X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kardeşliği hazmedemediler
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kardeşliği hazmedemediler

  • Giriş Tarihi: 3.3.2015 07:52 Güncelleme Tarihi: 3.3.2015 08:23
Kardeşliği hazmedemediler
Kardeşliği hazmedemediler

PKK’ya yapılan ‘silah bırak’ çağrısı ve gelinen tarihi dönüm noktası paralel örgüt ve destekçilerini rahatsız etti. Başından itibaren çözüm sürecine üstü kapalı tavır almasıyla dikkat çeken paralel yapı, kardeşlik sürecine fitne sokmak için alenen savaş başlattı.

Türkiye'de 30 yılda 40 bini aşkın kişinin ölümüne, onbinlercesinin sakatlanmasına ve yüzlerce milyar dolar ekonomik zarara sebep olan Kürt sorununun silahlı aşamasının sonlanması için AK Parti hükümeti ile HDP'nin 28 Şubat 2015'teki ortak açıklaması ve Öcalan'ın PKK'ya 10 uzlaşı maddesini kapsayan 'Silah bırakmak için kongre toplayın' mesajı, Paralel Yapı ve muhalif kanadı rahatsız etti. Öteden beri Çözüm Süreci'ne karşı olan Paralel Yapı, Türkiye'nin bu en büyük sorununa çözüm getirmeye çabaladığı kritik virajda yoldan çıkılması için medyası ve kanaat önderleriyle adeta taarruza geçti. Birinci sayfa eteklerine sürüklediği "tarihi çağrı" için 'Silah bırakma tartışması' gibi ifadeler kulandı.

Tarihi adım rahatsız etti

Köşe yazarları da Kandil yönetimine 'Aman silah bırakmayın' diye mektuplar yazdı. Kürt sorununda Türkiye, PKK'nın silah bırakmasını beklerken, Paralel Yapı'nın medya silahına sarılması 17-25 Aralık Darbe Girişimleri'nin bir başka amacının da Türkiye'nin huzurunu bozmak olduğu basın tarihine geçen manşetler ve köşe yazılarıyla delillendirildi. Kürt sorunundaki Çözüm Süreci'nin en kritik aşaması PKK'ya yapılacak 'Silah bırak' çağrısıydı. Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, AK Parti kurmayları ve üst düzey görevliler ile HDP heyetinin aynı masada üstelik 28 Şubat Postmodern Darbe girişimi yıl dönümünde verdiği tarihi mesaj; 17-25 Aralık Darbe Girişimi sahiplerini adeta çıldırttı. Bunu da 1 ve 2 Mart'taki yayınlarıyla gizlemeyen Paralel Yapı medyası; süreci eleştirmek bir yana bitirmeye dönük hamlelerini şöyle yaptı:

Gelinen nokta panikletti


- Zaman: Paralel Yapı'nın yayın organı, 1 Mart'ta birinci sayfası eteklerinde 'Çözüm sürecinde silah bırakma tartışması' başlıklı haberinde hükümet ile HDP'nin ilk kez aynı masada açıklama yaptığını gizlemeye çalıştı. Yetmedi; çağrıdan tek satır söz etmeden hemen muhaliflerden KCK yönetiminden Mustafa Karasu'nun demecine yer veren gazete, 'Sorun çözülmeden silah bırakma olmaz' ifadeleriyle resmen PKK'ya 'Silah bırakma, çözüme yanaşma' mesajı verdi. Aynı tutumunu 2 Mart'ta da sürdüren Zaman; HDP heyetinden Pervin Buldan'ın sözlerine "Güvenlik paketi HDP'nin istediği gibi çıkacak" manşetini attı. Amacı; Güvenlik Paketi karşılığı HDP'nin ikna edildiği izlenimini yaratmak olan Zaman, MHP lideri Bahçeli'nin 'PKK toprak almadan silah bırakmayacak' iddiasını ikinci manşeti yaptı. Sanki bu yayınların sahibi ve Gülen Cemaati'nin yayın organı değilmişçesine 'Kürt sorunu hakkında Cemaate büyük haksızlık yapılıyor' haberine de yer veren Zaman, bir kez daha bu kadar da olmaz dedirtti.

