X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER MGK'da Erbakan'ın önüne konulan haber!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

MGK'da Erbakan'ın önüne konulan haber!

  • Giriş Tarihi: 28.2.2015 22:15 Güncelleme Tarihi: 28.2.2015 23:30
MGK'da Erbakan'ın önüne konulan haber!
MGK'da Erbakan'ın önüne konulan haber!

’ın tüm yönleriyle ele alındığı panelde konuşan AA eski Genel Müdürü , çarpıcı bilgiler paylaştı.

SETA İstanbul tarafından '18. Yılında ' başlıklı panel düzenlendi. Yusuf Özkır'ın moderatörlüğünü yaptığı panele AA eski Genel Müdürü , Avukat Ömer Faruk Uysal, Yrd. Doç. Dr. İsmail Çağlar, ASSAM'dan Gürcan Onat konuşmacı olarak katıldı.

28 Şubat'ın tüm yönleriyle ele alındığı toplantıda konuşan Kemal Öztürk, çarpıcı bilgiler paylaştı.

MEDYA DARBENİN AKTİF ÜYESİYDİ

28 Şubat darbesinin en önemli aktörlerinden birisinin medya olduğuna dikkat çeken Öztürk, şöyle konuştu:

"Medya darbenin aktif üyesiydi. Medya o dönemki propagandanın kurgulanmasında yer alarak koalisyonun aktif bir parçası oldu. Medyadaki bazı isimler hangi terminolojinin kullanılacağı, atılacak manşetleri bu koalisyonun parçası olarak yaptı. Bunların bir kısmı hala medya yöneticisi, bir kısmı siyasete girdi ve halen yapıyor. O dönemde özel olarak gazeteci transferleri yapıldı. Bunlardan bir tanesi olan Fatih Çekirge, aldığı transfer ücretini nerede değerlendireyim diye ekonomistlere danışarak kendisini ifşa etmiştir. Darbenin en sıcak zamanlarında bazı infazları medya eliyle yaptılar. Bazılarını işadamları, bazılarını ise yargı eliyle yaptılar. İtibarsızlaştırma, hedef gösterme, mahkûm etme operasyonları medya eliyle yapıldı. 28 Şubat'taki medya darbe ilişkisi diğer darbe dönemlerinden daha net ve aktiftir. Bunun son örneğini paralel devlet olayında görüyoruz. Özellikle cemaat medyasının çok aktif bir planlayıcı ve oyuncu olarak işin içerisinde yer aldığını cemaat gazetecilerinin diğer gazetelerdeki kurgunun oluşmasında birinci derecede katkı yaptığını görüyoruz"

'NİN YAYINLARI NASIL KESİLDİ?

Deniz Gezmiş'in sol-Kemalist çevreler için nasıl görülüyorsa 'in de muhafazakâr camia için o olduğunu belirten Öztürk, Deniz Gezmiş'in muhafazakar camiada tam karşılığı Metin Yüksel'dir. O da aktivisttir. Devlete karşı başkaldırmamış, daha da önemlisi hiçbir cana kıymamıştır. Deniz Gezmiş'in filmleri, belgeselleri, dizileri yapılır ama Metin Yüksel'le ilgili böyle bir şey yaptığınızda irticacı, şeriatçı olursunuz" dedi.

23 Şubat 1979'da Fatih Camii'nde şehit edilen Metin Yüksel'le ilgili bir yıl sonra arkadaşları tarafından hadisenin canlandırma film olarak yapıldığını dile getiren Öztürk, bu filmin ve 50 bin kişinin katıldığı cenazenin orijinal siyah beyaz görüntülerine ulaştığını söyledi.

O döneme ait film ve görüntülerin Abdullah Aytekin isimli Kanal 7 kameramanın arşivinde bulunduğunu belirten Öztürk, bu filmlerden Metin Yüksel dosyası yaptığını söyleyerek şunları kaydetti:

METİN YÜKSEL HABERİ MGK TOPLANTISINDA

"Yıldönümü olan 23 Şubat'ta Fatih Camiinde binlerce kişinin katıldığı şiddet içermeyen bir gösteri yapıldı. Bu iki dosyayı arka arkaya ekledim, 20 dakika civarında bir haber tadında bir çalışma oldu ve yayınladık bunu. Yine sundu. Çok da büyük ilgi gördü haber. Bir Milli Güvenlik Kurulu toplantısında bu haberin kasetleri Erbakan Hoca'nın önüne koyuldu. 'Senin televizyonunda şeriat propagandası yapılıyor, Metin Yüksel diye birisi için insanlara çağrı yapılıyor' denildi. Tabi gürültü koptu. Erbakan Hoca Kanal 7 yönetimine daha hassas olun dikkat edin diye 'ricada' bulundu. O dönemde Kanal 7'nin bütün reklamları kesildi. Sadece reklam değil kurumla ilgili hisse tüm yatırımlarla ilgili anormal bir baskı yapıldı."

'ÖZKÖK ARADI… DÜŞÜNSENE BİR GÜN HÜRRİYET'TE YAZACAĞIM'

O dönemde Doğan medyasına karşı hazineden usulsüz kredi aldığı için 'Kartel Medyası' diye bir kampanya başlattıkları anlatan Öztürk, "Onun haberlerini ben hazırlıyordum Ahmet Hakan sunuyordu. Bir gün odasına girdiğimde Ahmet Hakan yerinde duramaz bir haldeydi. 'Ertuğrul Özkök beni aradı. Bir gün Hürriyet'te yazacaksın. Ama şimdi yayınlar konusunda uzlaşalım ' dedi. Kabul etmedin değil mi diye sorduğumda 'Etmedim ama düşünsene bir gün Hürriyet'te yazacağım' dedi. Buna ekme biçme deniyor sanırım. Yıllar sonra biçiyorsunuz." şeklinde konuştu.

JİTEM DE PKK DA SAYGI GÖSTERİYORDU

Kanal 7'nin o dönemde kaliteli ve diğer kesimler tarafından da saygı duyulan bir yayın yaptığını ifade eden Öztürk, "Ben PKK kamplarında esir olan askerleri görmeye gittiğimde bu tarafta JİTEM öbür tarafta PKK militanları kalitesinden, entelektüel duruşundan dolayı Kanal 7'ye saygı gösteriyordu" dedi.

'BELGELERİ ERGENEKON'DAN HAPSE GİRENLER VERDİ'

28 Şubat'ın 2001 krizinden sonra da devam ettiğini savunan Öztürk, "28 Şubat'ın devam edeceğini ve bir gün bu hükümetin devrileceğini düşünen insanlar vardı. AK Parti'yi kapatma davasının nihayetsiz kalmasıyla bitmiştir 28 Şubat. Basın danışmanlığı yaptığım yıllarda da bu insanların aktif olduğunu gördüm. Yıllar sonra muhafazakârlarla, Meclis başkanlığında çalıştığım dönemde de Bülent Bey ve benimle ilgili en çok manşet atan Akşam gazetesinin Ankara temsilcisi Nuray Başaran'la karşılaştım. İşinden ayrılmıştı o dönemde. Neden bu haberleri yaptığını sordum. Bir de 20 sene önce benim dergilerde yazdığım yazıları nereden bulup çıkardın, kim verdi bunları sana diye sorduğumda 'Bugün Ergenekon'dan hapiste olanlar' dedi. Bahsettiğim tarih 2003-2004. O yıllarda 28 Şubat'ın devam ettiğini görüyoruz." dedi.

Kaynak. Haber7