek, kimse devleti temsil eden kişinin elini öpmeyecek. Bundan sonra amir olan millettir, memur olan devlettir.

TUNCELİ MÜZESİ HER TÜRLÜ ÇALIŞMANIN YAPILDIĞI BİR ALAN OLACAK

Daha sonra alevi gençlerle sohbet ettim. Bunların bilinmesini istiyorum sadece resimler yansıyor. Haller yansımıyor. Alevi nur yüzlü gençler. Benimle görüşmek istediler. Dediler ki biz Ehli Beyt'in mektebindeniz. Bize imkan tanıyın Aleviliği çizgi dışına çıkarmak isteyenlere karşı mücadele edebilmemiz için bize yardım edin dedi.

Tunceli Üniversitesi'nde konuştum Dersim Müzesi olacak eski kışla. Her türlü çalışmanın yapıldığı bir alan olacak. Tunceli Munzur Üniversitesi olacak. Munzur Dağları, Ilgaz'ın kardeşidir, Uludağ'ın kardeşidir. Orada zikrettim ismen bütün büyük ocakları zikrettim. Horasan erenlerini anlattım taahhütlerde bulundum. Her kutsal mekana saygı gösterilecek oralara yollar yapılacak. Kime dönük olursa olsun herhangi bir ayrımcılık yapılırsa bunun karşısında önce biz duracağız.

MUHTEREM EŞLERİNE HÜRMETİMDEN BAHSETMEYECEĞİM

Kılıçdaroğlu'nun acı gününde yanında oldum, onu eleştirecek tek bir kelime söylemedim üzülmesini istemedim. Arkadaşlarım notları getirdi, Kılıçdaroğlu bizim için neler söyledi gibi notlar ama ben hiç birine cevap vermedim. Dün cenaze merasiminde yine hakaretlerde bulundu. Muhterem eşlerine hürmeten bugün kendisinden burada bahsetmeyeceğim. Buradan da bütün siyasilere çağrıda bulunuyorum. Gelin ahlaki standart geliştirelim. Dilimizi yumuşatalım. Siyasi başarılar gelir gider ama ahlaki standartlar kayboldu mu hayatın anlamı kalmaz. Bunu bütün siyasi liderlere yapıyorum. Acı sadece ortak acılarımız değildir kişisel acılardır. Bu sebeple Kılıçdaroğlu'nun bugünkü tutumuna bakacağım, yarın Şanlıurfa'daki İl Başkanları toplantımızda gereken cevabı ona göre vereceğim. MİT bütün milletin hizmetindedir. Ben onlara partilerle ilgili talimat vermem onların da yapısına uymaz. MİT operasyonunda kimler varsa, CHP ile ilişkileri var. Biz MİT'i böyle bir konuya kurban etmeyiz.

SANA MI KALDI TEK PARTİLİ DÖNEMİ SAVUNMAK

Sayın Bahçeli'ye bir cevap vermek zarurettir. İstedim ki bütün konuşmasını dinliyim ona göre cevap vereyim. İhanet kelimesini çok rahat kullanıyor. Peki kim kime neyi ihanet ediyor. Kendisine hatırlatmıştım. Dersim'de suçlu suçsuz değerlendirilir. 13 Bin kişinin öldürüldüğü her tür silahın kullanıldığı bir vaka varsa ve ondan çok değil 5 sene sonra aynı devlet zihniyeti eğer Bahçeli'nin lideri rahmetli Türkeş, önemli kişilere tabutluklara koymuşsa Kazım Öçal aynen bugün Bahçeli'nin kullandığı tavrı söylemişse hangi zihniyete sahip çıkıyorsunuz? Tek parti dönemine sahip çıkmak size mi kaldı? Bizim neye karşı çıktığımızı birlikte görelim. Naşit Hakkı Ulu: 'Dersim elbette kendiliğinden adam olmaz, ne yapacaksa devlet yapacak onları adam edecek'. İşte onların anlayışı bu, bizim anlayışımız ortada. Kazım Öçal'da milliyetçileri çıban gördü, Vural Savaş'ta iktidar partisi için kanserli ur demişti. Milletin bir kesimine çıban ur diye bakan bitmiştir. Bu milletin hiçbir kesimi ne urdur ne çıbandır. Hepsi saygıyı hak etmektedir.

