X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarına takipsizlik kararı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarına takipsizlik kararı

  • Giriş Tarihi: 13.12.2014 14:24
Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarına takipsizlik kararı
Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarına takipsizlik kararı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarının zamanında yayımlanmadığı iddiasıyla bulunulan suç duyurularına takipsizlik kararı verdi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarının Resmi Gazete'de zamanında yayımlanmadığı gerekçesiyle halen Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği yapan, dönemin Başbakanlık Müsteşarı Fahri Kasırga, Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğünden Sorumlu Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı ve Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürü Mustafa Özyar hakkında "Anayasa'yı ihlal" iddiasıyla bulunulan suç duyurularına ilişkin soruşturmada takipsizlik kararı verdi.

Cumhuriyet Savcısı Hakan Yüksel'in verdiği kararda, eski YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu ile Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) avukatlarının verdiği benzer dilekçelerde, "Recep Tayyip Erdoğan'ın 10 Ağustos 2014'teki seçimler sonucunda 12. Cumhurbaşkanı seçildiği, sonuçların Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) 15 Ağustos 2014 tarihli kararıyla, basın kurumları aracılığıyla kamuoyuna ilan edildiğinin" belirtildiği aktarıldı.

Dilekçelerde, "dolayısıyla Erdoğan'ın, bu tarih itibarıyla cumhurbaşkanlığının kesinleştiği, Anayasa'ya göre, cumhurbaşkanlığıyla birlikte milletvekilliği, başbakanlığı ve parti genel başkanlığı görevlerinin sona erdiğinin" kaydedildiği belirtilen kararda, şikayetlerde, "Erdoğan'ın, Anayasa'nın emredici hükümlerine rağmen cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin YSK kararını, kamu gücünü de kullanmak suretiyle Resmi Gazete'de yayınlatmayarak, 28 Ağustos 2014'e kadar Başbakanlık görevini sürdürdüğü, hatta parti kongresine genel başkan olarak katıldığının" anlatıldığı ifade edildi.

Dilekçelerde, "Erdoğan'ın, bu şekilde Anayasa'yı ihlal suçunu işlediğinin" savunulduğu bildirilen kararda, "eylem ve hareketleriyle dönemin Başbakanlık Müsteşarı Kasırga, Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğünden Sorumlu Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı ve Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürü Mustafa Özyar ve diğer ilgililerin de bu suça katıldıklarının" öne sürüldüğü belirtildi.

Savcılığın değerlendirmesi

Şikayetler üzerine adli soruşturma açıldığı bildirilen kararda, Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu'nun "Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılması" başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhurbaşkanı seçiminin kesin sonuçları, Yüksek Seçim Kurulu tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Makamına bildirilir, kamuoyuna ilan edilir ve Resmi Gazete'de yayımlanır" ifadesinin yer aldığına işaret edildi.

TCK'ya göreyse "anayasayı ihlal" suçunun oluşabilmesi için öncelikle cebir ve şiddet kullanarak, "Anayasa'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya, bu düzen yerine yeni bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edilmesi, ayrıca suçun unsurunu oluşturan cebir ve şiddetin de maddi nitelikte olup, neticeyi elde etmeye elverişli bulunması gerektiği" kaydedilen kararda, şu ifadelere yer verildi:

"Bu kapsamda, somut olaya bakıldığında; YSK tarafından kamuoyuna ilan edilen, 'cumhurbaşkanı seçimi kesin sonuçlarının' uygulanabilmesi için öncelikle Resmi Gazete'de yayımlanmasının şart olduğu açıktır. Çünkü cumhurbaşkanı seçimi kesin sonuçlarının uygulanabilmesi için yürürlüğe girmesinin gerektiği, cumhurbaşkanı seçimi kesin sonuçlarının Resmi Gazete'de yayımlanmadan yürürlüğe girmeyeceği ve cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlanmayacağı ortadadır.

Bu anlamda, YSK'nın, daha önce itiraz üzerine verdiği kararlardan da görüleceği üzere 'Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, cumhurbaşkanı adayı olması sırasında veya sonrasında ya da cumhurbaşkanı seçimi sonuçlanıncaya kadar Başbakanlık görevini sürdürmesinde bir hukuka aykırılık veya TCK açısından suç oluşturan bir eylem bulunmadığı gibi somut olay kapsamında da şüpheliler tarafından müşterek fail sıfatıyla gerçekleştirilmiş bir Anayasa'yı ihlal suçu bulunmadığı tüm soruşturma evrakı kapsamından anlaşılmıştır."