X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yasakçı zihniyete demokrasi dersi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yasakçı zihniyete demokrasi dersi

  • Giriş Tarihi: 27.11.2014
Yasakçı zihniyete demokrasi dersi
Yasakçı zihniyete demokrasi dersi

Erdoğan'la özel programı ceza sebebi sayan RTÜK üyelerinin kararına karşı çıkan 4 üye, itirazlarında şu gerekçeleri sıraladı: Başbakan'ın haber değeri vardır. Program seçim yasaklarını ihlal etmedi. Fırsat eşitliği yorumu da eksik

Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası döneminde, Başbakan Tayyip Erdoğan'la atv'de program yapılmasına ceza öneren ve YSK'nın yayın durdurma cezasına altyapı hazırlayan RTÜK'te ortalık toz duman. Yasakçı zihniyete bayrak açan demokrat 4 üye, ceza verilmesine itiraz ettikleri karşı oy yazısında ders gibi değerlendirmelerde bulundu. RTÜK Başkanı Prof. Davut Dursun ve diğer üyeler Esat Çıplak, Süleyman Demirkan, Ali Öztunç ve Doç. Ahmet Yıldırım'ın "atv'ye ceza verilmeli" görüşüne karşı, RTÜK Başkanvekili Prof. Hasan Tahsin Fendoğlu, üyeler Hamit Ersoy, Nurullah Öztürk ve Taha Yücel'in "muhalefet şerhi" hazırladığı ortaya çıktı. Karşı oy yazısında, medya ve ifade özgürlüğünün demokrasilerdeki önemine, 'haber değerinin' önceliğine, yayın değerlendirme kriterlerinin ise yetersizliğine işaret edildi.

RTÜK'ÜN GEÇERSİZ MAZERETİ
Özgürlükçü 4 üye, "Başbakan'ın haber değeri vardır", "Program seçim yasaklarını ihlal etmedi", "Değerlendirme yapılırken bazı ayrıntılar dikkate alınmadı", "Fırsat eşitliği yorumu eksik" gibi değerlendirmeler yaparak atv'ye ceza vermenin yanlışlığını vurguladı. Ayrıca, YSK'nın cezacı mantığına ve kararlarına karşı itiraz mekanizmasının eksikliğine değinildi. Ancak RTÜK üyelerinin savunduğu bu görüşlere rağmen RTÜK Başkanı Davut Dursun ve diğer 4 üye basın özgürlüğünü ayaklar altına almak pahasına atv'ye ceza verilmesi gerektiği yönündeki çarpık karara imza attı. RTÜK yönetimi, seçim süreçlerinde yayın izleme ve denetleme yetkisini Yüksek Seçim Kurulu (YSK) adına gerçekleştirdiğini, YSK'dan gelen talep yazısı üzerine görüş bildirdiğini iddia etmekte. Böylece, topu sadece YSK'ya atarak, televizyon kanallarına yayın durdurma cezası verilmesine yol açan raporlarını ise görmezden gelmekte. Oysa, YSK'nın atv'ye verdiği son yayın durdurma cezası, Seçim Kurulu'ndaki maksatlı zihniyeti deşifre ettiği gibi RTÜK'ün de gerçekçi ve özgürlükçü yorum yapmadığını, YSK'ya ceza için davetiye çıkardığını gözler önüne serdi. RTÜK Başkanı ve 4 yasakçı üye, Cumhurbaşkanlığı seçim döneminde atv'de yayımlanan "Başbakan'la Gündem Özel" programının, "fırsat eşitliğine" aykırı olduğunu öne sürdü. Bu üyeler; Başbakan'ın anayasal sistemdeki konumunu, programın cumhurbaşkanlığı adaylığı ile sınırlı nitelik taşımadığını, ülke gündemini ilgilendiren çözüm süreci, Suriye başta olmak üzere çok kapsamlı başlıkları içerdiğini, haber değeri olduğunu raporuna yansıtmadı. Diğer adayları destekleyen çok sayıda parti ve grubun ayrı ayrı beyan ve açıklamalarının medyadaki yansıma biçiminin fırsat eşitliğini nasıl ihlal ettiğine hiç değinmedi, cezaya karşı duruş sergilemedi. YSK'nın, atv'ye "ceza kesmesine" neden olan RTÜK Başkanı Dursun ve aralarında CHP kontenjanından seçilenlerin de bulunduğu (Demirkan ve Öztunç) 4 üyeye karşın, demokrat 4 üyenin hazırladığı muhalefet şerhinde, çarpıcı analizler dikkati çekti.

