X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Esad'ı birlikte halledelim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Esad'ı birlikte halledelim

  • Giriş Tarihi: 30.11.2014
Esad'ı birlikte halledelim
Esad'ı birlikte halledelim

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası topluma terör örgütü ile mücadele ederken Esad rejiminden de kurtulma çağrısı yaptı

, Türkiye'nin sınır kapılarında () terör örgütüyle mücadeleyi sürdürdüğünü bir kez daha yineledi, uluslararası topluma çağrıda bulundu: Terör örgütleriyle mücadeleyi başarılı sürdürelim, Suriye'de de Esad rejimini birlikte halledelim. İstanbul'da düzenlenen 4. Türk-İngiliz Tatlıdil Forumu'nun yemeğine katılan Erdoğan, yaptığı konuşmada önemli mesajlar verdi:
- DESTEK VERMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL: Türkiye sınır boyunda bütün güvenlik tedbirlerini almak suretiyle bu kararlılığını sürdürüyor. Fakat Batılı dostlarımız DEAŞ gibi bir terör örgütüne Türkiye'nin destek verdiğini söylemek suretiyle zaman zaman bizi üzüyorlar. El Kaide, DEAŞ gibi terör örgütlerine destek vermemiz mümkün değil. Çünkü bunların hepsi dinimize, İslam'a gölge düşürüyor.
- ESAD'A NİYE GÜVENİYORSUNUZ?: Suriye'nin başındaki zat, devlet terörü estiren bir zattır. DEAŞ, terör örgütü, ama öbür tarafta da devlet terörü estiren biri var. Esad giderse yerine kim gelecek diyorlar. Eğer demokrasiye inanıyorsak, demokratsak, halk kimi isterse o gelecektir. Niye Esad'e bu kadar güveniyorsunuz ki? Eğer başarılı bir idareci olabilseydi Suriye bu hale gelmezdi. Babası Hama, Humus'ta 30 bini aşkın insanı öldürmüştür. Bu adam da Hama, Humus'a nazire olsun diye 300 bini aşkın insanı öldürmüştür. Bir an önce ondan kurtulmak, onun yerine de halkın samimi oylarıyla seçilmiş, demokratik yollardan birinin gelmesi şart.
- 4 YILDIR SESSİZ KALINIYOR: Uluslararası toplumun 4 yıldır Suriye'de, Irak'ta yaşanan acılara sessiz kalması, kararsız olması, durumu daha da zorlaştırıyor. DEAŞ, Irak'ın yüzde 40'ına sahip oldu. Kara harekatı olmadan DEAŞ, işgallerine devam ediyor. Suriye'de de aynı şey. Tüm dostlarımıza açık açık söylüyorum. Uçuşa yasak bölge, güvenli bölge ilan edilmedikçe, eğit-donat halledilmedikçe ne Irak'ta ne Suriye'de netice alınmaz. Onun için de Irak'ı ayrı, Suriye'yi ayrı düşünemeyiz. Her ikisini birlikte düşünmemiz gerekir ki bu terör örgütleriyle mücadeleyi başarılı sürdürelim ve Suriye'de de Esad rejiminin hallini birlikte halledelim.
- CAMERON GELİYOR: Erdoğan, konuşmasını bitirirken İngiltere Başbakanı David Cameron'un 9 Aralık'ta Türkiye'yi ziyaret edeceğini bildirdi.

AB MÜCADELEMİZ 50 YILDIR SÜRÜYOR
Türkiye, tarihi, coğrafi ve kültürel bakımdan Avrupa'nın doğal ve vazgeçilmez bir parçasıdır. Avrupa Birliği'ne tam üyeliği, ülkemizin stratejik bir hedefi olarak görüyor, 50 yıldır bunun mücadelesini veriyoruz. Bu süreçte gerçekten çok önemli reformları hayata geçirdik. Türkiye'nin AB üyeliği, Avrupa'nın ihtiyacı olan dinamizmi, kültürel çoğulculuğu ve hoşgörü iklimini yeşertecektir.

1. DÜNYA SAVAŞI'NIN ACI MİRASI
Birinci Dünya Savaşı'nın 100'üncü yılında, savaşın yol açtığı yıkımlar, acılar hala bölgemizde etkisini canlı bir şekilde sürdürüyor. Bugün bölgemizdeki etnik, mezhebi ve dini çatışmaların en önemli nedenlerinden birini, Birinci Dünya Savaşı'nın bıraktığı bu acı miras oluşturuyor. Türkiye, en fazla etkilenen ülkelerin başında yer alıyor.

AVRUPA'NIN 10 KATI
Yaklaşık 2 milyon mülteciye ev sahipliği yapıyoruz. Bunun 1,5 milyonu Suriye'den , diğeri Irak'tan gelenler. Bunların eğitim, gıda, sağlık, barınma ihtiyaçlarını Türkiye gideriyor. Şu ana kadar yaptığımız harcama 5 milyar dolara ulaştı. Ve bize dünyadan gelen destek 200 milyon dolar. Avrupa'da 200 bin sığınmacı var. Sadece Türkiye'de 10 katı var.