X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Çiçek: Meclis eylem yeri değildir
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Çiçek: Meclis eylem yeri değildir

  • Giriş Tarihi: 25.2.2015 09:37 Güncelleme Tarihi: 25.2.2015 12:33
Çiçek: Meclis eylem yeri değildir
Çiçek: Meclis eylem yeri değildir

Başkanı Çiçek, "iç güvenlik paketi"nin Genel Kurul'daki görüşmeleri sırasında yaşananlara dair, "Meclis eylem yeri değil, tartışma yeridir" dedi.

Başkanı , Kanada'ya gerçekleştirdiği resmi ziyareti çerçevesindeki görüşmelerin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Malatya'da iki askeri uçağın düştüğünü ve 4 pilotun şehit olduğunu ifade eden Çiçek, "Uzak mesafedeyiz ama Türkiye'deki gelişmeleri de takip ediyoruz. Evvela hayatını kaybeden pilotlarımıza Allah'tan rahmet diliyoruz, ailelerine ve Türk Silahlı Kuvvetleri'he de sabır diliyoruz. Maalesef zaman zaman bu türlü bizi üzen olaylar yaşanıyor ama ne yapalım işin bir tarafı. Hepimizin başı sağolsun" dedi.

İç güvenlik paketinin Genel Kurul'daki görüşmeleri sırasında yaşanan gerginliklerin hatırlatılarak, "Milletvekillerine bir çağrınız olacak mı" sorusu üzerine Çiçek, bugüne kadar bu konularla ilgili çok açıklama yaptıklarını söyledi.

Çiçek, parlamentoların her türlü fikrin, her tür konunun ve her sorunun özgürce tartışıldığı, konuşulduğu yerler olduğunu belirterek, bu tartışmalar, bu müzakerelerin de İçtüzüğe ve kurala uygun yapılması gerektiğini vurguladı. Çiçek, "Herkes başkasının kural dışılığını gündeme getiriyor, İçtüzüğe aykırılığını... Ama ortada uygulanan bir İçtüzük de maalesef kalmadı. Herkes neyi yapıyorsa onun İçtüzüğe uygun olduğunu söylüyor. Böyle bir sıkıntılı durum var" diye konuştu.

"Meclis eylem yeri değildir"

Meclis'in eylem yeri değil, tartışma yeri olduğunun altını çizen Çiçek, şöyle devam etti:

"Maalesef tartışmanın ötesine geçilerek eylemlerin konulduğu, mikrofonların söküldüğü, her türlü kaba davranışın sergilendiği mekanlar haline gelmiş olması parlamentomuzda, Meclisimizde çok kötü örnekler oluşturuyor. Korkarım ki bu bir müzakere yöntemi haline getirilirse bundan sonra Meclis bir fikir tartışmasına değil, hepimizi üzen tartışmalara sebebiyet verecek. Bundan herkesin kaçınması gerekir. Bugün bulunduğumuz ülkenin parlamentosunda da oturuma katıldık, tartışma yapıldı. Kimsenin birbirini bu manada, bizdekine benzer tarzda itip kaktığı, bağrılıp çağrıldığı, masanın, sandalyenin havada uçtuğu, mikrofonların söküldüğü bir görüntü yok. Onun için biraz daha sorumlu davranmamız gerekiyor.

Artık yaptığımız bu yasalar bu dönemin son yasaları. Bu parlamentodaki pek çok arkadaş önümüzdeki dönemde olmayabilir. Daha hoş bir seda bırakarak, dostlukla, birbirinin elini sıkarak, birbiriyle helalleşerek, kucaklaşarak ayrılmak varken çok kırıcı bir görüntü aldı başını gidiyor. Bu da parlamentoya güven açısından çok olumsuz bir kanaatin vatandaşta oluşmasına sebebiyet veriyor. Bu andan itibaren bari tartışacak ve konuşacak olanlar biraz daha birbirlerine saygılı bir tarzda bu işleri konuşsalar çok uygun olacak diye düşünüyorum."

Türk toplumunun temsilcileriyle görüştü

Çiçek, Türkiye'nin Ottawa Büyükelçiliği'nde, Ottawa ve Montreal'deki Türk toplumunun temsilcileriyle de bir araya geldi ve sorunlarını dinledi.

Seçim konusunun sadece Kanada'da yaşayan Türk vatandaşlarının değil, diğer ülkelerde de sorun olduğunu ifade eden Çiçek, bu sorunun çözümü noktasında Türk vatandaşlarının bulundukları yerlerde oy kullanmaları için çıkarılan düzenlemeye değindi.

