X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Başbakan Davutoğlu Diyarbakır'da konuştu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Başbakan Davutoğlu Diyarbakır'da konuştu

  • Giriş Tarihi: 25.1.2015 12:31 Güncelleme Tarihi: 25.1.2015 14:26
Başbakan Davutoğlu Diyarbakır'da konuştu
Başbakan Davutoğlu Diyarbakır'da konuştu

Başbakan , Diyarbakır AK Parti İl Kongresi'nde konuştu. İşte Davutoğlu'nun Diyarbakır konuşmasının tam metni.

5. İl Kongresi için Diyarbakır'a gelen Başbakan , buradaki konuşmasına kürtçe başladı. Davutoğlu'nun konuşması sırasında açılan 'Serok Davutoğlu' yazılı pankart ise dikkatlerden kaçmadı.

İşte o pankart ve Başbakan Davutoğlu'nun açıklamaları



Diyarbakır'ın her köşesiyle gurur duyuyoruz. Millet olarak İbrahimi milletin bugünkü temsilcileri olarak çok büyük sınavlardan geçiyoruz. O büyük sınavları ancak ve ancak Diyarbakır'a ruhunu, maneviyatını, kimliğini vermiş olan nebilerin, sahabilerin, alimlerin izinden yürüyerek aşabiliriz. Mart 2013'te Diyarbakır7a geldiğimde Dicle Üniversitesi'nde bir konuşma yapmıştım. Şimdi hala o konuşma zihnimdedir. Öğrencilerimde gördüğüm coşkuyu bugün binlerce Diyarbakırlı'nın huzuruna çıkarken bu salonda görmekten gurur duyuyorum. O konuşmamda zikreğtmiştim, Diyarbakır bizim mürşid şehrimizdir dedim ve Başbakan olarak irşad almaya bir kez daha teneffüs etmeye bir kez daha yüreğimde hissetmeye geldim.

İşte biz buraya geldik. Diyarbakır üzerinden aslında bir asra bir millete bir bütün bir ortadoğu coğrafyasına selam vermeye geldik. Biraz önce sadece bizi selamlamak derdini anlatmak için atlayan Remzi kardeşimize de selam ediyorum. Ben Diyarbakırlıyı böyle tanıdım. Diyarbakırlı'dan hiç bir zaman sözünden dönen görmedik. Hiç unutmam bu hatıramı paylaşmazsam tam anlamatamam Diyarbakırlıyı.

TERİN TERİME KARIŞSAYDI DAHA ÇOK SEVERDİM

2010 Referandumundan önceydi, Sayın Cumhurbaşkanı ile gelmiştik. Hazreti Süleyman Camii'nde Cuma'ya gittik. Cuma namazı sıcak bir gün içerde büyük bir ısı var. Hepimiz terlemişiz. Ben şöyle elimle ceplerimi yokladım mendil bulmak için emin olun 10 saniye geçmemişti sağ tarafımdan bir mendil uzandı. Aldım sildim terimi. Sonra döndüm mendili iade etmek için dedi ki Sayın Bakan'ım sizin olsun emin ol hiç kullanmadım tertemizdi. Dedim ki ey aziz kardeşim keşke kullansaydın, senin terin benim terime karışsaydı. İşte o zaman o mendili daha çok severdim. Hala tarih ve notla birlikte eşimin hatıra bölümünde sakladığı aziz bir hatıradır. Bir kardeşi kim olursa olsun bir ihtiyaç içindeyse o anda mendil hiç düşünmeden elindekini, gönlündekini zihnindekini verir. Biz de diyoruz ki eğer diyarbakırlı kardeşimin bir tek saç teline zarar gelse ayağına tek bir diken batsa o diken bizim yüreğimize batar o saç teli bizim en aziz emanetimiz olarak koruyacağımız bir emanet olur.

