Kurtulmuş: 4 bakan için Yüce Divan kararı çıksaydı da...

Giriş Tarihi: 6.1.2015 10:51 Güncelleme Tarihi: 6.1.2015 11:10
Kurtulmuş: 4 bakan için Yüce Divan kararı çıksaydı da...

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı.

Yunus Emre Arvas / Sabah.com.tr

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Haklarında fezleke hazırlanan ve dün Meclis Araştırma Komisyonu tarafından Yüce Divan'a gönderilmesine gerek görülmeyen 4 bakan hakkında da açıklama yapan Kurtulmuş 'Türkiye'nin demokrasisi fevkalade ilerlemiş durumdadır. Şuan karara itiraz etmiyoruz. Ancak Yüce Divan kararı çıksaydı yine itiraz etmeyecektik' dedi.

"BİZ O KARARA DA İTİRAZ ETMEYECEKTİK"

Numan Kurtulmuş yaptığı açıklamada 'Gerçekten demokratik kuralları açıkça işleten bir toplum. Bir çok coğrafyamızda yer alan ülkelerle kıyasladığımzda Türkiye demokrasisi fevkalade ilerlemiş durumdadır. Sandık ortadadır, milli irade ortadadır. Medya lehte ve aleyhte, sivil toplum kuruluşlarının bu süreçte beyan ettikleri fikirler tamamen kendilerini bağlar. Türkiye'de biz bütün kurumların Türkiye Cumhuriyeti'nin olduğu kanaatindeyiz. Yargı da Anayasa Mahkemesi de bu sistemin bir parçasıdır. Biz şunu ifade ediyoruz. Bir barajla ilgili tartışma çıktı. Baraj kaldırılsın isteniyor bunu biz de en başından bu yana istiyoruz. Seçim Barajı'nı kaldırmak AYM'nin işi değildir. Aynı şekilde ortada bir Meclis Araştırma Komisyonu var. Yüce Divan'a gönderilebilirlerdi biz buna da itiraz etmeyecektik. Meclis'te devam eden bir süreç var. Meclis'te hukuki karar alınırsa yanlış, AYM'de alınırsa bu doğrudur demek yanlıştır. Tersini söylemek de yanlıştır. Türkiye hukukun belirlediği süreçleri işletmeyi bilen bir ülkedir. Siyasi tartışmalar olur. Daha önce de Ergenekon, Balyoz benzeri davalarda da tartışmalar oldu. Hiç bir hukuki süreçle ilgili süreçleri etkileyecek sözlerin söylenmemesi gerektiğini ve süreci takip etmek gerektiğini düşünüyorum' dedi.

"KİRLİ ODAKLAR EMELLERİNE ULAŞMIŞ OLSAYDI.."

Türkiye üzerinde oynanan oyunlara da dikkat çeken Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, 17-25 Aralık'ta, Gezi eylemlerinde ve diğer benzer olaylarda kirli odakların emellerine ulaşması durumunda Türkiye'de de bir Arap Baharı yaşanacağına dikkat çekti ve şöyle konuştu 'Herkes kendi yorumunu ortaya koyacak. Türkiye çok uzun bir süre önce değil, kısa bir süre önce yolsuzluk, koca kulak operasyonları üzerinden Gezi olayları, 17-25 olaylarında Türkiye bir türbülansın içine sokulmaya çalışıldı. Allah muhafaza o zaman istenen işler planlandığı gibi olsaydı belki bugün Türkiye Mısır gibi olacaktı. Türkiye'nin büyük bir badireyi atlattığını unutmayalım. Türkiye bugün TBMM'de komisyon kurmuş ve bunu tartışan bir ülke olmayacaktı bazı kirli odaklar emellerine ulaşmış olsaydı. Karanlık kumpaslar vardı onlar başarılı olsaydı bugün Türkiye farklı bir noktada olacaktı. Bu süreçlerde parlamentonun vereceği karara hepimiz saygı duyacağız. Türkiye bu anlamda yolsuzluklarla mücadele konusunda iradesini ortaya koyarak yoluna devam edecektir' dedi.

"AVRUPA İÇİN BÜYÜK TEHDİTTİR"

Avrupa'da yaşanan gelişmeleri de değerlendiren Kurtulmuş, artan İslamofobi için Avrupa'yı uyardı, tehdidin büyük ve yakın olduğunu kaydetti. Kurtulmuş sözlerini şöyle sürdürdü:

Malesef İslam karşıtlığını arttıranlar bugün Avrupa'nın bu noktaya gelmesine katkıda bulundular. Bu Avrupa için büyük tehlikedir. Çok etnik yapıya bürünmüş olan göçmenlerle yaşamış Avrupa'nın içinde aşırı sağcıların bu kadar agresif hale gelmesi Avrupa için büyük ve yakın bir tehdittir. Hep birlikte bu konu üzerinde çalışmamız lazım. Çok şükür Türk toplumu bütün avrupada en iyi olan bir topluluktur. Hem Avrupa'daki Türkler hem Avrupa'nın siyaset yapıcıları bir araya gelerek bu faşist insanlık karşıtı ve Avrupa'nın temellerine dinamit koyan akımı etkisiz hale getirmesi gerekiyor'

BENİM ÇOCUKLARIM VE EŞİM DE DİNLENMİŞ

Yasadışı dinlemelerde kendisinin, eşinin ve çocuklarının dahil bir çok kişinin dinlendiğini açıklayan Kurtulmuş, 'Başkası için çıkartılan kararla bir başkasını dinlemişler. Beni, eşimi, çocuklarımı bile dinlemişler. Birini dinlersin suçu varsa ortaya çıkartırsın varsa bir suçu kamuoyu önünde gereği yapılır ancak bu yapılan dinlemelerin pek çoğu yasadışıdır. Bu Türkiye'nin bir ayıbı olarak kalamaz ve bunların temizlenmesi zaruridir' dedi.

Kurtulmuş 'Bildiğim kadarıyla bu soruşturma komispyonuna konu olan dinleme kayıtlarının tamamının hatta bu dosya içinde olmayan bir çok kimsenin dinlendiğini, hatta sadece siyasetçilerin değil ailelerinin ve yakınlarının dinlendiğini biliyoruz ve bunların tamamının da gayri hukuki yollarla yapıldığını biliyoruz. Hatta birisinin adına bir karar alınmış ama başka birinin telefonu dinlenmiş. Böyle bir çok karar var. Bunlar hukuki süreçteki eksiklikler nedeniyle bunların büyük çoğunluğu yasadışı dinlemelerdir. İstanbul'daki savcılığın dayanağı da burasıdır. Burada sadece bu dosya için değil yüzlerce binlerce benim de eşim çocuklarım dinlenmiş. Binlerce insan haksız yere hiç bir ilgisi olmadığı halde dinlenmiş. Futbolcular, hukuk adamları dinlenmiş. Türkiye McCarthy dönemini örtülü olarak yaşamış. Dinlersiniz, bir suç varsa bunu ortaya koyarsınız. Yeni bir Türkiye'den bahsediyorsak demokrasisi ileri giden bir Türkiye'den bahsediyorsak bizden sonraki nesiller aynı şeyi yaşamasın. Herkes rahat bir şekilde yaşasın. Herkes de toplum önünde yaptığı yanlışın hesabını versin. Bu dinlemeler Türkiye'nin sadece bir ayıbı olarak kalamaz bunların temizlenmesi zaruridir' dedi.
ARKADAŞINA GÖNDER
Kurtulmuş: 4 bakan için Yüce Divan kararı çıksaydı da...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz