X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yüce divan: darbe girişiminin son perdesi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yüce divan: darbe girişiminin son perdesi

  • Giriş Tarihi: 3.1.2015 12:11 Güncelleme Tarihi: 3.1.2015 12:24
Yüce divan: darbe girişiminin son perdesi
Yüce divan: darbe girişiminin son perdesi

Türkiye Pazartesi günü Meclis Araştırma Komisyonu'nun 4 eski bakan ile ilgili vereceği kararı bekliyor. Yazarlar, bugünkü köşe yazılarını, Yüce Divan'ın tarafsızlığı ile ilgili tartışmalara ve Meclis Araştırma Komisyonu'nun 4 eski bakan ile ilgili vereceği karara ayırdı.

ERDOĞAN'I TASFİYE ETMEYİ AMAÇLAYAN KAPSAMLI KURGU

Bazı özellikli durumlar var ki neyin doğru neyin yanlış olduğunu zaman gösterir. Asıl yargılamayı "tarih" yapar. 5 Ocak hakkında daha çok şey söylenip, yazılacak. Buna rağmen, şu hususların kayda geçirilmesinde fayda var:

1- 17 ve 25 Aralık siyasete müdahale teşebbüsüdür. Seçmen, 30 Mart 2014 Yerel Seçimleri ile 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimleri'nde siyasi hesabı sandıkta görmüştür. Aksini düşünmek, paralel yapıyı inkâr etmek manasına gelir.
2- Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı odaklayan ve tasfiye etmeyi amaçlayan kapsamlı kurgu hâlâ canlı tutulmaktadır. Yüce Divan adil yargılama merkezi yerine, takipsizlik kararı verilmiş dosyaları açarak Erdoğan'a ulaşma, Beştepe'den indirme veya yalnızlaştırma arayışının uzantısı gibi durmaktadır. Kritik geçiş döneminde AK Parti'de fay hatlarını tetikleme riski açıktır.
3- Yüce Divan sıfatıyla yargılama yapma yetkisine sahip Anayasa Mahkemesi, Başkan Haşim Kılıç'ın beyan ve tutumları nedeniyle "siyasallaşmış" izlenimi vermektedir. Yüksek Mahkeme, anayasal ve evrensel değerler etrafında karar aldığını savunur ve puan toplarken, maalesef arka plandaki kişisel kariyer planlaması ihtimalini bertaraf edememiştir.

OKAN MÜDERİSOĞLU-SABAH

*************************************************************************************


YÜCE DİVAN: DARBE GİRİŞİMİNİN SON PERDESİ

Yüce Divan, bugüne kadar yalnızca on yedi kişinin sevk edildiği bir kurumdur. Bir üst mahkeme değildir, bağımsız yargı tarafından aklanan kişilerin bu makamın önüne gelmesi, "darbe girişimini" meşrulaştırma anlamına gelecektir. Planlanan ve gerçekleştirilen operasyon, tümüyle başarısızlığa uğradığı için paralel yapının elinde kalan yegâne silah, propaganda, algı çarpıtması ve kamuoyunda yolsuzlukları örtbas etme algısı oluşturma çabasıdır. Bunda göreceli bir başarı sağlaması, siyasi istikrar bir yana, demokrasimizin geleceği açısından da büyük risk oluşturacaktır. Üç yıla yayılması muhtemel bir Yüce Divan süreci, paralel yapıya arayıp da bulamadığı fırsatı verecek, iç ve dış medyada Türkiye'nin müseccel muhalifleri ve hasımları için, her hafta gündeme getirilebilecek ve istismar edilecek bir konu oluşacaktır. Bu Yüce Divan girişimi, her türlü direnişe rağmen hedeflerinden vazgeçmeyen darbe sevdalılarının son girişimidir.

Meselenin yolsuzluk kovuşturması ile alakası kalmamıştır. Bütün dert, toplumu kalıcı biçimde daimi bir gerginlik ve kavga ortamında tutacak bir "Dreyfus" davası yaratmak, bundan nemalanmak, Türkiye'nin önünü tıkamaktır.

13 yıldır, çeşitli darbe girişimlerinin önünde dik durmayı başarmış, Menderes dönemiyle başlayan darbe geleneğini kırabilmiş AK Parti, muhakkak darbe meraklılarının oynamak istedikleri son perdeyi, Yüce Divan girişimini durduracak feraseti göstereceklerdir.
Yapılması gereken, 2015 yılı boyunca bu darbe operasyonunu iyice incelemek, tartışmak, içeride bunu organize edenlerle dışarıdan destekleyenleri deşifre etmek, demokrasimizi bu saldırıdan ve bu hastalıktan tümüyle arındırmak olacaktır.