Çiçek, 155 ülkede 3 milyona yakın Türk vatandaşının oy kullanacağını belirterek, "Türkiye olarak bizim her vatandaşımızın ikamet ettiği yerde oy kullanma imkanı çok değişik sebeplerden dolayı yok. Türkiye'deki gibi 250, 300 seçmenin olduğu yere bir sandık kurulması, bu biraz da başka türlü şartlara bağlı. Bir de ilgili ülkeler Türkiye'deki seçim tartışmalarının, seçim sorunun kendi ülkesine taşınmasını istemiyor" diye konuştu.

En doğru yöntemin mektupla oy kullanmak olduğunu anlatan Çiçek, Anayasa Mahkemesi'nin kararı olduğu için bunu yapma şansı bulunmadığını söyledi.

Çiçek, Kanada'da gerçekleştirdiği görüşmelerde, eğitim alanındaki işbirliğinin önemi üzerinde durduklarını belirterek, üniversiteler arasında daha yakın işbirliğine ihtiyaç olduğunu, Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK'ün buraya ayrı bir zaman ayırması ve ayrı bir görevlendirme yapması gerektiğini kaydetti.

"Örgütlenmeye ihtiyaç var"

Demokratik toplumun, bireye önem veren ancak aynı zamanda örgütlü bir yapı olduğuna dikkati çeken Çiçek, Kanada'daki Türk vatandaşlarından daha fazla örgütlenmelerini istedi.

Çiçek, "Türkiye'nin haklı davalarında burada, bulunduğunuz yerde lobi oluşturabilmek, yeri geldiğinde tepki ortaya koyabilmek, görüşlerimizi başkalarına aktarabilmek bakımından da örgütlenmeye ihtiyaç var" dedi.

Teşkilatlanmanın, sorunların çıkmasına sebebiyet vermemesi gerektiğini vurgulayan Çiçek, şunları söyledi:

"(Bir işin ya başında olurum ya dışında. Seçimi kaybettim, ayrı bir dernek...) O zaman enerjimizi birbirimize karşı yöneltmiş oluyoruz. Bundan da endişe duyuyorum.

Bir ülkede sayısı bir elin iki katı kadar bir Ermeni nüfusu var. Adamlar parlamentoya gidiyorlar, 'Türkler bize soykırım yaptı hadi bir önerge verin'. Halbuki bizim orada 50 bin vatandaşımız, soydaşımız var. Oradaki 200 Ermeni bir araya geliyor, bir önergeyi verdiriyor, bizim 50 bin vatandaşımız bir araya gelip 500 kişilik bir dilekçe imzalatamıyor. Çünkü o dernek öyle bölünmüş, diğer dernek böyle bölünmüş. Sonuçta oradan karar çıkıyor ve biz de Türkiye'den geleceğiz ve iş işten geçtikten sonra 'Yapmayın, etmeyin bu doğru değil'. Onun için bir araya gelmenizi, teşkilatlanmanızı istiyoruz. Görüşleriniz, kanaatleriniz, tercihleriniz başımız üstüne. Bu demokrasinin gereğidir, biz buna saygı duyarız. Ama ortak konular söz konusu olduğunda bunların hiçbirisi bir ayrışma sebebi olmamalı."

"Ermeni diasporasının tüm dünyada bir karalama kampanyası"

Ermeni diasporasının, tüm dünyada bir karalama kampanyası olduğunu anımsatan Çiçek, bunlar içinde de geçmişte almış olduğu kararlar nedeniyle Kanada gibi birkaç ülkenin önem arz ettiğini bildirdi.

Çiçek, şunları kaydetti:

"(Karar alındı) denilerek burada kalınacak değil. Mutlaka yeni bir kısım teşebbüsleri, gayretleri olabilecektir. Biz tarihte yaşanmış bu olayların tüm yönleriyle ortaya çıkarılması noktasında her türlü teklife, her türlü çabaya varız. Biz arşivlerimizi açtık, başkaları da açsın. Bizim tarihimizde yüz karası olacak bir şey yok, bizim alnımız açıktır. Sabıkasız bir milletiz Allah'a şükür, bizim sabıkamız yok. Kim ne halt ederse etsin biz tertemiz bir milletiz. Herkesin yardımına koştuk. Bunun en güzel misali şu an bölgemizde yaşanan sıkıntılar sebebiyledir. Herkes takdirini ifade ediyor ama kimse elini cebine atmıyor. Herkes teşekkür ediyor, bu teşekkürler oradakilere akşam yemeği ve sabah çorbası yerine geçmiyor. Biz böylesine insani değerleri özümsemiş, benimsemiş bir toplumuz. Ama buna karşılık bazı sıkıntılarımız var. Bu sıkıntıları aşmanın yolu olarak da birlikte bir çaba göstermemiz gerekiyor."

Davutoğlu'ndan müjde üstüne müjde!