X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kadına kalkan el iflah olmaz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kadına kalkan el iflah olmaz

  • Giriş Tarihi: 3.3.2015 17:52
Kadına kalkan el iflah olmaz
Kadına kalkan el iflah olmaz

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi , "Kadına kalkan el iflah olmaz. Toplumumuzda güçlü bir erkeklik onurundan söz edilir. Şiddet en başta bu onura yakışmaz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi , "Kadına kalkan el iflah olmaz. Annesine, eşine, kız kardeşine, kızına şiddet uygulayan bir ruhun iflas ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Toplumumuzda güçlü bir erkeklik onurundan söz edilir. Şiddet en başta bu onura yakışmaz'' dedi.

Ankara Büyükşehir Belediyesince 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Sheraton Otel'de düzenlenen Dünya Kadınlar Günü Kutlama Programı'na, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve eşi Nevin Gökçek'in yanı sıra çok sayıda kadın milletvekili, bürokrat, sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.

Konuşmasına, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayarak başlayan Erdoğan, ''Siz Ankaralı dostlarımızla buluşmak, benim için büyük memnuniyet kaynağı. Özellikle de bizleri ilgilendiren böylesine önemli bir gündem vesilesiyle birlikte olmak mutluluk verici'' dedi.

8 Mart dolayısıyla dünyada ve Türkiye'de kadın sorunlarının tartışılacağını belirten Erdoğan, kadın meselesinin tek bir güne ya da haftaya sığdırılamayacak kadar önemli bir mevzu olduğunu vurguladı.

Özellikle kadın sözcüğünün şiddetle yan yana geldiği böylesi bir çağda, kadına karşı şiddet başta olmak üzere mücadele edilmesi gereken nice meselelerin olduğunu ifade eden Erdoğan, son ikiyüz yıldır dünyadaki hızlı değişimin pek çok yanıyla kadın üzerinden yaşandığını, kadının değişimin ana aktörü olduğunu söyledi.

Geleneksel algıların değiştiğini, kadının toplumsal hayattaki yerine dair yeni uygulamaların, fikirlerin ortaya çıktığını aktaran Erdoğan, ''Fakat bu yeni süreç kadının yükünü artırdı. Kadın, geleneksel toplumlarda üretim hayatının doğal bir parçası iken Sanayi Devremi ile hem evin hem de çalışma hayatının yükünü taşımaya başladı'' dedi.

Savaşlar, istismar, yoksulluk, eşitsizlik ve ayrımcılığın kadınların canını daha çok acıttığını belirten Erdoğan, bütün olumsuzluklara karşı kadınların direnmeyi bildiğini, hak mücadelelerini yaptığını kaydetti.

Kadınlar önemli adımlar attı

Kadınların geçmişe göre sorunlara duyarlılık gösterme, çözüm ve politika üretme noktasında önemli adımlar attığının altını çizen Erdoğan, iş hayatı, sanat, siyaset ve akademide daha çok inisiyatif aldıklarını belirtti.

Emine Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Bu hak mücadelesi tamamen adalet üzerine olmalıdır. Kadın mücadelesini yalnızca eşitlik söylemi üzerine kurmak tek başına yeterli değildir. Nitekim 20'inci yüzyılda bu söylem, kadın sorunlarını çözüm üretememiştir de. Pusulası ancak adalet olan bir eşitlik, kadınlara fayda sağlar. Bu nedenle çocuklarımızı yetiştirirken adalet duygusunun yerleşmesine lütfen büyük bir önem gösterelim. Adalet, merhamet ve şefkat gibi duygulardır. Bizi diğer canlılardan ayıran özelliklerdir. Kız-erkek ayrımı yapmadan, çocuklarımızın bu duyguları içselleştirmesini sağlamak zorundayız. Onları hayatın her alanında adalet prensibinin güzelliğini gösteren örneklerle yüzleştirmemiz gerekir. Kendi örnek davranışlarımızla onlara ayna olmamız gerekir.

Aranızda çok sayıda anne olduğunu biliyorum, belki yakında anne olmayı bekleyenler de var. Lütfen çocuklarımızı yetiştirirken onlara mesleki yönlendirme yapmak kadar iyi bir insan olmanın kodlarını da gösterelim. Ne yazık ki yaygın eğitim anlayışı içinde, eğitim denince akla meslek sahibi olmak geliyor. Oysa eğitim her şeyden önce bizi insan yapan değerlerin kazanılması sürecidir. Meslek sahibi olmak elbette önemlidir ama önce insan olmak daha önemlidir.''

Kadın sadece kadın değildir, annedir, eştir

Emine Erdoğan, her konuda olduğu gibi kadın konusunda da meseleye insan merkezli yaklaşılması gerektiğini belirterek, kadın hakları meselesini cinsiyet üzerine kurulmuş bir mücadeleye indirgenmemesi gerektiğini vurguladı.

Erdoğan, ''Çünkü kadın, sadece kadın değildir. Kadın annedir, kadın eştir. Ama her şeyden önce insandır. İnsana hak ettiği değeri vermediğiniz bir yerde, zaten kadın hakkından söz edemeyiz. İnsan haysiyet ve onurunu gözettiğimizde, zaten sorunların büyük bir kısmını halletmiş oluruz'' dedi.

Dünyadaki savaşların, çatışmaların ilk önce kadın ve çocukların hayatını etkilediğini, onları zor şartlara mahkum ettiğini ifade eden Erdoğan, ''İnsanlığın onurunu koruduğumuz, temel insani şartları oluşturduğumuzda, zaten kadınların, çocukların haklarını koruyan ve gözeten bir düzen kurulmuş olacaktır. Bu vesileyle dünyanın dört bir tarafında savaşlar, çatışmalar ve kavgalar arasında kalan cefakar, çilekeş, mazlum, mağdur tüm kadınları yürekten selamlamak istiyorum. Onların sabırla yürüttüğü mücadeleye bizim de katkı verdiğimiz bir dünya, tüm insanlığa huzur getirebilir'' diye konuştu.