TULU GÜMÜŞTEKİN-SABAH

*************************************************************************************

DÖRT ESKİ BAKANI BU ANLAYIŞ MI YARGILAYACAK?

Aslında Başkan Kılıç dün kendisine Sözcü olarak seçtiği bir mecradaki beyanlarıyla bu sorunun cevabını vermiş, artık bütün yetkisini yeni hayatı için altyapı hazırlamak için kullanacağını netleştirmiş.

Sayın başkan kendilerine siyasi baskı olduğunu iddia ediyor ve bunu bağımsız yargı için önemsiyorsa kendisinin siyasetin tam göbeğinden verdiği mesajlar için ne düşünüyor acaba?

Daha önce de bu sütunda dile getirmiştim. Sayın Kılıç'ın bu çıkışları ihsas-ı rey değil 'ihsas-ı karar'dır. Bu beyanlarından sonra o çok önemsediği (!) yargı bağımsızlığını hâlâ muhafaza ettiğinden nasıl emin olacağız. Mesela seçim barajı konusunda Mart'tan sonra dahil olacağı partinin öngörüsü ne yönde acaba? Velhasıl, bütün bu olanlardan sonra AYM'de; yeni başkan seçilinceye kadar hiçbir siyasi başvuru görüşülemez.

Mesela dört eski bakanı bu anlayış mı yargılayacak!..

NUH ALBAYRAK-STAR

*************************************************************************************

UZAT ÖNCE BOYNUNU KESSİNLER SONRA HESABINI SORARSIN

Uzun lafın kısası; hukuktan bağımsız bu yargıya siyasi iradenin boynunu uzatmasını istiyorlardı.

17 Aralık darbe teşebbüsüne karşı çıkıldı, yargının sadece evrensel hukuka bağlı, hem bağımsız hem de tarafsız olması için kimi yasal düzenlemeler yapıldı diye "yargıya müdahale yapılıyor" diye içerde ve dışarıda heyula kopartıldı.

Malum bakanlar hakkında yargı takipsizlik kararı verdi, bu sefer de yargı bağımsız değil demeye başladılar.
Bu efendilerin "yargısı" darbe teşebbüsünde bulununca "bağımsız", darbelere karşı çıkınca da "bağımlı" oluyordu.
Doğrusu bu ya, hukuka bağımlı yargı her çeşit darbeye karşı çıkar / çıkmalıdır.

Kimi muhteremler AK Parti'nin "paralel yargı düzeneğine" boynunu uzatmasını salık veriyorlardı.

Yani, önce öl sonra öde misali, başınız önce bi güzel kesilsin, ondan sonra (mahkemelerde) hesabını sorarsınız demeye getiriyorlardı.
Halen de söyledikleri nihayetinde bundan ibarettir.

SALİH TUNA-YENİ ŞAFAK

*************************************************************************************


YÜCE DİVAN SENARYOLARI AK PARTİ'Yİ BÖLME PLANI

Son günlerde, özellikle "Paralel Medya"da dillendirilen konu şu: "Madem ki suçsuzdurlar, gitsinler Yüce Divan'da aklansınlar!"
Peki, "Yüce Divan'ın yapısı" gözler önündeyken, oraya gidenler "aklanırlar ve paklanırlar" mı, yoksa "pataklanırlar ve haklanırlar" mı?..

Eskiler, "görünen köy kılavuz istemez" demişler...

"Yüce Divan" görevi görecek olan ve başında "anamuhalefet lideri" gibi davranan Haşim Kılıç'ın bulunduğu Anayasa Mahkemesi; 4 bakanı kesinlikle"aklamaz", tam aksine, onları"pataklamak ve haklamak" için elinden geleni yapar!..

O halde; "Yüce Divan'a gidip aklansınlar"demek, tam bir"tuzak" ve tam bir"sinsi taktik"tir!..
Dahası, bu teklif; "AK Parti'yi bölme" plânından başka bir şey değildir!..

Bu teklif; 7 Şubat'ta, Gezi kalkışmasında, 17-25 Aralık'ta, 30 Mart ve 10 Ağustos'ta "haklayamadıkları" AK Parti'yi "Yüce Divan'a haklatma"stratejisidir!..

Plân, bu kadar basit!..

HASAN KARAKAYA-YENİ AKİT