BİZ BU KADERİ DEĞİŞTİRMEYE KARARLIYIZ


Biz Konya ile Diyarbakır'ı ayırt etmeyiz. Hazreti Mevlana ile Diyarbakır Alimlerini ayırt etmeyiz. Diyarbakır'da da Ortadoğu'da da Dünyanın her yerinde omuz omuza yürüyeceğiz. Ertuğrul'un torunları, inadına kardeşlik barış ve yeni Türkiye, yeni Ortadoğu ve yeni dünya diyecek. Biz, Aydın Muğla ve Tekirdağ'dan sonra geçtiğimiz hafta Brüksel'e Berlin'e Zürih'e gittim. İşte biz bunun için çözüm süreci diyoruz. Çözüm Süreci her hangi bir konjektürel çaba değildir. Çözüm süreci bir seçim kazanmak ya da kaybetmemek için açılan bir yol değildir. Sizlerle biraz hasbihal etmek istiyorum. Diyarbakır üzerinden bütün Güneydoğu ve Doğu ülkelerimiz çözüm sürecini tekrar anlasın ve darbe vurmak isteyenlerin maskelerini d üşürsün. Bizler asırlarca bir arada yaşamış olan bu kardeşleri bir arada tutmaya çalışırken birileri aramıza fitne sokmaya ayırmaya çalışıyor. Biz çözüm sürecini yerli milli proje olarak başlattık ve başarıya götüreceğiz. 30 Yıldır bu ülkenin anaları evlat acısı ile ağladı. Biz bu kaderi değiştirmeye kararlıyız. Kaderimizi bütün bir milletin kaderi yapmaya kararlıyız. Geçmişte ne zaman yola çıkılmışsa bu konu için hep engeller çıkarıldı.

ÇÖZÜM İSTEMİYORLAR

1993 Baharını hatırlayın. Rahmetli Özal bir gayrete girişmişti ve o dönemde Rahmetli Eşref Bitlis'i şehit ettiler, sonrasında 33 askerimiz şehit edildi ve sonrasında Özal. Gaffar Okan'ı ve her zaman bugün dahil Türkiye'nin her yerinde Gaffar ismi kardeşliğin birliğin sembolü olmuştur. Buraya gelirken kıymetli eşlerini Fehime hanımı aradım ve size onun selamını getirdim. Bizim kardeşliğimiz budur. Rahmetli Necmettin Erbakan hoca bişeyler yaptığında kirli eller devreye girdi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan yeni bir dönemin işaretini verdi o günden bugüne Ak Parti kadroları bir an dahi çözüm sürecinden ayrılmadı. 2005'te Diyarbakır konuşması ile çözüm süreci üzerinden milletin ebedi kardeşliği ihdas edilmeye başlanmışken 2006'da Türkiye'de Cumhur ile ilişkisi olmayan Cumhuriyet mitingleri yapıldı, Danıştay saldırısı yapıldı. Devlet içindeki çeteler kara bir dönemi başlatmak istediler. AK Parti'yi iktidardan indirmek istediler. Şu anda Sayın Cumhurbaşkanımız da Somali'deki kardeşlerimizle buluşuyor. Daha sonra milli birlik ve kardeşlik projesini devreye soktuğumuzda paralel çeteler devreye girdi. Bu çabaları gösteren Sayın MİT Müsteşarımıza 2002'de kumpas kurdular. Biz yılmadık, 2013'te çözüm sürecine yeni bir ivme kattık. 2013 Baharı nevruz mesajlarıyla yepyeni bir dönem başlayacakken silahlı unsurlar Türkiye'yi terk edecekken Gezi provokasyonları yapıldı. Çözüm sürecini durdurmak istediler Gezi üzerinden.

