X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Cumhurbaşkanı Erdoğan Ankara'da konuştu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Cumhurbaşkanı Erdoğan Ankara'da konuştu

  • Giriş Tarihi: 26.12.2014 15:50 Güncelleme Tarihi: 26.12.2014 17:03
Cumhurbaşkanı Erdoğan Ankara'da konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan Ankara'da konuştu

Ankara'da düzenlenen Yeniden Türkiye Sempozyumu'nda konuştu

Yunus Emre Arvas / Sabah.com.tr

, Memursen'in düzenlediği 'Yeniden Büyük Türkiye Sempozyumu'nda katılımcılara hitap etti. Erdoğan ve basın özgürlüğüne ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan basın özgürlüğüne ilişkin olarak yaptığı açıklamada Dünya'nın hiç bir yerinde medya Türkiye'de olduğu kadar serbest değildir. Oturur hesabını kitabını yaparız. Demokratik ülkelerde bile yapılamayan ırkçılığı ve nefret suçlarını hergün işleyebilmektedir. Bunu şahsımda yaşıyorum, ailemle yaşıyorum. Bunun yerden tavana sınırı yok. İnanın, ABD'de bunu yapamazlar. Bu manşetleri AB içinde atamazlar' dedi.

İşte Erdoğan'ın açıklamalarından önemli başlıklar;

15 Yıl önce aramızdan ayrıldı ama hayatından nasıl destanlar yayıldıysa mezarından da destanlar yayılıyor. O destanlardan biri belkide en önemlisi hiç kuşkusuz MemurSen'dir. Akif İnan ağabeyimiz toprağa öyle bir tohum attı ki o tohum bugün Türkiye'nin en büyük STK'larından birine dönüştü. Allah ondan razı olsun, mekanı cennet olsun, geride bıraktığı eserler daim olsun ve geride bıraktığı eserleri nedeniyle amel defteri hep açık kalsın.

O SANCAK EL DEĞİŞTİRECEK AMA YERE DÜŞMEYECEK

O gençler inanıyorum ki dava sancağını yürekleri ile tutacaklar. Şunu bilmenizi isterim. Gençler asla ve asla bu ruh bu mücadele sancağı asla yere düşmeyecektir. O dava sancağı ne olursa olsun el değiştirecek ama asla yere düşmeyecek kirlenmeyecektir. Birileri umursamasa da birileri üzerine düşeni yapmasada güneş doğup battığı sürece bunu taşıyacak yiğitler her zaman olacaktır. Bir büyük devlet bir cihan devletini yıktılar onun toprakları üzerinde 64 yeni devlet kuruldu bununla da yetinmediler yurdumuza anavatanımıza dahi kastettiler. Silah zoruyla indirilemeyen sancağımıza tarihin ecdadın kültürün dilin inkarı ile suikastler tertip edildi. İşte böyle zor zamanlarda dahi hak mücadelesinin sancağı yere düşmedi, düşürülmedi. Yine kahramanlar o sancağın kirletilmesine müsade etmediklerini gördüm. Hapse atıldılar, sürgüne gönderildiler, takip edildiler, komploloara maruz bırakıldılar ama vazgeçmediler.

ESKİ TÜRKİYE ÖZLEMİNİ DUYANLAR VAR

Yasaklarlar, yoksullukla, yolsuzlukla mücadele eden Türkiye küresel yatırımların, projelerin adeta şantiyesi olmuştur. Özgürlükler daha da genişleyerek yeniden büyük Türkiye'yi güçlendirmiştir. Asimilasyon, inkar son bulmuş, devletle millet kucaklaşmaya başlamıştır. İnsanı yaşatma gayesi ile çalışan devlet Türkiye'yi daha da büyütmüştür. Başörtüsü yasağı, katsayı engeli, Kur'anı Kerim yasakları eski Türkiye'nin rahatsız eden yasakları sadece hafızalarda kalmıştır. Yeniden Büyük Türkiye tıpkı geçmişte olduğu gibi tarihi misyonunasahip çıkmıştır. Filistin davasının, Suriye, Somali, Afganistan davalarının savunucusu olmuştur. Bu aziz millet yüz yıldır yeni Türkiye için, yeniden Büyük Türkiye için çalışırken birileri de boş durmuyor, eski Türkiye için mücadele ediyor. Milletten hazzetmiyenler eski Türkiye'de ısrar ediyorlar. Sanmayın ki bu ısrardan gayretten vazgeçtiler. Türkiye büyüdükçe o aktörler eski Türkiye'yi diriltmek için gayret sarfediyorlar. Eğer bir an bile olsa dava şuurunu kaybedenler, hak mücadelesi sancağını yoruldum deyip bir kenara bırakanlar okçular tepesini terkedip ganimet peşine koşanlar ülkenin ve milletin yereşen umutlarına haksızlık ederler. İşte gördünüz Saldırının nereden geleceğini tahmin edemezsiniz, ihanetin nereden geleceğini tahmin edemezsiniz. Sizi sırtınızdan kimin hançerleyeceğini göremezsiniz.

