X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Davutoğlu'dan Hatay'a müjde!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Davutoğlu'dan 'a müjde!

  • Giriş Tarihi: 28.12.2014 11:01 Güncelleme Tarihi: 28.12.2014 13:02
Davutoğlu'dan Hatay'a müjde!
Davutoğlu'dan Hatay'a müjde!

Başkakan 'da STK temsilcileri ile biraraya geldi.Toplantıda konuşan Davutoğlu,'Hatay İskenderun'da en kısa sürede bir üniversite daha kazandıracaklarını' açıkladı.

Başkakan 'da STK temsilcileri ile biraraya geldi.Toplantıda Davutoğlu: "Hatay'ı anlasaydık, Ortadoğu'daki katliam sahneleri ve yurdumuza gelen Suriyelilerin görüntüleri olmazdı."dedi

Konuşmadan satırbaşları:

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olarak şunu bir kez daha vurgulayarak hatta haykırarak ifade ediyorum ki bu topraklarda ortak tarihi paylaşan tarihdaşlar ve bu topraklarda eşit vatandaşlık hukukuna sahip vatandaşlar olarak, 77 milyonun hiçbir ferdi arasında ayrım yapılmasına, ayrımcılık yapılmasına izin vermeyiz" dedi.

Davutoğlu, oda ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle Hatay'da bir otelde düzenlenen kahvaltıda bir araya geldi. Davutoğlu, burada yaptığı konuşmada, dünyanın barış ve hoşgörü anlamında sembol şehri olarak nitelendirdiği Hatay'da olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Ne zaman kentten bahsedilse hoşgörü, diyalog ve kardeşlik ifadelerinin kullanıldığını vurgulayan Başbakan Davutoğlu, Dışişleri Bakanı olarak yaptığı ziyarette, camileri, kiliseleri, havraları ziyaret ettiğini, kentin nasıl köklü bir geleneğe sahip olduğuna bir kere daha şahit olduğunu söyledi.

Hatay'ın dostluğun, kardeşliğin merkezi olmanın onurunu yaşadığını dile getiren Davutoğlu, "Hatay medeniyetler tarihi bağlamında dünyanın en özgün yerlerinden biridir" diye konuştu.

Hatay'ın havarilerin, sahabelerin kenti olarak nitelendiren Davutoğlu, kentin yetiştirdiği ilim ve bilim insanlarıyla bölgenin kültürel kimliğine de etkisinin olduğunu söyledi.

Almanya'nın Köln kentinde Türkiye'den giden Süryani ve Ortodoksların kiliselerini de ziyaret ettiğini ve kendisine gösterilen içten sevgiyi hala hatırladığını ifade eden Davutoğlu, şunları söyledi:

"Eğer Hatay'ın bu köklü birikimi bütün Ortadoğu bölgesine hakim olmuş olsaydı, Hatay'daki ahenk, kardeşlik, karşılıklı saygı bütün Ortadoğu'ya hakim hakim olsaydı, bugün gördüğümüz, gördükçe yüreğimizi dağlayan vahşet sahneleri ve ülkemize fevç fevç gelen bu vahşetten kaçarak gelen mülteci görüntüleri olmaz. Hatay'ı anlamak lazım. Hatay'ı anlayıp, havasını teneffüs edip, o havadan istifade ederek geleceğe hazırlanmak lazım. Hatay'a gelmeden bu topraklardaki hoşgörüyü anlamak mümkün değil."

"HERKESİN DERS ALMASI GEREKEN BİR MEKAN"

Kentte hoşgörünün de ötesinde karşılıklı bir saygının bulunduğunu, bütün dinlerin Şanlıurfa, Mardin, Hatay gibi şehirlerde yaşamasını kültürel zenginlik olarak nitelendiren Davutoğlu, "Hatay, herkesin gelerek ders alması gereken bir mekandır" ifadesini kullandı.

"Keşke mümkün olsa da bugün Ortadoğu'da birbirleriyle çatışan grupların, değişik mezhep ya da kavim temelinde bir takım ortaya atılan nefret söylemlerinin temsilcilerini Hatay'a getirip fazla değil bir hafta Hatay'ın havasını teneffüs etseler geriye dönük bütün o yaptıklarından herhalde utanç duyarlar" diyen Başbakan Davutoğlu, kentteki tüm inanç önderlerini, kanaat önderlerini dinlemek istediklerini belirtti.

Kente ilk fırsatta en az iki günlüğüne gelip kanaat önderleriyle sohbet etmeyi planladığını ifade eden Davutoğlu, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olarak şunu bir kez daha Hatay'dan, altını çizerek, vurgulayarak, hatta haykırarak ifade ediyorum ki bu topraklarda ortak tarihi paylaşan tarihdaşlar ve bu topraklarda eşit vatandaşlık hukukuna sahip vatandaşlar olarak, 77 milyonun hiçbir ferdi arasında ayrım yapılmasına, ayrımcılık yapılmasına izin vermeyiz. Herkes bu toprakların kadim kültürünün bir parçası olarak ve herkes Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin eşit vatandaşı olarak, evrensel insan haklarından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı kimliğinden gelen o onurlu hakların hepsinden aynı şekilde istifade eder" diye konuştu

Davutoğlu, Hatay'ın pozitif ayrımcılığı hak eden bir il olduğunu belirterek, "Çünkü Hatay kendi iradesiyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne bağlanan bir ildir" diye konuştu.