Bugün'ü göremediler

- Bugün: Paralel Yapı'nın diğer gazetesi Bugün'de de manşette PKK yöneticilerinden Mustafa Karasu vardı. On madde polemik manşetini 1 Mart'ta atan gazete, maddelerin sorun çıkardığını belirtip PKK'lı Mustafa Karasu'nun ifadelerine yer vermeyi seçti.

Savaş Sözcüsü gibi

- Sözcü: İşine geldiği durumlarda Paralel Yapı ile ortaklık yapmaktan çekinmeyen radikal ulusalcı Kemalist gazete, bu kez hedefine çözüm sürecini koydu. 1 Mart'taki manşetini 'Atatürk'ün önünde teslimiyet masası' diye atan Sözcü gazetesi, "HDP sözde silah bırakma mesajını Atatürk tablosu önünde açıkladı" diye verdi. 2 Mart'ta da tutumunu sürdüren gazete, 'Kandil istedi iç güvenlik paketi değişiyor' haberini ikinci manşet yaptı.

- Ortadoğu: Milliyetçi çizgideki MHP yanlısı gazete de Paralel Yapı yayın organlarıyla aynı üslubu kullanarak, "AKP'den PKK'ya bölünme teminatı. Devleti yok sayan PKK istediğini aldı" diye yazdı.



Barış 'Cemal'ini gizledi


Paralel Yapı'ya asıl destek ise Hasan Cemal'den geldi. "Dolmabahçe için iki cümle. Elbette olumlu gelişme ama bu pilav su kaldırır" başlıklı yazısında Cemal, umudunu yitirdiğini şu sözlerle anlattı: "Öcalan'ın çizmiş olduğu '10 ilke'den oluşan çerçevenin içinin dolması demek, Türkiye'de yeni bir demokratik anayasayla, eşit vatandaşlık tanımıyla gerçek demokrasinin yolunun açılması demektir. Bu yol bugün açılabilir mi?..Bir başka deyişle: Bunca yıldır demokrasinin gerekleri konusunda ipe un seren, son olarak 'İç Güvenlik Paketi' ile yeni bir sıkıyönetim düzeni getirmeye çalışan Erdoğan iktidarı ya da Erdoğan devleti ile gerçekten demokratik bir anayasa yapılabilir mi? Keşke... Ama umudumu çoktan yitirdim."

Akyol gerilim tahmin etti

Hürriyet'in yazarı Taha Akyol da çözüme inanmayanlar safında yer aldı. Öcalan'ın on maddelik önerisinin başkanlık sistemini savunan yeni anayasa ile uyumlu olamayacağı ihtimalini ortaya atan Akyol, "Çözüm beklerken daha geniş gerilimler ortaya çıkabilir" kehanetinde bulundu.

PKK'ya 'silah bırakma' çağrısı yaptı

Köşe yazarları içinde açık açık PKK'ya, 'Silah bırakma' diyen isim ise Sözcü yazarı Saygı Öztürk oldu. PKK'nın silah bırakması halinde neleri kaybedeceğini sıralayan Öztürk, hangi ülkede yaşıyor dedirtti: "PKK demek silah demek. Silahı bıraktığı anda PKK denen bir yapı kalmaz. Türk ve Kürt kökenli vatandaşlar üzerinde silahla korku yaratıldı. Silahı bırakırsa bu gücü elinden gider. Legal alanda siyaset içinde güç olma, legal siyaseti ve Kürt siyasetçileri denetleme, seçimlerde tek belirleyici unsur olma, belediyeleri ele geçirme, onlar üzerinde kontrol kurma, mali gücüne güç katma olanaklarına silahla kavuştu. Silah bırakılırsa bunlar da elden gider. PKK, gelinen aşama itibarıyla kendine özgü bir alanda egemen, otorite, despotik olma amacı ve ihtirasına sahip. Özetle kendi despotik imparatorluğunu kurmak istiyor. PKK yöneticileri ancak silahla bunu sağlayabilir. Ortadoğu'daki durum, PKK'nın silahlı güç olarak devamına kolaylık sağlıyor. Silahı bırakırsa tüm bu olanakları da kaybeder.

Star