İHANETİN NEREDEN GELDİĞİNİ GÖREMEYEBİLİRSİNİZ


Yiğit ne diyor, karşımdan gelerek beni vursa gam yemeyeceğim, ama arkamdan vurdğu zaman o alçağı hazmedemiyorum. Mesele bu. Siz dost zannedersiniz ama dost bildiğinizin iradesini idrakini vatanını ve milletini karanlık odaklara pazarladığını bilemeyebilir, fark edemeyibilirsiniz. Önemli olan her ihtimal karşısında dimdik durabilmektir. Özeleştiri biz de bu konuda malesef yanıldık, yanıltıldık ve şuanda biraz da daha erken netice alabilecekken gecikmesinin nedeni bu olmuştur. Benim hakkımda dönemin başbakanı diye fezleke hazırlayanlar şuanda dönemin haşhaşileri oldu. Bakıyorsunuz şuanda hala beddua seansları düzenliyorlar. Bu defa yer değişti artık Pensilvanya'da düzenliyorlar ve akla hayale gelmeyen sıfatlar yakıştırıyorlar. Ne yakıştırırsanız yakıştırın ama bilin ki sizin tuzağınızın üzerinde Allah'ın tuzağı vardır. Yakın tarihimizdeki bütün karanlık noktaları, aydınlığa kavuşturmak için daha çok çalışacağız. 40 yılın tezgahını bir yılda düzeltmek mümkün değil. Memur olmak için gece gündüz ders çalışan, sınava hazırlanan hayalini kuran ama çalınan sınav sorularıyla hayalleri yıkılan kardeşlerimiz için daha çok gayret edeceğiz. Himmetleri, sadakaları, zekatları, kurbanları çalınan için vatandaşlarımız için bunların hesabını sormak için daha çok mücadele edeceğiz.

ELİ KALEM TUTANLAR, ACABA GAZETECİLER Mİ? SUÇ İŞLERSE BEDELİNİ ÖDER


İnlerine gireceğiz dediiğimizde feryat figan yapıyorlar. Ağlama duvarında mazlum gözyaşı dökmeye çalışıyorlar. Türkiye'de basının susturulduğunu iddia edecek kadar bunu da dünyaya ağlayarak gösterecek kadar ilkesizler, tutarsızlar ve malesef ahlaktan yoksunlar. Şimdi dikkat ediyorum bir grup eli kalem tutanlar gazete ilanı vermişler. Gazeteciler tutuklanmış, içeri atılmış vs. Şuanda bizim cezaevlerimizde 7 tane mahkum gazeteci var. Bunu bu toplantıda açıklamam lazım. Bunların bir grubu terör örgütleri ile ilişkilidir. Bir grubu öldürme suçu ile malesef bunlar yakalanmış mahkum edilmiştir. Bunların içinde polis öldürende var bekçi öldüren de var. Bunlar gazeteceliği sadece kendleri için bir zırh olarak kullanmışlar. Şimdi son olarak bu operasyonda içeri alınan gazeteci de işte legal görünüm altında illegal bir yapının şekillenmesinde gayreti olanlar arasından. Ey eli kalem tutanlar acaba gazeteciler suç işlemez mi? İşliyorsa bunun bedelini ödemek zorundadır. Gazetecilerin eli sadece kalem tutmuyor ki yeri gelir silah da tutar. İşlediği zaman gazetecilik zırhı altında bunlar masumdur diyebilir miyiz? Hukuk ne ise onlar da karşılığını görecektir. Özgürlükler noktasında biz göreve geldiğimizde yazar çizerlerin sayısını bi hesaplasınlar şimdiki dönemle o dönemin karşılaştırmalarını yapsınlar.

