X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Hukuk arıyorum yasa önemli değil'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Hukuk arıyorum yasa önemli değil'

  • Giriş Tarihi: 25.11.2014
'Hukuk arıyorum yasa önemli değil'
'Hukuk arıyorum yasa önemli değil'

Küresel ve yerel sorunların çözümünde asıl ihtiyaç duyulanın adalet olduğunu belirten Erdoğan: Bazıları hukukla yasayı karıştırıyor

ve sponsorluğunda ile () işbirliğiyle düzenlenen iki günlük Kadın ve Adalet Zirvesi dün İstanbul CVK Park Bosphorus Otel'de başladı. Zirvenin açılışına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, BM Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlenmesi Birimi Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü ve Türkiye temsilcisi Ingibjorg Gisladottir, Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Erdoğan'ın kızı ve KADEM Başkan Yardımcısı Sümeyye Erdoğan katıldı. Açılışta konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özetle şöyle dedi:
TEK HASSASİYETLERİ PETROL: Belli ülkelerde en küçük bir demokrasi ihlalini ya da insan hakları ihlalini çok büyük bir mesele haline getirenlerin başka birtakım ülkelerdeki demokrasi katliamlarına, darbe girişimlerine, insan katliamlarına gözlerini kapattıklarını görüyorsunuz. Fok balıklarının avlanmasını küresel bir mesele haline getirenlerin, Filistin'de, Gazze'de, Suriye'de binlerce kadının, çocuğun katledilmesine en küçük bir tepki, en küçük bir duyarlılık göstermediklerini görüyorsunuz. Şu anda Suriye'de 300 bini aşkın insan öldürüldü. Hala dünyadan ses yok. Tek hassasiyetleri var, petrol.
BATSIN BU DÜNYA: Dün bir misafirim vardı. 30 yaşındaki evladının helikopterlerle sniplerle nasıl öldürüldüğünü anlatıyor ve o anneyi gözyaşlarıyla eşimle dinledik evimde, o tabloyu bize sergiledi. Ben uluslararası mahkemeye gidebilecek miyim, diyor. Ülkemde dava açamıyorum, diyor. Burada dava açarsan durum çok daha kötü olabilir. diyorlar. Böyle bir dünyada yaşıyoruz. Bizim Gencebayımız var ya, 'Batsın bu dünya' diyor ya. İşte, batsın bu dünya. Çünkü adalet yok.
TEK YOL ADALET: Bugün bizim küresel sorunların hemen her birinde asıl ihtiyacımız olan adalettir. Adalet mülkün temelidir. Adalet bambaşka bir şeydir. Hukuk ve yasalar başkadır, eşitlik başkadır. Bazıları hukukla yasayı karıştırıyor. Hukuk başka bir şey, yasa başka bir şey. Ben hukuk arıyorum, hukuk. Yasa benim için önemli değil. Hakkımı arıyorum. Adil yöneticiler arıyorum, adil yargıçlar arıyorum. Bunlar olduğu anda o ülkede huzuru bulursunuz, yoksa bulamazsınız. Her meseleyi en başta adalet ve vicdan terazisinde tartmak zorundayız. Eşitlik, hukuk kavramını, adaletin ve vicdanın üzerine inşa etmek zorundayız. Adalet ve vicdanı yasalarına hakim kılabilen devlet ve toplumlar sorunlara en tatmin edici çözümleri üretebilirler.
İHANETİ VATANİYYE SORUSU: Başbakanlığım döneminde biz meşhur Tophane'deki Galataport'un ihalesini yaptık. Kazanan belli oldu. İhaleden sonra 2 yıl geçti. Şimdi yargı karar veriyor. Yürütmeyi durdurma. Böyle bir anlayış olabilir mi? Bu yatırımcı projelerini yapmış, her şeyini yapmış, milyonlarca dolar harcamış. Bu yatırımcı, bu ülkede, bu ülkenin yönetimlerine güvenip de bundan sonra yatırım yapabilir mi? Cumhurbaşkanı ihaneti vataniyye içinde olursa suçludur. Peki yargı ihaneti vataniye içinde olursa necidir? Bunun benzeri birçok proje var. Hep böyle engelleniyor.
VİCDANLA CÜZDAN ARASINDA: Bir zamanlar bir yargıç söylemişti. Vicdanıyla cüzdanı arasında demişti. Herhalde böyle bir şey var. Birileri cüzdanı bir yerde unutmuş, vicdan da olmayınca netice böyle oluyor. Her türlü meselede en başta dikkate almamız gereken kavram adalet. İnsana adalet nazarıyla bakabildiğimizde kadın erkek arasındaki ayrımcılığın çok daha adil, insani ve vicdani şekilde ortadan kalkması mümkün olur.

