X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Soner Yalçın'a Bakan Yıldırım hakkında hapis istemi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'a Bakan Yıldırım hakkında hapis istemi

  • Giriş Tarihi: 17.1.2015 13:17
Soner Yalçın'a Bakan Yıldırım hakkında hapis istemi
Soner Yalçın'a Bakan Yıldırım hakkında hapis istemi

Gazeteci-yazar Yalçın'a "Kayıp Sicil-Erdoğan'ın Çalınan Dosyası" kitabında Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme eski Bakanı 'a hakaret ettiği iddiasıyla 2 yıl 8 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı

Gazeteci-yazar 'a, "Kayıp Sicil-Erdoğan'ın Çalınan Dosyası" kitabında eski Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili 'a hakaret ettiği iddiasıyla 1 yıl 4 aydan 2 yıl 8 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Alınan bilgiye göre, Binali Yıldırım, kitapta kendisine ilişkin ifadeler nedeniyle avukatı Serkan Bayram aracılığıyla suç duyurusunda bulundu.

Suç duyurusu dilekçesinde, kitabın 164 ve 345. sayfalarında Binali Yıldırım'ın "rüşvet alan, menfaat temin eden, yolsuzluk yapan, adam kayıran" kişi konumuna sokup mahkum edilmeye çalışıldığı belirtilerek, Yalçın'ın "hakaret" suçunun yanı sıra "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek" ve "iftira" suçlarından da cezalandırılması talep edildi.

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Vedat Yiğit, suç duyurusuna ilişkin soruşturmasını tamamlayıp, iddianame hazırladı.

İddianamede, Soner Yalçın'ın, aynı kitapla ilgili Bilal Erdoğan'ın müşteki olduğu dosyaya ilişkin ifadesine yer verildi.

Yalçın'ın "Kitabındaki bilgilerin büyük çoğunluğunu Sözcü gazetesindeki köşe yazılarının toplamından oluşturduğunu, kitabın büyük ölçüde daha önce yazılan bu yazılarına dayandığını, kitapta Sayın Cumhurbaşkanı'nın kendisinin paralel yapı olarak nitelendirdiği kişilerce kendisine neler yapılmak istendiğini anlattığını" ifade ettiği belirtildi.

- "Masumiyet karinesi habercilik uğruna feda edilmemeli"

İddianamede, basın yoluyla işlenen suçlarda hukuka uygunluk nedenini oluşturan hakların kabulü için açıklama, eleştiri veya değer yargısı biçimindeki bilginin gerçek ve güncel olması, açıklanmasında kamunun ilgi ve yararının bulunması, açıklanış şekli ile tüm konu arasında fikri bir bağlantının bulunması, açıklamada aşağılayıcı, küçük düşürücü sözlerin kullanılmaması gerektiği belirtildi.

Bu unsurların birinin dahi gerçekleşmemesinin haber verme ve eleştiri hakkını ortadan kaldıracağı ve fiili hukuka aykırı kılacağı aktarılan iddianamede, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde de belirtilen masumiyet karinesine göre "bir suçla itham edilen herkesin yasalara göre suçluluğu ispat edilene dek masum kabul edileceğini" hatırlatıldı.

Basın yayın organları tarafından suça konu olabilecek eylemlerde özellikle kamuoyuna mal olmuş kişi veya olaylarda masumiyet karinesine dikkat edilmesi gerektiği vurgulanan iddianamede, evrensel hukukun temel ilkelerinden biri ve hatta en önemlisi olan bu ilkenin, habercilik uğruna feda edilmemesinin önemine işaret edildi.

İddianamede, sorumlu gazetecilik ilkelerinin gözardı edilmesi, haberi verirken habere konu kişi ve çevrenin hiçe sayılıp, sadece haber konusu olarak kabul edilmesi, basın hürriyetinin diğer kişi hak ve hürriyetlerinin üstünde ve hatta onları ezebilen bir role bürünmesinin, kişinin temel hak ve hürriyetlerinin korunması açısından vazgeçilmez olduğu kaydedildi.

Gazetecinin, gazetecilik mesleğini ifa ederken, olay ve durumlara dayalı yazıları hazırlarken masumiyet karinesine dikkat etmesi, suçluluğu sabit olmayan birine karşı o suçu işlemiş olabilme ihtimalinin ötesinde kanaatlere ve değer yargılarına varan söz ve ifadelerden kaçınması gerektiği belirtildi.

İddianamede, kitabın 164 ve 345. sayfalarında Binali Yıldırım'ın "herhangi bir yargı kararına dayanmayan, subjektif değerlendirmeyle rüşvet alan, veren, yasalara aykırı hakaret eden bir kişilikmiş gibi anlam içeren cümlelerle küçük düşürüldüğü" öne sürülürken, Yalçın hakkında Türk Ceza Kanunun "hakaret" suçunu düzenleyen 125/1,2,3 ve 4 maddeleri gereğince 1 yıl 4 aydan 2 yıl 8 aya kadar hapis cezası verilmesi istendi.

"Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek" suçunun oluşması için kamu güvenliği açısından açık ve yakın tehlikeyi ortaya çıkarması, "iftira" suçunun oluşması için de "müştekiye hukuka aykırı bir fiilin isnat edilerek yetkili makamlara başvurulması" gerektiği vurgulanan iddianamede, bu suçların oluşmadığı kanaatine varıldığı bildirildi.

İddianame, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde kabul edildi. Soner Yalçın'ın yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.