BAŞBAKAN'IN HABER DEĞERİ

1- Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde 3 aday yarıştı ve adayların farklı şapkaları da vardı. Anayasal sistemdeki yeri ve sorumluluğu nedeniyle Başbakan'ın "haber değeri" vardır. Başbakan'ın açıklamaları ile faaliyetleri haber değeri ve önemi nedeni ile medya tarafından özel olarak ele alınır.
2- Adaylarla ilgili fırsat eşitliği değerlendirmesi yapılırken bir takım ayrıntıların göz önüne alınması gerekir. Örneğin, adaylar bir televizyon kanalına veya programa davet edilmiş ama katılmamış olabilir. Veya başka bir etkinlikte ya da programda bulunmayı tercih edebilir.

TEK PROGRAMLA CEZA OLMAZ

3- Tek bir programa "ihlal cezası" verilmesi doğru değildir. Seçim döneminde düzenli yayımlanan bir program olup olmadığına da bakılmalıdır. Ayrıca, bahse konu programın sadece cumhurbaşkanlığı adaylığı ile sınırlı olup olmadığı, katılımcının Başbakan sıfatıyla, hükümet etme sorumluluğu kapsamında beyanda bulunup bulunmadığı da gözetilmelidir. Ülkenin Başbakanı'nın açıklamaları münhasıran "haber değerindedir." Bu beyanların diğer TV kanalları ile yazılı basında da yansıması, "haber değeri" ölçütünün göstergesidir.
4- "Başbakan'la Gündem Özel" programı, seçim yasaklarının başladığı gün ve saati ihlal etmemiştir.
5- "Fırsat eşitliği" kavramının yorumlanma biçimi eksik ve yetersizdir. Örnek olayda, Cumhurbaşkanı adaylarından birinin, 13 parti tarafından desteklendiği ilan edilmiştir. Bu adayla ilgili farklı parti yöneticileri ve teşkilatlarının yaptığı açıklamaların TV'lerde verilme biçimi ve sıklığı da "fırsat eşitliğine aykırı" bulunabilir. Bu nedenle, Başbakan'ın katıldığı bir programdan hareketle ceza için gerekçe üretilmesi doğru değildir. '

70'LERİN ZİHNİYETİ HÂKİM'

4 RTÜK üyesi ayrıca, Yargıtay ve Danıştay'tan seçilen, 7 asıl ve 4 üyeden oluşan YSK'nın yapısının demokratik katılım açısından yetersiz olduğunu, kararlara karşı itiraz mekânizması bulunmamasının da AİHM içtihatlarına aykırılık içerdiğini savundu. YSK'nın, 2 daire ve genel kurul şeklinde yeniden yapılanması, iç itiraz yollarının kurulup TBMM'den de üye seçilmesi önerildi. YSK'nın bugünkü haliyle 70'lerin tek kanallı dönemine göre yorum yaptığı, özgürlükçü yeni medya düzenine uyum sağlayamadığı da belirtildi.

PARALEL MEDYAYA CEZA CEVABI...
RTÜK bir açıklama yaparak, Zaman gazetesinde yer alan "RTÜK en çok cezayı STV'ye kesiyor" içerikli haberi yalanladı. Açıklamada paralel örgütün kanalları Samanyolu Haber ve STV'ye 102 ayrı yayın ihlalinden dolayı toplam 2 milyon 542 bin 649 lira idari para cezası verildiği vurgulandı. RTÜK Zaman'a cevabında, "Adı geçen kuruluşlara verilen idari para cezalarının toplamından daha fazla miktarda idari para cezasına muhatap olmuş, yerel ve ulusal çapta yayın yapan başka yayın kuruluşları da bulunmaktadır" vurgusu yapılarak "en yüksek cezayı size vermedik" mesajı verdi. Açıklamada verilen cezaların, STV ve Samanyolu Haber'in çeşitli konularda mahkemelerce getirilen yayın yasaklarını ısrarla yok sayılmasından kaynaklandığı ve cezalardan dolayı, görevini yapan kamu kurumlarının hedef alınmasının ise dürüstlükle bağdaşmadığı ifade edildi.