Başbakan Davutoğlu, burada yaptığı konuşmada, Hatay'ı bir arada tutan, köklü tarihi ve Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlayan güçlü siyasi bilinç sürdükçe, bu ildeki barış ve huzurdan bütün ülkenin istifade edeceğini söyledi.

"Biz birlik içinde kesret, kesret içinde birlik fikrinin yolcularıyız" diyen Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Hepimiz tek bir hakikatin, değişik veçheleri olarak bu dünyada Allahuteala'nın nimet olarak verdiği bu güzel mekanda bir arada yaşamanın hazzını, onurunu taşıyoruz. Hangi dini, hangi mezhebin, kavmin özellikleri içinde olursa olsun eşrefi mahlukat olmak bakımından bütün insanların taşıdığı onurun, yer yüzünde tecessüm ettiği şehirlerden olarak Hatay, hepimiz için örnektir. Ümit ederim, bütün Ortadoğu halkları da bu güzel örnekten istifade eder."

Hatay'da bugün Arkeolojik ve Mozaik Müzesini açacaklarını belirten Davutoğlu, "Bu müze de dünyada ikinci büyük müze olma özelliğini taşıyacak. Bu da Hatay'a hayırlı olsun" dedi.


"HATAY BÜYÜK BİR EKONOMİK HAMLENİN ÖNCÜSÜ OLACAK"

Hatay'da son 12 yıl içinde yapılan çalışmalara dikkati çeken Davutoğlu, bu sürede yapılan yatırım tutarının yaklaşık 10.3 milyar lira olduğunu söyledi.

Hatay'da, önümüzdeki dönemde birçok büyük yatırımların da önünü açacaklarını anlatan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"(İskenderun Limanı) Hatay'ın büyük önem verdiği Amanos Tüneli ki GAP bölgesinin ve Gaziantep'in, İskenderun'unun, bütün GAP bölgesinin hatta İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu hattının, en önemli limanlarından biri haline gelecek. Bu bizim için her hangi bir proje değil, stratejik bir projedir. İnşallah en kısa zamanda tamamlanması için bütün kaynaklarımızı seferber edeceğiz. İskenderun Limanı, Türkiye'nin 4. Büyük limanı. İskenderun'un tarihi taahhüdümüz kadimden bu yana, Büyük İskender'den bu yana liman ve daha sonra İpek Yolu ticaretindeki rolünü göz önüne alarak bu kapasitesini geliştirmeye kararlıyız.

Bütün Hatay, bu anlamda güzel örnek olarak, ihracat biz iktidara geldiğimizde 350 milyon dolar civarındaydı şimdi 2 milyar dolar. İskenderun'u hem demir çelik sektörü hem de diğer alanlarda geniş tarım kapasitesiyle GAP bölgesinin limanı olması hasebiyle de Amanos Projesi ile İskenderun Limanı'nın geliştirilmesi bir araya getirildiğinde inşallah Hatay bu anlamda büyük bir ekonomik hamlenin öncüsü olacak."

Hatay'daki Mustafa Kemal Üniversitesi'nde de çok sayıda fakülteler açtıklarına işaret eden Davutoğlu, "7 fakülte, 4 araştırma ve uygulama merkezi, 4 meslek yüksek okulu, 2 yüksek okulu, 1 konservatuvar açtık. Öylesine büyüdü ki Mustafa Kemal Üniversitesi artık Hatay'ın ikinci büyük üniversiteye ihtiyacı var. Bunu biliyoruz" diye konuştu.Bir kitap çalışmasına da değinen Başbakan Davutoğlu, "Şehirler ve medeniyetler üzerinde son haline getirmeye çalıştığım kitap çalışmam var. İskenderun'a özel atıf var orada. İskender döneminden bu yana kurulan şehirler" şeklinde konuştu.

İskenderun'un köklü kültürel birikimiyle zaten ilmin merkezlerinden biri olduğunu dile getiren Davutoğlu, "İnşallah İskendurun'a bir üniversiteyi en kısa zamanda kazandıracağız" dedi.


"ŞİDDET VE NEFRETİ UYGULAYANLAR HİÇBİR ZAMAN İFLAH OLMAZLAR"

Hatay'daki şehir hastanesi yapımına da değinen Davutoğlu, şunları kaydetti:

"750 yataklı şehir hastanesi. Şehir hastanesiyle, Hatay sadece kültürel değil medeni şifa merkezi olacak. Kültürel şifa o aşırıcıların bazen din adına bazen başka isimler adına vahşet uygulayanlar, Hatay'a gelseler, Hatay bu anlamda şiddete nefrete karşı şifahanedir, şifa gibi gelir, kim bu şiddeti uygularsa uygulasın, hangi mezhepte olursa olsun, hangi dinden hangi ırktan olursa olsun, şiddet ve nefreti uygulayanlar tahrik edenler hiçbir zaman iflah olmazlar. Halbuki saygıyı, ihtiramı öne çıkaranlarla işte Hatay'da olduğu gibi medeniyetin timsali olurlar. O bakımdan, Hatay bu anlamda manevi şifadır, manevi şifa şehridir. İnşallah şehir hastanesinin devreye girmesiyle birlikte medeni şifanın da merkezi olacaktır."