ÇÖZÜM SÜRECİ BİZİM İÇİN VAROLUŞ MESELESİDİR


Bir anda bütün bir ülkeyi karanlığa boğmak istediler. Biz bu yola kararlı çıkmış AK Parti erleri durmadık. Gezi provokasyonları yapılırken biz 2013 Haziran'ında çözüm süreci yasasını çıkardık. Tarihte ilk kez Çözüm süreci bir yasal çerçeveye oturduk. Millet 10 Ağustos'ta kardeşlik tohumu diken Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a Cumhurbaşkanlığını layık gördü ve oraya getirdi. Sayın Cumhurbaşkanımızla bunu çok iyi anlamanızı istiyorum AK Parti Olağanüstü kongresinde devir teslim töreni yaparken ikimizde konuştuk. Bir hususun altını vurguladık. Çözüm süreci bizim için varoluş meselesidir ve buna her zaman sahip çıkacağız dedik. Milletimizin huzurunda o Cumhurbaşkanı olarak ben başbakan olarak söz verdik. Çözüm süreci ne olursa olsun başarıya ulaşacak. Analar arasındaki ebedi kardeşlik kaim kılınacak. Diyarbakır sokaklarındaki gençler Cizre'deki gençler dağlarda değil barış sofralarında bir arada olacaklar. Hiç bir şekilde onları karşı karşıya getirtmeyeceğiz. Her bir gencimiz bizim için azizdir.

KOBANİ TARİHİN EMANETİDİR


62. hükümeti kurar kurmaz yaptığımız ilk çalışma yasası Haziran'da çıkan çözüm sürecine bir mekanizma çerçevesi kazandırmaktı. Hiç aksamayan bir mekanizma çerçevesine oturttuk. Tam tekrar yola çıkmışken tekrar ivme katmışken Yeni Türkiye diyerek bütün vatandaşlarımzıın özgürlüğü için yola çıkmışken 6-7 Ekim Kobani olaylarını çıkarttı. O olaylar Kobani için çıkmadı, buradan Kobani'ye de selam söylüyorum. Kobanili her kardeşimi alnından öpüp bağrıma basıyorum. 3 Günde 197 bin kobanili kardeşini sınırdan almış olan bu ülke Kobani'yi unutabilir mi. O zaman söyledim yine söylüyorum Kobani bize tarihin emanetidir. Oradaki kardeşlerimiz bize tarihin emanetidir.

ÇÖZÜM SÜRECİ MİLLETİN MALIDIR

Bu zılgıtlar yeni bir dönemin yeni bir Diyarbakır'ın yeni bir Türkiye'nin zılgıtları Allah razı olsun. Bir ay geçmedi yakılan yıkılan bütün işyerleri bütün binalar bütün okullar mescitler tekrar inşaa edildi. Bizim bütün milletimizi bağrımıza basan siyaset anlayışımız bu. Diyarbakır sokaklarının bir daha yangın yerine dönmemesi için her türlü tedbiri alacağız. Kobani'yi nasıl koruyacaksak Suriye'de Irak'taki herkese bağrımızı açacağız.
İşte Kobani bahane edilerek çıkartılan olaylardan sonra hamdolsun ciddi adımlar atıldı hem Kamu Düzeni'nde hem de Çözüm süreci yeniden ivme kazandı. Bütün bir milletin malı olan çözüm süreciyle ilgili olarak bütün taraflarla görüşüyoruz. Çözüm süreci milletin malıdır, milletin geleceğidir. Kobani'den sonra Cizre provokatörleri oldu, kardeşi kardeşe kırdırdı. Her bir Cizreli bizim kardeşimizdir. Hangi yaşta çağda olursa olsun bütün milletimizi bağrımıza basıyoruz.

Çözüm sürec ile ilgili 3 hususu dile getirmek istiyorum.

