X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Erdoğan: Şu anki sistem yamalı bohça!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

: Şu anki sistem yamalı bohça!

  • Giriş Tarihi: 20.2.2015 14:30 Güncelleme Tarihi: 20.2.2015 17:06
Erdoğan: Şu anki sistem yamalı bohça!
Erdoğan: Şu anki sistem yamalı bohça!

'da toplu açılış töreninde gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Recep Tayyip Başkanlık sistemi, yeni anayasa ve çözüm sürecinin bir an önce sonuçlanabilmesi için 7 haziranda yapılacak seçimlerde en az iktidara 400 milletvekili verilmesi çağrısında bulundu.

'da toplu açılış törenine katılan Recep Tayyip önemli açıklamalarda bulundu. Meclis'te yaşanan görüşmelerden yeni Anayasa'ya, Başkanlık Sistemi'nden Çözüm Süreci'ne ilişkin pek çok konuya değindi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Elazığ'da toplu açılış töreninde halka hitap etti. Erdoğan, tartışılan Başkanlık Sistemine ilişkin, "Zamanında Turgut Özal, Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan hocamız, Muhsin Yazıcıoğlu Başkanlık Sistemini savundu.Türkiye için başkanlık sisteminin tam zamanıdır" açıklamasında bulundu.

TANDIR SICAKKEN EKMEK TUTAR

Bir değişim, sistemde bir güncelleme yaptılar. ABD'nin demokrasisi ileri mi ileri, ekonomi ileri mi ileri hangi sistem var Başkanlık sistemi. Biz illa onu almak durumunda değiliz. Bir arı gibi her çiçekten nasibimizi alırız ondan sonra da kendi başkanlık sistemimizi yaparız. Geçmişte Rahmetli Özal başkanlık sistemi dedi, Demirel Başkanlık Sistemi dedi, Rahmetli Türkeş Başkanlık sistemi dedi ardından gelenler inkar ediyor. Rahmetli Yazıcıoğlu, Erbakan başkanlık sistemi diyordu. Gerçi şimdi onların mirasına oturduklarını iddia edenlerin bir kısmı çark ettiler, tam tersini savunuyorlar. Aslın tercihi ortada iken vekilin sözüne bakılmaz. Buna rağmen bu konuda şuanda malesef arzu edilen ilerleme yok fakat halkta var. Ne güzel söylemiş Elazığ'lı kardeşim 'Tandır sıcakken ekmek tutar'. Evet demir tavında dövülür.

İşte Cumhurbaşkanı'nın Elazığ'da yaptığı o konuşma;

Yaptığımız hizmetler Elazığ'a hayırlı olsun. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Hatırlayın ne diyorduk biz, uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece. Dün Cumhurbaşkanlığı Sarayımızda Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde 17 bilim adamı ve münevverimizle bir aradaydık. Kendileri ile son günlerde tartışma konusu olan Başkanlık sistemi yeni anayasa yeni Türkiye'yi konuştuk. Onların görüşlerini aldım kendi görüşlerimi ifade ettim. Burada da sizlerle bu konuda hasbihal etmek istiyorum. Biz binlerce yıllık bir geçmişe sahibiz. Fatih Sultan Mehmet İstanbul'un fethinden bir yıl sonra eğitim kurumlarını oluşturdu ve faaliyete geçirdi. İstanbul'daki üniversitelerimizin çoğu o çekirdekten büyüdü.


MEVCUT SİSTEM BİZE DAR GELİYOR


Türkiye Cumhuriyeti de bizim son devletimizdir. Devletin yönetim biçimi o şartlara göre belirlendi ve devam edip geldi. Değişim de hayatın bir gerçeği ama. Dünya ile birlikte Türkiye de değişiyor. Milletimizin ülkeyi yönetme sorumluluğu verdiği bizlere düşen görev Türkiye'yi daha ileri götürmektir. Şimdi ben diyorum ki bu mevcut sistem artık bize dar geliyor. Türkiye'nin daha hızlı karar almasını, daha süratli iş yapmasını sağlayacak bir yönetim sistemine ihtiyaç var. Bunun adı da Başkanlık sistemidir, bunun adı da liderlik sistemidir. Bizim tarihimizde milletin kahir ekseriyetinin desteğini tasvibini rızasını almayan yöneticilerin devletin başında kalmasının mümkün olmadığını görüyoruz. Şimdi sizler bu kardeşinizi bizzat seçtiniz. Vekiller vasıtası ile değil bizzat seçtiniz. Bu ülkede 367 garabeti yaşamadık mı? Oynanan oyunu biliyorsunuz. Biz de bir karar aldık dedik ki millete gideceğiz ve size geldik. Siz de 10 Ağustos'ta gereken cevabı gerekenlere verdiniz.

