X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Herkes çıktı bir o kaldı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Herkes çıktı bir o kaldı

  • Giriş Tarihi: 25.11.2014 09:10 Güncelleme Tarihi: 25.11.2014 09:22
Herkes çıktı bir o kaldı
Herkes çıktı bir o kaldı

Almanya’da tutuklanarak Türkiye’ye iade edilen Metin Kaplan’ın mahkumiyeti sürüyor. Siyasetçiler, 10 yıldır hücrede tek başına kalan Kaplan için harekete geçmeye hazırlanıyor.

28 Şubat süreci mağdurlarının hâlâ hapiste tutulması, toplum vicdanını rahatsız etmeye devam ederken, AK Partili post modern darbe mağduru milletvekilleri de bu yönde çalışmalara hazırlanıyor.

YAŞAR KARAYEL: İNFAZI DURDURULABİLİR


AK Parti Kayseri Milletvekili Yaşar Karayel, 28 Şubat darbe sürecinde binlerce insanın haksız yere hapse atıldığını, işkencelere maruz bırakıldığını ifade ederek, "Salih Mirzabeyoğlu, Metin Kaplan gibi isimler de yıllardır haksız yere hapis yattılar. Son olarak Mirzabeyoğlu'nun cezasının infazı durduruldu. Kanaatimce, Metin Kaplan için de infazın durdurulması yönünde bir başvuru gerekiyor. Başvuru yapılırsa sonuç alınabileceğine inanıyorum" değerlendirmesini yaptı.

"KAPLAN, BAKANLIĞIN HAZIRLADIĞI TASARIDAN YARARLANABİLİR"

Yaşar Karayel, Adalet Bakanlığı'nın da bir tasarı hazırladığını belirterek, bu tasarıyla yalnız başına hayatını idame ettiremeyecek mahkûmlarla ilgili yeni düzenlemenin öngörüldüğünü söyledi. Karayel, kanser hastası olan Metin Kaplan'ın, bu düzenlemeden de yararlanabileceğine dikkat çekti.

ŞAHİN: 28 ŞUBAT YÜZLERCE KARDEŞİMİZİ MAĞDUR ETTİ

AK Parti Malatya Milletvekili Mustafa Şahin de konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, "28 Şubat döneminin karanlık günlerinde darbeciler, konjonktürel olarak o günkü yapının tehdit algısı içinde, İslami, mütedeyyin kesimlerle savaş halindelerdi. O dönemde yüzlerce kardeşimizi birçok sudan bahaneler uydurarak hapse attılar, mağdur ettiler. Malatya'da da, o dönemde mütedeyyin, çok güzel çalışmalar yapan sivil toplum içerisinde aktif rol alan idari kadroyu pasifize etmek için operasyon süreci yaşandı. Metin Kaplan da, Salih Mirzabeyoğlu da o dönem mağdur edilen insanlar arasındaydı" dedi. 28 Şubat sürecinin, Osmanlı'nın dağılma süreciyle beraber, özellikle, halkın inancıyla, tarihiyle, kültürüyle olan bağının koparılması için 200 yıl önce başlatılan bir harekatın devamı olduğunu savunan Mustafa Şahin, "28 Şubat sürecinde insanlar, tıpkı İstiklal Mahkemeleri gibi yargısız infazlara maruz bırakıldılar. Eminim uzun yıllardır hapiste yatan Salih Mirzabeyoğlu olsun, Metin Kaplan olsun, şu anda sokakları kan gölüne çeviren, Kobani, Gezi eylemleri, 17-25 Aralık kalkışmalarıyla kıyaslandığında ortadaki adaletsizlik göze çarpacaktır. Onların toplum vicdanında mağduriyetleri bilinmektedir" şeklinde konuştu.

"MAĞDURLAR İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ"


AK Parti Malatya Milletvekili Şahin, "Nerede bir mazlum varsa, haksızlığa uğramış insan varsa, o insanların mağduriyetlerinin giderilmesi için, üzerimize düşeni yapmak zorundayız. Biz AK Parti'deki milletvekili arkadaşlar olarak, sözle olur, yasal düzenlemeyle olur, mağdurların durumunu düzeltmek için elimizden geleni her zaman yaptık, yapmaya da devam edeceğiz" dedi.

KAPLAN, 10 YILDIR HÜCREDE


Almanya'nın Köln şehrinde yaşayan Metin Kaplan, tutuklanarak 2004 yılında Türkiye'ye iade edildi. 2008 yılında "Anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye teşebbüs etmek" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2010 yılında "eylem planlarının hiçbir zaman fiiliyata geçmediğinin" altını çizerek, delilleri yetersiz buldu ve müebbet hapis cezası kararını bozdu. Yargıtay'ın kararından sonra yeniden yargılanan Metin Kaplan, bu kez 17,5 sene hapse mahkûm edildi. Almanya'da yaşayan eşi Belkıs Kaplan'ın açıklamalarına göre, kanser hastası olan Metin Kaplan, cezaevinde kaldığı süre zarfında üst üste iki ameliyat geçirdi. Belkıs Kaplan, eşinin durumuyla ilgili iki yıl önce şu açıklamayı yapmıştı: "Bu nasıl terör örgütü ise, ortada ne bir silah var, ne silahlı eylem var. Eşimin fikir suçundan başka hiç bir suçu yoktur. Almanya'da 4 sene 2 ay, Türkiye'de ise 8 senedir cezaevinde bulunuyor. Eşim katil değil, eşkıya değil, hırsız değil, silah ve esrar kaçakçısı değil, hele hele terörist hiç değil. Müslüman hiç bir zaman terörist olmaz ve olamaz! Eşimin düşüncelerini ve savundukları değerleri beğenmeyebilirler, kabul etmeyebilirler, ama sadece bu düşüncelerinden dolayı kendisini kamuoyuna terörist ve vatan haini olarak göstermeye kimsenin hakkı yoktur." Kaynak: Akit