BU MANŞETLERİ AB İÇİNDE ATAMAZLAR


Dünya'nın hiç bir yerinde medya Türkiye'de olduğu kadar serbest değildir. Oturur hesabını kitabını yaparız. Demokratik ülkelerde bile yapılamayan ırkçılığı ve nefret suçlarını hergün işleyebilmektedir. Bunu şahsımda yaşıyorum, ailemle yaşıyorum. Bunun yerden tavana sınırı yok. İnanın, ABD'de bunu yapamazlar. Bu manşetleri AB içinde atamazlar. Şimdi bazı Avrupalı yetkililer çıkıyor sanki kendi ülkelerinde yokmuş gibi bizi itham ediyorlar. İngiltere'de 50 gazeteci gözaltına alındığında, medya kuruluşları kapandığında biz eyaptıkları gibi İngiltere'ye basın susturuluyor dediler mi demediler. Almanya'da bir dergiye baskın yapıldığında bilgisayarlara el konulduğunda Almanya'ya seslerini çıkaramadılar. İspanya'da gazeteci kimliği olan bir şahıs tutuklanıp hapse konulduğunda gazeteciler tutuklanıyor diye yaygara koparmadılar. ABD'de Ferguson olaylarında gazeteciler gözaltına alındı, hatta AA'dan bir arkadaşımız yerlerde sürüklendi ve 6 saat gözaltında tutuldu bunu görmediler. Kendileri yapınca susuyorlar, başkası yapınca susuyorlar görmemeleri gereken ülkelerde gazeteciler katledilirken susuyor üzerini örtüyorlar ama Türkiye'de gazetecilik dışında başka bir iddia ile gözaltına alınanları bizim aleyhimize işliyorlar. Biz Avrupa'nın günah keçisi değiliz. Hele hele azarlamaya kalkacağı bir ülke hiç değiliz.

YENİ TÜRKİYE'Yİ BİRLİKTE KURACAĞIZ

Eski Türkiye yok, yeni Türkiye var. Çok daha ileri bir noktadayız daha da ileri doğru ilerliyoruz. Avrupa bizi eleştireceği yerde gitsin kendi içinde artan ırkçılığa çare bulsun. Son günlerde Almanya'da yapılan bir cami. Caminin duvarlarına gelip Nazi işaretlerini yapıyorlar bunun dışında da malum hayvanın kellesini çiziyorlar ve bununla sürekli o caminin inşaatını engellemeye çalışıyorlar. Hani sizde inanç özgürlüğü vardı hani nerede? Türkiye'de böyle birşey var mı? Burada böyle bir şey olsa dünyayı ayağa kaldırırlar. Restorasyonlarına destek oluyoruz biz. Avrupa bizi eleştireceğine gitsin faili meçhul cinayetlerini araştırsın. Biz ileri doğru giderken Avrupa geri gittiğini lütfen bir zahmet görsün, kabul etsin ve tedbir alsın. Yeni Türkiye'yi birlikte kuruyoruz. Bundan sonra da dayanışma içerisinde birlik ve kardeşlik içerisinde istişare ederek muhabbetle sohbetle sorunları aşacağız. Ben bu makamda olduğum sürece hükümetle birlikte bu işi sürdürmeye devam edeceğiz. Milletle, STK'larla el ele verip 7 Haziran seçimlerinde bu istikamette çıkacak bir netice yeni anayasanın süratle hazırlanmasına, çözüm sürecinin süratle şekillenmesine de vesile olacaktır. Bu konuda daha çok çalışmamız lazım. Ben, bu kongreyle birlikte bu sempozyuma düşünceleri ile güç katacak olan değerli düşünürlerimize çok çok teşekkür ediyorum. İnşallah bunun neticesinde açıklanacak olan sonuç bildirgesini bende çok önemsiyorum. İnşallah ondan da istifade edeceğiz. Allah muhabbetimizi daim eylesin yeniden kongrenizde başarılar diliyor hepinizi sevgi ve saygı ile selamlıyorum' dedi.