ŞU ANKİ SİSTEM YAMALI BOHÇA

Şimdi bu aralar şu Meclis'in haline bakın yahu. Meclis'te neler oluyor ya. Yakışıyor mu, oluyor mu bu? Bu doğru bir gidiş değil. 1960 Anayasası ile böyle bir sistem kuruldu. Bu sistem huzur getirmiyor. Ne yazık ki 15 -16 ayda bir değişen hükümetleri getirdi. Böyle bir ülkede istikrar olur mu? Refah olur mu? İlk defa bu oyunu biz bozduk. 4 yıl devam hamdolsun. Şimdi ise siz, bize vekalet verdiniz. Ve, biz de sizin bu vekaletinize inşallah layık olacağız. Ne kadar değiştirirseniz değiştirin, tadil ederseniz edin şu anki sistem yamalı bohça. Benim başbakanlık dönemimden bu yana benim millete yeni anayasa sözüm var.

400'Ü VERİN YENİ TÜRKİYE'Yİ BİRLİKTE KURALIM

Yüzde 60 çoğunluğa sahip olmamıza rağmen dedik ki her parti eşit şekilde temsil edilsin. Partimizin 300'den fazla vekilimiz vardı biz 3 kişiyle temsil edildik o komisyonda 30 vekili olan da 3 kişiyle temsil edildi. Derdimiz üzümü yemekti, bağcığı dövmek değil. Bizim dışımızdaki 9 vekil haricindeki biz 3 konuş konuş bir yere varamadık. 60 Madde çıkardık kendileri teklif etti çıkaralım dediler hadi dedik olmaz dediler. Biri çıkıp mızıkçılık yapıyor. Şimdi diyorum ki 400'ü verin yeni Türkiye'yi kuralım, yeni anayasayı yapalım, Başkanlık sistemini kuralım, çözüm sürecine koşalım. Bunu başarmamız lazım. Biri gitmiş YSK'ya bu cumhurbaşkanına seçimlere kadar meydanlara çıkma yasağı getirin demiş. YSK gereken cevabı vermiş.

BİZİM ÖNÜMÜZÜ KESEBİLECEK YİĞİT GÖRMEDİK DAHA

Esmaların ruhu şad olsun. Onları şehit edenlere de Rabbim lanet etsin. Hayatları boyunca bu milletin bu ülkenin geleceği için taş üstüne taş koymadıkları gibi hayırlı her işi de engellemenin çabası içinde oldular. Neymiş, Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanına seçim yasağı getiriyor. Sen kimsin yahu? Şu anda bu kardeşiniz Cumhurun görevlendirdiği bir başkandır. Cumhur kim halk, millet. Bir taraftan Meclis'te egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyeceksin, öbür taraftan milletin işbaşına getirdiği Cumhurbaşkanına konuşma yasağı getireceksin. Kusura bakma bizim önümüzü kesebilecek yiğit görmedik daha. Yunus gibi yangın, Mevlana gibi dertli, Hacı Bektaş gibi vakur olmadan bu millete hizmet edemezsin. Ben yeni Türkiye, yeni Anayasa, Başkanlık Sistemi, Çözüm süreci derken kafamda da kalbimde de sadece büyük Türkiye hayali var. Milletimin müreffeh geleceği var. 2023, 2053, 2071 hedefleri vizyonu var. Biz bugün varız yarın yokuz. Ama bu millet, bu ülke ilelebet var olacaktır. Sultan Alparslan 1071 damgayı vurdu. Şimdi biz 2071 diyoruz. Ne zaman onun bilinci yılında. İşte mesele bu, hedef koyma bu, ufuk sahibi olmak bu. Ama bunların ufku yok. Bunlara şunu soracaksın bir yerde dikili ağacınız var mı yok.

DEDEM FATİH GEMİLERİ KARADAN YÜRÜTTÜ, BİZ DE...


Sizin önünüzü kesmek için başörtüsü yasağı getirdiler, orta kısmı kapattılar, katsayısı engeli getirdiler. Bunların hepsi kalktı mı? Şimdi bundan sonra görev sizde. Çok çalışacak ve istediğiniz Üniversiteye, fakülteye girmek suretiyle bu millete, bu vatana hizmet etmeye devam edeceksiniz. Bundan sonra bahane yok ona göre. Durmak yok yola devam. Şimdi, Türkiye'nin modern bir Türkiye'nin göreve geldik 79 yılda yapılan bölünmüş yol 6100 km idi. Biz 12 yılda buna ne ilave ettik 17 bin 500 km bölünmüş yol ilave ettik. Hepsinden öte dedem Fatih karadan gemileri yürütmüştü, biz de denizin altından Marmaray'ı yürüttük. Hamdolsun bunu gerçekleştirdik. Şimdi bitmedi Avrasya Tüneli'ni yapıyoruz yine denizin altından. Fatih Sultan köprüsünün kuzeyinde şimdi de Yavuz Sultan Selim köprüsünü yapıyoruz. 4 gidiş 4 geliş ortasından da YHT geçecek. Bu nedir dünya ile yarışıyoruz. Yarışacağız yeni Türkiye böyle olacak. Biz eski Türkiye değiliz yeni Türkiye'yiz, adres bu. Birileri bizi ayaklarımızdan çekiyordu ama şimdi çekemeyecekler şimdi çok daha hızlı gideceğiz.