Hatay'daki tarım ve sanayi alanındaki gelişmelere dikkati çeken Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2002 yılında Hatay'da sulanabilir tarıma elverişli arazi oranı, yüzde 16'ydı. Son 12 yılda yapılan çalışmalarla bu yüzde 90'a çıktı, çıkıyor. Çıkıyor diyorum, çünkü Reyhanlı, Karaçay barajları tamamlanacak ve inşallah Karaçay Barajı 2015, Reyhanlı 2016'da bitecek ve ayrıca da Menzelet ve Kılavuzluk projeleri, Tahta Köprü Barajı üzerinde gelecek hatla da bu tamamlandığında yüzde 90'ı tarıma elverişli sulanabilir arazi haline gelecek. Gördüğünüz gibi Hatay, kültürün merkezi, tarımın merkezi, liman ve tüneller üzerinden ulaşım üzerinden bütün ulaştırma hatlarını merkezi. Bu anlamda organize sanayi bölgesi ve sanayi merkezi olması anlamında, 1 organize bölgesi vardı, 2 bin çalışanı vardı, 2002'de. Şimdi 3 organize sanayi bölgesinde 9 bin çalışanı var. İki organize sanayi bölgesi daha kuracağız. Böylece tarım sanayi, ulaştırma ve bir kültür müzesi, sadece müze bağlamında değil Samandağı Kültür Bölgesi ilan edilmesinin ardından bütün Hatay açık müze olduğu için bir kültür merkezi hüviyeti de Hatay'ın bütün şehirlerimizin arasında alameti farika olarak bir anlamda bütün bu özellikleri barındıran ve özgün şehir niteliğini geliştiren hususlar olacak. Bu dönemde hepimizin diline lezzet veren, sofralarımızı süsleyen Antakya künefesi de kültür mirası olarak tescil edildi. Ben önümüzdeki dönemde de inşallah Hatayımız'ın bütün güzel ilçeleriyle karşılıklı saygının, hoşgörünün bütün dünyaya örnek teşkil etiği mekan olma özelliğini koruyarak geliştireceğine inanıyorum. Yine Hatay'ımızın bütün çevre havzalarla bütünleşerek, İç Anadolu, Akdeniz ile bütünleşerek bütün bu havzaların en önemli çekim havzalarından biri olacağına inancım sonsuzdur."

"BARIŞ HAVZASININ ÇEKİM ALANI DA HATAY OLACAKTIR"


"İnşallah bir gün Suriye'ye barış geldiğinde, Lübnan'da, Ürdün'de, Irak'ta ve bütün bu havzada barış hakim olduğunda bütün barış havzasının çekim alanı da Hatay olacaktır" diyen Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Biz bunu planladık. 2010 yılında Türkiye, Ürdün, Suriye, Lübnan arasında 4'lü serbest vize serbest ticaret uygulama bölgesi kurma kararı aldığımızda en önemli hedefimiz bütün bu 4 ülkenin oluşturduğu havzanın çıkış limanının İskenderun, kültürel buluşma merkezinin de Hatay olmasıydı ama maalesef Suriye'de hepinizin bildiği gelişmeler yaşanıp, bize dönük büyük mülteci akını başladığında, bütün çabalarımıza rağmen, o baskılar ve engellemek mümkün olmadıktan sonra yaşanan acı tecrübeler, bu projeyi geciktirdi ama masadan kaldırmadı. İnşallah gün gelecek, Suriye'den bütün kardeş halklar, Sünni, Alevi, Hristiyan, Arap, Kürt, Türkmen bütün Suriyelilerin şekillendirdiği yeni bir Suriye, demokratik Suriye doğduğunda, barış hakim olduğunda Ürdün ile Lübnan, Irak, ki Irak ile son dönemde, geçtiğimiz günlerde iki gün önce yaptığımız toplantıda gördüğünüz gibi Irak ile ilişkilerimizde olağan üstü atmosfer var. Bütün bu sağlandığında İskenderun Limanı ve Hatay bir bütün olarak, bütün Hatayın güzel ilçeleri hep beraber önümüzdeki dönemde yükselen bir havza, bir vilayet olacak. Bizim size taahhüdümüz budur. Bizim sizden beklentimiz Hatay'daki kardeşlik ortamını bu güzel saygı ve hoşgörünü ortamını tarihten aldığımız güzel miras olarak ebediyete kadar taşımanız. Hataylılara güveniyoruz. Hatay hem ülkemizin, hem bütün Ortadoğu, Akdeniz bölgesinin hem de dünyanın barış hoşgörünü baş şehri olma özelliğini koruyacak."