'ZALİMLE GÖRÜŞMEM'
"Ekvator Ginesi'nde bazı dost ülkelerin liderleri "X ülkenin lideriyle barışsanız" dediler. "Barışamam" dedim. "Zalimin zulmüne rıza zulümdür" dedim. Zalimlerle olmak istemiyorum. Bu zulme rıza gösteremem.

'ZİHNİYET DEĞİŞİMİ VE BİLİNÇ GEREKİYOR'
Zirvede Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam da bir konuşma yaptı. Kadına yönelik şiddetle mücadelede ilerleme sağlanabilmesinde yasal düzenlemeler ve kurumsal mekanizmalar kadar bilinç ve duyarlılığın artırılmasının da gerekli olduğunu belirten İslam, toplumsal farkındalık sağlanması ve topyekun zihniyet değişiminin önemine dikkat çekti. Zirvede konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kızı Sümeyye Erdoğan da "Kadın sorunlarının 'cinsiyet eşitliği' gibi dar kavramlar yerine, 'adalet' gibi geniş kapsamlı ve sorunun temeline inen kavramlar üzerine tartışılması gerektiğini düşünüyoruz" dedi.

'KADINA ŞİDDET UYGULAYAMAZSIN'
FITRATA TERS: Kadın kadına eşitlik doğru olandır. Erkek erkeğe eşitlik doğru olandır. Kadının adalet karşısındaki eşitliği aslolandır. Kadınların ihtiyacı eşitlikten ziyade eşdeğer olabilmektir, yani adalettir. Kadın ile erkeği eşit konuma getiremezsiniz. O fıtrata terstir. Çünkü fıtratları farklıdır. Tabiatları, bünyeleri farklıdır. İş hayatında hamile bir kadını erkek ile aynı şartlara tabi tutamazsınız. Çocuğunu emzirmek zorunda olan bir anneyi bu tür yükümlülükleri olmayan bir erkekle eşit konuma getiremezsiniz. Kadınları erkeklerin yaptığı gibi her işte çalıştıramazsınız. Komünist rejimlerde olduğu gibi. Eline ver kazmayı, küreği, çalışsın. Olmaz böyle bir şey. Onun narin yapısına ters düşer.
FEMİNİSTLER ANNELİĞİ ANLAMIYOR: Bizim dinimiz kadına makam vermiş, annelik makamı. Bizim dinimiz anneye bir makam daha vermiş. Cenneti ayaklarının altına sermiş. Makamların o ulaşılamazıdır, en yükseğidir. Bunu anlayanlar olur, anlamayanlar olur. Bunu feministlere anlatamazsınız. Çünkü onlar anneliği kabul etmiyor. Böyle bir dertleri yok. Anlayanlar biz yeter diyoruz, onlarla yola devam ederiz.
DİNİMİZDE KADINA ŞİDDET YOK: Kadın cinayetleri oluyor değil mi? İnançlı bir insan bir kadın cinayetine, kadına şiddete girebilir mi, giremez. Bu barış dininin mensupları olarak bizim dinimizde kadına bu şekilde bir zulmü asla yapamazsın. Şiddet uygulayamazsın.
CESUR OLUN: Yerleşik kalıpları zorlamaya, ezberlerin üzerine gitmeye ön yargılarla mücadele etmeye devam edeceğiz.
KADEM ve benzeri sivil toplum örgütleri küresel bir kadın hareketinin çerçevesini oluşturabilir.