CESARETİNİZ VARSA GİDİN TUNCELİ'DE SÖYLEYİN

Gerçek milliyetçiler bu zihniyeti kabul etmez, tek parti zihniyetini kabul etmez. Eğer böyle bir zihniyet hakim olsaydı. Bir kesimi ur çıban gören zihniyet bugün iktidarda olsaydı Suriye'de Irak'ta ortalık ateş yerine dönmüşken Türkiye ne halde olurdu? Tunceli Türkiye'nin bir vilayeti mi şüphesiz evet. Siz bütün Türkiye'ye hitap ediyor musunuz? Cesaretiniz varsa gidin bunu Tunceli'de söyleyin ve dönün o halka deyin ki o öldürülen 13 bin kişi vatan haini idi deyin onların torunlarının yüzlerine bakarak söyleyin bakalım oraya girebilecek misiniz? Ben 10 yıl sonra da orada olacağım.

Dersim'e Dersim dememe kızmış. Pirlerkondu köyündendim ben. İsminde PİR geçiyor ismi değiştirildi. Elaziz neden Elazığ oldu Esmaül Hüsna olduğu için değiştirildi. Diyarbekir, yine öyle Diyarbakır oldu. Çünkü Bekir Bin Vail ile atıftır. Bütün tarih boyunca Diyarbekir idi bir anda Diyarbakır oldu. Şimdi bütün bunları savunacak mısınız Sayın Bahçeli? Biraz tarih okuyunuz. Evet ben Hacı Bektaşı Veli'de Horasanlıları saydım, Tunceli'de de Horasanlı Erenleri saydım. Saydım çünkü biliyorum. Sen Tunceli'de Dersim'e saygıyla anılan Baba Mansur'un Aslan Baba'nın oğlu olduğunu biliyor musun? Hoca Ahmet Yesevi'ye atıflar yapıyorsun. Ayrıca ben gidip ziyarette bulundum huzurda divana durdum. Ben bir Hazreti Mevlana Ahi Evran çizgisinde olan biri olarak ben gidip Divan durmuşsam bunda ne var hepsine hürmet ediyoruz. Sayın Bahçeli'ye şöyle bir tezekkür etmesi ricasında bulunuyorum. Bi tezekkür etsin kimi ihanetle suçladığını.

SAYIN BAHÇELİ'YE İHANET SUÇLAMASINI AYNEN İADE EDİYORUM

Gerçek milliyetçilik milletin değerlerine sahip çıkmak ve varlığı birliği temin edecek şekilde milletin her bir ferdinin gönlüne dokunabilmektir. Sabah 10 öneride bulundu. O 10 önerinin 7'sini biz zaten yaptık. Bahçeli günaydın günaydın. Söylediği bir çok şey yapıldı diğerleri de yapılma aşamasında. CHP'de yapıyor. Kılıçdaroğlu demiyim. Sayın Kılıçdaroğlu'na bir borcumu da ödemeliyim. Sayın Kılıçdaroğlu'na takdirimi sunuyorum.

'KILIÇDAROĞLU'NU TAKDİR EDİYORUM...'

'Sizin idealiniz bizim idealimizdir, sizin sorunlarınız bizim sorunlarımızdır' demiş Kılıçdaroğlu kendisini bu sözlerinden dolayı takdir ediyorum. Bunlar bizim yıllardır söylediğimiz ve duymak istediğimiz şeylerdir. Zalimin zulmüne uğrayan varsa Bayır Bucak Türkleri'ni de kucağına bassın. Ne güzel bakın bizim dilimiz bütün siyasetin dili olmuşsa bundan mutluluk duyarız. AK Parti felsefesi yayılıyor demektir bundan mutluluk duyarım. Çatıda anlaştınız diye tek parti döneminin arkasına da sürülüp gitme. Milletin yüzüne bakamazsın.

Son olarak kongrelerimizde gördüğümüz şevk heyecan bizi mutlu ediyor. Dün gece 03:30'a kadar arkadaşlarla çalıştık. Her bir kongremizde demokrasi şöleni görüyorum. Arka arkaya yapılmış iki seçimin rehaveti hiç yok. Cumartesi Türkiye'nin doğusunda, pazar günü de Balıkesir'de Kırklareli'nde olacağız. Bu takvim bile bizim kuşatıcılığımızın sembolü. Bir taraftan devlet idare etmeye devam edeceğiz bir taraftan da vatandaşlarımızla buluşmaya devam edeceğiz. Allah bu yolda bize güç ve kuvvet versin, Allah'a emanet olun.

SABAH.COM.TR