TÜRKÇEMİZ İLE KÜRTÇEMİZİ BULUŞTURMAYA GELDİK


1- Çözüm sürecinin omurgası tarihdaşlıktır, ortak tarihimizdir. İslam medeniyetinin miğfer şehri Diyarbakır bunu çok iyi anlar. Bütün nebilerin şehri Diyarbakır bunu çok iyi anlar. Biz güzel Türkçe'mizi güzel Kürtçe'mizle kardeş kılmaya geldik. Ezeli ve ebedi tarihi kardeşliğimizi daim kılmaya geldik. İdris'i Bitlisi'nin ruhunu şad etmeye geldik. Bunun için semboller önemlidir. Bu fikre kim karşı çıkıyor, çağdaş gibi görünen ama çağ dışı ideolojisi olan Usulalcılar karşı çıkıyor. Bu memlekette onlarca yıl Osmanlı Arşivi'ni okuyacak kimse kalmadı malesef. Türk ulusalcıları bizi bağımızdan kökümüzden koparmaya çalışırken Kürt ulusalcıları çıktı. Anadolu'nun mayası tevhid mayasıdır, islam mayasıdır, Diyarbakır'ın mayası vahdet mayasıdır. Hazreti Peygamber için dünyanın her yerinde başımızı vermeye hazırız. Birileri şu veya bu ulusalcı yaklaşımları soktu. Bir ara dedim çözüm süreci ile bu toprakların mayası olan Malazgirt'te yan yana duran Kürt, Türk, Zaza kardeşler yine yan yana olacak. İnşallah bu ebedi kardeşlik daim kılınacak. Şu güzel Albayrakları görmek istiyorum. Özellikle Diyarbakır'a yakışıyor bu bayrak. İşte 28 şubatta birileri çıktı Hilal bayraktan neredeyse Türk Ulusalcıları adına Hilal İslam'ı temsil ediyor diye bir takım Türk ulusalcıları çıktı bunu kaldırmak istedi. Bazı Kürt ulusalcıları da bu aziz milleti bu bayrakla buluşturmamaya çalıştı. Bu Albayrak dünyada mazlumların bayrağıdır, tevhidin bayrağıdır. O albayrağın temsil ettiği ezan dinmesin d iye Türk'ü Kürt'ü, Çerkez'i Çanakkale'de şehit düştü. Pakistan'a gideceğim bayrağında Ayyıldız var, Bosna'ya gidin bayrağında AY Yıldız var. Bu ayyıldız tevhidi temsil eder nereye giderseniz gidin görürsünüz. Filistin'de, Somali'de onun için bu bayrak var. Biz birilerine inat Albayrağın temsil ettiği her şeyi savunmaya devam edeceğiz. Biz, bu inançla bu tarihi bilinçle çözüm sürecini bir kardeşlik süreci kıldık ve kılmaya devam edeceğiz.

2 - Çağdaş bir ülkede yaşamanın gereği olarak eşit şartlara sahip olmaktır. Onlarca yıl kürtçe konuştukları için ceza alanlar oldu. Kürtçe konuşmak yasaklandı. Şimdi bir düşünün AK Parti iktidarları olmasaydı böyle bir salonda başbakana böyle bir pankart yazılır mıydı? İşte diyoruz. İnşallah biraz vakit bulsam güzel Kürtçe'mizi de güzel Türkçe'miz kadar öğrenmek istiyorum. Biz bütün yasakları kaldırdık. Olağanüstü hali kim kaldırdı AK Parti. Kürtçe yasağı kim kaldırdı AK Parti. Kürtçe propaganda yasağını kim kaldırdı AK Parti. İşte bizim için Serok Ahmet diyorlar sağolun teşekkür ediyorum.

3 - Çözüm süreci üzerinden bu ülkede sağladığımız birlik ve beraberlik temelinden yeni bir Ortadoğu hedefliyoruz. Türk'ün, Kürd'ün, Arabın kardeş olduğu bir ortadoğu istiyoruz. Her yerde omuz omuza durduğumuz bir ortadoğu istiyoruz. Emperyalistlerin bölmek istediği ortadoğuya karşı Tevhit Ortadoğu'su diyoruz. Sultan Abdülhamid'in ortadoğu'su diyoruz. İşte o zaman Kudüs'te, Filistin'de özgür olacak, halklar kardeş, bir ve beraber olacak. Ancak Batman'a gitmemiz lazım. Orada da kardeşlerimiz bekliyor.