ASLIN TERCİHİ ORTADA İKEN, VEKİLİN SÖZÜNE BAKILMAZ


Bir değişim, sistemde bir güncelleme yaptılar. ABD'nin demokrasisi ileri mi ileri, ekonomi ileri mi ileri hangi sistem var Başkanlık sistemi. Biz illa onu almak durumunda değiliz. Bir arı gibi her çiçekten nasibimizi alırız ondan sonra da kendi başkanlık sistemimizi yaparız. Geçmişte Rahmetli Özal başkanlık sistemi dedi, Demirel Başkanlık Sistemi dedi, Rahmetli Türkeş Başkanlık sistemi dedi ardından gelenler inkar ediyor. Rahmetli Yazıcıoğlu, Erbakan başkanlık sistemi diyordu. Gerçi şimdi onların mirasına oturduklarını iddia edenlerin bir kısmı çark ettiler, tam tersini savunuyorlar. Aslın tercihi ortada iken vekilin sözüne bakılmaz. Buna rağmen bu konuda şuanda maalesef arzu edilen ilerleme yok fakat halkta var. Ne güzel söylemiş Elazığlı kardeşim 'Tandır sıcakken ekmek tutar'. Evet demir tavında dövülür. Bize sadece hakaret, iftira demagoji yapıyorlar. Neymiş diktatörlük, padişahlıkmış. Bunların hepsi boş laf. Selin ağzı tutulur, elin ağzı tutulmaz. Baraj yaparsın bent yaparsın selin ağzını tutarsın bunlarınkini tutmak mümkün değil. İş yok sadece laf var laf. Onun için biz teklifimizi milletimize yapıyoruz, Gakkoşlara yapıyoruz. Biz dilekçemizi millete veriyoruz. Kabul ederse başımız gözümüz üstünde yeri var. Etmezse buna da saygı duyar yolumuza devam ederiz.

BU AL VER HESABI DEĞİLDİR


Dünkü gazetede bir araştırma sonucu vardı. Başkanlık sistemini yüzde 70 kabul ediyor. Ben buradan Elazığ'dan tüm Türkiye'ye sesleniyorum. Gelin 7 haziran seçimlerini yeni Türkiye, yeni Anayasa, Başkanlık sistemi ve çözüm süreci ile beraber ülkemizin tarihinde bir milat yapalım. Gelin nasıl doğrudan kendi oyunuzla tercihinizle nasıl ilk cumhurbaşkanını seçtiyseniz gelin 7 Haziran'da da ilk başkanınızı siz seçiniz. Bunu sağlayacak bir Meclis oluşturalım. Elazığ Türkiye'nin ilk başkanını seçmek istiyor mu? (Evet sesleri yükseliyor). Yarın Malatya'dayım inanıyorum ki Malatya da aynı coşkuyu verecek, aynı cevabı verecek. Büyük başın büyük derdi olur. Türkiye büyüdükçe, güçlendikçe dertleri de ona göre büyüyor. Türkiye hepsiyle başa çıkacak güce sahiptir. Yeter ki birliğimizi, beraberliğimizi kardeşliğimizi ilerletebilelim. İşte bunun için çözüm sürecini başlattık. Şunu tüm samimiyetimle söylemek isterim ki bu kesinlikle bir al ver meselesi değildir. Bu süreç her şeyden önce bölgede yaşayan insanlarımızın geçmişte verilmeyen haklarının, hukuklarının telafisi olacaktır. Çözüm sürecinin anlamını en iyi Elazığ'ın bileceğini sizlerin takdirine bırakıyorum. Çünkü sizler terörün, huzursuzluğun yıllardır yanı başında yaşıyorsunuz. Gakkoşlar sayesinde Elazığ'a terör ayak basamadı ama çevrenizde yaşananları gördünüz. Kayabaşına doğru bakın ey yardır o yardır, omzunda şalı da var üstünde ay yıldızı. Beyazı da alı da var. Öyle mi böyle ağıt yaktığınız sevdiğinizin acılarını bir daha yaşamayın diye biz bu süreci başlattık ve böyle sürdürüyoruz. Evlatlarımızın cenazeleri önünde gözyaşı dökmeyelim diye bu süreci başlattık.

