X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "Basın Özgürlüğü Tartışmaları" paneli
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"Basın Özgürlüğü Tartışmaları" paneli

  • Giriş Tarihi: 2.1.2015 20:00
"Basın Özgürlüğü Tartışmaları" paneli
Basın Özgürlüğü Tartışmaları paneli

İstanbul Ticaret Üniversitesi (İTİCÜ) Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Atilla Yayla, "Demokratik yollarla gelen siyasetçiler sürekli medya ile kavga etti. Yani bu kavgalar yeni değil" dedi.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı'nca (SETA) düzenlenen "Basın Özgürlüğü Tartışmaları" panelinde konuşan Yayla, Türkiye'de basının yeteri kadar özgür olup olmadığı analizinin iyi yapılması gerektiğini kaydetti.

Yayla, "Türkiye'de uzun yıllardır tartışılan 'Basın özgür mü?' sorularına cevap ararken, son 10 yılda gelinen noktaya iyi bakmamız lazım. 'Basın özgür mü?' veya 'Özgür basın nasıl olmalı?' sorularına yanıt ararken aslında basının da üstüne düşen görevleri ne kadar yerine getirdiğine bakmak lazım" dedi.

Medya ile seçilmiş cumhurbaşkanları arasında sürekli bir kavga yaşandığını ve bunun uzun yıllardır devam ettiğini söyleyen Yayla, şöyle devam etti:

"Demokratik yollarla gelen siyasetçiler sürekli medya ile kavga etti. Bu medya ile Menderes de Demirel de Özal da kavga etti, son olarak Erdoğan da kavga etti. Özal bu medyaya karşı o kadar yıldı ki hamle yaparak kağıt sübvansiyonunu kaldırdı. Bundan dolayı Özal'a iyice düşman oldular. Hürriyet bundan dolayı 1987'de Özal için 'diktatörleşiyor' şeklinde manşet attı. Bu karşılaştırmaları yapıp, demokratik bir çerçeveden bakmak lazım. Karşılaştırmalı perspektiften bakıldığında basının veya medyanın, birtakım bürokratik vesayet çevreleri tarafından, derin devletin, devlette eklemlenmiş çevrelerin, siyasetçileri zora düşürmek için devamlı kullandıkları bir araç olduğunu görüyoruz. Türkiye'de bir çifte standart var. Önce herkes kendisine dönmeli ve kendi durumunu gözden geçirmeli."

Yayla, medya mensubu ile normal bir vatandaşın aynı kanunlar çerçevesinde farklılık gözetilmeksizin yargılanması gerektiğini ifade etti.

Bu tür bir yargılama veya hukuksal boyuta farklı bir çerçeveden bakılamayacağını vurgulayan Yayla, "Bir gazeteci veya basın mensubunun işlediği suç veya kanunsuz bir olay karşısında hukuki süreç normal bir vatandaşla aynıdır. Herkes kendi kanadından etraflıca olaya bakmalı. Muhafazakar medyanın da muhalif basının da kendine göre eksileri var" diye konuştu.

SETA İstanbul Genel Koordinatörü Fahrettin Altun'un moderatörlüğündeki panelde, gazeteci-yazar Ceren Kenar ile SETA Medya ve İletişim Direktörü İsmail Çağlar da Türkiye'de basın özgürlüğünü daha iyi seviyeye taşımanın yolları hakkında hazırladıkları analizi aktardı.