X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER YSK'dan pes dedirten ceza
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

YSK'dan pes dedirten ceza

  • Giriş Tarihi: 29.11.2014
YSK'dan pes dedirten ceza
YSK'dan pes dedirten ceza

Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde Başbakan Erdoğan'ın atv'de canlı yayına çıkarılmasını suç olarak gören YSK, bu kez miting haberleri nedeniyle aHaber'e 5 kez yayın durdurma cezası verdi

Paralel Yapı'nın ve Doğan Medya'nın yayın kuruluşlarına ceza vermekten özellikle kaçınan (YSK) daha önce de onlarca ceza yağdırdığı 'ya karşı ön yargısını sürdürüyor. Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın atv'de canlı yayına çıkarılmasını suç olarak değerlendiren YSK'nın yasakçı zihniyeti bu kez aHaber için iş başında. Geçtiğimiz hafta atv'ye 2 kez yayın durdurma cezası veren YSK, şimdi de aHaber'e 5 kez yayın durdurma cezası verdi. 'ün YSK'nın talebi üzerine hazırladığı raporunda "29 Haziran-14 Temmuz arasındaki haber bültenleri, canlı yayınlar ve miting yayınları incelendiğinde, Başbakan Erdoğan'ın hükümetin icraatları ve dış politikaya yönelik konuşmalarıyla ilgili haberler kapsam dışı bırakıldığında, her üç adaya da yer verdiği tespit edildi. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın diğer cumhurbaşkanı adaylarına göre ön planda olmasının doğal, adaylara ayrılan süreler dikkate alındığında dağılımın orantısız olmadığı görülmüştür"denilmesine rağmen YSK verdiği yayın durdurma cezasıyla, ifade özgürlüğüne kara leke gibi geçecek bir karara imza atmış oldu.

YSK'NIN SAKAT YORUMU

RTÜK, aHaber'de yayımlanan "Ajans Yeni Gün", "Ajans Haftasonu" ve "haber bültenleri" ile "canlı yayınlar" ve "mitingler" ile ilgili yayınlarda ihlal olmadığını bildirerek dosyayı YSK'ya oybirliği ile gönderdi. YSK yönetimi ise RTÜK'ün somut tespitlerini, yayın dünyasının gerçeklerini, haber değeri kriterini dikkate almadan, adaylar arasında fırsat eşitliği sağlanmadığı takıntısını tekrarladı ve oybirliği yasakçı zihniyetini tescil ederek aHaber'e 5 kez yayın durdurma cezası verdi. YSK'nın sakat yorumu ve basın özgürlüğünü yaralayan cezacı mantığı karşısında kurumsal yapısının ve üye kaynaklarının değiştirilmesi gerektiği bir kez daha gözler önüne serildi. Yargıtay ve Danıştay'dan gelen üyelerden oluşan YSK'ya, TBMM'nin de üye seçmesi ve kararlarına karşı itiraz yollarının açılması gereği ortaya çıktı.