X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER HSYK darbe itirafından sonra harekete geçti
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

darbe itirafından sonra harekete geçti

  • Giriş Tarihi: 31.1.2015 09:48 Güncelleme Tarihi: 31.1.2015 10:10
HSYK darbe itirafından sonra harekete geçti
HSYK darbe itirafından sonra harekete geçti

17 Aralık’ta hedefin olduğunu açıklayarak, milli iradeye darbe girişiminde bulunduklarını itiraf eden savcı ’nın dosyası gündemine geldi. HSYK 1. Dairesi’nden izin almayan Kara hakkında dosya açıldı.

'Yargı erkinin nüfuz ve itibarına zarar verdiği' gerekçesiyle Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu () 2. Dairesi tarafından açığa alınan 17 Aralık darbe girişiminin icracı savcılarından , yasaları çiğnemeye devam ediyor. HSYK, izne tabi olmasına rağmen izin almadan günlerdir gazetelere röportaj veren Celal Kara hakkında dosya açtı. Maaşının 3'te ikisini almaya ve sosyal hak ve yardımlarından yararlanmaya devam eden Kara hakkında açılan dosyanın önümüzdeki günlerde 3. Daire'nin önüne gelmesi bekleniyor. HSYK 2. Dairesi, 30 Aralık 2014 tarihinde önemli bir karara imza atarak, 17-25 Aralık darbe girişiminin baş aktörleri olan dönemin Cumhuriyet Savcıları Zekeriya Öz, Celal Kara, Muammer Akkaş ve Mehmet Yüzgeç'in haklarındaki soruşturma sonuçlanıncaya kadar görevden uzaklaştırılmasına karar vermişti.

TARAFSIZLIĞI KUŞKULU

Karara gerekçe olarak ise HSYK Kanunu'nun 77. maddesi gösterildi. İlgili maddeye göre, "Hakkında soruşturma yapılan hakim ve savcının göreve devamının, yargı erkinin nüfuz ve itibarına zarar vereceğine kanaat getirilirse, HSYK'ca geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmasına karar verilebilir." Bu maddeye göre, Öz, Kara, Akkaş ve Yüzgeç'in göreve devamının yargı erkinin nüfuz ve itibarına zarar vereceğine kanaat getiren 2. Daire, savcıları açığa aldı. HSYK 2. Dairesi, açığa alınan isimler arasında bulunan Cela Kara hakkında, "Yaptığı işler ve davranışlarıyla görevini doğru ve tarafsız yapamayacağı kanısını uyandırdığı" görüşünü belirtmişti. Yasalara göre hareket etmeyerek 17 Aralık darbe girişimi için düğmeye basan Celal Kara, yasaları çiğnemeye devam ediyor.

İZİN TALEBİNDE BULUNMADI

Görevden uzaklaştırılmasına rağmen hala maaşının 3'te ikisini alan, sosyal hak ve yardımlarından yararlanmaya devam eden Kara, günlerdir gazetelere röportaj veriyor. Kara'nın röportaj verebilmesi için ise ya HSYK tarafından izin verilmiş ya da görevle tamamen ilişiği kesilmiş olması gerekiyor. Gazetelere açıklama yapma konusundaki izin yetkisi ise HSYK 1. Dairesi'nde bulunuyor. Ancak Kara'nın, HSYK 1. Dairesi'nden bu yönde bir talebi olmadı. Kara, herhangi bir izin olmamasına rağmen röportaj vermeye devam etti. 3. Daire'nin görevden uzaklaştırılan Kara hakkında inceleme vermesi durumunda ise müfettiş görevlendirilecek.

'BİR NUMARA DI'

Savcı Celal Kara, Cmhuriyet gazetesinden Can Dündar'a verdiği röportajda, 17 Aralık'ta hedefin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu açıklayarak, darbe girişiminde bulunduklarını itiraf etmişti. Savcı Kara, "Bir numara Erdoğan'dı" diyerek milli iradeye darbe girişimini ilk ağızdan itiraf etmiş oldu. Kara, "Dönen işlerin Başbakan'dan habersiz ve izinsiz dönmesine imkan ve ihtimal yok. Telefon konuşmalarına, aralarındaki diyaloglara bakınca kesinlikle diyorsunuz ki perde arkasından bu işlere yol ve izin veren, Başbakan'dır" diye konuşmuştu. Bu iddiasını 17 Aralık dosyasında yer alan ve internete de sızan ses kayıtlarına dayandıran Kara, "Zaten vardı tapelerde… Var yani, bunu inkar mı edeyim?" demişti. Kara, bakanlar Yüce Divan'a gönderilmemiş olsa bile dosyanın 'kapanamayacağını' savunarak, "Eninde sonunda bu yargılama olacaktır" diye tehdit savurmaya devam etmişti.

KARA'NIN DOSYASI KABARIK

Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, Barış Güler ve Rıza Sarraf'a savunma hakkı vermemek, Delilleri toplamadan ve şirket ortaklık oranları araştırılmadan, sadece 'kuvvetli suç şüphesi'ni göstererek şüpheliler ile ortak oldukları şirketlerin tüm mal varlığına el konulmasını istemek, CMK 135.madde uyarınca tanıklıktan çekinebilecek kişilerin dinlenmesi yasak olduğu halde, Sarraf ile eşi Ebru Gündeş ve Muammer Güler ile oğlu Barış Güler arasındaki konuşmaları dinletmek, Tahkikatta Cumhuriyet Savcıları Mustafa Erol ve Ekrem Aydıner'in de görevlendirilmesine, herhangi bir hususta hukuki ihtilaf olduğu takdirde vazifeli üç Cumhuriyet Savcısından ikisinin imzasıyla işlem yapılmasına dair Cumhuriyet Başsavcısı Turan Çolakkadı'nın talimatına aykırı, şüphelileri sadece kendi imzası ile tutuklamaya sevk etmek, Başsavcıya bilgi vermemek, Yasa ve genelgelere aykırı olarak soruşturmaları UYAP'a kaydetmemek.