Erdoğan, bir yanda Türkiye'deki kadınlara, diğer yanda mağdur ve mazlum coğrafyalarında yaşayan kadın ve çocuklara el uzatılması gerektiğini belirten Erdoğan, Suriye'de yaşanan insanlık trajedisini anımsattı.

Onur duyuyorum

Emine Erdoğan, ''Yüz binlerce insanın öldüğü savaş şartları, yine en çok kadınları ve çocukları vuruyor. Uluslararası toplumun anlı şanlı kurumları, onları kaderlerine terk etse de biz etmedik, edemeyiz de. Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak onlara kucak açtık. Onları misafirlerimiz olarak kabul ettik. Her şeyden önce bir vatandaş ve bir kadın olarak, mazlum ve mağdurlara ülkemizin yaptıklarından onur duyuyorum. Aynı zamanda bir Cumhurbaşkanı eşi olarak zulüme uğrayanları gözetme sorumluluğunun ülkemiz makamları tarafından en duyarlı biçimde icra edildiğini yakından tecrübe ediyor ve bundan mutlu oluyorum'' şeklinde konuştu.

Devletin kendi öz kaynaklarından harcadığı 5.5 milyar doların, 2 milyon Suriyeli ve Iraklı'ya hayat aşısı olduğunu belirten Erdoğan, ölümden kaçarak Türkiye'ye sığınan o insanlara sadece kapı açmakla kalınmadığını, çocuklara eğitim, kadın ve erkeklerle meslek edindirme kursları açılarak savaşın mağdur ettiği insanlara cömertçe el uzatıldığını kaydetti.

''Biz veren el, alan elden üstündür, düsturu içinde hareket ettikçe Allah ülkemize olan nimetini artırdı ve bizi mahcup etmedi'' diyen Erdoğan, çalışmadan, çabalamadan, dert edinmeden, hiçbir şey olmadığını vurguladı.

Erdoğan, veren el olmanın onurunu yaşattığı için Allah'a hep şükretmek gerektiğini ifade ederek, böyle günlerin sorunları konuşmaya, yapılanları gözden geçirmeye vesile olan zamanlar olduğunu söyledi.

Kadına karşı şiddet uygulamaktan uzak dur

Ankara Büyükşehir Belediyesinin 20 yıla yakın bir süredir güzel hizmetler yaptığını ifade eden Erdoğan, büyükşehir belediyesinin kadınlara yönelik yaptığı çalışmaları anımsattı.

Belediyenin BELMEK hizmetini çok önemsediğini, ''Her ev atölye olacak'' sloganıyla çeşitli kurslar düzenlendiğini hatırlatan Erdoğan, sanatın altın bilezik olduğunu, ustası olmadan da öğrenilemeyeceğini kaydetti.

Emine Erdoğan, şunları ifade etti:

''Sanata, sanat ustalarına verdiğimiz değer, geleceğe nasıl baktığınızın aynasıdır. Dört bir yanı farklı kültürel özellikle sahip ülkemizdeki zengin sanat alanları ve onların ustaları korunup sahip çıkılmalıdır. Farklı etnik gruplardan, farklı kültürel geleneklerden süzülüp gelen bu sanat dallarına hak ettiği değeri verip gelecek nesillere aktarmalıyız. Bunlar milli servettir. Bir milleti, millet yapan kültürel kimliktir. Büyükşehir Belediyemiz, Türkiye'nin tüm yöresel sanat dallarının yayaşan en büyük ustalarını tespit ederek onları gençlerle buluşturma noktasında da adım atsa ne güzel olurdu. Anadolu'nun kuytu köşelerinde kim bilir, belki de son demlerini yaşayan nice sanat ustası var. Elimizdeki kıymetleri, çocuklarımıza aktarma konusunda özel bir gayret sarfederek, kültürel devamlılığımızı sağlamalıyız. Sizler de lütfen sahip olduğunuz bir beceriyi çocuklarınıza en güzel şekilde aktarınız. Her çocuk 'Bana annemden şu kaldı' desin, o da kendi çocuklarına aktararak zenginliklerin korunmasını sağlasın.''

Türkiye'de ve dünyada kanayan bir yara olan kadına şiddet meselesine değinen Erdoğan, ''Kadına kalkan el iflah olmaz. Annesine, eşine, kız kardeşine, kızına şiddet uygulayan bir ruhun iflas ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Toplumumuzda güçlü bir erkeklik onurundan söz edilir. Şiddet en başta bu onura yakışmaz'' dedi.

Bir sivil toplum kuruluşunun, bu gerçeği ironik bir biçimde ''Erkeksen öfkeni yen'' şeklinde bir slogana dönüştürdüğünü ifade eden Erdoğan, öfkenin insana her şeyi yaptırabildiğini vurguladı. Erdoğan, ''Biz de buradan seslenelim, daha çok kalp, daha çok onur kırmadan kendine dön ve insanlığını hatırla. Kadına karşı şiddet uygulamaktan uzak dur. Şiddetin olmadığı bir dünya inşası için daha çok farkındalık göstermek ve daha önemli adımlar atmak üzere sözleşerek buradan ayrılalım. Kadınlarımız için güzel gelecekler diliyorum. Kadınlar, çocuklar ve dahi erkekler için adaletin hakim olduğu bir toplumsal düzende yaşamayı umuyorum'' diye konuştu.