GENÇLERİMİZE ETEK GİYDİRİP YAKIP YIKIYORLAR, SONRA DA ÖZGÜRLÜK DİYORLAR

Şunu belirtmek durumundayım. Bu malum bölücü terör örgütü, biliyorsunuz onun parlamentodaki uzantıları onları da biliyorsunuz 6-7 Ekim'de olanları biliyorsunuz, Cizre'de Silopi'de olanları da biliyorsunuz. Suratlarında maskeler affedersiniz etek giymişler tanınmayacaklar güya kaldırımları söküyor, polise saldırıyor, Molotof kokteylleri ile araçları, otobüsleri, dükkanları yakıyorlar ve utanmadan sıkılmadan buna özgürlük diyorlar direniş diyorlar. Bunun neresi direniş, neresi özgürlük. Çıkıyor, partilerinin başındaki eş başkanlardan biri milleti sokağa çağırıyor. Böyle şey olur mu? Temel hak ve özgürlükler diyorsan, düşünce özgürlüğü diyorsan bunun yeri parlamentodur. Gelirsin meydanda siyasiler gibi konuşursun, salonlarda konuşursun ama gençleri pantolon yerine etek giydirmek suretiyle maske ile elinde Molotof kokteyli ile araçları esnafların dükkanını yakmaya gönderemezsin. Bunu yapıyorsanız bu ihanettir, millete saygısızlıktır. Bunlar benim Kürt kardeşlerimin temsilcisi değildir. Bu oyunu 7 Haziran'da inanıyorum siz bozacaksınız. Bozmaya ben inanıyorum ki kararlısınız. Çözüm süreci inanın ki budur.

Ne diyor Mehmet Akif çekilir belki fakat çekmeye gelmez boynum. Biz milletimizin boynunun çekilmesine müsade etmeyiz. Devlet bu süreçle ilgili taahhütlerinin arkasındadır. Sürecin içinde yer alan herkesin de aynı iradeyi göstermesi gerekmektedir. Sokakları terörize ederek kimse bir şey elde demez. Türkiye 30 yıl boyunca bunu yaşadı.

ELAZIĞ'A YAPILACAK YATIRIMLARIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIM

Çözüm sürecinin başarısıyla bölgedeki tüm şehirler gibi Elazığ'ın önünde de yeni bir dönem açılacağına inanıyorum. Yatırımcı ekonomik istikrar ister. Yatırımcı güven ister, ama onunla birlikte huzur ister geleceğini görmek ister. Verdiğimiz tüm teşviklere rağmen bölgedeki atmosfer yatırımcının buraya gelmesine kalıcı yatırımlar yapmasına mani oluyor. İnşallah, önümüzdeki dönemde tüm bu sıkıntıları geride bırakarak yeni Türkiye'yi hep birlikte yükselteceğiz. Esmalar size selam olsun. Sizi o iradenin o güçlü temsilin Türkiye'deki uzantıları olarak görüyor, size başarılar diliyorum. Gelecek çok daha aydınlık, güzel olacak derken bunu sadece bir laf olarak söylemiyoruz. Bunun alt yapısını da şimdiden kuruyoruz. Cumhurbaşkanlığım sırasında da Elazığ'a yapılacak yatırımların takipçisi olacağımı bilmenizi istiyorum. Harput'u yeniden ayağa kaldırmak için büyük bir proje başlatıldı. Harput'u ülkenin ve dünyanın kültürel mirası olarak tescil edecek, cazibe merkezi haline getireceğiz. Fırat Üniversitemiz bölge üniversite hüviyeti ile her yıl daha da büyüyor. Bir şeyi de üzülerek söylemek istiyorum. Rektör yardımcısı Prof. Dr. Nuri Orhan kardeşimiz vefat etmiştir. Allah'tan kendisine rahmet, ailesine sabırlar diliyorum.

ALT YAPI OLMAZSA YATIRIM DA OLMAZ İSTİHDAM DA

Şorşor deresinin ıslahı ile projenin ihalesi yapıldı. Yakında inşasına başlıyor. Bunları niçin anlatıyorum bir şehrin gelişmesi, kalkınması büyümesi için önce onun alt yapısını kurmak gerekiyor. Burada üretilen ürünün verilen hizmetin diğer bölgelere ulaşımını sağlayamazsanız yatırımcı gelmez, istihdam olmaz. Sağlık hizmeti veremezseniz kimseyi burada tutamazsınız. Sizleri sevgi ile, saygı ile selamlıyorum Allah'a emanet olunuz Allah yar ve yardımcınız olsun diyorum.

Hiç utanmanız yok mu sizin?